ZAMANINI YANİ HAYATINI DOĞRU YÖNETEMEMEK..

Zaman, sabit, değişmez ve soyut bir kavramdır. Bir çok kez zamanı geri alamadığımızdan, değiştiremediğimizden ya da durduramadığımızdan yakınırız.. Bazı günleri uzun, bazı günleri kısa gibi hissetmemiz de o günü ne kadar verimli kullandığımızla ilgilidir.

Kötü zaman yönetiminin bazı göstergeleri vardır;

-         Devamlı koşuşturmak; toplantılar ve işler arasında gidip gelmek, devamlı meşgul olmaktan yakınmak gibi.

-         Devamlı geç kalmak; söz verilen tarihte sözünde duramamak, randevulara gecikmek, toplantılara yetişememek.

-         Düşük motivasyon; özellikle maaş günleri dışında işe gitmekten keyif alamamak.

-         Öfke ve çaresizlik hissetmek; herkes benden bir şeyler bekliyor, her gören benden bir şey istiyor.

-         Kararsızlık; hangi yöne gideceğimi bilmiyorum, acaba hangi alternatif daha iyi olur?

-         Amaç belirlemede zorlanmak; ne istediğimi bilmiyorum, benden ne istediklerinden emin olamıyorum.

-         Ertelemek; kendimi hazır hissetmediğim için bunu daha sonra yaparım.

-         Mükemmeliyetçilik; hata yapma korkusuyla birlikte gelen “asla hata yapmamalıyım” düşüncesidir.

-         Detaylarda kaybolmak; ayrıntılara takılmaktan olayın bütününü görememek.

-         İşin altında ezilmek; çok yorgunum, gerginim, kaygılıyım..

-         Delege edememek; bir işin yapılmasını istiyorsan KENDİN YAP inancı.

Zamanı doğru yönetebilmenin özü, hayat amaçlarını ve değerlerini bilmekle mümkündür. Zamanını nasıl kullandığını gözden geçirip amacın dışındaki aktiviteleri hayatından çıkarman gerekir. Bu, bazı alışkanlıkları hayatından çıkarmak, sana engel olan mükemmeliyetçilik, erteleme, insiyatif alamama gibi engelleri aşıp öz disiplin geliştirme sürecine büyük katkı sağlar.

Zaman yönetiminin aslında hayat yönetimi olduğunu anlamak yaşam boyu süren bir gerçekliktir. Kulağa hoş gelir ancak çaba gerektirir. Bu çaba daha sonra yaşamında sana kalite, doyum ve başarı olarak geri döner.

Peki zamanı doğru kullanmak için neler yapmalıyız?

-         Uykunuzu alın: enerjiye ihtiyacınız olduğun unutmayın.

-         Güne erken başlayın: erken kalkar yol alır atasözünü hatırlayın.

-         Gününüzü planlayın: planınıza mutlaka sadık kalın.

-         Yapılacak işleri aciliyet durumuna göre sıralayın: acil işleri bitirdikten sonra gelen rahatlama hissine odaklanın.

-         Cep telefonuyla ilgilenme süresini azaltın: günümüzde ciddi bir bağımlılık söz konusu. İşinizi tamamlamadan asla elinize almayın.

-         Molaları doğru zamanda verin: 3-4 saatlik bir işi mola vermeden bitirmeye çalışmayın. Çünkü dikkatiniz dağılmaya başladığında verim alamayacaksınız.

-         Sizi mutlu eden aktivitelere zaman ayırın: günde bir saat dahi olsa sevdiğiniz ve şarj edecek aktivitelere mutlaka yer verin..

Tüm bunları alışkanlık haline getirmeye başladığınızda hayatınızın nasıl kolaylaştığını ve işlerinizin ne kadar kolay yoluna girdiğini göreceksiniz.

Günün Sözü:                “Her şey zamanla telafi edilir de,

                                               Geçip giden zaman,

                                      Hiçbir şeyle telafi edilemez..”

                                                                           Goethe

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Betül Arıkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.