BÜYÜKAKIN UMUT VERDİ 

Hayatımda gördüğüm ve girdiğim ilk deniz Marmara Denizi’dir. 1984 yılının yazında babam İstanbul’a tayin olmuştu. O zamanlar Anadolu’da doğan çocuklar denizle geç tanışırdı. Memur kesimi yaz aylarında gerek özlemden gerek maddi imkanların kısıtlı oluşundan tatillerini memleketlerinde geçirirlerdi.

İşte böyle geçen çocukluk yıllarımda sekiz yaşlarında İstanbul’a giderken  İzmit Körfezi’nden geçtiğimiz sırada ilk defa filmler haricinde denizi gördüm. Aman Allah’ım ne büyük bir güzellikti…

Bundan sonraki hayatımın İzmit Körfez’inin iki yakasında şekilleneceğini henüz bilmiyordum.

Bazen İzmit Körfezinden geçerken o günkü heyecanımı hissettiğim olur. İnsan çocukken yaşadığı büyük mutlulukları, hayran olduklarını, ilk deneyimlerini hayatı boyunca unutmuyor.

İstanbul’daki yıllarımda yaz tatillerinde fırsat oldukça Yalova/Çınarcık taraflarında denize gitmeye başladık. O zamanlar bu bölgenin sayfiye özelliği daha bozulmamıştı.

Sonra biz büyüdük ve dünya gibi denizlerimiz, doğamız, çevremiz de hızla kirlendi.

Bundan en büyük payı bir iç deniz olan Marmara Deniz’i aldı.  Dünyanın ender güzelliklerinden biri olan Marmara Denizi tamamen hakimiyetimizdeki konumuyla çevresindeki şehirlere kattığı doğal güzelliklerle,  boğazlarıyla, içindeki büyüklü küçüklü adacıklarıyla, ulaşım ve balıkçılık imkanlarıyla adeta bulunmaz bir nimettir.

Son zamanlarda müsilaj denilen deniz salyası denizin yüzeyini kaplamakla kalmadı, deniz altındaki yaşamı da tehdit etmeye başladı.

Artık Marmara Denizi alarm veriyor ve sonun başladığını söylüyor.

Deniz salyasının yüzeydeki görüntüsü korkunç, içler acısı bir görüntü, altındaki durum ise daha vahim.

Her zaman içimizi açan, bir deniz havası alsak bize iyi gelir diye sahiline koştuğumuz deniz artık bizden yardım istiyor…

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün 2021 yılı teması Ekosistem Restorasyonu oldu. Geldiğimiz noktada başta Marmara Denizi olmak üzere tüm denizlerimiz ve doğamızın bir restorasyona ihtiyacı olduğu çok açık.

Müsilajın sebebi iklim değişikliği sebebiyle denizlerin ısınması, iç denizin durgun yapısı, Marmara Denizi’ni çevreleyen illerdeki yoğun sanayi faaliyetleri ve bu faaliyetler sebebiyle denize dökülen atıkların yarattığı kirlilik ile birlikte deniz dibindeki azot ve fosfor birikmesi sonucu doğal dengenin bozulması, denizdeki oksijen transferinin kesilmesiyle yaşanan görüntü, koku ve ekolojik kirlilik olarak özetlenebilir.

Ayrıca Haliç’in temizlenmesi sırasında yapılan yanlış/hatalı işlemler, Avrasya Tüneli açılırken hafriyatın Marmara Denizi açıklarına döküldüğü ve  dengenin bozulmasına yol açtığı yönündeki söylemler geçmiş dönemin faturasının ağır olduğunu gösteriyor.

Geçtiğimiz Cuma,  04.06.2021 tarihinde Marmara Belediyeler Birliği tarafından “Marmara  Denizi Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri” başlıklı üç gün süren bir çalıştay gerçekleştirildi. MBB’nin Başkanı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç Dr. Tahir Büyükakın çalıştayda “MBB’nin kuruluş misyonunun gereği olarak bu alanda daha çok çalışma yapması için çaba göstereceğiz.” dedi.

Konu çok acil ve önemli olunca bu konudaki çalışmalar ve işbirliği  daha çok önem kazanıyor. KBB Başkanı Tahir  Büyükakın’ın “Soruna birlikte yeniden bakmak  (re-think)ve birlikte hareket etmek (co-act)” yönündeki söylemleri çok önemli ve sevindirici.

Bölgedeki sorunun giderilmesi tek başına mümkün olmadığından, gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; gerekse ilgili tüm belediyelerin elini taşın altına koyup, bilimsel, çevresel, finansal tüm imkanların birlikte oluşturulup kullanılmasıyla sorunun çözümüne katkı sağlaması lazım.

Bu açıdan MBB’nin Başkanı Tahir Büyükakın yaklaşımı ve tecrübesiyle bana umut veriyor.

Ayrıca kısa vadede kökten çözüm mümkün olmadığından gerek sanayi gerek biyolojik tüm arıtma sistemlerinin çok daha iyi ve etkin hale getirilmesi gerekmektedir.

Çözüm bulunamadığında ise başta Kocaeli ve İstanbul olmak üzere tüm Türkiye bir Türk Gölü olan Marmara Denizi’ni koruyup yaşatamadığı, gelecek nesillere aktaramadığı için büyük bir kayıp vermiş olacak…

***

Dertlerimizi deryaya salıyor, maviliklere yelken açıyor, bir tatlı huzur alıyorduk denizimizden…

Bir şarkıda ne diyordu ;

“…Bir yer bulalım, dünyadan uzak, deryaya yakın…”

Denizimiz olmazsa biz nereye sığınır, kime derdimizi döker, nerde huzur buluruz???

 

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arzu Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.