DEM Partili Gülek’ten Başkan Ömeroğlu’na tepki
DEM Parti Dilovası Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Gülek Dilovası ocak ayı meclis toplantısında yaşanan tartışmayla ilgili olarak, “Ölenleri ülke gündemine getirdiniz, ayıptır’ demek; acısını hâlâ yüreğinde taşıyan ailelere söylenebilecek en talihsiz sözlerden biridir” dedi.
Dilovası Belediyesi ocak ayı meclis toplantısında Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ve DEM Partili meclis üyeleri arasında Dilovası’nda meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili olarak tartışma yaşandı. Yaşanan tartışmayla ilgili olarak yangında hayatını kaybeden merhume Hanım Gülek’in yakını DEM Parti Dilovası Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Gülek, “Dün belediye meclis toplantısında, Dilovası’nda yaşanan patlamaya ilişkin belediyenin ihmallerini dile getirdiğim için belediye başkanı tarafından şahsım üzerinden aileler ‘şov yapmakla’ suçlandı. Oysa ben ne şov yapıyorum ne de gündem peşindeyim. Ben, bu ilçede yaşanan bir ihmaller zinciri sonucu yakınını kaybetmiş bir insanım. Sorduğum sorulara tek bir cevap vermeyen belediye başkanı, cevap vermek yerine saldırmayı, konuyu saptırmayı ve suçu başkalarının üzerine atmayı tercih etti. Bu tavır, sadece şahsıma değil, adalet arayan tüm ailelere yönelik bir saygısızlıktır.
“Sorumlular cezasız bırakıldı”
Daha da incitici olan ise, Dilovası halkına yönelik masumane bir sitemimi ‘hakaret’ gibi göstererek kendi sorumluluğunu örtbas etmeye çalışmasıdır. ‘Ölenleri ülke gündemine getirdiniz, ayıptır’ demek; acısını hâlâ yüreğinde taşıyan ailelere söylenebilecek en talihsiz sözlerden biridir. Sayın Başkan, Allah aşkına soruyorum: Sizin başkanlık yaptığınız ilçede, yıkım kararı bulunan kaçak bir yerde insanların göz göre göre ölmesi mi ayıp, yoksa biz ailelerin adalet arayışı mı? Bu ülkede sistemin suskun kaldığı benzer olayları hepimiz biliyoruz. Soma’da, Ermenek’te, Beşiktaş’ta, Tekirdağ’da yaşananlar hâlâ hafızalarımızda. İlk günlerde herkes konuştu, herkes üzüldü. Sonra kamuoyu gündemi düştü, dosyalar rafta kaldı, sorumlular cezasız bırakıldı, aileler yalnızlaştırıldı. Adalet geciktikçe acı derinleşti, haksızlık katmerlendi. Bugün Dilovası’nda yaşanan tam da budur. Biz susarsak bu dosya da diğerleri gibi unutulacak.
“Acıların üzerini örtmektir!”
Biz susarsak bu acı da istatistiklere karışacak. O insanların ölümü ülke ve dünya gündemine taşındığında rahatsız olmadınız da bugün bu olayın unutulmaması için mücadele eden biz ailelerden mi rahatsız oldunuz? Bu mudur Dilovası halkına bakışınız? Bu mudur acılı ailelere duyduğunuz saygı? Kimse sözlerimi sağa sola çekmesin. Ben çok netim. Net sorular sordum ve hâlâ cevap bekliyorum. Yıkım kararı olan bir yapı neden yıkılmadı? İtfaiye raporu dahi alınmadan bu yere neden ruhsat verildi? Ben bu soruları bir meclis üyesi olarak değil, bir yakınımı kaybetmiş bir insan olarak soruyorum. Ve bilinmesini isterim ki bu sorular cevabını bulana kadar susmayacağım. Çünkü adalet istemek suç değildir. Unutmamak ayıp değildir. Asıl ayıp olan, bu ülkede acıların üzerini sessizlikle örtmektir!” dedi.