Kıskanmak yerine örnek almayı deneseniz...

Kıskançlık, “özgüven eksikliği duyan eksik insanların gösterdiği davranış ve aşağılık kompleksi” tanımlanır.

Kendini yetersiz gören, değersizlik duygusunu en derinlerde yaşayan, başkalarının hayatlarından kolay etkilenen, “sende var ama bende neden yok?” diye sızlanan kişilerin temel sorunudur kıskançlık.

Hem maddi hem de manevi açlık olarak çıkar karşımıza.

Maddi açlıklarında özellikle; para, makam, şöhret, eşya ve mülk konularında maymun iştahlı davranırlar.

Başkalarının yaşamlarına odaklanıp iç geçirir kendi hayatlarına çoğu kez lanet okurlar.

Manevi açlıklarında ise; başkalarında gördükleri huzuru, mutluluğu, sevgiyi ve değeri kıskanırlar.

Bu duygu hem kendilerini hem de yakın çevresini kemirir durur.

Kendinden emin olmayan, olumlu ve olumsuz yanlarını bilmeyen ya da bilmek istemeyen, kendiyle yüzleşmekten korkan, duygularından kaçan kişi kıskançlıkla hayatını heba eder..  

Kıskançlık sadece davranışlarda değil, konuşmalarda bile fark edilen bilen bir duygudur.

Her şeyi kıskanan, ne görürse isteyen, gördüğünü hemen yapan hasetlik insanların dilinde tesbih olmuş söylemlerdir; “Benim neyim eksik”, “Ben niye sahip değilim”, “Benim olsa”, “ Ben de, bennnnnn bennnn…” 

“seven insan kıskanır, dozunda olursa kıskançlık normaldir” gibi anlamsız yaklaşımlar tam bir hayal kırıklığıdır. Çünkü asla dolmayacak içindeki derin boşluğu, gördüğünü isteyerek dolduracağını sanır.

Sevgiye açtır, onu kazanmak için yeni bir başlangıç yapmaz sadece ister.

Paraya açtır, onu para kazanmak için yeni bir başlangıç yapmaz sadece ister.

Makama açtır, onu makamı kazanmak için yeni bir başlangıç yapmaz sadece ister.

Hiçbir şey için çabalamaz, gelişmez, değişmez, yenilenmez ama ister ve durmadan ister.

Çevresinde sevilenleri görür kıskanır, komşusunun malını-mülkünü sanki ondan çalınıp alınmış gibi kıskanır, yeni terfi etmiş arkadaşını kıskanır boğazı düğümlenir bir hayırlı olsun diyemez..

Eşini annesinden kıskanır, arkadaşını arkadaşından kıskanır, komşusunu komşusundan kıskanır, çocuğunu akrabalarından kıskanır..

Bu kişilerin ortak özellikleri hiç durmaksızın dedikodu yapmak ve ortamda olmayan kıskandıkları kişileri saatlerce anmalarıdır.. Öyle büyük keyif alır ki o andan, zaman dursun hiç bitmesin isterler.  

Kıskançlık öyle güçlü öyle yıkıcı bir duygudur ki bazen çevresindeki mutluluğu yıkmak için harekete geçerler..

Kendi karanlık dünyasını başkaları da yaşasın diye yalan, fesat, iftara, dedikoduya başvururlar…

Yaşarken ruhunu teslim etmek gibidir.. zehir ederler yaşamlarını kendilerine..

Kıskanmak, insanın tüm güzellikleri kendisine özel olmasını isterken aslında her şeyin elinden kayıp gitmesine neden olur.

Kıskanmak, cenneti hayal ederken hayatını cehenneme çevirmektir..

 

Siz siz olun cehennemden uzak durun…

 

Sevgiyle kalın

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Betül Arıkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

Jeol.müh. Behzat Gönül - 2017 y Tv canlı yayınında bir Jeoloji Yks. Müh. Prof., "... Üniversitelerde akademisyenler birbirlerini kıskanıyor ve bu nedenle bilim gelişemiyor" dedi. Bu uzman yazısından anladığım, kıskançlık bir psikolojik rahatsızlıktır.

Başta, 1999 y mg:7.4'lük Kocaeli depremi ve halen depremleri önceden tespit yapan bir Jeoloji Mühendisi olarak bu işi bırakmayacağım. Başkalarını kıskanmak yerine, insanın kendisini geliştirmesi deprem tespitinde de işe yaramaktadır. Bir çok insan, deprem tespit bilgisini bulan Jeoloji Mühendisi için, "... bu bilgiyi bana bedavadan verse de, ben de depremi önceden kendim bilmiş gibi basın ve tv ile insanlara açıklayıp dünya genelinde ünlü olsam, ..." diye düşünüyor olabilir mi?

(Jeoloji Müh. Behzat Gönül / Kocaeli).

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 11:57
05

Serpil Tarlacı - Zonguldak birkez daha yansın yokluğunuza, keşke her şehirde bir betül olsa, biraz da olsa insanlığımızı hatırlarız.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Ocak 12:56
04

Hati̇ce S. - BAYILIYORUM TESPİTLERİNİZE. HARİKA YAZILAR YAZIYORSUNUZ. BİR ARKADAŞIM SİZİN HASTANIZ. ONA NE KADAR İYİ GELDİĞİNİZİ ANLATIP DURUYOR HER DEFASINDA. YAZILARINIZI OKUDUKÇA İŞİNİZDE PROFESYONEL OLDUĞUNUZ BELLİ OLUYOR. YAZMAYI BIRAKMAYIN LÜTFEN

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 17:47
03

Sema - Yine harikalar yaratmışsınız, hocam, yazılarınızın her biri çok şeyler katıyor hayatıma, farkındalık, kişisel gelişim, hayata uyarlama... Kısaca her yönden olumlu katkı sağlıyorsunuz, emeğinize, kaleminize sağlık...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 17:01
02

Fuat Yilmaz - Yine muhteşem bir kapak yazısı yazmışsınız psikolog hanim. Ellerinize sağlık efendim

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 15:35
01

İzmitliii - Günümüzün vebası oldu kıskançlık, emek vermeden çalışmadan hep bana hep bana. Başkalarının hayatına sahip olmadığı için sızlananlara gelsin yazınız. Emeğinize sağlık

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 15:21