ATATÜRK’Ü ANLAMAK YETMEZ

Türk milletinin en büyük şansı O’nun gibi bir lidere sahip olmaktır.

Düşünsenize yurdun dört bir yanı düşmanla sarılmış, millet yoksul, umutsuz…

Kaç savaştan çıkmış gariban, kolu kanadı kırık…

Ya esareti kabul edeceksiniz, yada ölümüne mücadele edip yoktan bir ülke inşa edeceksiniz…

Bu fikre ve inanca çok yakınındakiler bile önce hayretle baktılar.

Mustafa Kemal Atatürk gibi yüksek zekaya, askeri dehaya, kalbi inanca ve vatan millet sevgisine sahip bir lider dünyaya çok nadir gelir.

Önce düşmandan kurtulmak gerekiyordu,

Türk ordusu Mustafa Kemal’in komutasında 30 Ağustos Meydan Muharebesinde karadan başlayan zaferi

Düşmanı denize kadar sürüp, 9 Eylül 1922’de güzel İzmir’den denize dökmesiyle taçlandırdı.

Askeri yeteneği zaten tartışmasızdı, ama devlet adamlığı ve ileri görüşü asker kişiliğinin de önüne geçti.

Türk’ün yapısına en uygun yönetim biçiminin demokrasi olduğuna inancıyla 23 Nisan 1920’ de TBMM’ni açtı.

Hilafeti kaldırıp, 29 Ekim 1923’te  Cumhuriyeti ilan etti.

Tek adam olmaya hiç heves etmedi.

Hep en yakınında güvendiği omuz omuza mücadele ettiği, bazen de anlaşmazlığa düşüp karşı karşıya geldiği saygın bir ekibi, değerli devlet adamları oldu.

Yaptığı devrimlerle devletimizin bugünlere kadar gelen laik ve modern yapısının mimarı oldu.

Yüzü batıya dönük, özünde imanlı insanların özgürce yaşadığı müslüman bir devletin nasıl olabileceğini tüm dünyaya gösterdi.

Örnek bir Cumhuriyet yarattı, İngiliz kralı bile ayağına gelip, önünde eğilerek selam durdu.

Türk kadınına o güne kadar hiçbir dünya liderinin vermediği değeri vererek eşit haklara sahip yurttaş olduğunun altını çizdi.

Seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere kadınları eğitim, siyaset, bilim, spor gibi her alanda destekledi.

Devleti her alanda yatırım yapan ve teşvik eden yapısıyla yerli ve milli üretime öncü kıldı.

“Köylü milletin efendisidir” dedi, tarım ülkesi olduğumuzu hiç unutmadı.

Çiftçiği modern yöntemlerle üretime yönlendirdi.

Atatürk Orman Çiftliğini kurdu.

Ankara gibi kurak bir yerden başkent yarattı.

Her adımda vatanına milletine olan sevgisi, inancı ve itimadı tamdı.

Hiç yılmadı, yanılmadı, durmadı.

57 yıl süren kısa hayatına onlarca zafer, yüzlerce kitap, binlerce öğrenci, kendisine güvenen ve seven milyonlar ve en önemlisi

Güçlü bir Türk devleti sığdırdı.

Yıllar önce oğlum Umut Alp ilkokula giderken bir 10 Kasım’da Atatürk için bu şiiri yazmıştık;

Türk’ün zor günlerinde Balkanlar’da doğmuştu,

Okumuş asker olmuş, cephelere koşmuştu,

Sonra bir de baktı ki halkta umut kalmamış,

Kendisi umut oldu, bu vatanı korudu

Kurdu Cumhuriyeti, yaptı devrimlerini

Yendi kara talihi

Türk’ün ATA’sı oldu…

***

 

Bugün Gazi Mustafa Kemal’i daha iyi anlıyorum.

Her şeyi ilmek ilmek dokumuş, bu devletin her yapı taşını adalet ve inançla inşa etmişti.

Ama O’nu anlamak yetmez.

Yaşatmak gerek!

Fikirleri hala yolumuzu aydınlatırken,

Bizler bu milleti tekrar şahlandıracak ve

Türkiye Cumhuriyeti’ni de geçmişte olduğu gibi dünyaya yön veren bir ülke haline getirecek azmi ve kararlılığı göstermeliyiz.

Atamızın dediği gibi ;

“Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur”

Saygı, minnet ve rahmetle…

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arzu Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce mülteciler Türkiye'den gönderilmeli mi, kalmalı mı?