banner1046
banner1038
27 Mart 2020 Cuma 14:32
Sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli

İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Pelin Coştur Filiz yaptığı açıklama ile koronanın Türkiye’de çok tehlikeli boyutlara ulaştığını ifade etti, “Sokağa çıkma yasağı gelmeli” dedi. Filiz’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mikroskopla bile zor gördüğümüz küçücük bir virüs tüm dünyayı sıkıntıya soktu. Ülkeler sınırlarını kapattı. Ekonomiler çöktü. Şehirlerde caddeler, sokaklar boşaldı. Alışveriş merkezleri, restoranlar, kafeler kapandı.
En yakınımıza bile dokunmaya çekiniyoruz.

Haftalardır tüm dünya gündemini değiştiren korona virüs salgını ülkemizde de artık çok ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Pandemik salgınlar toplumun tamamını ilgilendirir. Devletin en üst kademesinden her bir vatandaşa kadar yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gereken toplu bir mücadeleyi gerektirir.

Ülkemizde ilk korona vakası 11 Mart'ta görülmüşken sadece 2 hafta sonra vaka sayısı 4 binlere, kaybettiğimiz insan sayısı 75'e ulaşmıştır.
1 hafta önce 20 Mart'ta en çok korona vakası görülen ülkeler sıralamasında 26. sıradayken bugün 15. sıradayız. Yine 1 hafta önce 19 Mart'ta test yapılan insanlar içinde pozitif sonuç alınanların oranı %8.4 iken, bugün %16.4 olmuştur. Sadece bu bir haftalık veriler bile durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte, biliyoruz ki, gerçek vaka sayısı ve ölüm oranı bize bildirilenden çok daha fazla. Sağlık kuruluşlarına korona şüphesiyle başvurup klinik belirtileri ve radyolojik bulguları korona ile uyumlu olan hasta sayısı, testi pozitif olarak açıklanan hasta sayısının çok üzerinde. Şüpheli herkese test yapılamıyor ve test yapılsa bile sonuç gelene kadar kaybettiklerimizin ölüm raporunda korona yazmıyor. Korona şüphesi olan insanlarımıza hastaneye gidip kuyrukta beklemesi söyleniyor.
Sayın Sağlık Bakanı'nın kendisinin de ifade ettiği gibi yurtdışına test satıyoruz ama kendi vatandaşımıza daha fazla test yapamıyoruz. En fazla test 7286 kişiye dün yapıldı ve bugüne kadar yaklaşık 40 bin kişiye test yapılabildi. Oysa, Güney Kore bizim bugüne kadar yaptığımız toplam test sayısını bir günde yapıyor.
Zor günlerde yanımızda olması gereken Kızılay, Suriye'ye, Irak'a hatta Endonezya'ya bile maske yardımı yapıyor ama kendi ülkesine hiçbir katkısı yok.

Tüm dünya ülkeleri vatandaşlarını korumak için neredeyse varını yoğunu ortaya koyarak zor durumdaki vatandaşlarını destekliyor, işçi çıkarılmasını engelliyor, sokağa çıkma yasağı ilan ediyor ve daha fazla insanına test yapıp bulaşıcılığı engelliyor. Biz ise 8 milyar lirayı ne olduğu belirsiz Kanal İstanbul projesine veriyoruz. Halbuki, böyle bir pandemik salgının olduğu süreçte en çok ihtiyacımız olan şeylere yatırım yapmamız gerekiyor. Bu 8 milyar ile tüm ülkeye yetecek 80 milyon adet test kiti, 400 bin adet mekanik ventilatör ve 55 milyon koruyucu giysi (maske, eldiven, gözlük, önlük içerecek şekilde) alınabilir, hatta 6,5 milyon insana işsizlik yardımı yapılıp 100 yataklı 200 hastane kurulabilir.

Bu zorlu süreçte her gün yüzlerce hastaya temas eden kahraman sağlık çalışanlarımızın hali içler acısı. "Yaşatmak için yaşamak istiyoruz" diyerek acil ihtiyaçlarını haykırıyorlar ama bu ihtiyaçları yeterince karşılanmıyor. Düz maskelerle ve önlükleriyle hastaları muayene ediyorlar. Her gün onlarca doktor ve diğer sağlık personelimizin hastalandığı haberleri geliyor. Eğer sağlık personellerimizi koruyamazsak bizi kim koruyup tedavi edecek? Böylesine çelişkiler içerisinde salgınla başetmeye çalışıyoruz.

1) Herkes kendi OHAL'ini ilan etsin diyerek olmaz. Acilen en az 1 ay sokağa çıkma yasağı ilan edilmelidir.
2) Öncelikle tüm sağlık personeline çok hızlı bir şekilde korona testi yapılmalı ve acil ihtiyaçları olan koruyucu ekipman ve N95 maske tedarik edilmelidir.
3) Şüpheli herkese sağlık kurumlarında içiçe kuyruk bekleyerek değil, evinde izolasyon ortamında korona testi yapılmalıdır.
4) İşten çıkarmalar yasaklanmalı ve ailelere sosyal yardım sağlanmalıdır.
5) Salgın istismarı yapıp vatandaşlara ihtiyaç olan malzeme ve gıdaları fahiş fiyattan satanlara en ağır cezalar verilmelidir.
6) Bütçesi Sağlık Bakanlığından daha yüksek olan tüm bakanlık ve başkanlıkların bütçelerinin bir bölümü Sağlık Bakanlığına ve üniversite hastanelerine aktarılmalıdır.
7) Salgına ait bütün bilgi ve veriler bir kaç cümlelik sosyal medya bildirimleriyle değil, şehir, mahalle, yaş, cinsiyet dahil tüm ayrıntılarıyla açıklanmalıdır. Unutmayalımki, sadece gerçeklerle yüzleşirsek bu salgından korunabiliriz.
8) Korona salgını son salgın olmayacaktır. Bu virüsün mutasyon geçirmesiyle ya da başka virüslerin ortaya çıkmasıyla yeni ve daha tehlikeli salgınlarla karşılaşacağız. Bunun için acilen aşı, test ve tedavi yöntemleri geliştirebilecek merkezlerin altyapısı şimdiden oluşturulmalıdır.

Hepimizin son derece duyarlı olması gereken bir dönemden geçiyoruz. Her gün alkışlarla destek olduğumuz sağlık çalışanlarımızın bizden istediği tek bir şey var. O da evde kalmamız. Bizim hayatta kalmamız için her türlü riski göze alarak çalışan sağlık görevlilerimize alkıştan çok daha fazla destek olmamız gerekiyor.

Bu gözle göremediğimiz küçücük virüs bize hayatın ne kadar basit ve kırılgan olduğunu gösterdi. Hayatımız kibrimizden çok daha değerli ve insanlığın kibri bu virüs karşısında son derece güçsüz.

Her biriniz insanlık için bir umutsunuz. Onun için lütfen EVDE KALIN!
Bu virüsün yayılmasını engelleyecek başka yol yok.

Son Güncelleme: 27.03.2020 14:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1048

banner354

banner820

banner599

banner1050