Özgür Özel'e Kocaeli'de skandal tuzak!
Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurtarıcı görenler, inanmış kitleler, dün Kocaeli'de Özgür Özel'in gerçekleştirdiği coşkulu mitingde bir araya geldi.
Evet, katılım ve coşku açısından konuşulması gereken bir mitingdi. Ama konuşulan miting değil, Özgür Özel'e kurulan tuzak oldu. Üstelik bu tuzak, muhalefetin genel başkanına, kendi örgütü eliyle kuruldu.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmit’te kürsüye çıktığında her şeyden habersizdi.
Önüne konulan metni okudu, Kocaeli’yi anlattığını sandı. Oysa anlatılan Kocaeli değil, tek bir belediye başkanının propaganda broşürüydü.
Mesela bahsedilen Kent lokantasından Derince'de de vardı ama sadece İzmit sayılmıştı.
Özel bunu iş işten geçtikten sonra fark etti, artık çok geçti. Çünkü o kürsüden çıkan cümleler, CHP’nin Kocaeli’deki iç savaşını gözler önüne sermişti.
Bu bir organizasyon hatası değil. Bu bir unutkanlık hiç değil. Bu, bilinçli bir tercihti. Ve bu tercihin altında CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın imzası vardı.
Mitingi bile İstanbul İl Başkanı’ndan öğrenen, bir il başkanından bahsediyoruz. Kendi ilinde yapılacak mitingi planlarken örgütüyle değil, tek bir belediye başkanıyla hareket eden bir il başkanı.
Kongrede “birleştirici olacağım” deyip, daha ilk günden gençleri dışlayan, kendisine oy vermeyenleri tasfiye eden bir anlayıştan söz ediyoruz.
Gençlik kollarını yok saydı. İl örgütünü parçaladı. Yetmedi, miting öncesi paralel yapılar kurdu. Tepkiler yükseldi ama asıl bomba mitingde patladı.
Özgür Özel’in önüne konulan metinde sadece İzmit vardı. Derince yoktu. Karamürsel yoktu. Sertif Gökçe yoktu. Ahmet Çalık yoktu. Oysa CHP’li iki belediye daha vardı ve her biri ciddi işler yapıyordu. Ama bilinçli şekilde silindiler. Çünkü mesele CHP değildi, mesele Fatma Kaplan Hürriyet’ti.
Genel Başkanın kürsüsü, bir belediye başkanının kişisel vitrinine çevrildi. Bu, siyasette affedilecek bir hata değildi. Bu, doğrudan Genel Başkan’ı yanıltmaktı.
Parti Meclisi üyeleri durumu fark etti. Genel Merkez fark etti. Ve edinilen bilgilere göre Özgür Özel bu duruma sert tepki gösterdi. Şu an Ankara’da Kocaeli konuşuluyor ama miting değil, Özgür Özel’e kurulan tuzak konuşuluyor.
Üstelik bu akıl tutulması miting sonrası da devam etti. Vekiller yok, gençler yok, belediye başkanları yok. Kadrajda kim var? Yine aynı isimler. Yani hata değil, ısrar.
Şimdi soralım: Fatma Kaplan Hürriyet bu işten kazançlı çıktı mı? Hayır. Belki bir “gol” attığını sandı ama topu kendi kalesine gönderdi. Zaten zayıf olan Büyükşehir adaylığı ihtimali, bu hamleyle tamamen tarihe gömüldü.
Erdem Arcan açısından tablo daha da ağır. Artık kendisi CHP Kocaeli İl Başkanı değil, bir belediye başkanının sekreteridir.
Bu saatten sonra o koltukta ne kadar oturur, o Ankara’nın bileceği iştir ama şurası kesin: İl başkanlığı meşruiyeti fiilen bitmiştir.
Bir de şuradan bakalım. Aynı şey geçmişte Bülent Sarı döneminde yaşansaydı ve Hürriyet yok sayılsaydı ne olurdu? Genel Merkez ayağa kaldırılır, mağduriyet siyaseti yapılır, Sarı’nın görevden alınması için Ankara aşındırılırdı. Bugün aynı refleksi gösteren Sertif Gökçe ve Ahmet Çalık haksız mı? Hayır, sonuna kadar haklılar.
Son söz net:
Erdem Arcan’ın Özgür Özel’in önüne koyduğu o tek sayfa, bir bilgilendirme notu değil, siyasi intihar mektubudur.
Bir yere not edin.
*
Son olarak şunu da eklemek isterim ki Özel, Kocaeli İl Başkanlığına belli ki mesafeli gelmişti. PM'ye almadığı Kocaeli'de diğer illerde yaptığını yapmadı, İl Başkanlık makamını ziyaret etmedi.
Ve Hürriyet'in kreş açılışına katılma teklifini reddetti.
Özel, Kocaeli'de her şeyin farkındayken düşürüldüğü tuzağın hesabını sizce sormaz mı?