CHP Kocaeli’de kim gider, kim kalır?

Aysun Özcan

Aysun Özcan

Tüm Yazıları

CHP’de mahalle baskısı bittiğinde, Özgür Özel yeni partiyi kurmaya karar verdiğinde herkesin gerçek safı ortaya çıkacak demiştim.
Özgür Özel henüz yeni parti kurmadı. Ama dün kurduğu şu cümle boşuna değildi:
"Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız."
Bu söz sıradan bir siyasi çıkış değil. Bana göre yeni partinin işaret fişeğiydi.
Dolayısıyla artık CHP içindeki gri alan daralıyor.
Bugün Özgür Özel’in yanında saf tutup yarın Kemal Kılıçdaroğlu’yla fotoğraf vermenin, iki tarafa da göz kırpmanın sonuna yaklaşılıyor.
İnsanlar safını belirlemek zorunda kalacak.
*
Bugün biraz siyasi okuma yapacağım, biraz kulis aktaracağım, biraz da tahminde bulunacağım.
CHP’de olası bir yol ayrımında Kocaeli’de kim nerede durur, ona bakalım.
CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın hikayesi malum.
Fatma Kaplan Hürriyet’in desteğiyle, belediyeden kadro dağıtmayla adeta örgütsel bir devrim yaparak il başkanı seçildi.
O dönem Özgür Özel’in desteklediği Bülent Sarı’ya karşı kendi belediye başkan yardımcısını adaylaştırarak seçim kazandıran Hürriyet, böylece Kocaeli CHP üzerindeki hakimiyetini de ilan etmiş oldu.
Sonrasında Özgür Özel ile buzlar eritildi.
Erdem Arcan da kendisini Genel Merkez’e kabul ettirmeyi başardı.
Butlan sürecinden sonra ise Türkiye’deki en yüksek perdeden konuşan il başkanlarından biri oldu.
Mitinglerde, yürüyüşlerde, eylemlerde, meclis koridorlarında sürekli Özgür Özel’in yanı başındaydı.
Sol kol havada, devrimci sloganlar eşliğinde en önde yürüyordu.
Ancak burada dikkat çeken bir ayrıntı vardı.
Erdem Arcan ne kadar öne çıkıyorsa, Fatma Kaplan Hürriyet bir o kadar geri duruyordu.
Pragmatik siyaset denilen şey tam da budur.
Hürriyet, Arcan’ı Özgür Özel’in yanına sürdü, kendisi birkaç adım geride kaldı.
Bir anlamda Ankara’ya şu mesajı verdi:
"Merak etmeyin, ben hala buradayım."
*
Aslında işaretler yeni değil.
Hürriyet’in, CHP’li kadın belediye başkanlarının kadına yönelik aşağılık saldırılara karşı yayımladığı ortak bildiriyi paylaşmaması bile başlı başına bir mesajdı.
Çünkü Fatma Kaplan Hürriyet hiçbir zaman değişim hareketinin ön saflarında olmadı.
Rüzgarın yönünü iyi okudu.
Ama bir taraftan da siyasi kariyerini borçlu olduğu Kemal Kılıçdaroğlu ile bağını hiçbir zaman tamamen koparmadı.
Her ne kadar pragmatik olsa da insan dediğin sadece çıkarla hareket etmiyor.
Biraz da duygu taşıyor.
Biraz da vefa…
Kulislerde konuşulan bir bilgiye göre Hürriyet’in Kemal Kılıçdaroğlu ile özel bir görüşme yaptığı ve desteğini ilettiği söyleniyor.
Elbette bunu yüzde yüz doğrulama imkanım yok.
Ama bazı gerçekler için doğrulama da gerekmez.
Görünen köy kılavuz istemiyor.
*
Bugün CHP Kocaeli Büyükşehir Meclis Grubu'nun Özgür Özel ziyaretine bakın.
Herkes orada.
Bir kişi hariç.
Fatma Kaplan Hürriyet.
Daha önce de belediye başkanları ve milletvekillerinin katıldığı grup toplantısına da gitmedi.
Normalde arada bir uğradığı İzmit belediye meclis toplantısını yönetmeyi tercih edip, Özgür Özel’in en önemli gününde yanında olmadı.
Bugün de Fas’ın Tanca kentinde bir kongreye katılmış.

Anlayacağınız ne zaman Özgür Özel’e gidilecekse Hürriyet’in o zaman çok önemli programı çıkıyor.
Bunlara bir yere kadar tesadüf dersiniz.
Sonrası tercih olur.
Ben artık bunun tercih olduğunu düşünüyorum.
Hürriyet başından beri temkinli duruyor, öne atlamıyor, Özel lehine paylaşımlarda bulunmuyor.

Ve bu tamamen bir tercihten ibarettir.
*
Peki Kocaeli’de Fatma Kaplan Hürriyet’in yolu Kılıçdaroğlu’na çıkıyorsa başka kimlerin çıkar?
Öncelikle Sertif Gökçe ve Ahmet Çalık için konuşalım.
Bugün her ikisi de Özgür Özel’e yakın duruyor görüntüsü veriyorlar.
Ama ben ikisinin de yeni parti heyecanı taşıdığını düşünmüyorum.
Zaten en rahat isimler de onlar.
Çünkü Özgür Özel’in belediye başkanlarına yönelik stratejisi oldukça ilginç.
Yeni parti kurulursa belediye başkanlarının CHP’den istifa etmesini istemiyor.
Doğrusu bu stratejinin nasıl işleyeceğini ben de merak ediyorum.
Yeni partinin milletvekillleri olacak ama belediye başkanları olmayacak, CHP'de kalacak.
Bu denklem nasıl kurulacak, belediye başkanları nasıl zapt altında tutulacak, zaman gösterecek.

***
Ama asıl kritik soru şu:
Fatma Kaplan Hürriyet’in siyasi çizgisi Kılıçdaroğlu’ndan yana netleşirse Erdem Arcan ne yapacak?
Bana göre cevabı çok basit.
Fatma Kaplan Hürriyet neredeyse Erdem Arcan da orada olacak.
Bunun aksi mümkün değil!
Bakmayın siz Erdem Arcan’ın kraldan çok kralcı olduğuna, bakmayın siz Üsküplü dayanışması yaptığına.
Nasıl ki Hürriyet siyasi kariyerini Kılıçdaroğlu’na borçluysa Erdem Arcan da varlığını Hürriyet’e borçludur.
Günü geldiğinde bunu "altı ok", "parti kültürü", "CHP geleneği" gibi kavramlarla anlatacaklardır.
Ama sonuç değişmeyecek.
*
Aynı durum İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan için de geçerli.
Benim tanıdığım Gökhan Ercan, CHP’den ayrılıp bir lider hareketine katılacak türden bir siyasetçi değildir.
Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan da öyle.
Kurultayda Kılıçdaroğlu çizgisini bozmadı.
Kılıçdaroğlu fotoğrafını ilçe binasından indirmediği için ulusal medyada bile haber oldu.
Sonrasında seçilmiş genel başkan olarak Özgür Özel ile çalıştı.
Ama bir tercih yapmak zorunda kalırsa CHP’den de Kemal Bey’den de vazgeçmez.
Çayırova İlçe Başkanı Binali Eniş için de aynı kanaatteyim.
Hatta Darıca, Körfez, Derince ve kısmen Kartepe dışında kalan tüm ilçe başkanlarının büyük çoğunluğunun CHP’den kopacağını düşünmüyorum.
Bugün Özgür Özel’in yanında görünmelerine aldanmayın.
Çünkü onların umudu yeni parti değil.
Onların umudu CHP’nin içinde kalıp mücadele etmek ve tekrar Özgür Özel'i Genel Başkanlık koltuğuna oturtmak.

***
Birçoğu yaşananları hukuksuzluk olarak görüyor olabilir.
Ama aynı zamanda Özgür Özel’in etrafında kümelenen bazı isimlerin siyasi ömrünün uzun olmayacağını, Özel'in de bundan zarar göreceğini anlayacak kadar siyasi akla ve öngörüye sahipler.
Bu yüzden kimse kolay kolay gemiyi terk etmek istemiyor.
O yüzden daha önce söylediğim noktadayım.
Mahalle baskısı bittiğinde...
Yeni parti mi, CHP mi sorusu masaya geldiğinde...
Asıl fotoğraf ortaya çıkacak.
Bugün herkes aklına estiği gibi konuşuyor.
Ama o gün herkes karar vermek zorunda kalacak.
Benim açımdan ise fotoğrafı en net görünen kişi Fatma Kaplan Hürriyet.
Ve ilginçtir, bunu çıkar hesabından çok vefa duygusuyla yaptığını düşünüyorum.
Bu şehre öğrenci olarak gelen, burada siyasi kariyer inşa eden, bugün bulunduğu noktaya Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ulaşan bir siyasetçiden söz ediyoruz.
Eğer gerçekten Kemal Bey’in yanında duruyorsa bunu çok da yadırgamam.
Hatta insani bulurum.
Çünkü ben de aynı durumda olsam benzer davranırdım.
Genel başkanım hırsızlık yapmamışsa, arsızlık yapmamışsa, ahlaksızlık yapmamışsa, onu taşımak bir yük olmaktan çıkmamışsa ve siyasi varlığımı ona borçluysam; ne dediğini bir dinlerdim, anlamaya çalışırdım.
Haklı olduğuna inanıyorsam da açık açık yanında dururdum.
Fatma Kaplan Hürriyet bugün bunu açık açık yapamıyor olabilir.
Ama görmek isteyen için manzara zaten fazlasıyla açık.
Hürriyet eşittir Kılıçdaroğlu
Hürriyet eşittir Erdem Arcan.
*
Bu yazımda ismi geçen siyasetçiler yorumuma itiraz edebilir.
Tersi bir durum varsa kendilerini dinlerim, açıklamaları varsa yazarım.
Sonuçta kimseye ne hakaret ne de iftira ediyoruz.
Kendi perspektifimizden değerlendirme yapıyoruz.