İlimizdeki FETÖ kıyakçıları!

Kimin hakkı kimde kalmış ki sende kalsın! Vebal aldıysan o vebalin hesabını muhakkak ödersin! İftira attıysan iftiraya uğrarsın, can yaktıysan canın yanar. Gizli kapılar arkasında ne iş çevirirsen çevir o kapının arkasını gören var unutma.

Dini kendine perde olarak kullan, dilersen hayırsever göster kendini; gizli kalmaz ki… Kalmadı da bak… Takke düştü, kel göründü. Bizlerin defalarca dillendirdiğini bugün toplum hep bir ağızdan dillendiriyor… Evet bunlar, din tüccarı. Evet bunlar, düzenbaz. Evet bunlar, gençlerin geleceğini sınav sorularını çalarak, mülakatlarda torpil yaparak yaktı, kül etti. Evet bunlar, bu ülkenin şerefli subaylarını vatan haini, darbeci diye içeriye tıktı… Evet bunlar, siyasete, kurum ve kuruluşlara girdi, saltanat sürdü. Evet, halkın duygularını sömürdü bunlar, vatandaşın ceplerindeki iki kuruşu hayır adı altında toplayıp, servet yaptı. Evet bunlar, gerçekten hizmet ettiğini düşünen insanları da içine katıp, kullandı… Evet bunlar, çaldıkları sorularla hem kendi adamlarını kurum ve kuruluşlara yerleştirdi hem de “Kazandıran dershane” diye bu aymazlığın reklamını yaptı. Evet bunlar, ticarette, bürokraside büyüdü de büyüdü.

Ve şimdi haydan gelen huya gidiyor… Dımdızlaklar… Üstüne bir de vatan haini yaftası yiyip, özgürlüklerinden oluyorlar.

Ve bunların başını çeken hain, piyonu olduğu ABD’de, etrafındaki kaymak tabaka ile keyif çatmayı sürdürüyor.

Ne kadar sürer bu keyfi bilinmez ancak emin olun ki yaptıkları onun da yanına kar kalmayacak! 

***

Peki, yıllardır devletin mallarını bu hainlere peşkeş çekenler, onların yanına kalacak mı yaptıkları?

Bunların derneklerine rant devşirenler, gençler işsiz gezerken bunları müdür statüsüne taşıyanlar, torpilli, ballı, şerbetli işler yaptıranlar; bunların sonu ne olacak?

İlla ki 17 Aralık sonrası bağlarını sürdürmeleri mi suç teşkil edecek, yoksa 17 Aralık öncesi yasa dışı bir şekilde halkın vergisini bunlara peşkeş çekenler de çıkmayacak mı ortaya?

Ne bileyim, nüfuslarını kullanarak bunlarla en can alıcı noktalarda ticaret yapanlar ne olacak mesela? Kazandıkları yanına kar mı kalacak?

***

Demem o ki tek sorun FETÖ değil… Sorun sadece “Ne istediler de vermedik” dediklerinizin sizi kandırması değil! Sizin ne istedilerse vermeniz! 

Şimdi, kurum ve kuruluşların içine sızan FETÖ’cüler kadar; sızmaktan ziyade bizzat alınanlar da var ya hani, kıyak geçilenler, öncelik verilenler, işte onlar ve onlara kıyak yapanlara da dokunacak mı bu operasyonların ucu?

Kocaeli’de mesela, açığa alınan kimi personeller var ya hani, kimi müdürler; işte onları belediyelere alan ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra temizleme gereği duyanlar, ağızlarından tek bir öz eleştiri duyan oldu mu? Bu kadar beklemelerinin gerekçesini açıklayanı gördünüz mü? Her biri birer kahraman edasıyla kükrüyor sadece, FETÖ’yle mücadele edilmesi gerektiğini haykırıyor! 

***

Uzun lafın kısası kol kırılıp, yen içinde kalmamalı bu kez… “Yerel seçimlerde bir daha aday yapmayız” mantığı güdülmemeli. FETÖ ile bağını 17 Aralık’tan sonra koparsa da kıyakçılara da dokunmalı sopanın ucu. “Ben kıyağı, 17 Aralık’tan önce yaptım” deyip yırtamamalı belediye başkanı, müdür ya da başkan yardımcısı… Sen devletin malıyla, devletin nüfusuyla kıyak yaptın ve suçlusun… Ettiğini bulacaksın! Çünkü takke düştü… Keliniz parlıyor!

--------------------

“Gasp”teci!

Gazetecilik nedir? Gastecilik nedir? Fotoğraf nedir? Resim nedir?

Tersten başlayayım… Resim çizilir, fotoğraf ise çekilir her şeyden önce… Fotoğraf gerçek olandır, resim ise gerçek olanın bir nesneye yansıtılmasıdır. Her yiğidin harcı değildir, yetenek ister!

Yani fotoğraf nasıl çizilmezse resim de çekilmez…

***

Gelelim gazetecilik ile gasteciliğe!

Aslına bakarsanız gastecilik diye bir şey yoktur. Şivedir, halk arasında alışılagelmiş bir söylemdir. Ama ne hikmetse bu şive bazı meslektaşımızın ağzında da yer edinmiş, yaptıkları mesleğin adını telaffuz edemeden gazeteciyim diye dolaşırlar havalı havalı.

Bu nedenle de gasteciliğe bazı anlamlar yüklerim ben. Fotoğrafa resim diyenlere gasteci derim mesela. İki kelimeyi bir araya getiremeyip, bu mesleğin duayeni olduğunu sananlara da tabii…

Bir de bu işi insanları tehdit edip, para devşirme aracı olarak görenler var ki onlara da gasteci demek mümkün! Hatta onlara “Gasp”teci demek daha doğru! Bazen ateşli silahtan da tehlikeli olabiliyor elinde tuttuğu kalem “Gasp”tecinin! Halkı aydınlatmak, yanlışları yazmak yerine, yazmadıklarından para kazanmak gibi bir şey işte!

--------------------

Vay tramvay vay

vah İzmit vah!

Halka hizmet, niyeyse bizim ilimizde hep bir hezimet! Plansız, programsız bir çalışma olunca yapılacak olan, “Yapılmasaydı keşke” dedirtebiliyor insana! Barları yıkılanlara “Pardon” demekten öteye gidemeyen, topu birbirine atanlar; tramvay çalışmaları sırasında yoldan büyük kaldırımlar yapanlar, okullar açılana kadar planlı bir şekilde yol alamayanlar, trafiği bu nedenle felç edenler, özellikle Yahya Kaptan Mahallesi sakinlerine tramvay çilesi çektirenler, bir işi ne zaman tam yapacak acaba? 7 kilometrelik tramvay bitince ne olacak bakalım, daha o kısmı var bir de işin! Vah İzmit vah!

--------------------

Şortlu kadın

ve başörtüsü

“Suskunluk sarmalı…”

İnsanın kendi fikrinin yoğunlukta olduğu yerlerde gür sesle konuşması, kendisine zıt fikrin yoğunlukta olduğu yerde susmasına deniyor… Zaten bu sarmalın dışına çıktığınızda da marjinal oluyorsunuz! Orijinali bu!

Bir zamanlar başörtüsü yasağına karşı çıkanlar o dönemin marjinalleriydi, şimdi ise etkin gücün zihniyetine karşı çıkanlar marjinal! Susanlar ise hep aynı! O gün de sustular, bugün de! Sorunumuz bu ya zaten toplum olarak: “Susmak!”

Evet, geçtiğimiz günlerde şort giyen bir kadına tekme attı bir “çakma adam”, “çakma Müslüman!” Geçmişte başörtüsüne yasağı destekleyen “çakma medeni”,“çakma modern” gibi!

Çakmalarımız bol bizim her dönemde! İktidarların yaşam biçiminde kendi yaşam biçimini bulanların susmadığını gördük ancak bu kez! Sevindiriciydi ve sonucu da güzel oldu… Hep bir ağızdan şortlu kadına tekme atanın serbest bırakılmasına yükseldi sesler… Ve hem başörtüsü takma özgürlüğüne hem de şort giyme özgürlüğüne sataşanlara büyük bir tekme atıldı… Hayırlı, uğurlu olsun ne güzel birleştik öyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yılmaz Karabıyık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Adil - "Gasp"teci iyiymiş. FETÖ kıyakçıları yarın da başkasına kıyak yaparlar asıl sorun onlarki

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 17:54