Mirzaoğlu: 5 yıl boyunca beni konteynıra mahkum etti

“Muhtarlar Konuşuyor” adlı yazı dizimizin on birinci konuğu Yahya Kaptan Mahalle Muhtarı Ahmet Mirzaoğlu, Eski İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan döneminde yaşadığı konteynır mağduriyetini, “5 yıl boyunca Nevzat Doğan döneminde ben bir konteynırda kaldım, beni bir konteynıra mahkum etti kendisi” sözleriyle ifade etti

Bilge  Murat
Bilge Murat Tüm Haberleri
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı görev yapan muhtarları kapsayan “Muhtarlar Konuşuyor” adlı yazı dizimizin on birinci konuğu olan Yahya Kaptan Mahalle Muhtarı Ahmet Mirzaoğlu, eski İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan döneminde yaşadığı konteynır mağduriyetini anlattı. Mirzaoğlu, Nevzat Doğan’ı arayıp, kendisinden muhtarlık yeri talep etmesine karşılık “Size yer gösteremem. Kiraya çıkın” cevabını aldığını belirterek, “5 yıl boyunca Nevzat Doğan döneminde ben bir konteynırda kaldım, beni bir konteynıra mahkûm etti” dedi.

“EŞİMİN, DOSTUMUN TEŞVİK ETMESİYLE KARAR VERDİM”

Eski İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın partizanca davrandığını ve sırf CHP’li bir muhtar olduğu için 5 yıl boyunca kendisinin mağdur edildiğini anlatan Yahya Kaptan Mahalle Muhtarı Ahmet Mirzaoğlu şunları söyledi: “1954’te Tokat’ta doğdum. Emekli Beden Eğitimi Öğretmeniyim, evliyim ve iki çocuğum var. Trabzon’da öğretmenlik yapıyordum daha sonra tayinim buraya çıktı ve 1996’dan bu yana da Kocaeli’ de yaşıyorum. Ben gezmeyi seven bir insandım, 2004 yılında emekli olduğum güne kadar da seyahatlerimi sürdürüyordum fakat emekli olduktan sonra eşimin dostumun teşvik etmesiyle birlikte muhtar olmaya karar verdim. Her zaman için ülkesini seven, vatanına ve milletine bağlı, Atatürk’ün ilkelerini kendine görev edinen bir öğretmendim ve yakın çevrem karar verdi muhtar olmama, dediler ki ‘Senin görevin daha bitmedi’, olur dedim, kabul ettim. İlk dönem 11 muhtar adayı arasından 2 bin küsür oy alarak ipi göğüsledim. En son 2019 senesinde ise 6 bin küsür oy alarak yani bir önceki oy sayısını üçe katlayarak seçildim. Bu da vatandaşın bizlere teveccühünü gösteriyor, ilk 5 yıl doğru şeyler yapmışız demek ki.

“SANIRIM BİR DÖNEM DAHA ADAY OLACAĞIZ”

Çok değerli bir arkadaşımız vardı, kendisi birinci azamızdı. Onunla birlikte çok güzel şeyler yaptık. Ben ve mahalle için hatta ülke için çok büyük bir kayıp Cihan Bey. Onunla birlikte bir sürü proje ürettik ve yaptık. Rakip olarak hiç kimseyi karşımda görmedim, bu muhtarlık seçimi devlete hizmet için bir yarıştı benim için. Siyasi partilerde rekabet olur ama muhtarlıkta rakip olmaz bakış açısıyla girdim seçime. İkinci seçimlerde de herkes ısrarla bir dönem daha kalmamı istedi, hatta biz iki dönem yapalım tamamdır demiştik ama bu gidişle, mahallelilerin de teveccühüyle birlikte bir dönem daha aday olacağız sanırım. Eğer bana ihtiyaç olursa asla geri durmayı düşünmüyorum.

“GEÇMİŞ BELEDİYELERCE KATLEDİLMESİNE RAĞMEN HALA YEŞİL ALANIMIZ FAZLA”

Bizim mahallemiz Türkiye’nin çok ender mahallelerinden bir tanesi hatta yerleşim olarak da yapı olarak da Türkiye’de tek mahalle diyebiliriz. Daha önce burası 5 bin konutluk bir siteydi. Daha sonra bu site mahalleye dönüştü. Mahalle olunca bir sürü ev ve iş yeri eklendi haliyle. Depremden sonra da tercih edilen bir yerleşim bölgesi oldu. Hatta geçmiş belediyelerce yeşil alanımız süratle katledilmesine rağmen hala çok bol olduğunu söyleyebilirim.

“SOSYOEKONOMİK DURUM ORTA SEVİYE”

Daha çok emekli ve çalışanlar bir arada yaşıyor burada. Ortalama yaşın üzerinde bir yaş kriteri var ve devamlı olarak sirkülasyon halinde olan bir nüfus var burada. Emekli, öğrenci ve işçi, asker nüfusu sürekli olarak sirkülasyon halinde değişir burada. Çok kültürlü ve elit diyebileceğimiz bir mahalle. Bu konuda İzmit’in tek mahallesi diyebiliriz. Sosyoekonomik durumun alt sınırda olduğunu söyleyemeyiz, orta ve üstü hatta orta kesime daha yakın bir mahalle olduğunu söyleyebilirim.

“TÖREN HALİNDE YARDIMCI OLMUYORUZ”

Yardıma ihtiyacı olan insanlar ya bizlere müracaat ediyor ya da biz buluyoruz. Öyle diğer mahalleler gibi listeler halinde değil bu yardıma ihtiyacı olan insanların sayısı. Onları bizler biliyoruz, Ramazanlarda yardımcı olmaya çalışıyoruz ya da belediyelerin yardım kuruluşlarına yönlendiriyoruz ve bu yapılan yardımları bir tek ben biliyorum, yani öyle tören halinde yardımcı olmuyoruz insanlara. Yardımlarımızı sessiz sedasız gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

“KOCAELİ EMNİYETİ TÜRKİYE’DE BİR NUMARA”

Bizim mahallemizin gece nüfusu fazla oluyor bu da şundan kaynaklanıyor; sosyal mekanları fazla olan bir mahalle burası. Dolayısıyla gece nüfusu da artıyor. Bizim mahallemize gelirken insanlara engel olacak bir ulaşım sorunu yok. Şehir merkezinden rahatlıkla ulaşabiliyor insanlar, alışveriş merkezi var, SDKM var. Bir de park sorunu yok, aracınızı bizim mahallede istediğiniz yere park edebilirsiniz. Bu gibi sebeplerle insanların akşamları sosyalleşebilmesi için tercih ettiği bir bölge diyebiliriz. Haliyle bu akşam nüfusunun artışı, asayiş durumunu biraz zora sokuyor. Öyle çok fazla büyük olayların yaşandığını söyleyemem ama ufak tefek kavgaların ve sağda solda alkol alınmaların ara ara insanları rahatsız ettiğini ve bunun mahallemiz için asayiş sorunu olduğunu söyleyebilirim. Asayiş polisimizle dirsek dirseğe çalışıyoruz. Kocaeli Emniyet’i bu konuda belki de Türkiye’de bir numara bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.”

“NEVZAT DOĞAN BENİ BİR KONTEYNIRA MAHKUM ETTİ”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzmit Belediyesi’nden gereken hizmeti alabiliyor musunuz?” sorusunu yönelttiğimiz Mirzaoğlu, “Daha önce yerel belediye, benim muhalif olduğum bir belediyeydi. Eski dönem İzmit Belediyesi’nden bir muhtarlık yeri istediğimde, gereken yer tahsis edilmedi ve 5 yıl boyunca Nevzat Doğan döneminde ben bir konteynırda kaldım. Kaldı ki şu an da içinde bulunduğum mahalle konağı, bizzat onun temelini attığı ve mahalle muhtarlığı olarak temel atılan bir bina olmasına rağmen beni bir konteynıra mahkûm etti.

“BENİM MAHALLEME TEK BİR ÇİVİ DAHİ ÇAKMADI”

Bütün bunların yanı sıra ilk dönemimde Nevzat Doğan, benim mahalleme tek bir çivi dahi çakmadı. Mahalleye bir hizmet geleceği zaman kendi imkanlarımızla ya da belediye çalışanı olan tanıdıklar vasıtasıyla zorla hallettirmeye çalışıyorduk ve ben ilk beş yıl boyunca tek başıma bunun mücadelesini verdim. Eskiden İzmit Belediyesi’nde bizden olmayan bertaraf olmalı gibi bir mantık vardı. Nevzat Doğan’ın kendisi tam bir taraftı ve partizanca davranıyordu. Ben CHP’li bir muhtarım ama şu muhtarlık kapısından içeri giren her vatandaş bizler için çok değerli bir vatandaştır. Buna karşılık bizler ikinci seçimimizde AKP’li seçmenin de oyunu aldık, HDP’linin de MHP’linin de oyunu aldık. Buraya gelen herkes, gülümseyerek mutlu olarak çıktı, bunu sağladık.

“NEVZAT DOĞAN, BANA ‘KİRAYA ÇIK’ DEDİ”

İl Özel İdaresi Kanuna göre belediyeler olanakları doğrultusunda muhtarlara yer gösterirler diyor. Ben Nevzat Bey’i arayıp yer göstermesini istediğimde Doğan, ‘Ben size yer gösteremem, kiraya çıkın’ dedi. Bana eğer, ‘Muhtarım şu an da imkanımız yok, biraz sabret sana bir yer ayarlayayım’ deseydi tavrım kendisine karşı daha farklı olurdu. Bana diyor ki ‘Kiraya çık’, aslında kendisi belediye başkanı olarak bir yer göstermek zorunda. Kaldı ki çoğu muhtar zaten mahalle konağında kalıyordu. Benden başka kendi yerinde kalan yoktu.

“KONTEYNIRI SATIP BURS HESABINA YATIRDIM”

İzmit Belediyesi’nin şu an ki döneminden memnunum. Zaten Fatma Hanım’ın seçim döneminde destekçilerinden biriydim. Şimdi de bir ihtiyaç hasıl olduğunda direkt ilgili birimin müdürünü arıyorum ve sağ olsunlar yardımcı alıyorlar. Ben Fatma Hanım döneminde o konteynırdan çıktım ve bu muhtarlık binasına geçtim. Fatma Hanım bizzat kendisi beni buraya getirdi. O konteynırı da bana bir arkadaşım İstanbul’dan göndermişti, işim kalmayınca da sattım ve öğrencilere burs verdiğimiz bir hesap vardı, parasını oraya yatırdım. Konteynır tam 5 bin 500 TL tuttu.

“İBRAHİM HOCA’YA VE TAHİR BAŞKAN’A ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM”

Bu zamana kadar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile mahalleye gelen hizmetler konusunda hiçbir sorun yaşamadım. Bu zamana kadar her birimi ben ne dediysem yaptılar. O konuda gerek İbrahim Hoca’ya gerek Tahir Bey’e ben çok teşekkür ediyorum. İSU mesela bizleri hiçbir zaman geri çevirmedi” diyerek cevap verdi.

“MUHTARLIKLAR HİZMET YERLERİ DEĞİL”

“Siz Yahya Kaptan Mahallesi’ne ne gibi hizmetler kazandırdınız?” diye sorduğumuz Ahmet Mirzaoğlu, “Şu an da muhtarlıklar sorumlulukları olan ama yetkisi olmayan kurumlardır. Muhtarların mahalle için sorumluluğu vardır ama yaptırım gücü yoktur, personeli ve araç gereci yoktur. Bu sebeple muhtarlıklar hizmet yerleri değildir. Muhtarlıklar vatandaşın istediği hizmeti, belediyelere ve gerekli kurumlara ileten bir aracıdır. Ben mahalleme hizmet ediyorum bir yalandır. Bazı muhtarlar uçuyorlar ama yok öyle bir şey. Mahalle için normal, rutin işler yapılıyor zaten. Belediye geliyor ve yapıyor. Hizmet getiren kişiler muhtarlar değil ki.

“60-70 KIZ ÖĞRENCİYE BURS VERDİK”

Biz muhtarlık olarak daha çok sosyal hizmetler verdik diyelim. Bizler bu işe ilk mahalle aidiyeti diye başladık. Akşamları mahalle için buluşmalar organize etmeye başladık mesela. Sinevizyon gösterileri yaptık, Yeşilçam filmleri seyrettik siyah- beyaz. Gezi olaylarında fevkale örgütlenmiş bir mahalle burası zaten. Bir mahalle meclisi kurduk. Birtakım şeyleri orada toplantılar halinde konuştuk. Ondan sonra her blok bir üniversite öğrencisine burs veriyor kampanyası başlattık. Bu kampanyaya katılan bloklara ben götürdüm ve levha çaktım, ‘Bu bina bir öğrenciye burs veriyor’ diye. Hala devam eden bir kampanya bu. Bu zaman kadar 60-70 kız öğrenciye burs verdik.

“MUHTARLIK SADECE İMZA ATMA İŞİ DEĞİLDİR”

Daha sonra ‘Mutluluk için umut ol’ projesini hayata geçirdik. Kocaeli Üniversitesi’nde burs verdiğimiz tıp öğrencileri vardı, onlarla yardımlaşarak hastane dekanıyla birlikte lösemili çocuklara destek olduk. Bu proje için vatandaşlarımız da çok yardımcı oldu. Daha sonra üniversitedeki dekanla görüşerek, burs komisyonlarından, ülkesine ve milletine bağlı, Atatürkçü, çalışkan bir kız öğrenci istedik burs vermek için. Burs verdiğimiz kişileri bu şekilde seçtik. Benim için muhtarlık sadece imza atma işi değildir. Bu sebeple elimizden geleni yapmaya çalıştık” dedi.

“İSMİNİ BEĞENMEDİM AMA PROJE GÜZEL”

“Büyükşehir’in hayata geçirdiği “Muhtarhane” projesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusunu sorduğumuz Yahya Kaptan Mahalle Muhtarı Ahmet Mirzaoğlu şunları söyleyerek cevap verdi: “Öncelikle ismini hiç beğenmedim açıkçası. Çünkü baktığımızda TDK’da bile yeri yok. İlk duyduğumda hele hayret ettim. İsim olarak Muhtarlar Sosyal Tesisleri, Kocaeli Muhtarları Sosyal Tesisi, Muhtarevi gibi başka alternatifler değerlendirilebilirdi. O ismi kim bulmuş, nasıl bulmuş anlayamadım fakat ismi dışında genel olarak fikir çok güzel düşünülmüş, böyle bir tesisi düşünenin, yapanın ellerine sağlık. Özellikle köy muhtarlarımızın rahatlıkla faydalanabileceği, oturup, çayını, kahvesini içebileceği, vakit geçirebileceği bir alan olmuş.”

Ekli Dosyalar
# MUHTARLAR KONUŞUYOR İLE İLİŞKİLİ:

21 Kas 2022 - 15:11 - Gündem

Muhabir  Bilge Murat



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Gerçekler… - İstanbullu bir arkadaşım demişsiniz Selman YILDIRIM ne zaman Istanbullu oldu?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Kasım 22:33
01

İzmitli - Muhtar bey, Belediye Müdürlerini arayıp hizmet için aracı oluyorsun. Muhtarın bu hizmette rolü yok diyorsun.

Burs için sitelere tabela asarak aracı oluyorsun. Bursu site veriyor. Bursu biz verdik diyorsun.

Siz ne dediğinizi biliyormusunuz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Kasım 22:01


Anket Sizce mülteciler Türkiye'den gönderilmeli mi, kalmalı mı?