Doğruya doğru
Siyasetçilerin, kenti yönetenlerin bazen sadece yaptığı işin konuşulması gereken projeleri vardır.
Onlar susar, proje konuşur.
Körfez Aqua adı verilen akvaryum da tam olarak böyle bir proje.
Bugün çıkıp da "Bu gereksizdi" diyebilecek çok az insan vardır. Dese bile geniş bir kesimden destek bulacağını sanmıyorum. Sağcısından solcusuna, farklı görüşlerden insanların ortak noktada buluştuğu nadir işlerden biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu tür yatırımlar, siyasi tartışmaların ötesinde, doğrudan kentin yaşam kalitesine dokunuyor.
Doğruya doğru, kim yaparsa yapsın, bir kente böyle bir proje kazandıran alkışı hak eder.
Ancak yöneticiler için önemli bir detay vardır. Böyle projelerin tanıtımında siyaset yapılır, polemiklere girilir ya da gündelik tartışmaların içine çekilirse, hizmet geri planda kalır. O zaman konuşulan akvaryum değil, kürsüden verilen mesajlar olur.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın 19 Haziran'daki lansmanında da en çok dikkatimi çeken buydu.
Doğrusu, kısa bir konuşmanın ardından proje tanıtımına geçileceğini düşünüyordum. Ancak Büyükakın kürsüde beklediğimden çok daha uzun süre kaldı. Hatta kendisini ilk kez bu kadar uzun konuşurken gördüğümü söyleyebilirim.
Muhalefete yönelik bazı göndermeler yaptı, çeşitli projelerden söz etti, görünmeyen hizmetleri anlattı. Buna rağmen konuşmasının akvaryumun önüne geçtiğini söylemek haksızlık olur. Çünkü günün sonunda odakta yine proje vardı.
Kocaelililerin yıllardır fuar alanı olarak bildiği, bugün Millet Bahçesi olarak kullanılan bölgede hayata geçirilen Körfez Aqua'nın maliyeti, fuarın tamamına yapılan yatırımın yaklaşık yarısına denk geliyor.
Elbette özel işletmeler tarafından kurulan dev akvaryumlarla kıyaslanabilecek ölçekte değil. Ancak küçük olduğunu söylemek de mümkün değil. Maliyetin daha da yükselmemesi adına orta ölçekli bir proje tercih edilmiş.
İçeri girip balıkları izleyerek fotoğraf ve video çektiğinizde, çok uzun sürmeden çıkış kapısına ulaşıyorsunuz. Ancak burada önemli olan geçirilen süreden çok, şehre kazandırılan yeni yaşam alanı.
Üstelik giriş ücretleri de özel akvaryumlara göre oldukça makul seviyede tutulmuş. Aile bireylerinin sayısına göre fiyatın düşmesi de ayrı bir avantaj sağlıyor.
Daha büyük bir deneyim yaşamak isteyenler elbette İstanbul'daki akvaryumları tercih edebilir. Bunun için daha yüksek ücret ödemeyi ve en az bir saatlik yolu göze almak gerekiyor.
Ama çocuğum mutlu olsun, balıklarla vakit geçirsin, keyifli birkaç saat yaşasın diyorsanız artık bunun için şehir dışına çıkmaya gerek yok.
Kocaeli'nin artık bir akvaryumu var.
Daha önemlisi, insanların hoşça vakit geçirebileceği yeni bir alanı var.
Bu kentin tam da böyle nefes aldıran projelere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Daha önce de yazmıştım; 2 yaşındaki kızım Kumsal'ın yüzünü güldüren, onu mutlu eden her proje benim için bir teşekkürü hak eder.
Üstelik bu proje ne seçim vaadiydi ne de yıllardır konuşulan bir yatırım. Hesapta yokken hayata geçirildi.
Bu nedenle Kocaeli'ye böyle bir akvaryum kazandıran Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ı tebrik ediyorum.
Henüz görmedi ama gezdiğinde çok mutlu olacağından emin olduğum Kumsal'ımın teşekkürlerini de şimdiden iletiyorum.
