banner929
banner887
16 Kasım 2018 Cuma 16:36
Recep Dursun: Musa Yılmaz, İsmail Demir'i zorla aday yaptı!
banner919
CHP Gebze İlçe eski Başkanı ve Gebze Belediye Başkan aday adayı Recep Dursun, gazetemize verdiği söyleşide, ses getirecek, tartışmaları daha da alevlendirecek açıklamalarda bulundu. İlk aday adaylık başvurusunu yapsa da başvurusunu son günlere saklamasının sebebini sorduğumuz Dursun, bunu İlçe Başkanı Musa Yılmaz’ın tavrına bağladı. Recep Dursun ayrıca dikkat çeken ve yeni bir tartışmayı alevlendirecek bir iddiada bulundu. Dursun, diğer aday adayı Doktor İsmail Demir’in, adaylık düşünmediğini ancak Musa Yılmaz’ın baskı ise aday adayı olduğunu öne sürdü. Dursun, İsmail Demir’in başvuru parasını bir başkasının yatırdığını, dosyasını da yine bir başkasının teslim ettiğini dile getirerek “Parayı Musa Yılmaz’ın yatırdığı söyleniyor” dedi.

Musa Yılmaz’ın Ankara’nın yollarını aşındırıp atama istediği ancak bunu başaramayınca aday adayını teke indirme fikrinde karar kıldığını ancak kendisinden hiçbir fikir alınmadığını da belirtti.

Aday belirleme yöntemiyle ilgili de konuşan Dursun, ön seçim istedi.

Dursun, Beylikbağı’nda başlattığı bir halk hareketi olduğunu, CHP’nin silik olduğu bu mahallelerin adaylığı durumunda CHP’ye oy vereceğini ifade ederken ittifak olayının da kendi adaylığı ile rahat bir şekilde gerçekleşebileceğini dile getirdi.

Dursun, aday gösterilip seçilmesi durumunda özellikle Yavuz Selim, Hürriyet, Kirazpınar ve Beylikbağı ile ilgili projelerinden söz etti, bu mahallelerdeki mülkiyet sorunun çözüleceğini ifade etti.

Dursun, AKP’nin Adnan Köşker’i aday göstermesinin kendisinin işine geleceğini de sözlerine ekledi.

Recep Dursun ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi ile sizleri baş başa bırakıyoruz…

MUSA YILMAZ’A GÜVENMİYORUM

*** Aday adaylığınızı neden hemen açıklamadınız?
-Ben ilçe başkanlığı kongresini kaybettiğimin ertesi günü Yavuz Selim ve Hürriyet mahallelerindeydim. Siyasetin içinden kopmadım. Adaylığı geç açıklamam noktasında ise ilçe başkanının tavrı, tarzı güven veren bir tarz değil. Bir aday tek başına hiçbir şeydir. Örgütle birlikte hareket edersiniz. Örgütle paralel yürürse birlikte bir şeyler yapabilirler. İlçe başkanı süreci kötü yönetti. Benim dışımda herkese adaylık teklifinde bulunuyor, 1 Ekim’de adaylıkların başladığı gün Yenigün Gazetesi’nde bir haber var; ‘Nail Çiler adayımız değil ama benim adayım belli’ şeklinde. Şimdi ben siyaset yapıyorum. Örgüt yöneticiliği yaptım, ilçe başkanlığı yaptım. Bir örgüt kendi içinden bir aday belirlemiş ve bunu da basına yansıtmışsa bu ne demektir; ‘Biz tarzımızı, tavrımızı belirledik, adayımızı belirledik, seçim noktasında startımızı verdik.’ O zaman siz niyet etseniz bile, adaylık düşünseniz bile örgüt içinde çatışmaya girmeniz gerekiyor. Ben böyle bir çatışma yaratmak istemedim. Çünkü bu dönem, çatışma değil, uzlaşma, birlikte hareket etme dönemi. Hatta toplantı yaptık, 14 Ekim’de bir araya geldik ilçe başkanı Musa Yılmaz ile. Bana sadece ‘Ne düşünüyorsun’ diye sordu, ‘Aday mısın’ diye sormadı. Ya da ‘Bu örgütte karşılığınız var, tabanda sizinle ilgili bir talep var, aday olmayı düşünüyor musunuz’ diye değil, ‘Ne düşünüyorsunuz’ diye sordu. Ben de süreçle ilgili düşüncelerimi açıkladım. Dedim ki; ‘Başkanım bak siz adayınızı açıklamışsınız.’ ‘Hayır ben böyle bir şey açıklamadım, gazeteci kendi bir şeyler eklemiş, o röportaj aslında 2 hafta önce yapılmıştı’ diyerek yalanladı. ‘Adaylıkların başladığı süreçte çıktı bu röportaj, ben sizin ne zaman bu röportajı verdiğinizi bilemem. Tekzip eden bir yazınız da yok’ cevabını verdim. ‘Ben o açıklamayı görüyorum, bu benim için bir engel madem adayınız hazır, çıkın açıklayın. Sonuçta bu partinin adayıdır’ dedim. ‘Yok, benim bir adayım, öyle bir niyetim yok’ ifadelerini kullandı. 14 Ekim’de Bayramoğlu’nda yaptığımız görüşmede geçti bu konuşma. ‘Aday aramayın, örgütü toplayın, çalıştay yapın, size bir şeyler söyleyecek o örgüt, onun söylediklerine dikkat edin’ dedim, kabul etmedi. Adayları toplayın dedim, ‘kavga ederler’ dedi, kabul etmedi. ‘Bu tavrınızla güven vermiyorsunuz, size güvenmiyorum, dolayısı ile aday olmayı ben şu anda düşünemem. Ve kimse de aday olmayacak, müracaat etmeyecek, göreceksiniz’ dedim. Öyle de oldu, 19 Ekim’de kimse müracaat etmedi.

TUHAF TUHAF DAVRANIŞLARDA BULUNUYOR

Peki, neden aday adayı oldunuz?
-Bakın benim Beylikbağı bölgesinde 6 yıldır yaptığım bir çalışma var, halkla birlikte. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gebze’de kaybetmesine Beylikbağı ve Yavuz Selim mahalleleri neden oluyor. Bu mahallelerde böyle bir sorun var. Beylikbağı 6-7 mahalleyi kapsıyor, 100-150 bin nüfusa sahip. Şimdi orada yürüttüğümüz bir mücadele var. Gerek bu mahalledeki halktan, gerekse partililerden aday adayı olmam noktasında inanılmaz bir baskı gördüm. Ofisime gidemez hale geldim. Beylikbağı bölgesinde insanlar toplandı, şunu söylüyorlar: ‘Biz 6 yıldır kendi değer yargılarımızı, bütün kabullerimizi yerle yeksan ettin, altüst ettin, bize bir umut oldun, bizi bir araya getirdin. Bir araya gelmeyecek bölgedeki insanları bir araya getirdin. Bize bir umut oldun. Ya bu umudu vermeyecektin ya da yola çıkacaksın, biz sende bu umudu gördük.’ Şimdi tabii ki bu siyasi sorumluluk çok önemli. Ben popülist bir siyasetçi değilim, ben halkçı, örgütçü biriyim. Dünya görüşüm belli, sosyalist gelenekten gelen bir insanım. Dolayısı ile şimdi birileri size umut bağlamış ve umut olarak görüyorsa ne kadar kaçarsanız kaçın. Partide de aday yok deniyor. Partililer de bundan rahatsız. Bu baskı neticesinde aday adayı oldum. Partililere şunu söylüyorum: ‘Arkadaşlar ilçe başkanı bir şey söylüyor orada, tuhaf tuhaf davranışlarda bulunuyor. Bu bana güven vermiyor. Biz aday olsak bile, bu tartışmalar yaratıp parti içerisinde sıkıntı olabilir.’ ‘Yok’ dediler, ‘Biz konuştuk, aday falan yok.’ Netice itibari ile ilk müracaat eden benim.

PARASINI BAŞKASI YATIRDI, DOSYAYI BAŞKASI TESLİM ETTİ

***İsmail Demir, örgütün değil, ilçe başkanının adayı mı?
-Dr. İsmail Demir, saat 16.55’ti, ‘Aday olmayı düşünmüyorum, benim oğlum ameliyatta’ dedi. Onun başvuru parasını birisi yatırıyor, dosyasını birisi getiriyor. İlçe başkanı Musa Yılmaz yatırıyor muhtemelen, öyle söylüyorlar. Dosyayı biri teslim ediyor, parayı da biri akşam 19.00’da yatırıyor. Yatıran, buradan değil, kendisi değil, bir başkası. Kimin yatırdığı günahı vebali boynuna ama kendisinin yatırmadığını biliyorum. Birinin yatırdığını kendisi söyledi bana doktor arkadaşımız. Gerçekten aday olmayı düşünmüyordu.

***Yani zorla aday adayı yapıldı öyle mi?

-Evet, özel rica üzerine zorla aday yapıldı. Şimdi 25 Ekim akşamı biz dosyayı alıyoruz, müracaat edeceğimizi söylüyoruz, yönetimle buluşuyoruz, bana soru soruldu, dendi ki ‘Sen yönetime güvenmiyor musun?’ ‘Evet, süreci doğru yönetmediğiniz için güven vermiyorsunuz’ dedim. ‘Sizin örgütü harekete geçirmek. Siz aday arıyorsunuz. Bunu örgüte kabul ettirmeye çalışıyorsunuz. Örgütte inanılmaz bir yılgınlık var, bunu üzerlerinden atmak sizin göreviniz’ dedim. O akşam karar almışlar bunlar karar defterine, İsmail Demir aday ama müracaatı yok. Ertesi sabah (26 Ekim) dosyayı hazırladım, saat 10.00’da arıyorum ‘Başkanım neredesin, ben dosyayı hazırladım, saat kaç gibi geleyim’ ifadelerini kullandım. Birkaç arkadaşla gideceğiz ilçeye sonuçta dosyayı teslim etmeye. ‘Ben Tekirdağ’dayım’ dedi. ‘Ne işin var başkan’ diye sordum… Ankara’ya gidiyor, Bolu’dan dönüyor, Tekirdağ’a gidiyor, Genel Başkan Tekirdağ’da olduğu için. İlçe sekreterini de yanına almış. Başka bir yönetici arkadaşa teslim ettik dosyayı. Yani atama yaptırmak için orada. Daha sonraki haftalar defalarca Ankara’ya gitti, sürekli atatmaya çalışıyor arkadaşı. Ama 2 aday var. O süreçte ben basına hiçbir şekilde bir demeç vermedim, sosyal medyadan da yüklenmedim. Şimdi bizi yok saymaya çalışıyor. Birileri söyleyince 2 aday var diyor. Ankara’da atama yaptırmak için uğraştı, atayabilir mi, atayamaz… Ne ahlaki ne vicdani ne de siyasi etik olarak bu mümkün değil. Olmadı şimdi süreç tıkandı. Ben ön seçim isterim, yani tek aday değilse olması gereken yöntem budur. Örgüte güvenmek gerekir. İşin özü benim aday olmam istenmedi.

***Ön seçimden çıkar mısınız?

Ön seçim yapıldığı zaman çıkarım. Eğer örgüt gücüm yoksa, beni desteklemeyecekse zaten ben neden aday oluyorum ki, niye seçileyim ki?

BEYLİKBAĞI ÖNEMLİ

***Beylikbağı bölgesinin seçimi kazanmadaki önemi nedir? Nüfusu kaç?
-Bizim Beylikbağı, Kirazpınar bölgesinde yaptığımız bir isyan. Halkla birlikte yaptığımız mücadele hakikaten bir isyandır. Bu isyan hareketi ötekileştirilen yoksul kesimin bir isyanı. Bu isyan kent rantçılarını rahatsız ediyor, AKP’yi de rahatsız ediyor. İki mahallenin nüfusu 27 bin ama orada doğan, büyüyen çocuklar, evlendikleri zaman imar olmadığı için başka mahallelere konuşlanıyor. 150 bine yakın nüfus var bu noktada.

***Aday olursanız, CHP bir başarı elde edebilir mi Gebze? AKP ile olan oy farklı bir hayli açık, partiniz buraya umutsuz vaka olarak bakıyor…

-Tabii ki edebilir. Genel merkezin orada siyasetin yapabileceği şey var ama esasında Gebze’yi kazanmak yerel siyasetçilerin yapabileceği bir iş. Bunu ne Kemal Kılıçdaroğlu, ne Deniz Baykal ne de başka birisi yapabilir. Yerel siyasetçiler, doğru siyaset izlerse o zaman kazanılır. Ben 1982 yılından bu yana Gebze’deyim. Sosyalist gelenekten geliyorum. Halk hareketini örgütleyen bir hareket gördünüz mü hiç? Emeğin başkenti olan bir yerde halk hareketini örgütlemekten bahsediyorum. Herhangi bir mahallede Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütlediği bir hareket var mı? Yok, niye? Bu kadar sorun olan bir yerde halkı örgütleyemiyorsanız sorunu kendinizde arayacaksınız. Suçu halkta değil, kendimizde arayalım. Oturduğumuz yerden siyaset yapıyoruz. Oturduğumuz yerden ahkam kesiyoruz, AKP karşıtlığı ile seçimi alabileceğimizi düşünüyoruz. Öyle bir dünya yok. Siyaset tamamen iletişim ve tamamen dokunmayla ilgili. Önemsediği değerlere, sorunlarına çözüm noktasında onlara sahip çıkmakla ilgili. Ama biz uzaklaşıyoruz. Kavgalardan, karışıklıklardan besleneceğimizi zannediyoruz. 6 yıldır yürüttüğümüz Beylikbağı çalışması, proje çalışmasıdır. Örgütlülüğün nasıl olacağını bakın göreceksiniz. Bu bir küçük laboratuvardır. Yani sizler esnafsanız esnaf bölgesinde, çiftçiyseniz çiftçi bölgesinde, tüccarsanız tüccar, sanayici bölgesinde ya da işçiyseniz sendikalarda nasıl bir mücadele yürütmeniz gerektiğini belirleyin, girin, sorumluluk alın. Rahatınızdan, çoluk çocuğunuzdan, işinizden fedakarlık yapın, cebinizden masraf yapın ama bir örgütlülüğü sağlayın. Alternatif başka bir şey yapın. Bizim Beylikbağı projesi öyle, Kirazpınar projesi öyle. Yapılabiliyor mu yapılabiliyor. Şimdi partide baktığınızda şu konuşuluyor; ‘Beylikbağı çok önemlidir, orada bir şeyler kırılırsa bir şeyler değişebilir.’ Peki o kırılma nasıl sağlandı? Biz partide söylediğimiz zaman ‘Oradan bir şey olmaz başkan’ diyorlardı. İlçe başkanı olmadan önce başladım ben bu projeye. Sedat Tatar döneminde, 2012 yılında yönetime girerken şartlı girdim. Ben oturduğum yerden yok akademik kariyerim var, yok bilmem neyim var, bunun üzerinden makam mevkii kendimi tanımlayacağım, böyle bir şey yok. Ben köylere giderim, mağdur edilen kesimlere giderim. Gebze’de biz nerede kaybediyoruz, niçin kaybediyoruz sorusunu sorarım, yerel ve merkezi iktidarların mağdur ettiği alanları görürüm o alanlar üzerinde çalışma yürütürüm dedik ve gerçekten de 2012 yılında da yönetime girdiğim andan itibaren Sedat Bey ile birlikte biz köylere gittik. 2B yasasını, Büyükşehir yasasını anlattık. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşmesi Kanunu’nu anlattık. Sedat Bey’in de hakkını vermek lazım, bizim söylediğimize güvendi, inandı.

BİZDEN DOLAYI O KARTLAR DAĞITILDI

***8 bin kişiye 200 bin yardım kartı dağıtıldı, ne diyorsunuz?
-AKP, şimdi bir ihale açtı, 8 bin tane 200 liralık kart aldı. Hangi bölge için bizim çalıştığımız bölge için. 1 milyon 600 bin liralık kart aldı, sadece Beylikbağı ile ilgili. Neden acaba? Ben bu kartların etkileyeceğini düşünmüyorum, alsınlar yine oyunu vermesinler. Sosyal belediyecilik anlayışı ile buna karşı çıkacak halimiz yok ama bunu seçim rüşveti olarak da görmek lazım. Evini elinden almaya çalıştığınız insanlara 200 lira vermelerini başka türlü yorumlayamayız değil mi? Ben bu dönem susacaklarını zannetmiyorum çünkü şu anda partimizden daha çok mağdur edilen halk çalışıyor o bölgede. Solun en büyük görevi şudur; haksızlığa uğrayanın, mağdurun etnik kimliğine, ideolojisine, siyasi kimliğine bakılmaz. Yani biz sonuca bakarak, verdikleri oylara bakarak biz orada olmaktan kendimizi alıkoyamayız. Bu bir siyasi sorumluluktur, ‘Ya oy vermiyorlar, neden gidelim’ diyemezsiniz. Değiştiremezseniz, teslim oldunuz demektir. Beylikbağı bölgesinde benim için slogan geliştirmişler ‘Adnan gitsin, Recep Dursun’, ‘Gebze duysun, başkan Dursun’ şeklinde. Bana gönderiyorlar bunları.

İTTİFAK BENİM ADAYLIĞIMDA RAHAT OLUR

***Gebze’de diğer partilerle ittifak olur mu?
İttifakların sağlanması lazım. Şahsımın aday yapılması halinde ittifakların çok daha rahat olacağını düşünüyorum. Çok net söylüyorum, kusura bakmasın kimse mütevazilik yapmayacağım. Yerel ittifak sağlanacaksa şahsım üzerinde sağlanır. 35 yıldır bu kentte siyasi, insani ilişkilerimiz iyi, biz insan biriktirdik. Hemen hemen her kesimle, siyasi partilerin önderleriyle insani ilişkilerimiz vardır. Tanış olmak, samimi olmak, güven vermek önemlidir. Bizim siyasi duruşumuzu bilenler de o bölgede. Bir şey söylemişsek yapılır, söylediğimizi yaparız. Biz güven veririz diğer kesimlere. Ki ben AKP’lilerden çok oy alacağımı düşünüyorum, iddialıyım.

UMARIM DURMASI GEREKTİĞİ YERDE DURUR ARTIK

***CHP’nin Gebze’deki dezavantajı nedir?
-En büyük endişelerimden biri şuydu; parti içindeki çatışmalar. Çünkü kimse kendi içinde kavga edene oy vermez. Parti içindeki ayrışmalar seçmen üzerinde olumsuz etki ediyor. Özellikle bu tartışmalardan kaçmaya çalışıyorum. Dilerim ilçe başkanı da aynı özveriyi gösterir, bir yerde durur yani. Durması gerektiğini de bilir artık yani. Durmazsa sıkıntıyı parti çekecek. Ben susuyorum, oturuyorum, o da bir dursun. Umut olmadan olmaz, söylem bazında ‘Ben Gebze’yi kazanacağım’ bir ilçe başkanı iddia eder ama boş konuşmanın, altı dolu olmayan konuşmanın bir anlamı yok. Gebze’yi kazanmak istiyorum, onun için böyle yapıyorum olmaz. Siyaset tek kişilik bir şey değil. Örgütle ve kitleyle birlikte yapılır. Arkanızda sizi anlayan bir kitle yoksa ‘Ben kendim kazanmak istiyorum’ lafı bir delinin boş odada bağırmasına benziyor.

HESABI ÖRGÜT SORAR BEN DEĞİL

***İlçe başkanının dediği olursa örgütün tepkisi ne olur?
-Şu an çok samimi söylüyorum aranmıyorum. Ne yapıyorlar bilmiyorum, hiçbir bilgim yok. Diğer adaya bilgi verilir, bana verilmez, çok da umursamıyorum. Atamaya gittiler, ‘gidin atayın’ dedik yani ne yaparsanız yapın ama 2 aday var, örgüt bunun hesabını sorar, ben sormam. Halen şu an gücü yetmediği için atama olayı kapandı, şimdi şunu söylemeye başladılar, tek adaya düşürelim. Kime söylüyorsun tek adaya düşürmeyi? Bana sormuyorlar, ben yine yokum. Benim bu konudaki fikrimi bugüne kadar hiç sormadılar, tek adaya düşürme kararı alınmış ama benim fikrim yok. Ben ön seçim diye üye listelerini aldım. Ön seçim olacak diye çalışmaya başladım. Bu arkadaşlar tek adaya düşürmek istiyor neden çünkü elinde patladı. Örgüt bunu kabul etmez. Örgüt aday gösterir, ilçe başkanı değil. Bu tepeden yanlış başladı, AKP değil Cumhuriyet Halk Partisi, kimse kusura bakmasın.


 
MÜLKİYET SORUNU ÇÖZÜLECEK
Aday olduğunuz takdirde nasıl çalışacaksınız?
Çalışma ekibimiz üç ana kolda; emek ve demokrasi güçlerinin içinde bulunduğu bir yapı var, gönüllüler yapısı var ve parti örgütü var.
Beylikbağı, Hürriyet, ve Yavuz Selim mahallelerinde partililer çalışmayacak, oranın kendi özgün bir yapısı var, o yerel halkla, dinamiklerle hareket edeceğiz. Onlar ev ev dolaşıyorlar zaten şu anda da. Ben de haftada 3 gün oradayım. İlçe başkanlığından ayrıldığımda da oradaydım, yine oradayım. Meslek odaları ile ilişkilerimiz çok iyi. Onların da halkçı belediyecilik noktasında bizimle uyumu söz konusu. Somut projelerle ilgili çalışmalarımız var.

***Projeleriniz neler?

Bütün hak sahipleri tapularına kavuşacak öncelikle. Biz diyoruz ki ‘evet dönüşüm olmalı, yerinde dönüşüm olmalı, ıslah olmalı’ ama bu iki aşamalı olacak. Öncelikle Hürriyet ve Yavuz Selim mahallelerinde insanlar tapularına kavuşacak, bir müşteri olarak görülmeyecek. Tapularına kavuştuktan sonra, yerinde ıslah ve dönüşümü birlikte oturup onlarla, başından itibaren planlama nasıl yapılacak, projelendirme nasıl yapılacak, dönüşüm nasıl sağlanacak özneleri ile birlikte kararlaştırılacak. Sadece masa başında olmuyor. Orasının sosyal demografik ve kültürel sosyolojik yapısını bozmadan onlarla birlikte dönüşümü sağlayacağız. Belediyenin orada yapması gereken projelendirme, teknik destek, lojistik destek olacaktır. Bütün oradaki işlemleri halka birlikte yapmak lazım. Belediye tüketir, hizmet eder, harcar; harcamayı bireye, halka, kamuya dönük yapacak, onu esas alacak. Tabii ki çevre güzelleştirilecek ama mesele insanın huzurunu, mutluluğunu sağlamak. Çok iyi bir çevre yaparsınız ama mutsuz insan için bir anlamı olmaz. Güzel çevre, yaşanabilir bir çevre ama mutlu insan, huzurlu insan. Beylikbağı bölgesi aslında yeni bir çekim merkezi olabilir. Kültür, sanayi, spor alanlarının olabileceği bir merkez haline gelebilir. Ticaretin oraya yığılması lazım. Gebze merkezi biraz daha bu taraflara kaydırmak lazım. Bu imkan da var orada. Mülkiyet sorununu çözüp, dönüşümü sağlamak ve aynı zamanda bir çekim merkezi, kültür sanat merkezi haline getirmek lazım. Gebze’nin 2 tane çok önemli özelliği var; sanayileşmenin yanı sıra tarımın da olduğu bir yer. Gebze Belediye Başkanının yapacağı şey, tamamıyla doğal üretim alanları oluşturmak, kooperatifleri oluşturmak. Doğrudan tüketiciye kooperatifler vasıtasıyla iletmek. Daha ucuz, daha kaliteli, nitelikli. Belediye başkanı bunu yapar, alım garantisi verir köylüye. Yoksul insanlara 200 lira vereceğine, onların 200 lira tasarruf edebileceği daha ucuz ve sağlıklı gıdalara ulaşımını sağlamak gerek. Gebze’de o potansiyel de var, talep de var.

MESAFELİYDİK AMA…

Meclis üyelerinden memnun muydunuz?
Meclis üyelerini ben seçmedim, partililer seçti. Benim olduğum dönemde onlar da sevmezdi beni ben de sevmezdim onları. Sevmek diye bir şey yok ama saygı duymak gerek. O dönemde mesafeli ilişkilerimiz de olsa tartışarak medeni ölçüler çerçevesinde kararları birlikte alırdık. Ben her meclis toplantısına katıldım. Bütün meclis toplantılarında alınan kararlara, söylenecek sözlere kadar birlikte karar verdik. Benim dönemimde çalıştılar. Akçalara işlere girdiler mi diye sorarsanız; en azından ben şunu biliyorum ki akçalı işlere girmesini gerektirecek bir karar yoktu benim dönemimde. Bir iki dedikodu vardı, ben araştırdım, yoktu.

DİLERİM KÖŞKER ADAY OLUR!

Adnan Köşker tekrar aday olur mu?
Dilerim Adnan Köşker aday olur (gülüyor). Aslında ben adaya bakarak hareket etmem. Adnan Köşker’i şahıs olarak konuşmamak lazım, AKP’li belediyelerin zihniyeti bu. Rantçı ve yandaşlarla birlikte tüketen bir zihniyet. AKP zihniyeti değişmedikçe Ahmet yapmaz, Mehmet yapar. Ha Adnan Köşker, kolay bir rakip midir, tam tersi; Köşker, AKP içerisinde iletişimi en iyi kurabilen siyasetçidir, ondan daha niteliklisi yok kendi içlerinde. Benim için de iyi bir rakip.
Son Güncelleme: 17.11.2018 09:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328