Sebahattin Aydın

Sebahattin Aydın

KBB Meclisi, küfür ve erdem

Türkiye siyaseti çamur ve kirli ağızlarla doludur.Bu kirli ağzın elbette büyük bir destekçi kitlesi var.Buna özendiren, bundan mutlu olan, beslenen kitle.Önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde fikirler değil yumruklar konuşmuştu.Küfürler havada uçuştu.Vekiller birbirini darbetti.Bu görüntülerden bir gün sonra ise Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi karıştı.

*Olayı anlatayım.Başrollerde CHP'li Meclis Üyesi Erkan Uygun, AKP'li Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile AKP'li Meclis Üyesi Hasan Soba ve AKP'li Mustafa Demirhan vardı.Açıkçası AKP'li iki isimle hiç merhabam yok.CHP'li Erkan Uygun'u ise yıllardır tanırım.Denk geldikçe merhabalaşırım.Erkan Uygun CHP'nin en çok bağıran meclis üyesi.En çok konuşmak isteyen, en fevri, kavgaya koşan meclis üyesi.Dün kürsüde CHP'li Ahmet Kadı konuşurken, AKP'li Hasan Soba yerinden karşılık verdi. Oradan Erkan Uygun müdahale etti.Konu cemevleriyle ilgiliydi.Kadı, cemevlerine gereken hassasiyetin gösterilmediğini söyledi.Soba da yerinden daha yeni Derince'de cemevi yapıldığını söyledi.Alevi kimliğiyle bilinen Erkan Uygun ise konuşmaya katılınca tartışma çıktı.

*

Yazının Devamı

MHP'yi yazmayı neden bıraktım?

Muhabirliğimin ilk yıllarından itibaren uzun süre MHP'yi takip ettim.MHP, bir dönemin en milliyetçi partisiydi.Bir dönemin en AKP muhalifi partisiydi.Etki alanı itibariyle en güçlü muhalefet partisiydi.Sonra iklim değişti.MHP'nin şu anki çizgisine yönelik tespitlerde bulunmaya gerek yok.Günümüzü hep birlikte yaşıyoruz.Bugüne tarif çok anlamsız.

*

MHP, muhalif bir partiyken Kocaeli teşkilatlarının açıklamaları önemliydi.MHP iktidar ortağı olduktan sonra yerel teşkilatların bir anlamı kalmadı.Çünkü zaten MHP'li yerel teşkilatların söyleyeceğini iktidar sahibi AKP'liler önceden söylüyor.MHP'liler de onaylıyor.Gündeme değer, haber olmaya değer bir şey göremiyoruz.O nedenle ben MHP'yi yerelde takip etmeyi bıraktım.İktidar ortağı MHP'nin Kocaeli'deki gidişatı da zaten takip etmeye değer olmadı.

Yazının Devamı

Ayıp olmadı mı?

Türkiye'de sorumluluk almak, kabul etmek, telafisini aramak, acıları birlikte yaşamak gibi kavramların yeri henüz yapılmadı.Bunlar yabancı kavramlar.Kavram olarak bilinir ancak fiilen neye denk düştüğü bilinmez.Acısı olan acısıyla kalır.Sorumluluk almak demek bedel ödemeye hazır olmak demektir.Bizim memlekette de bunu yapacak yürek bulmak olanaklı değildir.Hepinizin malumu Dilovası Avive Kozmetik denilen iş yerinde çıkan yangından 7 kardeşimizi kaybettik.Firma sahibi kaçarken yakalandı cezaevine atıldı.Kısa süre sonra öldü.

*

Bu yangından sonra; SGK Kocaeli İl Müdürü, SGK Kocaeli İl Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ve bir personel görevden alındı.Hayatını kaybeden işçilerin acılı aileleri olayın takipçisi olmak adına 'Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’ adından bir oluşama gitti.Birlikte hareket ediyorlar. Aileler, ihmallerde payı bulunduğunu düşündükleri belediye birimleri ve kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesi talebiyle temaslarını sürdürüyor.SGK, Dilovası Belediyesi gibi kurumlara giderek basın açıklaması yapan aileler, geçtiğimiz hafta Kocaeli Büyükşehir Belediyesi önünde açıklamalarda bulunmuş, görevlilerden randevu alamadıklarını söylemişlerdi.

Yazının Devamı

Harun Yıldızlı CHP'nin özeti

CHP Kocaeli Milletvekili Harun Yıldızlı, bence Türkiye'de siyasetçi profiline yüklenen anlam baz alındığında başarılı bir siyasetçi.

Yıldızlı'nın göze çarpan özellikleri:

1- Boyu uzun

Yazının Devamı

Grev yasağı hemen şimdi!

Türkiye'de grev müessesi ciddi bir sonuç alacağı vakit hemen yasaklanır.

Anayasal bir hak olan grev, özellikle otoriter iktidarlar tarafından tehdit olarak algılanır.

Bunun sosyolojik bir temeli vardır.

Yazının Devamı

KOÜ İletişim hocaları öğrencinin geleceğini böyle mi düşünüyor?

Kocaeli Üniversitesi öğrencisiyim.İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldum.Yüksek lisansa burada başladım.Formasyonu burada aldım.Sertifikalarımı Kocaeli Üniversitesi'nden aldım.Bu nedenle Kocaeli Üniversitesi'yle duygusal bağım çok güçlü.Bana kattığı çok şey var.Çok kıymetli hocalarım oldu.Hala görüştüklerimiz var.Bu nedenle üniversiteyi iyi bilen gazetecilerdenim.

*

Ben çalışmaya üniversite birinci sınıfta başladım.Yıl 2007'lerdi.Hocalarımın birçoğu sahada aktif olarak çalıştığımı biliyordu.Bir gazetecilik öğrencisi hem okuluna devam ediyor hem sahada, yerinde mesleki tecrübe ediniyor.Daha ne olsun?Sağ olsunlar devam zorunluluğu gibi meseleler hiç dert olmadı.Sınavlarıma girdim geçtim ve diplomamı aldım.Lisans tezimi verirken de ifade ettim, "Akademik kariyere büyük saygı duyuyor ve değer veriyorum ama ben akademik kariyer planlamıyorum" dedim.Zaman geçti.Ben piştim.Gazetelerde muhabirlik, editörlük, haber müdürlüğü ve yazı işleri müdürlüğü yaptım.Kendi gazetemi kurdum, devrettim. Anlayacağınız mesleğin her aşamasında yer aldım.

Yazının Devamı

Kocaeli nasıl mı kurtulacak?

Kocaeli'de kentsel dönüşüm çalışmaları hayati önem taşıyor.Bu kentsel dönüşüm meselesi oldukça zor bir mesele.Hak sahipleriyle anlaşmasından projelendirilmesine, inşa sürecine kadar ciddi emekler gerektiriyor.Kocaeli'de 1999 Gölcük Depremi'nden sonra şehirde gerekli dönüşüm çalışmaları uzun yıllardır yapılmadı.Bunun çeşitli nedenleri var.Gelen yönetici elini taşın altına koymak istemedi.Bu işin altından kalkamayacaklarını düşündüler.Devlet bu dönüşüm işleri için gerekli desteği veremedi.Bahane veya neden saymakla bitmez.

*

Kentsel dönüşüm denilen mesele öyle anında başlanıp bitirilecek bir mesele de değil.Bir yerden başlamak, bölge bölge riskleri azaltmak gerek.Ben gazeteciliğe başladığım yıllardan bu yana hep yazdım.Deprem konusunda adım atılsın istedim.Dönüşüm çalışmalarının ivedi çoğaltılması gerektiğini yazdım.Yıllarca yöneticileri eleştirdim.Kocaeli'de bugün kentsel dönüşüm anlamında önemli adımlar atılıyor.Bu bazılarına yeterli gelir gelmez bilmiyorum.Ama ben daha önce bu işleri takip eden biri olarak bu denli kapsamlı çalışmalara rastlamadım.

Yazının Devamı

Kartepe Derebeyliği yıkıldı!

Kartepe Green Park Otel'in tarihçesini bilir misiniz?Kartepe'nin bir turizm merkezi olması için ilk adımlar 1976'da Kocaeli Valiliği tarafından atılıyor.Otelin temeline ise ancak 1987 yılında başlanıyor.Fakat otel bitmiyor.İş yılan hikayesine dönüyor.Yıllar geçiyor inşaat tamamlanamıyor.AKP iktidara geliyor.Yıl 2004'ü buluyor.Yap-İşlet-Devret havada uçuşuyor.Kartepe'deki oteli bitirebilecek bir babayiğit aranıyor.Sisli Kartepe'nin zirvelerinde sis yerini hafif görüş mesafesine bırakınca ortaya Greenpark Otelleri'nin sahibi Adil Üstündağ çıkıyor.17 yılda bitmeyen inşaatı 2 yılda bitireceğini söylüyor.50 yıllığına Kartepe'nin zirvesi Üstündağ'a bırakılıyor.

*

2 yıl diyor ama 600 taşeron firma ve ayda ortalama 2 bin işçi çalıştırıp 40 milyon dolar da para harcayınca 17 yılda bitmeyen iş 6 ayda bitiyor.Paranın gücü konuşuyor yani.Hatta bu süreçte Adil Üstündağ diyor ki, "Büyük stres altında çalıştık ben de 30 kilo verdim"Evet yıl 2004 o gün bu gündür Kartepe Adil Üstündağ'ın mekanı.Ve Kartepe Kayak Merkezi'ne gidenler bilir, oraya gittiğiniz zaman devlet otel yönetimidir.Bir derebeyliğe girdiğinizi hissedersiniz.Kaide kural bu arkadaşlarındır.Denetim falan hak getire.Zaten işlerini hep Ankara'dan çözdüğü için yerel yöneticileri umursamazlar.Hal böyle olunca kaçak yapılar, ihmal edilen güvenlik önlemleri ve kusurlar için hiç bedel ödemezler.

Yazının Devamı

Büyükakın ve Hürriyet'i çıkarırsak?

Alınmaca gücenmece yok.Malum olanı yazacağım.Kocaeli siyasetinde sistem partilerinin il başkanları etkili söylem üreten isimler değil.Bunu hem iktidar ortakları hem muhalefetteki partilerin başkanları için söylüyorum.Diğer yandan bunu eksik veya artı yönünden de değerlendirmiyorum.Polemik minimum seviyede.Yaptıkları açıklamaların etkisi minimum seviyede.Daha önce iki belediye başkanı üzerinden tüm siyasetin şekillendiğini yazmıştım.Bu isimler elbette Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet.Hürriyet'in CHP üzerinde mevcut zamanlardaki etkisini inkar etmenin lüzumu yok.Tahir Büyükakın da partisinin milletvekilleri dahil en etkili kişisi.

*

Bu iki isim de birbirini hiç sevmiyor.Sevmeleri için ortada hiç bir neden de yok zaten.Fatma Hanım'la anlaşmak diyalog kurmak kolay değil.İpleri attıktan sonra Tahir Büyükakın'la da öyle.2025 yılının Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında bunu gördük.Biri mevcut Büyükşehir başkanı diğeri Büyükşehir başkanı olmak isteyen merkez ilçe belediye başkanı.Bu saatten sonra artık bu sebeple de diyalog yolu kapalı.Büyükakın ve Hürriyet evet, Kocaeli'de söyleyecekleri ve yapacakları ses getiren iki farklı isim.Biri muhalefetin diğeri iktidarın aktörü.

Yazının Devamı

"Bravo" diyecek başkan bulamadım

2025 olarak rakamlandırdığımız günler geride kaldı.

365 güne çok şey sığar.

Kocaeli'nin çetelesini gazeteciler olarak biz tutuyoruz.

Yazının Devamı

Kocaeli'nin 2025 enlerini açıklıyorum

Kocaeli son bir yılda ülke gibi çok sayıda badire atlattı.2025 yılı kaybeden ve kazananlarla, üzen sevindiren gelişmelerle doluydu.Bir en listesi hazırlayamayacağım.Bu beni çok yorar.Genel bir taslak yapıp size iyi yıllar dileyeceğim.O zaman siyasetten başlayalım:Kocaeli'de siyaseten yılın kaybedeni şüphesiz CHP'li Bülent Sarı oldu.İl başkanlığı seçimini kaybetti. Hem de 9 oyla.Yılın siyaseten kazanı ise tabii ki İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet oldu.O'nunla birlikte de hayalinde bile yokken il başkanı seçilen Erdem Arcan.

*

Kaybeden olmayan yerde siyasi kazanımdan söz etmeyi tercih etmiyorum.Diğer siyasi partilerde bence pek ele gelir bir gelişme olmadı.İl başkanları bu dönem sakin, uslu, hepsi teker dönsün de nasıl dönerse dönsün kafasındaydı.Bunu sosyalist sol partileri dışarıda tutarak söylüyorum.Çünkü zaten dışarıdalar.İlçe başkanları düzeyinde yıldızı parlayan isimler olmadı.MHP'li İlker Kazan'ın bol bol muhalefetini izledik.Aslında siyasete şimdi geri dönüp bakınca yerli veya yersiz, eksik veya tam en çok MHP İzmit'i okuduk haberlerde.

Yazının Devamı

Laf salatası yapıyorsunuz!

Türkiye'de bugün açlık sınırı 29 bin 828 TL.Dün 2026 yılı asgari ücreti açıklandı.Asgari ücret 28 bin 75 lira 50 TL.Bu rakamda işçi yok.Bu rakamda sendika yok.Bu rakamda ekonomi bilen kimse de yok.Bu rakamın belirlenmesinde sendika yok ortada.Komisyona Türk-İş davet ediliyor.Onlar da komisyona katılmıyor.Gerekçeleri sağlıklı bir rakam çıkmayacağını bildikleriymiş.Laf salatası.Yeri geldiğinde en büyük konfederasyon olmakla övünmeyi biliyorlar.

*

Asgari ücret açıklandıktan sonra en merak ettiğim sözler Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın sözleri oldu.Yıllarca hükümetle danışıklı pazarlık yapan Atalay bu yıl komisyona üye vermedi.Çünkü beklentilerinin altında zam alacaklarına emindi.Mesele hükümetin ne vereceği değildi.Türk-İş'in hükümete rağmen direnç gösteremeyecek olmasıydı.Anlaşmadan, hükümetin rızasını almadan mücadeleyle bir asgari ücret oranı isteyemeyecek olan Türk-İş komisyona katılmayarak güya karizmayı çizdirmedi.O zaman neden en büyük konfederasyon sizsiniz.Milyonların ücreti belirlenen masada yoksanız siz nerede olacaksınız?Bunun mücadelesini vermeyip kenara çekilerek güya bu işte dahliniz olmadığına bizi mi inandıracaksınız?Geçin bu işleri lütfen.

Yazının Devamı

Kocaeli'de otoparkların sarı öküzü elden gitti!

Geçtiğimiz günlerde aracımı İzmit sahil otoparkına park edip işlerimi halletikten sonra eve giderken düşündüm:Binlerce alanlık otopark.Ücretsiz.Vallahi büyük şans.Çünkü İstanbul'da bu otoparksızlık meselesinin ne büyük dert olduğunu biliyorum.Hatta kendi kendime "Şu Kocaeli Büyükşehir'in paraya ihtiyacı yok demek ki.Buraları paralı yapsa büyük para kazanır.Ama sosyal belediyecilik de böyle bir şey.Her şeyden de para almasınlar diye" sayıkladım.Sonra Kocaeli Büyükşehir'in yeni şirketi Akçaray'a iş bulmak gerektiği zorunluluğu gündeme geldi.2026 yılı için çok sayıda otopark için ücretli işletilme kararı alındı.

*

Bunlardan biri İzmit Kadıköy Mahallesi'ndeki katlı otoparktı.Burası özel şirket ve şahısların araç garajı haline gelmişti.Araçlarını bırakarak aylarca almayanlar vardı.Vatandaş da bu durumdan şikayetçiydi.Buranın ücretli olması mantıklı geldi.Ücretsiz olmasından daha faydalı olacağını düşünenlerdenim.Bu sebeple destekledim.Mantıklı geldi.Ardından 1 Mart Vapur İskelesi yani Marina Otoparkı'nın ücretli olacağını öğrendim.Bu hiç hoşuma gitmedi.

Yazının Devamı

Büyükakın, Kandıra'da el frenini çekti!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin çöp bertarafı için Kandıra Akçakese'de inşa etmek istediği tesis projesinden vazgeçmek üzere.Başkan Büyükakın, dün Kandıralı eylemci yurttaşların da katıldığı toplantıda bunu aslında açık açık dile getirdi.Fakat tam anlaşılmadığını düşünüyorum.Kandıralı çevre platformları bu tesisin Kandıra'da yapılmasını istemiyor.Eylemlerini aylardır sürdürüyor.Bu tesisin çevreye zarar vereceğini düşünüyorlar.Zarar vermeyeceği garantilense bile bu tesisi istemiyorlar.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu eylemleri ciddiye alıyor.Hatta bu eylemlerin caydırıcı bir mücadele yöntemi olduğu da dünkü meclis toplantısında kanıtlanmış oldu.

*

Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) onayı alan, imar planlarında değişikliğe dün yetki verilen proje durdurulabilir.Başkan, eylemci yurttaşlara dün ne dedi?"İkinci AR-GE çalışması başarılı oldu. Düşünülen tesis, yerinde bertaraf yapacak bir tesis.Yeni ARGE için ihaleye çıkacağız.Firma ile yerinde bertaraf için tesis kurulacak.İlçelerde bulunan aktarma merkezlerine tesis kuracak ve burada çöpün bertarafı gerçekleştirecek.Bu tesisin AR-GE çalışması başarılı olana kadar A Planı Kandıra’ydı.Ama şimdi A Planı bu tesis, B Planı Kandıra’daki tesis oldu.Eğer başarılı olursa Kandıra planı rafa kalkacak.Eğer diğer tesis çalışmazsa şehrin çöpünü yönetemeyiz ve o zaman Kandıra devreye gidecek"Yani Kandıra'da çöp tesisi için fren yapıldı.

Yazının Devamı

Kocaeli'de siyaset bireysel ikbale çalışıyor

Artık "uzun yıllar" diyebileceğim bir gazetecilik geçmişim var.Çok siyasetçi tanıdım.Çok belediye başkanı gördüm.Çok farklı dönemlerden geçtik.Etkili siyasi aktörleri olan bir şehirdi Kocaeli.Bu aktörler elbette gelecek siyasi hesapları için gayret ediyorlardı.Ancak şehir için de dertleniyorlardı.Bu siyasetçiler artık yok.Belki ülkedeki siyasi konjonktürün de buna etkisi var bilmiyorum.

*

Kocaeli'de şimdilerde bir siyasi ikbal hesabı var.Öncelik Kocaeli'nin hizmet alması değil.Vatandaşın nefes alması değil.Kocaeli'nin yeşili, denizi, doğası değil öncelik.Söylemler siyasetçilerin gelecek hedefleriyle paralel vücut buluyor.Evet, Kocaeli'de siyaset kişilerin siyasi ikbali için kullanılıyor.Bir belediye başkanı daha büyük belediyeyi almak için şehir siyasetini başka bir yöne çekmek istiyor.Örneğin CHP'de etkili bir siyasi aktör kalmadı.Parti siyaseti bir belediye başkanının iki dudağından çıkacak sözlere endekslenmiş durumda.

Yazının Devamı

Bari yalandan bir açıklama yapsaydınız

Ülke zamlar ülkesi.Her şey ederinden fazla.Her şey pahalı.Bir kalemdeki pahalılık diğerini tetikliyor.Örneğin akaryakıt zammı bir lokomotif.Ulaşımın her alanını etkiliyor.Bu marketlerde aldığınız her ürüne yansıyor.Bunun gibi lokomotif belirleyicilerin sayısı fazla.Kocaeli'de dün ulaşıma yüzde 30 zam geldi.Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bu zam onaylandı.

*

AKP'li üyelerin oy çokluğuyla ulaşım zammı geçti.CHP ret verdi.Ama mecliste konuyla ilgili tek kelime edilmedi.Muhtemelen ulaşım esnafından çekinildi.Nedenini bilmiyorum.Burayı geçtim.Kocaeli'deki siyasi partiler kulağının üzerine yattı.Yine suya da yüzde 30 zam kararı alındı.Yine herkes kulağının üzerine yattı.CHP'liler İSU bütçesine onay verirken su zammına ret verdi.Bu da ayrı bir mesele.İSU bütçesine onay verip su zammına ret vermek pek geçerli olmasa da siyasi bir manevra.

Yazının Devamı

Kocaeli'de halimiz itten beter keyfimize diyecek yok!

Henüz CHP'nin il başkanı yeni.Adaptasyon süreci tamamlanmadı.Bir aktör olarak Kocaeli siyasetinde etkisi olacak mı bilmiyoruz.İzmit ilçe başkanı bu ara çok frenli gidiyor.Ortalık yanıyor ama Gökhan Ercan sessiz.Hep konuşan, tek konuşan ve çok konuşan bir kişi var o da İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet.Bu ara Başkan her yere laf yetiştirmeye çalışıyor.Gebze ve Dilovası'ndaki faciaların ardından muhalefetin haklı eleştirileri ve soruları, Hürriyet'in şiddetli söz söyleme çabasıyla gölgelendi.Bu kesin ve benim açımdan tartışılması bile gereksiz bir konu.

*

Ve son haftalarda Başkan Hanım'ın sadece siyaset olsun diye konuştuğuna da kesinlikle emin oldum.Çünkü geçtiğimiz Kocaeli Büyükşehir Meclisi'nde 3 saat soru soruldu.3 saatin ardından sorular cevaplanmak üzere Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı sözü aldı.Ama Fatma Hanım sorduğu sorulara verilecek cevapları asla dinlemedi.Hem sordu, hem dinlemedi.Hem bağırdı, hem sessizliğe tepki gösterdi karşıdan ses gelince ise manipüle etmek için her şeyi yaptı.Son haftalarda biz acıları konuşamadık.Gündeme asıl gölgeyi Fatma Hanım düşürdü.Gebze'deki ölümler, Dilovası'ndaki ölümler Fatma Hanım'ın Kocaelispor sponsor çıkışı kadar konuşulmadı.Hala da bunun için gayret ediyor.Kendini paralıyor.Ama Kocaelispor konusunda Hodri Meydan'dan yönetime, CHP'li efsane siyasetçilere kadar herkes, Hürriyet'i haksız buldu.Ama bence Başkan Hürriyet asla hata yapacağı ihtimalini bile kabul etmiyor.

Yazının Devamı

TÜPRAŞ, Kocaeli'ye hesap veremez!

Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ'ın 4 rafinerisinden biri Körfez ilçemizde.TÜPRAŞ, bu şehrin en büyük sermaye değeri ve en büyük korkusu."TÜPRAŞ patlarsa..." ile başlayan onlarca muhabbetin içinde yer aldım.Travmaları olan bir şehir Kocaeli.Özellikle 99 depreminde TÜPRAŞ yangını herkesin dilden dile anlattığı, hala korkuyla bahsettiği konulardan biri.Bakın daha geçtiğimiz hafta Dilovası'ndaki yangında 7 yurttaşımızı feci şekilde kaybettik.Orası basit bir parfüm dolum deposuydu.Faciaya dönüştü.TÜPRAŞ'ta herhangi bir patlama olasılığı, söylerken bile tüyleri diken diken ediyor.Biz bu yorumu uzaktan yaparken ürküyoruz.Bir de orada çalışan binlerce işçiyi düşünün.Tecrübeleri, talepleri ve uyarıları kesinlikle hayati önem taşıyor.Ben TÜPRAŞ işçinin her uyarısını can kulağıyla dinlerim.Çünkü onlar, canlarını ortaya koyarak para kazanan emekçiler.

*

Bugün sabah vardiya değişiminde TÜPRAŞ'ta bir basın açıklaması gerçekleştirildi.Yerinde takip ettim.İşçiler hayati uyarılarda bulundu.Tüpraş’ta bir “norm kadro” düzenlemesi dayatılıyor.Bu düzenleme ile birçok ünitede operatör sayıları düşürülecek.İşçiye göre Tüpraş yönetimi, mevcut işi daha az işçi ile yapmanın yollarını arıyor.Bununla birlikte çok kritik bir değişiklik de gündemde.Önümüzdeki dönemde gaz ölçüm işlemlerinin ünite operatörleri tarafından yapılması uygulaması da gündeme getiriliyor.Bu ne demek?Bahsi geçen uygulamalar, çalışanların iş yükünü arttıracak.Yüksek risklerle çalışılan ünitelerde yeni risklerin doğacak olması endişesi hakim.

Yazının Devamı

Delikanlılık ölmemiş!

Kocaeli Valiliği'nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk için camilerde mevlit okuması kararı çok tartışıldı.Tarikatlar, cemaatler ve kenarda köşede unutulmuş ne kadar cumhuriyet düşmanı varsa bu karar için ayağa kalktı.Yürüyüşler yaptılar.Eylemler yaptılar.Vali İlhami Aktaş'a küfre varan sözler söylediler.Ancak Kocaeli Valiliği geri adım atmadı.Bugün Atatürk ve silah arkadaşları için mevlitler okundu.Merkez cami olan Fevziye Camii'ndeki programa ise Kocaeli Valisi, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı, komutanlar, siyasi partilerin il başkanları, dernekler ve çok sayıda vatandaş katıldı.Vali Bey kalktı geldi, "kararımın arkasındayım" dedi.

*

Bu mesele özünde psikolojik olarak kendini üstün gören bir zihniyete karşı direnci temsil ediyordu.Tarikatlar, cemaatler, dini tekelinde kullanan ve onun üzerinden racon kesen kimselere net bir tokat atıldı.Kocaeli'de bu tokat; AKP, CHP, MHP, İYİ Parti gibi partilerin il başkanlarının desteğiyle atıldı.Din perdesi arkasına saklanıp şımarıklık yapan kim varsa bugün cevabını almış oldu.

Yazının Devamı

Bir tasarruf tantanası

Sayıştay raporları ciddiye alınması gereken raporlar.

Bu ülkede işini en iyi objektif şekilde yapan bir kurum varsa ve kaldıysa onlardan biri kesinlikle Sayıştay.

Her yıl açıklanan Sayıştay raporlarını okuyorum.

Yazının Devamı

Gereği hiçbir zaman yapılmadı!

Bu ülke milenyum başlangıcından bu yana çok badireler atlattı.

Depremler oldu.

Seller oldu.

Yazının Devamı

Yaşa yaşayabilirsen

Bizim ülke tam bir survivor.Yaşam mücadelesi birinci önceliğimiz.Trafikte, yürürken, bir kafede otururken, evimizde uyurken hep tedirginiz.Diğer yandan ekonomik olarak vatandaşın durumu için külliyat yazdık.Yaşamak denilen kavram doymayla eşdeğer değildir.Var olmak yani fiziki olarak bulunmak yaşamak değildir.Ot gibi var olmak yaşamak hiç değildir.Ancak bizim ülke karın tokluğuna yaşama ülkesi.Bizim ülke ev sahibi zengin etme ülkesi.Bizim ülke yatağında üzerine beton çökerek canını verme ülkesi.

*

Ekonomik verilerin iyiye gittiği söyleniyor.Vatandaş rahata ermeden hiçbir şey iyiye gitmez.Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin verilerin ekim ayı sonuçlarını bugün açıklandı.Araştırmaya göre, ekimde 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden "açlık sınırı" 28 bin 412 lira oldu.Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen "yoksulluk sınırı" 92 bin 547 lira olarak hesaplandı.Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" ise aylık 36 bin 984 lira civarında.Bizim ülke açlar ve yoksullar ülkesi.Aza kanaat etmeyi vaaz edip, bolluk havuzunu kendilerine inşa edenlerin ülkesi.

Yazının Devamı

Gazetecinin makbulü

AKP iktidarıyla birlikte büyük anlam kazanan bir kelime var."Makbul"Yalın anlamıyla "Kabul gören" demektir.Uyum sağlayan, istenildiği gibi olan, çıkıntı olmayan, "He he" diyen.Yani AKP'nin tam istediği gibi olan.AKP, her şeyin makbulünü sever.İş insanı makbul olmalı; ekonomiyi eleştirmemeli.Uyum sağlamalı."Aynı gemi"ye zeval gelmemeli.Yoksa halimiz nice olur?

*

Elbette polisin, askerin ve yargının da makbulü olacaktı.Halkın makbulünü yaratmak için ölesiye efor harcadılar.Bunu büyük oranda da başardılar.Hal böyleyken en lazım olanı ise gazetecinin makbulüydü.Hazır makbuller elbette yetmedi.Daha fazlası neden olmasındı?Ülkedeki tahribattan medya en büyük paylardan birini aldı.Makbul olmayana yaşam alanı tanınmadı.Gazetelerin ilanları kesildi.Gazeteciler yargı sopası başında haber üretmeye çalıştı.Birçok gazeteci gözaltına alındı, tutuklamalar oldu.

Yazının Devamı

CHP kongresi ve Kocaeli için yeni bir dönem

Dün gerçekleştirilen CHP Kocaeli İl Kongresi'nin sonucu sadece bir il başkanı seçilmesine indirgenmeyecek kadar önemliydi.Kocaeli siyaset arenası ya da kamuoyunun öyle pek de tanımadığı bir isim ana muhalefet partisinin il başkanı oldu.Erdem Arcan'ın il başkanı seçilmesi sadece CHP'nin değil Kocaeli siyasetinin dönüm noktası.İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, karşısında oluşan parti içerisindeki dev bloğu saf dışına itti.İşin Türkçesi bu.İlçe başkanları, kadın ve gençlik kolları, milletvekilleri, parti büyükleri, CHP'nin kanaat önderleri kim varsa hepsi Bülent Sarı etrafında bir araya gelmişti.Hürriyet bloğunda ise böyle bir yapıdan söz edemeyiz."Birkaç isim dışında benim tanıdığım kimse yok" desem yanlış bir şey söylemiş olmam.

*

Bugünden sonra CHP Kocaeli'de her şey farklı olacak.Kocaeli siyasetinde de her şey başka bir yöne gidecek.Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı hedefi koyan Fatma Kaplan Hürriyet'in şartlar normal giderse önündeki tüm engeller bertaraf edilmiş oldu.Sabah kongre salonunda karşılaştığım Hürriyet, hal hatır sordu.Uzun süredir merhabamız yoktu."İyi görünüyorsunuz" dedim."Ben çok iyiyim" dedi ve gülerek ekledi: "Kocaeli de çok iyi olacak.""Hayırlısı olsun" dedim ve kendisiyle vedalaştım.Hürriyet, kendinden emindi.

Yazının Devamı