banner1229
banner1230
banner1237
24 Eylül 2020 Perşembe 14:35
“Siyaset çete işi değildir”

Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya

Fotoğraflar: Merve Dişli

Röportaj dizimizin sekizinci haftasındayız. Her hafta “acaba bu kez kim var” diyerek merakla beklenmeye başlanan röportajlarımızda konuğum bu kez Şemsettin Ceyhan idi. Ceyhan ile epeydir görüşmek istiyorduk fakat kısmet bugüneymiş. AKP’de il başkanlığı yaptığı dönemlerde en fazla eleştirdiğim il başkanlarından biri olan Şemsettin Bey ile Çarşı Yapı’da faaliyet gösteren “Kenzz Ofis”de buluştuk. “Burayı o kadar çok yazdın ki bir gel gör ne iş yapıyorum” diyerek takıldı. Açıkçası röportaj davetimi kabul etmese şaşırmazdım ama iki bir etmeden benimle söyleşiyi kabul etti. Buradan bir kez daha hoşgörüsü için teşekkür ediyorum.

Şemsettin Ceyhan’a en fazla eleştiri, dönemin Bakanı Fikri Işık’ın ‘adamı’ olduğu şeklindeydi. Ceyhan bu söylemi doğru bulmuyor. Adamcılık değil, ekip siyaseti yapıyoruz, siyaset çete işi değildir, diyor. Bakanıyla, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle bütün olmanın adı ekip siyasetidir demeye getiriyor.

Bunun yanında en merak ettiğim konuların başında il başkanları masası vardı. Ceyhan il başkanları masasının gerekliliğini ayrıntılarıyla anlatıp bunu bugün başaran olursa ilk kendisinin alkışlayacağını söylüyor.

Mehmet Ellibeş kalmalı mı, değişmeli mi sorusuna “devam etmesi gereken biri” şeklinde görüş bildirse de şahsi fikrim bunu saygıdan ve siyasi terbiyeden dolayı söylediği yönünde.

Ceyhan’a neden milletvekili sıralamasına giremediğini de sordum. Siyasi operasyona mı kurban gittiniz dedim. İlginç cevaplar verdi. Satır aralarını iyi okursanız Ceyhan’ın kırgınlığını daha net görebilirsiniz. Politika arenasında başarılı olarak nitelendirebileceğim AKP il eski başkanı Şemsettin Ceyhan ile yaptığım röportajın birinci bölümüyle sizi baş başa bırakıyorum.

1.BÖLÜM

***İl başkanlığı kongresinin ardından iki ay sonra milletvekili aday adayı olmanız çok enteresan gelmişti bana. Madem il başkanı seçildiniz neden hemen peşinden istifa ettiniz?

-Sizin bu söylediğiniz herkese göre değişen bir durum. Ben 2015’te Mahmut (Civelek) Bey’den görevi devraldım, 3 yıl il başkanlığı yürüttüm. Darbe süreçlerini yaşadık. İkinci kongre sürecinde genel merkez benimle devam kararı aldı. Benim zamanımda genel merkez 35-40 ilde görev değişikliği yaptı, biz ise devam ettik. Kongremizi yaptık, çalışmalara başladık lakin hesapta olmayan bir erken seçim sürecine girdik. Ben de 3.5 yıldır il başkanıyım, geçmişte de kurucu il gençlik kolları başkanlığı yaptım. Siyaseten de yerel anlamda yapabileceğim her şeyi yaptığıma inandığım için genel merkeze milletvekilliği sürecini düşünelim dedik.

“HER YERE ZIPLAMAMALI”

***İyi güzel de kongre yeni yapılmıştı. Bekleyemez miydiniz?

-Kendi mantığımda siyasetçi her yere zıplamamalı bu benim tarzım değil. Benim milletvekilliği hayalim il gençlik kolları başkanlığımdan beri olan bir şey. Bir gün şartlar uyacaksa benim tek hedefim de bu. O süreçte genel merkezimiz ‘il başkanlarımızdan milletvekili olmak isteyenler bize başvursun biz de değerlendirelim, cumhurbaşkanımıza arz edelim size döneceğiz’ dediler. 40-50 civarı arkadaşımız isim bildirdi, teşkilatımız değerlendirdi ve bunun neticesinde 19 civarında il başkanı arkadaşa istifa edebilirsiniz izni çıktı. Yani ben genel merkezin olurunu alarak istifa ettim. Mesela Sakarya’daki arkadaşa izin çıkmadı ve istifa etmedi. Biz bu manada ihtiyaç olduğunu düşündük ve Kocaeli de başvurumuzu öyle yaptık.

“GERİ SARDIM, DÜŞÜNDÜM”

***Başarılı sayabileceğimiz bir il başkanlığı süreci yürütmenize rağmen neden aday gösterilmediniz peki? Üstelik genel merkezden onay çıkan 19 il başkanından biriyken?

-Hem Türkiye’de hem de genel merkezde gençlik organizasyonları nedeniyle bizim iyi bir havamız vardı. Kocaeli dendiğinde şahsımdan mütevellit, sadece Şemsettin Ceyhan özelinde de değil; Kocaeli algısı çok iyi bir yerdeydi. Neden olmadı, açıkçası ben de bandı geri sardım, düşündüm. ‘Benim bir eksiğim mi vardı ki olmadı?’ diye sordum. Milletvekilliği adaylığına izin çıkan 19 arkadaştan da sadece 3’üne izin çıktı. Cumhurbaşkanımız o dönemde çok fazla yurt dışına gitti. Belki o süreci tam olarak izleyememiş olabilir iyi niyetli olarak bakarsam.

“PARTİ İÇİ SORUNLAR…”

***Bu iyi niyetli bakış diyelim. Peki, aksini düşündüğünüzde…?

-O dönemde de parti içi parti dışı birçok sorunla da mücadele etmek zorunda kaldık. Ben iki ay önce il başkanı oldum. Milletvekili 7 kişidir ama il başkanı tektir, çok daha fazla irdelenir. Ona rağmen ben iki dönem il başkanı olduysam demek ki bu benim şahsımdan kaynaklanan bir durum değil. Eğer benden kaynaklanıyor olsaydı zannımca il başkanı olmazdım. Zannediyorum kaderimizde olmamasının bir neticesi olmuş.

“SOĞUKSU’DA SOĞUK SU İÇMİŞ KADAR OLDUK”

***Kırıldınız mı bu duruma? Başiskele Soğuksu restoranda listeler açıklandığında ne hissettiniz?

Ben hiçbir zaman aday olduğum yeri bir hak olarak görmedim. Ben mücadele ederim, büyüklerimiz takdir eder anlayışıyla büyüdüm. Ama tabi sonuçta insanız. Soğuksu’da soğuk su içmiş gibi olduk yani. Açıkçası kırıldığım nokta şu: Bir il başkanı, elbette milletvekili listesinde olabilir ya da olmayabilir. Benim gibi iki komşusu dört akrabasından başka tanıdığı olmayan birinin Kocaeli’de tanınıyor olmasının nedeni bu partidir. Ancak bu manada ‘Listemizde yeni oluşan süreçte yer alamadın’ deselerdi daha iyi olurdu. Sonuçta ben 2011’de il yöneticisiyken de aday adayı olmuştum ama olmamıştı.

***Ama il başkanıyken aday gösterilmemek ayrı bir durum tabii…

Öyle tabii. İl başkanıyken Türkiye’nin en başarılı 3 teşkilatını say deseniz Kocaeli’yi ilk üçte sayardınız. Buna rağmen olmadıysa kısmetimizde yokmuş.

“BAZEN DENK GELMEZ”

-AKP geleneğinde il başkanları hep aday oldu ve görev aldı. En silik dediğimiz Zeki Aygün bile şu anda hali hazırda belediye başkanı. Apolet, apolet, apolet. İl başkanlığı, MYK Üyeliği, milletvekilliği şimdi de belediye başkanlığı. Peki, Şemsettin Ceyhan’ın neyi eksikti? Mahmut Civelek’in neyi eksikti? İki il başkanında bu gelenek kırıldı. Bunun nedeni nedir?

-Kentin gidişiyle alakalı veya genel merkezin bakış açısıyla ilgili olabilir. Üyelerimizin teşkilatla hemhal olan kesimine sorsanız bu isimlere pozitif çıkar diye düşünüyorum. Sonuçta ben girdiğim temayülde Türkiye’deki sonuçların en iyilerinden birini almıştım. Ama bazen bir şey olur ve denk gelmez. Biz demek ki o makas aralığına denk gelmişiz.

“MUAMELESİYLE İLGİLİ ÜZÜLDÜM”

***Operasyon mu yapıldı size nedir, siyasette var böyle şeyler?

-Kaderimizde yoksa birleri de vesile olmuş olabilir. Konjonktürel olarak bir süreç ters düşmüş, belki çok irdelenememiş bir boşluk olmuş olabilir. Bunların her biri tedavül olur. Uzun uzadıya yorum yapmaya gerek yok diye düşünüyorum. Allahtan hayırlısını istedim. Ben gerçekten neticesiyle ilgili sadece bir gün üzüldüm ama muamelesiyle ilgili üzüldüğümüz bir nokta oldu. Her aday olan kendisini ilk üçte görür, benim böyle bir düşüncem olmamıştı fakat bir sıkıntı olacağını da düşünmemiştim.

“FİKRİ BEYLE GÖNÜL BAĞIMIZ AYRIDIR”

***Fikri Işık’ın çok güçlü olduğu bakanlık döneminde il başkanlığı yaptınız. Beraber ekip olarak gelmiştiniz. Tam da Fikri Bey’in geri plana çekildiği bir döneme denk geldiniz. Bunun etkisi olmuş olabilir mi?

-Nihat Bey (Ergün) kurucu il başkanıyken beni daha hiç tanımadan yalnızca arkadaşların referansıyla kurucu il gençlik kolları başkanı olarak atadı. Benim il başkanı olarak Mahmut Bey de (Civelek) dahil çalışmadığım hiç kimse yok. Ben istifamdan iki ay önce il başkanı nasıl oldum o zaman? Bizim Fikri Bey’le gönül bağımız ayrıdır. Ondan teşkilatla ilgili çok şey öğrenmişimdir, gönül bağım ayrıdır. Bununla birlikte bana duyduğu güvenden ötürü Nihat Bey’e duyduğum saygı da değişmez. Bugün başka bir partide görevli, kendisine saygıdan yana en ufak bir kusurum olmaz. Ama bir gün siyasi bir mecrada mücadele edersek, siyasi usullerle mücadele ederiz.

“SİYASET ÇETE İŞİ DEĞİLDİR”

***Fikri Işık’ın şahsına özel bir ekipleşme değildi yani, onu mu diyorsunuz?

-Fikri Bey bizim bakanımızdı, ben il başkanıydım, İbrahim Bey de başkanımızdı. Eğer biri size ‘Siyaset ekip işi değildir’ diyorsa o siyaseti bilmiyordur. Siyaset ekip işidir ama çete işi değildir. Ben siyaseten tek başıma bir şey yapacak kudrette değilim.  İl başkanı bu kentte varsa bakanıyla, milletvekiliyle, belediye başkanıyla bir ekiptir. Eğer ekip değilseniz ‘Ben bunları tek başıma başardım’ diyorsanız megalomansınızdır.

“GİDERLİ İL BAŞKANI BAŞARILI OLMAZ”

***Şemsettin Ceyhan’ın ekip anlayışı nedir?

-Ekip dediğiniz şey, almış olduğunuz vazifeyle beraber ortak hareket ettiğiniz gruptur. Bu yüz kişiyle aynı yakınlıkta olacağınız anlamına gelmez. Bu anlamda biz Fikri Bakanımızla beraber teşkilatçılık anlamında kendisinde çok şey bulduğumuz için ayrı severiz. Biz teşkilatçı bir ekip olduk ve Kocaeli’deki başarıyı birlik ve beraberliğe borçlu olduk. Bir il başkanı düşünün, bakanıyla kavgalı, milletvekillerinin üçüyle arası iyi değil. 12 ilçe başkanı var yarısıyla giderli. Böyle bir ortamda aynı anda iki yerde olacak karakteriniz olsun yine de başarılı olamazsınız. O yüzden siyaset gönüllülük işidir. Bu anlamda bizim ekip dediğimiz şey, teşkilatın en ücra noktasına dokunacak arkadaşların bir araya gelerek oluşturduğu bütündür. Bu nedenle biz ekip olarak 7 Haziran’daki hüznümüzü 1 Kasım’da Türkiye’nin en başarılı ili olarak aldık.

BAKAN IŞIK İLE 7 KM YÜRÜYÜŞ…

***Lafı geçmişken sorayım. Fikri Bey’le bir araya geliyor musunuz, istişarelerde bulunuyor musunuz?

-Bakan Bey yürüyüşü çok sever. Bazen kendisine refakat ederim, iki abi kardeş 7 kilometre yol yürürüz. Bazen havadan sudan, güncel konulardan konuşuruz. Bakan Bey burada değilse Ankara’da, ihtiyaç olduğu her yerde ve süreçte muhabbet ve sohbette sıkıntı yaşamayız. Bizim gönül bağımız başkadır. Siyasetin ötesindedir.

“İYİ Kİ YAPTIM DEDİĞİM ŞEY İL BAŞKANLARI MASASI”

***Keşkeleri sormak istiyorum “Keşke şunu yapsaydım” deyip aklınızda kalan bir şey veya “Keşke şunu yapmasaydım, pişman oldum” dediğiniz bir şey var mı?

-İnsan il başkanı olunca ister istemez konumuna odaklanıyor. Biraz duygusal olabilir ama keşke aileyi bir tık daha az ihmal etseydim. 18 yıl önce 6 aylıktı büyük kızım, bıraktığımda 15-16 yaşlarındaydı. İkinci çocukta biraz daha iyiydim, il yöneticisiydim o zamanlar. Ben kurucu il gençlik kolları başkanlığında inanın il başkanlığından daha fazla yoruldum ve hırpalandım. Keşkelerimin en önemli kısmı bu. İyi ki yaptım dediğim şeyse özellikle darbe sürecinden sonraki süreçte, kendim de dâhil 7 kıymetli il başkanıyla bir masada oturup bu kentin sorunlarını konuşmak. Bir gün çocuklarıma veya göreceksem torunlarıma anlatacağım birinci projem budur.

“ALTI TANE İL BAŞKANI FEDAKARLIK YAPTI”

***İl başkanları masası nereden aklınıza geldi? Kimin projesiydi bu?

-Aslında teknik olarak bunun alt yapısı oluşuyordu. Siyaseten kendime göre okumalarım var. Sürecin bir yere gittiğini görmek için biraz kafayı kaldırmak lazım. Benim ‘AK Partili olanlar yaşasın geri kalanlar ölsün’ gibi bir mantığım yok. Bu manada bir darbe süreci yaşandı. Büyük Birlik Partisi’nden Serhat (Duyar) Bey’le bir muhabbetimiz oluşmuştu. Fakat burada iktidar partisinin içinde bulunmadığı bir masanın başlaması çok kolay değil. Biz gerekli adımı attık diğer saygı değer 6 il başkanımız da gereken fedakârlığı yaptı ve biz masa etrafında toplandık.

“MASAYI SİZ DE ÇOK ELEŞTİRDİNİZ”

***Aranızda hiç gerginlik oldu mu peki?

-Biz 2.5 Sene bir araya geldik, en ufak bir nezaketsizlik olmadı. Kahvaltıdan sonraki açıklamalarda her ay bir arkadaş konuşma yapıyor. Oy farkı gözetmeden aynı değerde olduğumuzu hissederek bu kente hizmet ediyoruz. Bu benim için ne kadar önemli bir fedakârlıksa oraya gelen arkadaşlarımın tamamı için de aynı fedakârlıktır. Bazı gazeteciler oturup kalkıp kahvaltı ettiğimizi yazdı. Siz de çok eleştirdiniz. Hiç de öyle değildi. Bu kentte çözülemeyecek çoğu sorunu bir nefesle bir muhabbetle çözdük.

“ŞER İTTİFAKI BAŞARILI OLSAYDI BURADA OLMAZDIK”

***Ama baktığımızda yukarıda genel başkanlar birbirlerini çok sert sözlerle hakarete varan sözler sarf ediyorlar. Aşağıda ise il başkanları kahvaltı edip langırt oynuyor. Böyle bakıldığında o masa sırıtıyor bize göre?

-Bir kere şöyle bakalım olaya; darbe olmuş Türkiye bir tehlike atlatmış. O gün Allah korusun şer ittifakı başarılı olsaydı bugün ikimiz burada oturamazdık. Ben olmazdım bir kere de sizin de durumunuz parlak olmazdı. Siyaset yapan kıymetli 7 arkadaş bir araya gelmiş bu kentin sorunlarını konuşuyor. Evet, liderler tartışabilir ama liderler, söz konusu Türkiye olunca bir araya da gelebiliyor. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızla Bahçeli’nin bir araya gelmesi de bu gerçeklik üzerine kurulu. 4 sene önce aralarının böyle iyi olduklarını söyleyecek halimiz yok. Ayrı yerlerde birbirlerini eleştirirlerdi. Ama mesele memleket oldu ittifak yaptılar. Bu cumhur ittifakının da ötesinde bir şey.

“CENGİZ AĞABEYİN ÇOK FEDAKARLIĞI OLDU”

***En büyük eleştiriyi de Cengiz Sarıbay aldı. Zaten o gitti, çok geçmeden masa dağıldı?

-Cengiz ağabeyin burada çok fedakârlığı oldu. Biz orada oturuyorduk bir deklarasyon hazırlıyorduk. Ama diğer gün adam çıkıp makul bir şekilde iktidar partisini eleştirebiliyordu. Hiç kimsenin ağzını da kapatmıyorduk. Yedi il başkanı bir sorun hakkında konuşuyor, ardından Vali’ye gidiyor, ardından İbrahim Bey’e (Karaosmanoğlu) gidiyor. Bunun kime zararı vardı? Başarılı bir faaliyetti.

“YETKİM OLSA BİRLİĞİ SAĞLAMAK ADINA ÇALIŞIRDIM”

***Bugün il başkanı olsaydınız, Şanbaz Yıldız’ı ve Harun Yıldızlı’yı oturtabilir miydiniz o masada?

-Teknik olarak o günlere dönsem, şartları yine zorlardım. Bu aslında her dönemin kendi konjonktürüne bağlı bir konu. Ama bugünkü şartlarda il başkanlarının karakterleri, partisiyle olan ilişkisi ve genel merkezlerinin duruşları önemli. Bir gün yine öyle bir yetkim olsa ben tekrardan bu kentte birliği ve beraberliği sağlamak adına çalışırdım.

“BUNU BAŞARIRLARSA İLK BEN ALKIŞLARIM”

***Beraberlik adı altında spesifik olarak neye faydası oldu o masanın?

-Bu kentin bir sorunu var, biz üniversite sorunu konusunda yüzde 49’a kadar geldik. Rektör Saadettin Hülagü Bey’e kadar gittik. Sağ olsun çok ilgilendi. Bu kentin, sizin yazdığınız, konuştuğunuz konuları çözme kabiliyetim olmakla beraber maalesef eksik kalıyor. Ama il başkanlarıyla beraber olunca farklı oluyor. Düşünsenize siz bir bakansınız Ak Parti’de. Yedi tane il başkanı gelmiş senden kent adına bir şey istiyor. Kırabilir misin? Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Ben bugün il başkanı değilim ama böyle bir birliktelik bugün başarılabilse en önce çıkar ilk ben alkışlarım.

“İL BAŞKANI NETİCEYİ ORTAYA KOYMUYOR”

 ***Kentin Büyükşehir Belediye Başkanı, Milletvekilleri, Valisi, Kaymakamı vs. var ancak il başkanlarının kurumlardaki yaptırım gücü inanılmaz. İktidar gücü bu olsa gerek?

-Bakın, il başkanı neticeyi ortaya koymuyor, kapıyı açmaya gayret ediyor.  Ben geçmişte bir il başkanı olarak dönemin büyükşehir belediye başkanının tasarrufundaki bir işi yapmaya durumum yoktu.  Biz seçilmiş olan kişilerin siyasi temsilcileriyiz, hepsi bu.

“O SİZİN ABARTMANIZ”

***Ama sizin sözünüz neredeyse emir sayılıyor. İktidar partisinin il başkanı olmanın, Vali’den fazla rolü vardı, yapmayın Allah aşkına. Sizden habersiz kuş uçmazdı?

-Hayır, öyle bir şey yok o sizin abartmanız. İktidar partisinde il başkanı olmak elinizdeki anahtarla birçok kapıyı açmaya yardımcı olur ama içeri girip bir koltuğa oturmak için gayret, proje ve samimiyet gerekir. CHP’ye oy veren de DSP’ye oy veren de bu memleketin insanı ve saygıdeğerdir. Radikal düşünceleri istisna tutuyorum. HDP’deki duruşumuzda olduğu gibi.

“KAPILARI AÇMAK İÇİN GAYRET ETMELİ”

***Yedi il başkanından farkım yok demeyeceksiniz herhalde?

-Yedi vekili, bir bakanı, bir büyükşehri, 12 ilçesi olan bir il başkanı düşünün. Yürütmenin de, bakanlığın da merkezinde iletişimi sağlayacak bir pozisyonda olan bir il başkanı. Bu kapıları açmak için gayret etmeli ve buralara giderken diğer siyasi partilerin de desteğini alarak kent adına hareket etmeyi önemsiyorum. Bugün Allah korusun iktidar değişse muhakkak o partinin il başkanı da bu kilit role oynamak zorunda kalır. Oynarsa başarılı olur, oynamaz ise başarısız olur. Sonuçta Kocaeli halkının gördüğü bir menfaat iyi veya kötü iktidar partisinin hanesine de artı yazar.

“SİZ YEDİ ADAM NASIL BİR ARAYA GELDİNİZ ?’ DEDİLER”

***Peki, il başkanları masası genel merkezde nasıl yankılandı? İl başkanları masası projesiyle hiç takdir aldınız mı?  

-Biz Diyarbakır’a ve Mardin’e gittiğimizde öyle bir organizasyon yaptığımızda takdir gördük. O zamanlar da dönemin Bilecik Valisi, bugünün Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Bey’i (Büyükakın) ziyarete gittik.  Ben Bilecik il başkanımı çağırdım.  Oradaki fotoğrafı gördüler ve ‘Siz yedi adam nasıl bir araya geldiniz’ deyip takdir ettiler. Biz Bilecik’e örnek olduk.  Diyarbakır’a örnek olduk. Ben il başkanları toplantısında bunu anlattığımda diğer arkadaşlarımız ağızları açık dinliyorlardı.  Bunun için iktidar partisi hangi ilde olursa olsun bir fedakârlık ve bir miktar da diğer arkadaşlara nezaketi daha fazla yapması gerektiğine inandığımı da hep söyledim. Benim işim zordu ama Cengiz Bey’in (Sarıbay) işi de benden kolay değildi.

“ŞEKERİN TADI BELLİDİR”

***Mevcut il başkanınız Mehmet Ellibeş’e böyle bir masa tavsiye eder misiniz veya hiç ettiniz mi?

-Bunun tavsiye edilecek bir tarafı kalmadı, zaten şekerin tadı bellidir. Yapmak isteyen yapabilir ama bu sadece bugünkü konjonktürde Mehmet Bey’in isteyerek yapabileceği bir durum değil. Çünkü makas değişti. Burada diğer partilerin gerekliliği var mı yok mu, herkes bunu takdir edecek.  Benim dönemimde yaşanmış. Güzel bir şekilde hatıralara da girmiş. Keşke yapılsa diye dua ettiğimiz bir konudur.

“BELEDİYE BAŞKANLIĞINI HİÇ DÜŞÜNMEDİM”

***İzmit Belediye Başkan adaylığını düşündünüz mü? Bir ara isminiz İzmit sonrasında Gölcük için konuşuluyordu. Yerel yönetimi gelecek için düşünür müsünüz?

-Hayır. İsmim geçmiş olabilir ama hiç düşünmedim. İzmit’in yanı sıra başka bir Gölcük için de geçti. İnsanın hedefi olduğunda o hedefe gitmelidir, her yere çıkmamalıdır diyorum ya; bu, kişinin hedefinden başka bir yere takdir olunması bunun dışındadır. Ben kendimin zıplamasını kastediyorum. İl başkanlığında aday oldum. Milletvekili seçilemedim birkaç gün sonra teşkilat başkanımız Mustafa Ataş Bey beni arayarak ‘Arzu etmediğimiz bir sonuç oldu biz sizleri vekil yapamadık ama arzu ederseniz tekrar il başkanlığına dönebilirsiniz’ dedi.  Mesela bu şekilde aranan Edirne İl Başkanımız kabul etti il başkanı oldu. Ben ‘Sayın Başkan, bu saatten sonra benim geri dönüşüm ne parti için ne de benim için çok faydalı olmaz. Zaten arkadaşlar süreci yönetiyor ben onlara destek olurum’ diye geri dahi dönmedim.

“DOĞRU YERDE BAŞLAMALI”

***Neden kabul etmediniz, kırgınlıktan mı?

-Belki dönmek isteseydim il başkanı olurdum ama asıl olan insanın bir şeyi doğru yerde bırakması, bir daha başlayacaksa doğru yerde başlaması.  Bunu neden söylüyorum, ben milletvekili olmak istedim ve nasip olmadı.  Sonrasında belediye başkanı olmak gibi bir hayalim hiç olmadı. Ben bu konuyla alakalı hayalimin tek bir yer olduğunu, belediye başkanlığıyla ilgili bir hayalim olmadığı için süreçle ilgili bir adım atmadığımı, adım atılmaya da zaten bir gereklilik olmadığını söylüyorum.

***Belediye başkanlığını istediğinize dair iddialar yakıştırma mıydı yani?

-Belki alternatif olarak merkezdeki süreci gören arkadaşlar yakıştırma yapmış olabilir ama benim gibi başka arkadaşlar için de böyle iddialar oldu.

“BEKLENENDEN İYİ PERFORMANS SERGİLİYOR”

***Tecrübeli bir il başkanı olarak mevcut il başkanı Mehmet Ellibeş’i nasıl değerlendiriyorsunuz? Ağabeylik modeli AKP’ye uydu mu?

-Her şeyin artısı ve eksisi var. Bir hakkı teslim etmek lazım. Mehmet Abi’yi (Ellibeş) eskiden beri tanırım. Gençlik kolları başkanlığım, il başkanlığım döneminde hukukumuz hep iyi olmuştur. Zaten Mehmet Ağabeyi çok anlatmaya da gerek yok. Allah var, kamuoyunun takdir ettiği bir isim. Süreç içerisinde ortaya çıkan tabloda Mehmet Abi bir yıldır il başkanımız. Mehmet Abi özelinde baktığımızda beklenenden çok daha iyi performans sergilediğini söyleyebilirim.

***Hemşericilik duygusallığıyla söylemiyorsunuz değil mi?

-Hayır, kesinlikle bunu abi, hemşerim gibi duygusallıkta söylemiyorum. Sonuçta bir yıl önce geldi. Bir yıl önce gelmesine rağmen bugün 12 tane kongre yaptık.  Bu 12 kongrede normalüstü yaşanan bir sorun duydunuz mu? Teşkilatın her döneminde bir şeyler olur. İyi bir süreç yönetiyor.  Bu manada Mehmet Ağabey bizden ne kadar destek isterse biz de açıkça elimizde gelen desteği kendisine göstereceğimizi hem bireysel hem de tüzel anlamda söylüyorum.

“DEVAM ETSİN DİYEBİLECEĞİM BİR DURUMDA”

***Mehmet Ellibeş il başkanlığı görevine devam etmeli, diyebilir misiniz?

-Bana genel merkezden biri sorarsa ve bir sıkıntı yoksa devam etmeli derim. Sayın vekillerin de genel görüşü bu yöndedir.  Tabi kimseye ipotek koymayayım. Benim için devam etmesi bir sorun olmayan, sorulursa devam etsin diyeceğim bir durumda.

Devamı yarın...

Son Güncelleme: 01.10.2020 13:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İzmit li 2020-09-30 07:49:12

Erdoğan olmasa sizin kim yüzünüze bakardı!

Avatar
mustafa 2020-09-25 11:11:54

şemsettin ceyhan duruşu net hiç bir şeyi eğip bükmeden konuşmuş zaten uslubuda budur...kitabın ortasından ama usulüne göre konuşur...iyi de bir hatiptir...bu tip görevler yapan herkes için her sey söylenebilir...ama şu net hem parti ve partililer hem de kocaeli için gayret göstermis emek harcamış bir kişiliktir...

Avatar
güzel anlatan 2020-09-25 10:49:01

hikaye anlatmasın kendi yaptırdığı tehditleri biliyoruz

Avatar
Ks 2020-09-25 07:44:37

Aysun Hanım, Şemsettin AKP kocaelinin içindeki en büyük çetenin bir parçasıydı, günah çıkartmaya çalışıyor masal anlatıyor, buyuksehiri soydular, makam verip ihale aldılar,

Avatar
Ersoy Kandemir 2020-09-24 15:08:54

İhi siyaset çete işi değildir mi,sen Ziyapaşa Çetesini daha duymadın mı,siyaset yürek,zeka,öngörü ve millete hizmet niyetiyle yapılır,rakiplerinle halkın önünde tartışılarak yapılır,il başkanlığın döneminde şu canııım memlekete ne faydan olmuş senin,bonzayiden o kadar gencimiz yitti gitti,çıkıp da kaç kere konuştuk il başkanlığı döneminde onlardan niye bahsetmedin?

banner1238

banner1226

banner1227

banner1228

banner1242

banner1212

banner1048

banner354

banner1236

banner1223

banner1224

banner1225

banner1241

banner599

banner820