banner920
Şanlı: "Evet-hayır kamplaşmasının içinde olmayacağız"

Türkiye Kamu-Sen Kocaeli İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, bu haftaki Salı röportajlarımızın konuğu oldu. Samimi bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Şanlı ile eğitimde yaşanan sıkıntılardan Kocaeli’nin eğitimde bulunduğu noktaya, öğretmenlerin yaşadıkları problemlerden, görevden uzaklaştırılan öğretmen ve sendika temsilcilerinin durumlarına kadar birçok konuyu konuştuk. Şanlı, İzmit’te de oldukça geniş bir kesim tarafından bilinen Şanlı sülalesini ve özel hayatı ile ilgili bilgileri de bu hafta Kocaeli Barış Gazetesi okurlarıyla paylaştı. Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un referandum tercihini açıklamasının, konfederasyonun referandum tavrını belirtmediğini ifade eden Şanlı, “Kamu-Sen’in kurumsal bir açıklaması yok öncelikle onu söyleyelim. Kamu-Sen üyeleri devletin milletinin geleceği açısından çok önemli olan bir referandumda kararlarını kendileri okuyarak verecektir. Bir konfederasyonun üyelerini yönlendirmesi kadar yanlış bir şey yoktur” ifadelerini kullandı. Başkan Şanlı, şu süreçte ülkenin referanduma gitmesini nasıl değerlendirdi? 15 Temmuz’un ardından yaşanan açığa alma ve ihraçlar ile ilgili Şanlı neler söyledi? İnsanların suni gündemlerle oyalandığını belirten Başkan Yaşar Şanlı, Memur-Sen’i ima ederek hangi açıklamalarda bulundu? Şanlı’nın ‘Atatürk’ün adını anmaktan imtina etmediği için seviyorum’ dediği belediye başkanı hangisi? Şanlı belediye başkanlarının hepsine seslenerek ne istedi? Geçtiğimiz dönemlerde mülakat sistemi nedeniyle görevden alınan okul müdürleri ile ilgili ne gibi gelişmeler yaşandı? Hepsi ve çok daha fazlası röportajımızda. Keyifle okumanız dileğiyle…
 
GÜLTEPELİ OLMAKLA GURUR DUYUYORUM
*Şanlı sülalesi Kocaeli’de büyük bir kesim tarafından tanınıyor. Nerelisiniz aslen? Ailenizi tanıyarak başlayalım mı sohbetimize?
- 50 yıla yakındır Kocaeli’de ailemiz. Farkı soyadlarından oluşan geniş bir sülaleyiz. Kocaeli merkezde ve diğer ilçelerde ailemizin mensupları yaşamakta. Ailemizin insanları işinde gücünde insanlardır hepsiyle gurur duyuyorum. Birbirimize bağlı bir aile yapımız var. Yaklaşık 200 hane olarak yaşıyoruz Kocaeli’de.  Ülkenin çeşitli yerlerinde de akrabalarımız var. Aslen Karabüklüyüz. Dedelerimizden biri Sakarya Savaşı’nda kahramanlıklar göstermiş. Çileli bir yolculukla bulundukları yerlere gelmişler. Ben doğma büyüme İzmitliyim demekten gurur duyuyorum. Gültepe Mahallesi’nde büyüdüm ve Gültepeli olmaktan, o semtin bir çocuğu olmaktan son derece gururlu ve mutluyum. Soy ismin nereden geldiği hakkında bir bilgimiz yok ama atalarımızın Kurtuluş Savaşı’nda yer almaları nedeniyle olduğunu düşünüyoruz. Geçmişize baktığımızda şahsım dahil olmak üzere ailemizin fertlerinin çoğu askerliklerini Doğu ve Güneydoğu’da yaptı. İlk atamam Şırnak Cizre’ydi. Bir kader gibi. Kuvayi Milliye ruhuyla devam ediyoruz.
 
ATATÜRK’Ü ZATEN SEVİYORDUM AMA...
*Bir eğitimci olarak sizin eğitim hayatınıza değinelim mi biraz?
- Gültepe İlkokulu mezunuyum. Ortaokulu da İnkılap Ortaokulu’nda okudum. Hocalarımızın üzerimde çok büyük emekleri var. İzmit Lisesi mezunuyum ve hayatımdaki en güzel şeylerden biridir. Üniversiteyi Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde okudum. Hayatımız bir mücadele ile geçti. Lisede milli sivil toplum kuruluşları ile sık sık diyaloglarımız oldu. Liseden itibaren Türk milliyetçiliği fikir sistemi ile ilgili babadan da kaynaklı merakımız oldu. Bu konuda çalışmalar da yaptık. Milletimizin varlığı ve ebediyete ulaşması ile ilgili çalışmalarımıza devam ettik. O yıllarda Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili daha sıkı tanıştık. Zaten seviyorduk ama derinlemesine yaptığı mücadele ile ilgili Türk milletini bir kat daha sevmemizi sağladı ve Atatürk sevgimiz de o günlerden bugünlere bitmeden geliyor. Yanıbaşıma da her zaman koyarım. Atatürk’ün en sevdiğim fotoğrafları da kalpaklı fotoğraflarıdır, mücadele ruhunu yansıttığı için.
 
AYRI DÜNYALARIN OLDUĞUNU GÖRDÜM
*Öğretmen olmaya nasıl karar verdiniz?
-İlkokul öğretmenimi saygıyla anmak isterim. Kendisi sağ ve sık sık görüşürüz. O hocamdan ve diğer hocalarımdan etkilenerek her zaman öğretmen olmak istemişimdir. Tarih benim ilgi alanımdı. Tek hedefim de buydu. Şırnak Cizre’ye atandım ve hiç tereddüt etmeden gittim. Bayrağın dalgalandığı her yeri bir vatan toprağı bilerek gittik. Cizre benim için çok büyük bir tecrübe oldu. Ankara’nın ötesine geçmemiştim o zamana kadar ve orada ayrı bir dünya, ayrı tecrübelerin, yaşamların olduğunu gördüm. Batıdaki yaklaşımla her doğulu vatandaşın bölücü terör örgütü ile ilişkisinin olmadığını gözlerimizle gördük.
 
GENÇLİK AKLIMLA SORMUŞ BULUNDUM
*Cizre’ye ait sizi çok etkileyen bir anınız var mı?
-Cizre’ye ilk tayin olduk, Cizre çok güzel bir yer bu arada. Ben 98 yılında gittim. Gittiğimde terör yoktu, terörist yoktu. Hiçbir çatışmaya rastlamadım şu anda görüyorsunuz o sokakları. Dicle Nehri’nin kenarında, insanları güzel, sıcak, samimi olan bir yer. Ben de o dönemde öğretmenevine kapatmıyordum kendimi, çok geziyordum sokaklarda. Sokaklarda çay bahçeleri vardı,  küçük tabureler vardı. Bütün çay bahçelerinde çok lezzetli Seylan çayı demlenirdi. Bir çay bahçesine girdim birgün ama oturacak yer yok. Bir amca takıldı gözüme, yılların tecrübesi yüzüne yansır ya bir insanın öyle. Gittim yanına oturmak istedim. Buyur etti. Çok da güzel bir şivesi vardı, konuşurken kulağınızda bir müzik gibi. Ben konuşurken “Siz bizden ayrılmak, farklı devlet kurmak istiyormuşsunuz” dedim. Gençlik aklımızla sormuş bulunduk. O amca bana “Olur mu öyle şey, biz yıllardır buralarda birlikte yaşıyoruz. Kardeşiz, bizi kim sökebilir? Bizi asla birbirimizden ayıramayacaklar” dedi. O günlerden bugünü görmek beni fahri biz Cizreli olarak üzüyor. Ben Cizre’deydim ama çevreyi de çok gezdim ve eğer bu terör olayları olmasa oralar çok güzel dolup taşar. Sonradan işte bu süreçler yaşandı.
 
MİLLETİN AKLIYLA ALAY ETMEK BU
Çözüm sürecinde Türkiye Kamu Sen’in tavrı belliydi. Karşıydık ve burada Özsar’da bir toplantı olmuştu biz de oraya elimizde sorularımızla gitmiştik. Şimdi görüyoruz ne kadar doğru işler yapmışız. Şu anda Çözüm Sürecinin yanında olan- karşımızda o zaman Ahmet Gündoğdu vardı Memur Sen’in başkanı oydu,  hem de bu şu anda devletin canına kast etmiş yapıyla beraber olanların bugün ne hikmetse hiçbir şey yapmamış gibi tavırla ortalarda gezmeleri Türk milletinin aklıyla alay etmek oluyor. Bunlar da artık geçti. Şu anda yapmamız gereken milli birlik ve beraberlikle devam etmek. Ben üniversite yıllarımda da mücadelenin içinde yer aldım. Bu görevlerim de bana tecrübe olarak geri döndü.
 
*Kocaeli’ye dönüşünüz de farklı bir sebep nedeniyle olmuş. Sizi buraya döndüren sebep neydi, burada hangi okullarda görev yaptınız?
- Cizre’den Kocaeli’ye depremin ardından geldim. 99 depreminden sonra Kocaelili olmayan öğretmenler burayı boşalttı. Burada öğretmen kalmadı. Kocaelili olanlara da şehrine tayin hakkı verildi. Biz de tayin istedik. Çakabey’e verdiler beni ve çadırda öğretmenlik yaptım. Çakabey’den sonra da Yuvacık’a verdiler beni ve orada da prefabrik sınıflarda ders verdik. Sonrasında İnkılap’a geldim. Son olarak da Alparslan Ortaokulu’na müdür yardımcısı olarak atamam yapıldı. Kimseye torpil yapmadan, boyun eğmeden sınavımıza girerek atandık. Orada müdür yardımcılığı yaparken aynı zamanda da 2004 yılında sendikacılığa başladım. Sendikada basın sekreterliği ile başladım, teşkilat sekreterliği, şube sekreterliği ve şube başkanlığı geldi. O sırada sendikamız 3 bin rakamını geçmişti ve ikinci profesyonel sendikacı istendi. Süleyman Pekin de bizi tercih etti ve Derince’deki kadrom o tarihten itibaren devam ediyor. Görevimiz bittiğinde çok sevdiğimiz mesleğimize döneceğiz.



KURUMSAL AÇIKLAMA YOK
*Türkiye Kamu Sen ‘Hayır’ diyeceğini açıkladı. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
- Kamu Sen’in kurumsal bir açıklaması yok öncelikle onu söyleyelim. Kamu Sen üyeleri devletin milletinin geleceği açısından çok önemli olan bir referandumda kararlarını kendileri okuyarak verecektir. Bir konfederasyonun üyelerini yönlendirmesi kadar yanlış bir şey yoktur. Her insan kendisi en iyi şekilde değerlendirerek kararını verecektir. Türkiye Kamu Sen’in üyeleri de bu ülkenin yetişmiş, entelektüel seviyesi yüksek insanlarından oluşmaktadır. Bu insanlar kendi kararlarını kendileri verecektir. Bizim üyelerimiz evet de dese, hayır da dese biz bu yarılmanın ne sağında ne solunda olmayacağız. Ülkenin birlik ve bütünlüğe bu kadar ihtiyacının olduğu bir süreçte ‘evetçi’ ya da ‘hayırcı’ kamplaşmasının hiçbir tarafında olmayacağız. Asli işimiz üyelerimizin hukukunu ve özlük haklarını temin etmektir. Kendi kararlarını vereceklerinden hiçbir şüphemiz yoktur.
 
*Yanlış nerede yapılıyor sizce?
- Bir insanın evet ya da hayır diyebilmesi için anayasa metnini mutlaka ama mutlaka okuması lazım. Futbol maçı taraftarlığı gibi o evet dediği için evet diyorum, bu hayır dediği için hayır diyorum ya da karşıtlık sen hayır dediğin için ben evet diyorum tavrı ülkeyi karanlığa götürür, uçuruma götürür. Neden? Bu karşıtlık zamanla iç çatışmaya dönebilir. Dışarıda bu kadar problem varken, içeride milli birlik ve beraberliğe bu kadar ihtiyaç varken herkes evet diyenler haindir, hayır verenler haindir tavrından vazgeçmeli. Toplumumuz da bu yönde bir tavır ortaya koymaktadır. Toplumumuzu ayrıştıramadılar bildiğiniz gibi. Türk-Kürt, Alevi-Sünni bir türlü çatışma yaratamadı emperyalist güçler ve onların içerideki uşakları.  O nedenle de evet-hayırdan medet umuyorlar. Türkiye Kamu Sen bu ayrışmanın hiçbir yerinde olmayacaktır.
 
*Peki sonrasında yapılan saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye Kamu Sen’in Genel Başkanı Türkiye’de kamu sendikacılığı alanında tanınırlığı en yüksek insanı. Bugün kamuda çalışan herkes onu tanıyor. İsmail Koncuk bu hareketin şube başkanlığından, tabandan gelen bir genel başkan. 450 bin üyesine de ‘Adam gibi sendikacılık yapacağım’ diye söz vermiş. İsmail Koncuk fikrini ifade etmiş ve çeşitli şeyler olmuş doğru ama kamuoyuna yansıyan şeyler değil. Genel Merkezde herhangi bir saldırı emaresi yok. Genel Merkeze gittik biz. Sözlü protesto yaptı bir grup. Bunu küçültmek adına söylemiyorum. İkinci olay Fahrettin Yokuş’a yapılandır. Kendisine bir silahlı saldırı girişiminde bulunuldu kendisine çok geçmiş olsun diyoruz. Kamu Sen üyeleri yalnız yürümeyeceğini biliyor. Biz her arkadaşımızın sorunlarında yanlarındayız.
 
*Ne gibi çalışmalar yapıyor Türkiye Kamu Sen?
- ‘Biz Kamu Sen olarak her problemi çözeriz’ demiyoruz ama üyelerimizin derdinde yanındayız. Kamu Sen bir avukatla çalışmıyor. Profesyonel bir hukuk bürosu ile anlaşması var. Bu Kocaeli için muhteşem bir şey. Ankara’da mükemmel bir merkez binamız var, misafirhanemiz var ve üyelerimiz Ankara’ya gittiklerinde 25 TL’ye kalıyorlar beş yıldızlı otel kıvamında olan bir misafirhanede. Yurt yapılıyor Ankara’da. Üye çocuklarımız Ankara’ya gittiğinde rahatça kalabilsin diye. Ankara’da bir hukuk ordumuz var. 450 bin kişinin hakkını korumak için. Türkiye Kamu Sen’in ana hedefi kamu çalışanlarının refahı ve mutluluğu.



SUNİ GÜNDEMLE OYALIYORLAR
Bizi birkaç suni gündemle oyalamaya çalışanlar var. Bu yıl toplu sözleşme yılı. Memurlar 2 yılda bir toplu sözleşme yapıyor. Memurlarda iki yılın büyük bir kazığı var memurlarda. Yetkili sendika kendi imza attığı 21 maddeyi uygulatmaktan aciz. 22 maddeyi uygulatamamış. Burası çok önemli. İşveren emekçi paralelinde, emekçinin yanında durarak sendikacılık yap. İşverenin yanında durursan senin adın sendika olmaz zaten. Başka bir şey olur. İşverenlerin en büyük isteği kendilerine yakın bir sendikadır, işçi arkadaşlarımız bu durumu çok iyi bilir. Kamuda da durum farklı değil. Yetkili sendikanın kazanımı ne? Koltuk. Üye olan arkadaşlara soruyoruz, ‘Neden üye oldun?’ verdikleri cevap, ‘Beni müdür yapacaklar, müdür yardımcısı yapacaklar’
 
*Nasıl çözülecek bu sorun?
- 15 Temmuz’dan sonra parti ziyaretlerimizde bunları sık sık dile getirdik. Artık bir tecrübe edinmemiz lazım. Bu şekilde olmaz. Biz kamuda adalet olsun, eşit yarışma koşullarını istiyoruz. Anadolu’nun aynı sıralarda oynayan, aynı iple atlayan, aynı bakkala gidip gazoz alan çocuklarını devlete girerken ‘o’cu, ‘bu’cu diye ayırmayın. Bunu istiyoruz. Devletin hassasiyeti var. Mülakatların tamamını da kaldırmanız gerek. Mülakat demek Türkiye’de torpil demek. Eşit yarışma koşullarındaki çocukları da devlete girerken güvenlik soruşturmasından geçirebilirsiniz. Bulaşmış mı FETÖ, PKK ne bela varsa.
 
*Kamu-Sen’in şu anda kaç üyesi var Kocaeli’de?
- Geçen ayın Temmuz verilerine göre 9 bin 585 üyemiz var.
 
DOĞAN ATATÜRK’Ü ANMAKTAN İMTİNA ETMİYOR
*Kocaeli’deki belediyelere ve yapılan çalışmalara baktığınızda hangi belediye başkanını başarılı buluyorsunuz?
- En beğendiğim Nevzat Doğan’dır. Nevzat Doğan’ın halkla ilişkilerini beğeniyorum. Özellikle Kültür Dairesi’nin çalışmalarını beğeniyorum. Nevzat Beyin kent tarihine yapmış olduğu çalışmaları önemsiyoruz çünkü burası bir tarih kenti. Yahya Kaptan Anıtı’nı dikti buraya, Çanakkale ile ilgili çalışmalar yaptı. Kendi ilçesi sınırları içinde olmasa da Kurtuluş Savaşı’nın siperleri var Başiskele’de. Orada siperleri yaptı. Konuşurken Atatürk’ü söylemekten imtina etmiyor ve bu hoşumuza gidiyor bizim için önemli bir şey. Nevzat beyin uzun konuştuğu ile ilgili söylemler var bu da bizim esprimiz olsun. Kendisi bizlere dönüş yapıyor, diyaloglarımız iyi. Derince Belediyesi’nin faaliyetlerinden çok haberdar değilim. Harikalar Sahili’ne park yapılmıştı bunun dışında da çok fazla bir hareketlilik olmadı.



EŞİT MESAFEDE OLSUNLAR
*Beklentiniz ne peki?
- Bizim onlardan beklentimiz şehrin bütün renklerine eşit mesafede olmaları. Kendilerine yarın stklar ile çalışmamaları. Bu konuda da Kent Konseyi’nin devreye girmesinin de yararlı olacağını düşünüyorum. Kent Konseyi’nden de Gültekin Görüm ile görüşürüm ve Gültekin bey örnektir herkese. Diyaloğu iyi tutar. Belediye başkanı seçilene kadar bir siyasi partiye bağlıdır sonrasında siyasallaşmaması ve herkese eşit olması gerekir. Fakat siyasallaşıyor mu derseniz net bir şekilde görebiliyoruz. Kendilerine yakın sivil toplum kuruluşlarına indirimli salon tahsisi yaptıklarını biliyoruz, duyuyoruz. Bizim onlardan çok istediğimiz bir şey yok sadece eşit davransınlar. Tarih Koridoru küçümsenmeyecek bir proje.
 
*Siyasiler ve diğer sendikalar ile görüşüyor musunuz? Diyaloglarınız nasıl?
- Türkiye Kamu-Sen her görüşten insanın kendini bulduğu bir yer. Türkiye Kamu Sen’in içinde toplumun tüm renlerinden, kültürel yapılarından insanlar var. Turkcell’den sonra kapsamı en geniş sendika. Her dönemde her siyasi partiden insanlar bizleri ziyaret ediyor. Bölücü unsurların dışındaki her grup bizi ziyaret ediyor, biz de ağırlıyoruz. Üyelerimizin haklarını ve hukuklarını korumak için, siyaset alanı da bu çözüm yollarını barındırdığı için hepsiyle görüşüyoruz. Kocaeli Milli Kuruluşlar Birliği’nde olduğumuz içinde birçok kurum ile ilişkilerimizi sıcak tutuyoruz. Herkesle diyalogta olmaya, fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Sendikalarla da görüşüyoruz. Ortak çalışma yapılabilecek konularda fikir yürütüyoruz. Ön ayak olmaya çalışıyoruz. Sadece kendi üyeleri adına değil Türk milletinin sesi olmaya çalışıyoruz.
 
EĞİTİM AÇISINDAN ZOR BİR BÖLGEYİZ
 *Kocaeli’de baktığınız zaman eğitim anlamında ne gibi eksiklikler görüyorsunuz?
- Kocaeli eğitim açısından baktığımızda zor bir bölge. Kozmopolit, nüfusu ve beklentileri artan bir şehir. Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’nun eğitime büyük önem verdiğine şahidim. Kaymakamlarla yaptığı toplantılarda da birinci gündemin hep eğitim olduğunu biliyoruz. Güzeloğlu’nun kent açısından da bir şan olduğunu düşünüyoruz insan diyalogları da çok iyi. Eğitim için  de şans olduğunu düşünüyorum. İl Milli Eğitim Müdürümüz de bu konularda hassas. Tabi ki eğitim ile ilgili sıkıntılar da var ve bunlar gün yüzünde. Eğitim ortamlarının iyileştirilmesine ihtiyaç var. Dar gelirli ailelerinin çocuklarının en azından bir kısmının karşılanması konusunda hassas olunması lazım. Gıda, çocukların ailelerinin işe yerleştirilmesi, ayakkabı ve giysilerinin verilmesi önemli. İşçi kentiyiz ve gariban mahalle sayısı yüksek. Ben de o mahallelerden birinin çocuğuyum. Biz de gittiğimizde görüyoruz.
 
*Öğretmenlerin sorunlarına da değinelim mi biraz?
- Öğretmen arkadaşlarımızın sıkıntıları yüksek. Milli Eğitim Bakanlığı’nın özellikle sürekli eğitimin ayarlarıyla oynanmasından rahatsız, rahatsızız. Müfredat değişiklikleri ile ilgili hoşumuza gitmeyen şeyler var. Dünyada hiçbir millet yoktur ki kendi milli değerlerini çocuğuna anaokulundan beri vermesin. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İnkılap Tarihi ile ilgili bilgilerin törpülendiği noktasında şüphelerimiz var. Öğretmenlerimizin özlük hakları giderek geriye gidiyor. Eğitim çalışanlarının bu kadar az ücret aldığı başka bir ülke daha yoktur. Öğretmenlerin bir cendereye sokulmasından rahatsızız. Öğretmen daha stajyerken onlara baskı yapılmasından rahatsızız. Fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirecek öğretmenlerin fikri ve vicdanı hür tercihlerini ortaya koyabileceği ortamların oluşturulmasından yanayız.
 
*İsteğiniz ne peki bu yönde?
- Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir. Kimseye el açacak, yalvaracak halimiz de yok. Öğretmen dik olur. Eğitim çalışanları da. Biz 657’nin değiştirilmesine tam da bu sebepten karşıyız. Biz devletin memuru olmak istiyoruz. Hükümetlerin memuru olmak istemiyoruz. Biz devletin memuru olalım. 657 sayılı kanunun kimseye ayrıcalık tanıdığı falan yok. Bugün bir devlet memuru ağır bir suç işlediği zaman direk meslekten ihraç ediliyor. 657 bize sadece devletin memuru olmamızı sağlıyor. Biz de bunu istiyoruz. Aidiyeti devlet ve millet olan insanları bir yerlere getirin ki hainler emir verdiğinde meclisi bombala dediğinde meclisi bombalamayacak insanlara ihtiyacımız var. Devletin bu noktada adım atması gerekiyor. Kamuda neler oluyor? Bir yapılanma var, hükümetle beraber hareket eden bir yapı var. Bu yapının yarın neler getirebileceğinin örnekleriyle dolu yakın tarihimiz. O yüzden herkese eşit mesafeye gelmek en doğru seçenek olacaktır.
 
*Referandumun şu süreçte yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu metnin 18 maddesi devletin yönetimsel işleyişi ile alakalı maddeler. Devletin yönetim biçiminin değiştirilmesi ile alakalı maddeler. Bizim sorunlarımızı çözecek maddeler de alt kanunlarla belirlenecek. 657’yi değiştirme nedeni de bu hükümetin. İnsanlar bu maddeleri okuyacaklar. Zamanlaması açısından da bakmak lazım. Zamanlaması kötü bir zaman. Ülke içeride ve dışarıda sıkıntı içinde. 16 Nisan’ın toplumsal yarılmayı önleyecek bir şekilde atlatılması lazım. Her iki taraf da konuşmalarına dikkat ederek, herkesi kucaklayarak bunu yapmalı ama sertlik dilinin yüksek olduğunu gözlemliyoruz maalesef.
 


UMUDUMUZU KİMSE SÖKÜP ALAMAZ
*Zaman yaklaştıkça bu üslup daha da sert bir noktaya varacak mı?
- Artmaması temennimiz. Artar dersem umudumu kesmiş olurum ülkeden. Umudumuzu kimse bizden söküp alamaz.
 
SAVUNMA HAKKI VERİLMELİYDİ
*15 Temmuz sürecinin ardından ihraçlar, görevden almalar da beraberinde geldi. Kocaeli de dahil olmak üzere sendika başkanları ve akademisyenler ihraç edildi. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
- Devletin ve milletimizin beka davasının karşısında kim varsa, Türkiye Kamu Sen onun karşısındadır. 15 Temmuz sonrası masum insanların da görevlerinden alındığını biliyoruz ve bunların bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. Üyelerimize elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. İnsanlara en başta savunma hakkı verilmesi doğru olurdu. 17/25 Aralık’ın değil 15 Temmuz’un referans alınmasını önerdik. Sendikamız tüm sendikalar göz önüne alındığında en az zararla bu süreci atlatmıştır. Kocaeli, ilçe başkanları, ilçe yöneticileri, okul temsilcileri ihraç edilmemiştir. Gözaltına alınanlar var. İnşallah masumdurlar. Devletimiz büyük bir travma atlatmıştır. 15 Temmuz’dan sonra açığa almalar olabilirdi, bu refleksti. Sonrasında açığa alınanlara savunma hakkı verilmesi doğru olurdu.
 
*Kamu Sen’e bağlı sendikalarda çok sorun yaşandı mı?
- Türkiye’de en güvenilir, devlete bağlı insanların bir arada olduğu bir yapıdır. Bizden açığa alınan arkadaşlarımıza baktığımızda son 1 yılda farklı sendikalardan gelerek buraya üye olan isimlerdir. Başından beri Türk Eğitim Sen üyesi olanlardan açığa alınan yoktur. Alınanların da biz masumiyetlerine inanıyoruz. Açıkta bekleyen arkadaşlarımız için kentin tüm amirleriyle görüşüyoruz. Son olarak Cumhuriyet Başsavcımız ile görüştük. Dosyaların yoğunluğundan sıra gelmedi ama iadeler oldu. İhraçlar farklı birşey. Açıkta bekleyenler ile ilgili görüşüyoruz. Suçlular var mı var. Cumhuriyetin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kim karşısındaysa biz de onun karşısındayız.
 
*Geçtiğimiz dönemlerde yapılan uygulama ile 75 puanın altında kalan okul müdürleri görevden alınmıştı. Geri dönenler oldu mu göreve?
- Okul müdürleri o dönemde de eylemlerle karşı çıktığımız bir şekilde bir gecede 7 bin 500 okul müdürü görevinden alındı. Bu arkadaşlarımız ile ilgili tüm çalışmalarımıza devam ettik. Bu arkadaşlarımız ile ilgili hukuki işlemlerimizi devam ettik ve arkadaşlarımızın çoğu göreve geri döndü. Türk Eğitim Sen bir zafer kazandı. Birkaç arkadaşımız daha kaldı sadece. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328