Özgür Özel’in talimatı İzmit siyasetini boşa düşürdü!

Aysun Özcan

Aysun Özcan

Tüm Yazıları

Siyasette bazen en büyük suç, bağırma-mak olur.

Kocaeli siyasetinde son dönemde olan tam da bu.

Ilımlı dil kullanan, kavga yerine konuşmayı tercih eden herkes “şüpheli” veya “yalaka” ilan edildi.

Ama Ankara’dan bir ses geldi ve bütün ezberleri bozdu:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’nın Saruhanlı ilçesinden açık açık seslendi:

“Bundan sonra çağrımdır CHP'li belediyeler AKP ve MHP'li başkanları, yöneticileri davet etsinler. Biz de davet edildiğimiz her yere gideceğiz. Ülkenin artık şu kutuplaşmadan, bu birbirini şeytanlaştıran iklimden çıkması lazım” dedi.

***

Özel’in Manisa siyasetinden örnekler vererek altını çizdiği bu durum bir anda CHP’nin genel politikası haline geliverdi.

Haliyle bizim gözler de Kocaeli’ye çevrildi.

Malum, Kocaeli’de büyükşehir belediyesiyle diyalogda kalmayı ilçesi adına faydalı gören iki CHP’li belediye başkanı var.

Derince ve Karamürsel Belediye Başkanları seçildiği günden bu yana ne Tahir Büyükakın’la ne mevkidaşları olan ilçe belediye başkanlarıyla seviyesiz sert tartışmalara girip, kutuplaştırma siyaseti yapmadı.

Derince’ye fazladan kepçe mi lazım?

Yanı başındaki Körfez Belediyesi’nden istedi, Şener Söğüt de olmaz demedi.

Karamürsel Belediyesinin bir yatırımına büyükşehir desteği mi gerekti?

Hiç düşünmeden Büyükakın’ın kapısını çaldı ve ilçesi için lazım olanı aldı.

Her iki başkan zaman zaman büyükşehir belediye başkanını açılış organizasyonlarına çağırdı, hatta Büyükakın’ın fotoğrafını dahi astı.

Ama bizim özlediğimiz bu ılıman siyaset hem Sertif Gökçe’yi hem de Ahmet Çalık’ı zan altında bıraktı.

Neredeyse “hain” demeye getirenler oldu.

Bunun en büyük mimarı ise İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet oldu.

Kendisini AKP ile mücadeleye adamış, tek başına bırakılmış, kadın bir kahraman ilan eden Hürriyet;

Partisinin iki belediye başkanına ılımlı siyaset yaptıkları gerekçesiyle hiç erinmeden “yıkama yağlama yapıyorlar” dedi.

Ama şimdi Özgür Özel’in talimatıyla bütün dengeler alt üst oldu!

***

Şimdi soralım: Kim haklı çıktı, kim erken bağırdı?

Sertif Gökçe ve Ahmet Çalık için Kocaeli kulislerinde uzun süredir aynı cümle fısıldanıyordu:

“Bunlar fazla yumuşak, fazla ılımlı.”

Evet ılımlılar. Çünkü bağırmıyorlar.

Çünkü her fırsatta hatta ortada fırsat dahi yokken kendi yarattığı kaoslarla iktidarla restleşmiyorlar.

Çünkü siyaset yaparken düşman icat etmiyorlar.

Ve bu yüzden zaman zaman gaza gelen kendi partilileri tarafından suçlandılar.

***

Gelelim meselenin en çok tartışılan yerine.

Tahir Büyükakın ile uzlaşı dili kurmak…

Bazılarına göre affedilmez bir günah.

Özellikle de Fatma Kaplan Hürriyet cephesinde.

İzmit’te siyaset uzun süredir şu formüle sıkışmış durumda:

“Ya benimlesin ya karşımdasın.”

Bu yüzden Derince ve Karamürsel başkanları, alenen “yıkama-yağlamacı” ilan edildiler.

Suçları neydi?

Büyükşehir’le konuşmak. Aynı masaya oturmak. Makama saygı duymak.

Kocaeli için, ilçesine hizmet için kavga yerine temas kurmak.

Çünkü gerçekten amacınız hizmetse büyükşehir bu işin en büyük paydaşıdır.

***

Ve… Beklenmedik bir anda Ankara’dan gelen tokat!

İşte tam bu noktada Özgür Özel’in çağrısıyla bütün o suçlamalar boşa düştü, doğrunun ne olduğunu herkese gösterdi.

Çünkü Genel Başkan ne dedi?

“Birbirimizi davet edelim.”

“Gidelim.”

“Yan yana duralım.”

"Nasıl Saruhanlı'da AKP'lisi de işçi Muharrem'i de seviyordu, Özgür Özel'i de seviyor, Ferdi Zeyrek'i de seviyor.

Nasıl MHP'liyle sorunum yoksa, nasıl onların iyi gününde kötü gününde de birbirimizi arıyorsak, CHP iktidar olduğunda Türkiye'de de kutuplaşma bitecek, kucaklaşma başlayacak" dedi.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Derince ve Karamürsel’in aylardır yaptığı şeyin, CHP’nin yeni resmi çizgisi olması demek.

***

Daha açık yazayım:

Dün “yıkama yağlama” diye suçlanan dil, bugün Genel Merkez politikası oldu.

Kavgadan, kaostan, suni yaratılan krizlerden beslenen İzmit siyaseti köşeye sıkıştı.

Şimdi zor soru İzmit’te!

Fatma Kaplan Hürriyet bu çağrıya uyacak mı?

Kutuplaştıran, Özel’in dediği gibi birbirini “şeytanlaştıran” siyaset anlayışından vazgeçebilecek mi?

Daha kendi milletvekiliyle aynı kareye girmeyen, “beyaz liste” dışındaki CHP’lilere “İrlandalılar” gözüyle bakan anlayış, Genel Başkanın sözünü ne kadar dinleyecek?

Eğer Fatma Kaplan Hürriyet bu çağrıya uyarsa, bugüne kadar kullandığı sert dili terk etmek zorunda kalacak.

Uymazsa?

O zaman sadece iktidarla değil, kendi Genel Başkanıyla da ters düşmüş olacak.

Bu yüzden mesele artık Büyükakın meselesi değil!

AKP MHP meselesi de değil!

Bu bir siyasi üslup krizi.

Kim doğru yolda, kim yanlışa devam ediyor, ona bakılıcak.

***

Bugün tablo net:

Derince ve Karamürsel başkanları, zamansız ama doğru bir siyaset yürüttü.

Büyükşehir’le konuşmanın “teslimiyet” değil, “yerel akıl” olduğu ortaya çıktı.

Sertlikten beslenen siyaset, Ankara’dan gelen bir cümleyle boşa düştü.

Ez cümle…

Siyaset bağırarak kazanılmıyor.

Her tokalaşmayı ihanet, her uzlaşmayı korkaklık sananlar, bugün Özgür Özel’in cümlelerini izah etmek zorunda.

Ve tarih genelde erken bağıranları değil, doğru zamanda susup doğru yerde konuşarak kazananları yazar.

Bakalım Özgür Özel’in Saruhanlı’dan yaptığı açık çağrı Kocaeli’de ne kadar hissedilecek!

Özel’in çağrısından bu yana bir sessizlik hakim olduğunu da söylemeden geçmeyelim.


Dip not:

Yeni yılın ilk yazısını yazmakta biraz geciktim.

İş güç, gribal durumlar derken anca bismillah dedim.

Her ne kadar soğuk hava dalgası gelip beni bulsa da 2026’nın güzel bir yıl olacağını düşünüyorum.

O enerjiyi aldım diyebilirim.

Yeni yılda yeni ataklar, yeni kararlarla kendimizce bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Kentin farklı sesi olan, onun bunun dengesini gütmeyen-güdülemeyen bu gazete şaşırtmaya devam edecek…