banner960

TÜPRAŞ’ta toplu iş sözleşmesi süreci rezaletle tamamlandı.

Yüksek hakem kurulu, TÜPRAŞ’ın bütün taleplerini kabul ederek işçilerin haklarını gasp etti ve sadece yüzde 6 zam uygulanmasını kararlaştırdı.

Bu sözleşme sürecinin bütün sorumluluğu Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar’da.

Kendisi de bir TÜPRAŞ işçisi olan Yaşar, genel başkanlık makamında TÜPRAŞ temsilcisi KİPLAS’ın yöneticilerini ağırlamış ve kahkahalar atılırken çekilen fotoğraflarda boy göstermişti.

İşveren sendikasının temsilcileri ile gergin sözleşme sürecinde kahkaha atmak bir kayıptı.

Ancak kayıplar orada başlamadı.

*

TÜPRAŞ işçisinin haklarını gasp eden yüksek hakem kurulunda yaşanan bir olay Ali Ufuk Yaşar ve yönetiminin sendikacılığı nasıl yok ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

YHK toplantısında Türk-İş adına kurul üyesi Enis Bağdadioğlu yer alıyor.

Petrol-İş Sendikası’nın 3 şubesinin direttiği ve gene başkan Ali Ufuk Yaşar’ın ‘müzakere edilebilir’ olarak görmesine rağmen geri adım atmadığı 3 madde var;

Vardiya sistemi

Mazeret izinleri

2 yıllık sözleşme…

Petrol İş, vardiya sistemi ile mazeret izinlerinin değiştirilmemesini, sözleşmenin de 3 yıla çıkarılmamasını 2 yılda kalmasını istiyor.

YHK başkanı bir toplantıda Bağdadi oğluna dönüyor ve “Madem siz, işçinin aleyhine olduğunu söylediğiniz bu 2 maddeyi PETKİM’de neden imzaladınız?” diye soruyor.

Bahsedilen 2 madde vardiya sistem değişikliği ve 3 yıllık sözleşme…

Türk-İş temsilcisi ne diyeceğini bilemiyor elbette.

Yüzü düşüyor.

O yüzün düşmesinin tek sebebi Ali Ufuk Yaşar’dır.

*

PETKİM sözleşme süreci çok büyük tartışmalara sebep olmuştu.

PETKİM sözleşme süreci, Petrol İş üyesi işçilerin kaybetmeye başlamasının önünü açtı.

TÜPRAŞ’ta hak kaybı, PETKİM sözleşmesinin imzalanması örneklendirilerek meşru gösterildi.

Peki PETKİM sözleşmesini kim imzaladı?

Sözleşmenin altında genel başkan Ali Ufuk Yaşar’ın imzası yok.

Son ana kadar toplantıda olan Yaşar, PETKİM CEO’suyla anlaşıp tokalaştıktan sonra sözleşmeyi imzalamadan ‘işim çıktı’ diyerek ayrılıyor.

Sözleşmeyi ise genel merkez yöneticileri imzalıyor.

Ali Ufuk Yaşar kendisine sorduklarında “PETKİM sözleşmesini ben imzalamadım” diyormuş.

Birkaç sorum var;

Sendikanın genel başkanına rağmen TİS imzalanabilir mi?

Ali Ufuk Yaşar PETKİM sözleşmesini imzalayanlara karşı ne yapmıştır?

Son ana kadar toplantıda olan Yaşar, CEO’yla tokalaşıp alelacele toplantıyı neden terk etmiştir?

*

Eylül ayında genel kurul var.
İşçinin hak kayıplarına sebep olan her adımı çekinmeden atanlar, hesap günü geldiğinde yine ‘ben yapmadım, ben etmedim, ben imzalamadım, ben bilmiyordum’ diyecektir.

Çekinmeden, yüzleri kızarmadan yeniden aday olmak isteyebilirler.

İşçinin karşısına çıkıp yalanlar söyleyebilir, oy talep edebilirler.

PETKİM işçisi, TÜPRAŞ işçisi kendilerine atılan kazığı asla unutmayacaktır.

İşçinin hakkını gasp edenler ya aday olacak yüzü bulamayacak ya da sandığın dibini boylayacaktır.

Petrol İş üyesi emekçiler adına tek dileğim budur!

AKP'Lİ O İSİM SAÇMALADI!

AKP’liler ‘konuşulacak’ talimatını aldılarsa en ufak bir konuda topla tüfekle iniyorlar sahaya.

Neredeyse partinin çaycısı bile çıkıp açıklama yapıyor, rakip partiye yükleniyor yahut rakip partinin açıklamalarına cevap veriyor.

CHP’de ise yüzyıllar sürecek gibi duran uzun bir uyku hakim her zaman.

CHP’liler konuşmuyor, CHP’liler cevap vermiyor.

Son dönemlerde CHP’de konuşabilecek pek kimse de kalmadı.

Siyaseten yetkin pek çok isim ya geri plana itildi ya da kendilerini geri çekti.

Piyasada dolanan birkaç CHP’li isim ise şimdiden kongre derdine düştü.

Aday Ahmet mi olacak, Mehmet mi olacak diye düşünmekten, çalışma yapmaktan başka bir şey düşünmüyor mevcut yöneticiler.

*

Bunun son örneğini bugün gördük.

AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker İzmit Belediyesi’ni eleştirdi.

CHP’li belediyede eleştirecek doğru düzgün hiçbir şey bulamayan İlyas Şeker, Alemdar Caddesi’nde uzayan 1-2 otun fotoğrafını paylaşarak, “CHP belediyeciliğinin İzmit’i getirdiği hal...” ifadelerini kullandı.
Tek bir CHP’li çıkıp da ‘sen ne diyorsun be adam’ diyemedi…

Ben diyeyim;

İlyas Şeker’in kullandığı ifadeleri İzmit için henüz 3 aylık belediyeye karşı kullanabilmek en sade tabirle utanma duygusundan yoksun olmak demektir.

Beni bilen bilir, bugüne kadar CHP’ye oy vermedim.
CHP’yi en sert eleştiren isimlerden biriyim.
Ama Allah aşkına, böyle beylik laflar kurmak için erken değil mi?

CHP belediyeciliği Nevzat Doğan döneminin tartışma yaratan kıyaklarını, rantlarını tespit etmekten iş yapmaya vakit ayıramadı ki.

*

AKP’liyseniz ve yeni dönemde Fatma Kaplan Hürriyet başkanlığındaki CHP belediyeciliğini eleştirecekseniz önce bir kendi döneminize bakacaksınız.
AKP’li İlyas Şeker’e sormak lazım;

AKP’li İzmit Belediye Başkanı kendisine yakın vakıflara, genel başkanının oğlu tarafından kurulan vakfa milyonlarca liralık imkan sağlamadı mı?

AKP’li İzmit Belediye Başkanı döneminde 14 yıldır AKP tarafından yönetilen kentte bulvar bölgesini su basmadı mı?

Onlarca araç ve işyeri yağmur sularının altında kalmadı mı?

Yerin altına, altyapı için milyonlar gömen belediyenizin marifetiyle çöken yolları ne çabuk unuttunuz?

Peki ya İzmit Belediye Başkanı’nın aylık 20 bin liraya kiraladığı lüks BMW’ye ne demeli?

Belediye garajında çürütülen resmi plakalı ve hacizli Audi’den bahsetsek yüzünüz kızarır mı?

Bütün müdürlerin altına çekilen araçlar, AKP’li yöneticilerin akrabalarına sağlanan kıyak memuriyet atamaları, belediyenin ihalelerinde yüksek miktarlarla karşıladığı ramazan eğlencesi, iftar ve temizlik gibi hizmetler...

Bunların hiçbirinin 2 parça ot kadar değeri yok mu sayın vekil?

İzmit Belediyesi borç batağına sürüklenirken, İzmit Belediyesi’nin imkanları birilerine peşkeş çekilerken neredeydiniz de şimdi yiğitliğiniz tuttu?

*

CHP’li İzmit Belediyesi’nin faaliyetleri elbette mercek altına alınacak.

Elbette Fatma Kaplan Hürriyet ve yönetiminin yanlışlarını eleştireceğiz.

Kent için hesap soracağız, yazacağız elbette.

Ama daha durun, dün bir bugün iki.
CHP’li belediyeye en azından bir yıl vermek lazım.

Birinci yıl dönümünde, bütçe hesapları, gelirler giderler ortaya çıktığında neler yapıldığı/neler yapılmadığı netleşecektir.

O güne kadar konuşmak, otla/börtü böcekle uğraşmak yersiz.

Hele ki bu uğraşı, parti temsilcilerinizin yönetimindeki dönemi görmezden gelerek yapıyorsanız; vay halinize…

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şule 2019-07-09 14:58:19

Yazık çok yazık koltuk sevdası yüzünden bütün işçilerin alın teriyle emeğiyle oynadılar , haklarını gasp ettiler, istenen yeni haklar değil mevcut hakları korumaktı , bu sözleşmeyi bu şekilde işçilere direten kim yada kimlerse, işçi in , çoluğunun, çocuğunun vebali üzerlerine olsun,

Avatar
Cem yıldırım 2019-07-09 07:10:31

Tüpraş yönetimi size 2 alternatif sunuyorsa üyelerinize gider oylama yaparsınız demokrasi budur kararı işçiler vermeliydi.Sendika yönetimi uzun yıllardır sadece üyelerine kitlendi taşeronları sendikaya alarak gerçek sendikacılık yapmalıydı.

Avatar
ersoy 2019-07-08 19:21:51

akpnin adetidir ya kaçak güreşir kaçar konuşmaz ya yalan söyler ya film fırıldak ya da hiç olmadı saçmalar!

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner964

banner328