ZİHNİYETİNİZ BATSIN!

Kadınlar bu ülkede hatta dünyada hala ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Maalesef kendi kişisel tecrübelerim bile bu yönde…

Ben ki kırk yaşını devirmiş, iki çocuk anası bir kadın avukatım hala kadın olmaktan dolayı ayrımcılığa mazur kaldığım hissiyatına kapılıyorsam bunun daha ötesi var mı?

Bir ay kadar önce hızlı tren ile Ankara’ya gittim. Yanıma Bilecik’te bir er bindi. Yol boyunca telefonla bağıra bağıra konuştu. En sonunda (bir saat kadar sonra) ikaz ederek acil durum dışında toplu taşımada sürekli telefonla konuşulamayacağını söyleyerek kapatmasını rica ettim.

Nerdeyse oğlum yaşındaki bu genç bana büyük gururla;

“ Ben Ağır Ceza’da yargılanmış adamım. Senin için de yargılanır bir denetimli serbestlik alırım, işine bak diye” tehdit savurunca tepemin tası attı.

Bağırış çağırış derken trende olan bir subay yanımıza gelerek kendini tanıtıp bu arkadaşı dışarı çıkardı. İlk dikkatimi çeken erkekler müdahale edince hemen alttan alıp, sessizleşmesi oldu. O ana kadar kadınların desteği de anlam ifade etmedi.

Neden biliyor musunuz, çünkü kadınları fiziksel olarak güçsüz gördüğü için kendince bize meydan okuyordu.

Olay sırasında herhangi bir güvenlik görevlisi ya da tren görevlisi gelmedi. Yolcuların duyarlılığı olmasa kendini bilmez bizi nerdeyse darp edecekti.

Durumu CİMER’e yazdım, trendeki görevli için butona basmam gerektiği dışında bir açıklama yapılmadı. Ne bir özür, ne geçmiş olsun…

Neyse ki trendeki subay bu genci gerektiği gibi ikaz ederek kendisini yanıma getirip özür diletti.

Olayı savcılığa taşıyabilirdim ama ne olacak ki dedim?

Bir avukat bile mahkemeden adalet çıkmayacağını, uğraşıp duracağını düşünüyorsa çok yazık…

“Bir denetimli serbestlik de senin için alırım” lafı kulağımdan gitmiyor….

Yüksek hızlı trene binecek kadınlara benden tavsiye hiç güvenli değil!!! Ona göre gardınızı alarak binersiniz…Ulaştırma Bakanlığı’nı da kınıyorum, verdiğiniz cevap bir bakanlığa yakışmıyor. Devletin tavrı böyle olursa trende suç işlenmesi normal olur.

****

Başka örnekler de var, nerdeyse her gün önünden geçtiğim bir akaryakıt istasyonu var. Deniz kabuğu sembollü istasyonlardan, yakıtımı burdan alıyorum.

Şirket arabası kullandığım için taşıt tanıma sistemini kullanıyorum.

Ama bilin bakalım burda ne oluyor!!!

Her seferinde taşıt tanıma olan pompaya yanaştığımda görevliler bana el, kol, kafa hareketleriyle(!) yanlış pompaya yanaştığımı ve oradan yakıt alamayacağımı ifade etmeye çalışıyorlar!

Kadınım ya aracımda taşıt tanıma olamaz!

Bir seferinde zamlardan dolayı sık sık olan  kalabalıkta beni sıradan çıkardılar, ben de anlamadım sebebini, meğerse taşıt tanıma olan pompayı işgal etme diyorlarmış…

Bu sabah bomboş olan istasyonda yine aynı muamele olunca sinirlendim.

Yahu dedim ne biliyorsun benim aracımda taşıt tanıma olmadığını, kadını görünce nedir bu ön yargı??

Hala ne bileyim diyor, bu tavır aslında bir tür aşağılama…

Kadınsın otur evinde,

Arabaya biniyorsa ya kocasınındır ya babasının,

Şirket arabası kim sen kim!!!

Çünkü şirketler yöneticilere araç veriyor, kadın yönetici mi olur!!!

cümleleri arka fondaki düşüncelerin alt yazılı hali…

***

Türkiye’yi günlerdir sarsan bir kadın cinayeti davası var, Pınar Gültekin…

Muğla’da vahşice işlenen cinayette katil Cemal Metin Avcı’ya haksız tahrik indirimi uygulandı.

Bir kadını darp edip öldü diye diri diri yakıp, üzerine beton döken ve nehire atan katil,

Sonra da dört gün boyunca yakalanıncaya kadar hiçbir şey olmamış gibi evine, plaja, restorana gidip,

Yiyip, içip, gezen katil haksız tahrik indirimi aldı!!

Sadece 11 yıl kadar yatıp çıkacak…

Katil şantaja mazur kaldığını iddia ediyor ama ispatlayamıyor, varsayalım öyle oldu.

E savcılık adli makamlara gidersin, şantaj, tehdit suçtur.

Ama olmaz ne gerek var,

Karşısındaki kadın ya, güçsüz ya, tavuk gibi gırtlaklar yok ederim,

Evli barklı, çocuklu adam karısını aldatırken hiç düşünme, karına ailene söylerim diyen kızı yak gitsin!!!

Üstelik ailesinden olayı kapatmaya çalışan, delilleri yok eden kardeşi, anası babası, eski eşi de beraat ettiler…

Bu karar erkeğin sırtını sıvazlamaktır, erkeksin elinin kiri demektir, zihniyetiniz batsın!!!

Adalet bu değil, gerçek adalet istiyoruz!

Gerçek eşitlik istiyoruz!

Saygı istiyoruz, huzur istiyoruz…

Yaşamak istiyoruz, bir cinayete kurban gitmek değil…

Dilerim ki bir gün eşitliği gerçek anlamda yaşayabileceğimiz bir dünyada kadınlar ve erkekler güven içinde yaşarlar…

 

 

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arzu Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İsmail - Yazsan noolur, yapsan ne olur, şikayet etsen n'olur; çok doğru tespitler. AK Parti ilçe başkanının yöneticiliğini de yaptığı aile şirketinden sıfır otomobil aldım, dolandırıldım. Bu durumu 1 yıl sürekli CİMER ve diğer kanallardan 'Hırsız varr!' feryatlarıyla duyurmadığım kişi ve makam kalmadı. Savcılığa şikayetim reddedildi. Mahkeme açtım, 6 celse sonunda kazandım yerel mahkemeyi. İlimizde ve Ankara'da bulunan en üst düzey büyüklerimizden, 'Gel bakalım, nedir bu feryadın' diyen, arayan olmadı. Bakanlıklar ve görüştüğüm milletvekillerinin cevabı size de olduğu gibi hep üstünkörü. Yani, kısaca; talihsiz ülkem, Türkiye.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 18:02


Anket Sizce mülteciler Türkiye'den gönderilmeli mi, kalmalı mı?