Haziranda doların ne kadar olacağını açıkladı!

Ekonomist Meriç Köyatası kişisel Youtube kanalından ekonomik krize ve Dolara dair çok önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomist Meriç Köyatası kişisel Youtube kanalından ekonomik krize ve Dolara dair çok önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yaşadığımız ekonomik krizi değerlendiren Köyatası, "1994 ve 2001'den beter durumdayız. " dedi.

"1994 VE 2001 KRİZLERİNİ MAALESEF MUMLA ARAYACAK HALDEYİZ"

Köyatası'nın açıklamaları şöyle: 

"Döviz çok hareketlendi. Yani 15.90 birden 14'ü 14.50'ları kırdı ve 15'i geçti şu anda 15.97. 16'ya doğru gidiyor 16'dan sonra kimileri 16.80 diyor ama ben 17 18'lere kadar ulaşacağını söylemiştim. İşte o gerekçeleri paylaşacağım. Ama  Türkiye şu anda ciddi bir şekilde beter bir krize girdi kriz de demeyelim de Buhran'a girdik. O buhran içerisinde debeleniyoruz. 1994 ve 2001 krizlerini maalesef mumla arayacak haldeyiz. O hale geliyoruz geldik. Şimdi biraz; rakamlarla niye dolar artıyor? sorusunu ve nereye kadar artacağını o tahminimi sizlerle paylaşacağım. Çünkü herkesin merak ettiği konu.

Öncelikle Dolarda bir arz- talep meselesi var. Evet arz- talep meselesine baktığımızda talep fazla o yüzden zaten artacak. Onun dışında belirli dönemlerde birebir uyum olmasa bile belirli gecikmede olsa Dolar- Enflasyon arasında bir ilişki var. Fiyatların doğru oluşabilmesi için ihracatçı kar etsin sanayici kar etsin işini devam ettirebilsin diye enflasyon ve döviz kuru arasındaki o ilişki bir süre sonra kendini dengeliyor. Şimdi bizde bir döviz kuruna baskı var arka kapıdan. Merkez Bankası'nın olmayan dövizlerine yaptığı baskılar sonucunda dolar baskılanıyor. Peki ne kadar duracak baskılandıkça patlayacak. O patlamalar da hızlı oluyor. Enflasyona baktığımızda TÜİK'in tüketici fiyatları 4 aylık yüzde 32, yıllık yüzde 70 ben bunu ciddiye almıyorum. TÜİK'in üretici fiyatları 4 ayda yüzde 39 artmış vaziyette yıllık da ise yüzde 122.

"KISA VADEDE DOLARDA 21-22 TL'Yİ GÖRÜRÜZ"

ENAG ise 4 ayda yüzde 48, yıllık olarak 157 olarak karşımıza çıkıyor. 

Dolara baktığımız zaman Ocak'tan Mayıs yani bugüne kadar yüzde 18 artmış 12 aylık artışı ise yüzde 90. ENAG'a inanıyorum ancak iş dünyasının da nabzını daha iyi tutar düşüncesiyle ancak TÜİK'in üretici fiyatlarını baz aldım. TÜİK'in üretici fiyatları yüzde 39 dolar yüzde 18 artmış bu arada da Amerika'da 4 aylık enflasyon aşağı yukarı yüzde 3 civarında. O aradaki enflasyon farkını da düşersek Doların olması gereken rakam yani 18.15 TL. Niye ben önce 17 diyorum çünkü bu piyasalarda bir baskılanma var. Çünkü bu teknik analiz yapan arkadaşlar direnç noktası diyor. Evet direnç noktası. Bakan Nebati, Merkez Bankası'nı n arkasında yeniçeri gibi duruyor ama onların da direnci ve taakati almadı. Dolarda 18 lira ilk etapta yaklaşıyor. Eğer 12 aylık sürece bakarsak yüzde 90 artmış dolar. TÜİK'in üretici fiyatları da yüzde 122, ENAG'ın ise yüzde 157 daha dehşet o zaman Amerika'daki yüzde 8.5 luk enflasyon bu rakamlara göre baktığımızda geleceği nokta 17.10 bu TÜİK üretici fiyatlarıyla. Şimdi bu arz-talep kısmı olmadan enflasyona göre kendisini düzeltme kısmında. İşin içine arz kısmını koyarsan yani Türkiye'nin döviz talebi var ve bu talep karşılanamıyor.

Türkiye'nin bu beklentilerini de alırsak; kısa vadede yani bu 30-40 gün arası Dolarda 21-22 TL'yi görürüz çünkü enflasyon daha hızlı artıyor daha da artmaya devam edecek. Her gün yapılanlar zamlar enflasyonun bize daha da artacağını gösteriyor. Enflasyon ve döviz ilişkisinde birbirini besleyen bir kısır döngünün içerisine girdik. 

Ekonomik krizi değerlendirmeye gelirsek; 1994 ve 2001'den beter durumdayız. Peki nasıl... 

-O zamanlar tarım vardı şimdi yok hem bizde yok hem de dünyada tarım fiyatlarında ve tarım üretiminde kıtlık baş gösterdi ve açlık tehlikesi var. 

- Eskiden bizde orta sınıf vardı orta sınıflar demokrasinin ve toplumların çimentosudur ve ayakta tutar. Orta sınıf kalmadı. Herkes fakirleşti sefalet seviyesinin altına geldi. Şimdi onun yerine 10 milyona yakın sırtımızda taşıdığımızda ayrıca sığınmacı var. 

- Dış borç ve iç borç şişiyordu zaman zaman ama kontrol edilebiliyordu ve Türkiye girdiği krizlerden 1, 1.5 yıl içerisinde çıkıyordu. Bu girdiği krizlerden çıkmasından sonra da ekonomide büyüme sağlıyordu reel büyüme. Ama şuan da biz iç borcu da dış borcu da kontrol edemiyoruz şiştikçe şişti. Ekonomide de büyüdükçe fakirleşiyoruz. Yani zehirli bir büyüme sürecindeyiz. Ekonomi büyürken herkes eskiden bir şekilde refah payını alıyordu şimdi ekonomi büyüdükçe borcumuz artıyor ve bir avuç insan zenginleşiyor. 

- Eskiden iyi kötü devletin kurumları vardı çalışıyordu işliyordu. İyi veya kötü o zaman da bizim gazeteci olarak görevimiz kötüyü eleştirmek. Ama iyi kötü güçler ayrılığı vardı. Parlamento vardı yargı vardı liyakatli bürokrasi vardı artık hiçbiri yok. 

1994'ten ve 2001'den daha beraber olarak her zaman olduğu gibi yani Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümüyle Türkiye'de bir karşı devrim başlamıştır emperyalizmin kontrolünde. 

Türkiye Cumhuriyetinde yönelik emperyalist tehditler, saldırılar, irticalar o dönemde vardı ama bu odaklar bu tehlike odakları bu kadar güçlü değildi. Şimdi devletin içindeler bilmediğimiz kadar bir nüfus dolaşıyor cihatçı ayağıyla kimliğiyle ve devlet bu kadar çaresiz değildi. Mesela sınırlarımız delik deşik değildi yol geçen hanı değildi. 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığına kastedenler bu kadar güçlü değildi devlette bu kadar çaresiz değildi. Türkiye çok ağır bir beka sorunuyla karşı karşıya ve burada ekonominin de çok ciddi katkısı var. O nedenle bu tehditleri hep göz önünde bulundurmamız lazım. Bugün yaşadığımız artık kriz değil derin bir buhrandayız. 1994'te de 2001'de de krizler çıktığında döviz patlıyor ama hükümette bir karar alınıyordu; işte benzine zam yapıyor işte temel ürünlere zam yapıyor idi. Bu bir paket ve bir kere yapılıyordu. Bu şekilde piyasalar frenleniyordu, duruyordu. Şimdi her gün zam yapılıyor her gün 5 nisan kararları  alınıyor. 2001 krizindeki kemal derviş kararları alınıyor. Her gün benzine zam, mazota zam, zam gelmeyen ürün yok çaya zam süte zam şekere zam her şeye zam zam zam buğdaya zam una zam. Kriz manyağı olduk. Kriz tedbirleri diye eskiden 5 Nisan 1994'te 1 kere alınan tedbirler bugün her gün alınıyor. Zaten bu sebeple de ortada orta sınıf kalmadı. O yüzden peki ne yapılması lazım çözüm siyasette." dedi. 
Kaynak: Yeniçağ

Ekli Dosyalar

19 May 2022 - 15:22 - Ekonomi



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce mülteciler Türkiye'den gönderilmeli mi, kalmalı mı?