banner1046
banner1117
18 Eylül 2020 Cuma 15:55
“Omurgasızların ayağını kestim”

Röportaj: Aysun Özcan ERENKAYA
Fotoğraflar: Merve DİŞLİ

CHP Kocaeli İl eski Başkanı Cengiz Sarıbay ile yaptığımız röportajın ikinci bölümündeyiz. Sarıbay’ın dün gazetemizde yayımlanan röportajı çok ses getirdi. Muhatapları cevap hakkını kullanmak istedi. Bu gazetede herkesin sesine yer var. Ancak Cengiz Sarıbay’ın söyleyecekleri daha bitmedi. Sarıbay bu bölümde yerel seçim sürecini değerlendirdi. İlçelerdeki aday tercihlerinden büyükşehir belediyesindeki iddiasızlığa, İzmit’in nasıl kazanıldığından il başkanları masasına kadar ne varsa sordum. Sarıbay, o masa sayesinde tam 150 partilisini FETÖ damgası yemekten kurtardıklarını anlattı. “Bunları bugüne kadar söylemeyi şık bulmadım ama faydasını gördük. Ayrıca Cumhurbaşkanına örnek olsun istedim” dedi.
Sarıbaya’a “Beş yıllık il başkanlığı döneminize geriye baktığınızda partiye kattıklarınızı ana hatlarıyla anlatır mısınız?” şeklinde bir soru yönelttik, cevabı ilginçti. “En önemli hizmetlerimden biri de bu partiye layık olmayan, omurgasız insanların bir kısmının ayağını kestim” ifadelerini kullandı.

Samimi bir söyleşi oldu. Samimi olduğu kadar tartışma yaratan bir söyleşi oldu. Sarıbay’ın sözleri daha çok su kaldıracağa benziyor. Ama her şeyi bir tarafa bırakırsak, Sarıbay’a yaptığım onca eleştiriye rağmen davetimi kırmayıp gazetemize gelerek gönlünü açması gerçekten çok değerli. Politikacıların hoşgörü sahibi olması çok alışılagelmiş bir durum değil. Sarıbay bu anlamda çok geniş bir gönle sahip. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyor, röportajımızın son bölümüyle sizi baş başa bırakıyorum. Keyifli hafta sonlarınız olsun.

***Fatma Kaplan Hürriyet’in adaylığına örgütten itiraz eden çıktı mı? Sizce bu başarı kimin?

-Fatma Hanım’ın adaylığına partide hiçbir grup karşı çıkmadı. ‘Kavgalı evden kız alınmaz’ derler, bizim başarılı olduğumuz dönemlere baktığınızda buna 89’da Sefa Sirmen’in seçimi alması da dahil, o dönemde de konsensüs vardı. Olmadığı zaman, aykırı ses çıktığında olmuyor. Fatma Hanım üzerinde konsensüs sağlandı. Fatma Hanım bunu güzel değerlendirdi. Nasıl değerlendirdi? Fatma akıllı ve çalışkan bir kadın, çok sempatik bir kere. İnşallah başarısı devam eder Büyükşehir’in başına oturur.

“FATMA HANIM BAŞARILI OLACAK”

***Gerçekten başarılı buluyor musunuz?

-Meclis çoğunluğu yok, genel iktidarda desteği yok. 200 milyon bütçesi olan bir belediyenin başkanısın, 200 milyon da borç ödüyorsun. Hep engelliyorlar. Fatma Hanım başarılı olacak, ben başarılı da buluyorum.

***Diyaloğunuz nasıl, il başkanlığından sonra da görüşmeye devam ediyor musunuz?

-Bir ay evvel geldiğimde karşılaştık, görüştük. Ben belediye başkanını öyle sık sık arayan biri değilim. O da aramadı ama ‘Niye aramadı?’ diye düşünmedim. İşi vardır, aramamıştır.

“BÜYÜKŞEHİRE POTANSİYEL BİR ADAY”

***Genel başkanlar tarafından Fatma hanımın büyükşehir adayı olarak ilan edilmesine ne diyorsunuz? Hedef mi konuldu? Malum, CHP’nin büyükşehir fobisi var bana göre?

-Hedef konuldu demeyelim de Fatma Hanımın ileride büyükşehire aktarılacağı yönünde potansiyel bir aday olduğu pekiştirildi. Ama o gün bakarsın burada konjonktür farklı gelişir, partililerden tepki alınır, başka isimler öne çıkar, ya da İzmit’te lazımsın diyebilirler. Onu şimdide öngörmek zor.

“SİBEL GÖNÜL BİZİM İÇİN İYİ BİR RAKİPTİ”

*** AKP’nin İzmit’te Hürriyet’in karşısına Sibel Gönül’ü aday çıkarması CHP’nin kazanmasında olumlu bir etken miydi?

-Kesinlikle olumlu bir etkendi. Geçen Emine Hanım (Zeybek) ‘Sibel Gönül en iyi adaydı’ demiş, hayır değildi. Bizim de AKP içinde dostlarımız vardı ve Sibel Hanımın çalışmadığını söylüyorlar. Öğlen 12’den önce partiye gelmiyormuş. Fatma Hanım sabah 6’da, 8’de çıkıyor Hal’e gidiyordu, işçi servislerine gidiyordu. Sibel Hanım öyle değildi ki. Tam çalışmadı, buradan kopuktu. Ankara’dan getirdiler. Burada adam mı yoktu? Fatma Hanım herkese dokundu. Sokağa gitti, mahalleye gitti, eve gitti. Sibel Hanım biraz daha aristokrat, milletvekilliği yaptığı için biraz daha yüksek seviyede kaldı. Kötü bir insan mı? Estağfurullah. Ama bizim için iyi bir rakipti, öyle diyeyim.

“İZMİT’İ ALMAMIZ BİZİ İŞTAHLANDIRDI”

***CHP şok bir kararla büyükşehiri İYİ Parti’ye bıraktı. Orada siz bir tavır geliştirmediniz mi? Sizin Fahri Örengül’e adaylık teklif ettiğiniz biliniyor. Neden ısrarcı olmadınız? Kazanacağınıza inanmadınız mı?

-Evet ben Fahri Örengül’e Büyükşehir’i teklif ettim, o da kabul etti. Fahri Bey benim meslektaşım, baro başkanlığı döneminde yardımcılığımı yaptı, temiz bir çocuk, başarılı bir avukat. Keramettin (Gençtürk) de vardı ama bizim grubumuzdan Fahri Bey çıktı. Genel merkez burayı İYİ Parti’ye verince bizim elimiz kolumuz bağlandı. Bizim burada İzmit’i almamız bizi iştahlandırdı. İstanbul, Ankara gibi illeri almamızla da Kocaeli Büyükşehir’i alabilme inancımızı perçinledi.

“ODUN KOYSAM SEÇTİRİRİM HAVALARINDAYDI”

***Demek ki inanç yoktu o zaman CHP’de? İnanç olsa bırakır mıydınız İYİ Parti’ye? Mesela İzmit’i isteseler bırakır mıydınız?

-Onlar İzmit’i istemişler aslında biz sonra duyuyoruz. Alamayacağız dediğimiz seçimleri almamız bize önümüzdeki seçimde ittifakları düzgün kurduğumuzda seçimi alacağımız inancını verdi. AKP’ye de seçim kaybetme korkusu geldi. Eskiden ‘Ben seçimi kaybetmem odunu koysam seçtiririm’ havalarındaydı ama öyle bir dünya yok artık.

“ZIP ZIP ZIPLAYAN ARKADAŞ”

***İlçelerde aday belirlenirken hatalar olmadı mı? Örneğin Çayırova İlçe başkanında çok mu ısrarcı oldunuz? İYİ Parti’nin adayını desteklemek yerine Selahattin Kaya’daki ısrarınızın sebebi neydi? Bizim bilmediğimiz derin ilişkileri veya başarısı mı vardı?

-Çayırova’da bizim partiden iki aday vardı. Orada İYİ Parti’nin adayı eskiden Saadet Partisi’ne gitmiş sonra MHP’ye gitmiş şimdi de İYİ Parti’ye gelmiş yani zıp zıp zıplayan bir arkadaş. Oradaki seçimde bizim doğru yaptığımız anlaşıldı. Bizim Çayırova’da 23 bin oyumuz vardı o arkadaşımız 15 bin oy aldı. Bizden çok oy alsaydı göz göre göre seçimi kaybettik derdim. Onların bize intikal etmesi lazımdı.


İYİ PARTİ ŞARK KURNAZLIĞI YAPMAYA ÇALIŞTI”

***Peki, ittifakla girilseydi beraber sinerji yaratılamaz mıydı? Onlar niye ısrar etti kendi adayında bu kadar?

-Yaratılırdı ama bizim gözümüz tutmadı o arkadaşı. İYİ Parti orada biraz şark kurnazlığı yapmaya çalıştı. Biz Başiskele’yi onlara verince Saadet Partisi’nin adayı Zafer Mutlu’ya destek verip, Çayırova’da Saadet’in desteğini almak istediler. O yüzden bunlar bir buçuk ay Başiskele’de aday belirlemediler, Saadet Partisi’yle görüşmeler yaptılar. Fakat Saadet Partisi orada kendi adayını çıkarttı. Zafer’le anlaşamayıp Çayırova’da da anlaşma yapamayınca kendi adaylarını çıkardılar. Üç parti dolaşan bir adamı kim olursa olsun istemem!

***Kartepe’de ilçe başkanınız Cumhur Karakadılar üzerinde yoğun ısrarınız oldu. Başiskele’de AKP her dönem rekor oy alırken, iktidar partisi bu kez Kartepe’de rekor oy aldı. Cumhur Karakadılar hezimete uğradı ve bu hiç sürpriz olmadı. Bu gerçeği sizin gibi tecrübeli bir politikacı görmemiş olamaz diye düşünüyorum?

-Evet Cumhur Karakadılar benim adayımdı, doğru söylüyorsunuz. Destekledim de ama onun yerine daha iyi bir aday çıkmadı orada. Kim vardı ki? Temel vardı, o da gitti DSP’den aday oldu, onun aldığı oy 5 bindi. Temel’i mi yapsaydık?

“SARI ÖKÜZÜ VERMEM”

***Ya Körfez? Orası da çok karışıktı. Bozkurt Uslu’yu istediniz, olmadı. İttifak adayı Salih Şirin oldu. Onda da Meclis listelerinde bir türlü anlaşamadınız. Engin Taşdemir’e karşıydı İYİ Parti. Bunun sebebi neydi?

-Salih Şirin 2009’da benim ilçe başkanımdı ama aday olduktan sonra Saadet’le anlaşamadık biz. Aday olduktan sonra en faydalandığım meclis üyemi Engin’i (Taşdemir) istemediler. ‘Size Sarı öküzü vermem. Engin’i listenin başına yazacaksınız’ dedim. Benim dediğim oldu fakat liste çıkarmadık. Bizim parti kırıldı, aday çıkartamadık orada. Salih Şirin’in karşısına Bozkurt’u (Uslu) belirledim.

***Bozkurt Uslu aday olsaydı Körfez’de seçimi kazanacağınıza inanıyor muydunuz?

Bozkurt benim yakın dostum, 2009’da il sekreterliğimi yaptı. Ankara’da parti meclisinden de geçirdik ama Meral Hanım orada bir açılışa gelip ‘Benim adayım Salih Şirin’ deyince Genel Başkan ‘Meral Hanım’ı kırmayalım’ demiş. Genel Merkez olunca bazen yaptım oldu hesabı geliyor ve bir şey yapamıyorsunuz. ‘Bu olmazsa istifa ederim’ demek de benim tarzım değil. Bu partinin belirleyen kurulları var benim yazdığım raporlar var ‘Körfez’i vermeyelim Bozkurt’la alırız’ dedim ama takdir genel merkezimizindi.

“FATURAYI ERYARSOY’A KESTİLER”

***Beş yıllık il başkanlığı döneminize geriye baktığınızda partiye kattıklarınızı ana hatlarıyla anlatır mısınız?

-Bir defa bu partinin il başkanı Cengiz Sarıbay olunca özgün ağırlığı artar. Vilayette de jandarmada da poliste de Cengiz Sarıbay il başkanı olmasa da farklı bir kişilik. 15 senedir alınmayan belediyeyi aldık. 50 kişilik kurulla Abdullah Eryarsoy’u görevden aldılar, faturayı ona kestiler. Parti biraz daha kurumsallaştı. Bu parti tuvaleti olmayan, pis binalarda kiracıyken bugün iki milyonluk bir bina kazandırdım. Bunun 600 bin TL’sini genel merkez verdi, kalanını ben topladım, kendi cebimden de verdim. Bir dayanışma kültürünü de ortaya koyduk. En önemli hizmetlerimden biri de bu partiye layık olmayan, omurgasız insanların bir kısmının ayağını kestim.

***Aynı bayrağı Harun Yıldızlı taşıyabilir mi?

Tabii ki taşır. Harun’un bazı fevri davranışları olabilir ama o da tecrübe kazanabilir.

“CUMHURBAŞKANI İDOL OLMALI”

***AKP’de dostlarım var diyorsunuz. Onlarla mutlaka sohbetleriniz oluyordur. Tecrübeleriniz de var haliyle. Sizce iktidar partisinde havalar nasıl?

-AKP inandırıcı olduğu zamanlar seçimleri aldı. Artık bir inandırıcılığı kalmadı, kendi partileri de feryat etmeye başladılar. Korona virüs aldı başını gitti diyorlar. Sen gidip Giresun’da miting yaparsan, ‘aman maskeli gez’ deyip çay torbası dağıtırsan kimse sana inanmaz. Pandemiyle ilgili cumhurbaşkanı idol olmalı. Cumhurbaşkanı daha yeni yeni maske takmaya başladı. Gittiği yerlerde herkes maske takarken kendisi ve damadı maskesizdi. Artık bana da bulaşır diye maske takmaya başladı.




 

“İL BAŞKANLARI MASASI FETÖ’DEN KURTARDI”

***İl başkanlarıyla burada sizin iyi bir hukukunuz vardı. Hatta meşhur masa muhabbetiniz vardı. Ben de o dönemler il başkanları masasını çok eleştirdim, keza partililer de öyle. Daha sonra masayı dağıttınız. O masadan bir ka’rınız oldu mu?

-Partili çok muhalefet yaptı ama en az 150 partilimizi FETÖ’den kurtardık. Bir sürü insanın dükkanını, malını dershaneye, oraya buraya kiraya vermiş, geldiler kapattılar. ‘Boşaltın masaları, sandalyeleri bana kiraya verin’ diyenlere Maliye Bakanlığı ‘Hayır’ dedi. Bunları biz kurtardık. ‘Banane’ diyor Valilik. Biz sadece FETÖ’cülerin eşyalarını atmasını istedik. Süreklilik arz eden kiralamalar var. Bunları ‘Ben yaptım’ deyip kendimi reklam edemezdim. En az 150 tane FETÖ’cü olmadığı halde FETÖ’cü damgası yiyecek insanı kurtardık. Cengiz Sarıbay hiçbir zaman yalan söylemeyen, mesleğinde de yalan söylemeyen biri. Şemsettin Bey de (Ceyhan) her zaman bana güvenir. Ben de inanmadığım hiçbir şeyi Şemsettin Bey’e söylemedim.

***Şemsettin Ceyhan masada olmaktan memnundu zaten, sayenizde iyi PR yaptı o dönemlerde ama milletvekili olamadı ne yazık ki?

-Aslında o masayla bizim Türkiye’ye örnek olmamız lazımdı. Cumhurbaşkanı geldiğinde ben ana muhalefet olarak onu karşılamalı ve ‘Hoş geldiniz Sayın Cumhurbaşkanım’ demeliyim. ‘Siyasi partilerle bir birliktelik yaşayıp tüm Türkiye’ye örnek olabilir miyiz? Cumhurbaşkanı’na bir mesaj verebilir miyiz?’ bunun peşindeydim. Ama karşılayamadık, niye? ‘Bu Cehape var ya bu cehape’ dedi sürekli, ben nasıl gideyim o zaman? Evet, Şemsettin Bey’i milletvekili yapmadılar. Mahmut Civelek’i de yapmadılar.

“BEN DAĞITTIĞIM ZAMAN O MASA BİR DAHA TOPLANMAZ”

***Size eleştiri de buradan geliyordu. Yukarıda Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu’na ağır sözler ederken, sizin aşağıda o masada oturmanız garip karşılandı?

-Belediyelerden partililerimiz atılıyordu, İZGAZ’dan altı arkadaş atıldı. Ben o zaman Tahir Bey (Büyükakın) genel sekreterdi aradım söyledim. ‘Cengiz Bey ben bir bakayım’ dedi. Sonra arayıp ‘Kusura bakma olacak gibi değil, çünkü bunlar sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanı’na hakaret ve küfür eden insanlar’ dedi. Ben eğer sırf partili olduğu için atılsalardı korurdum onları. Partililerimizi belediyeye soktuk. Tabii ki masanın faydası oldu. Bizim orada ayda bir gün kahvaltı yapmamız partiliye doğru gelmedi. Ben de artık dayanamadım seçime üç ay kala dağıttım masayı. Ben dağıttım zaman o masa bir daha toplanmaz zaten, toplanmadı da…

“HERKES BU İTTİFAKTA YER ALABİLİR”

***İktidar partisinden ayrılanların kurduğu iki yeni parti var. DEVA ve GELECEK partileri olası seçimlerde CHP ile aynı masada otururlar mı? Kılıçdaroğlu’nun bu anlamda sıcak mesajları var?

-Öncelikle genel başkanımıza ‘Abdullah Gül’ü istiyor’ gibi bir suçlama yapılıyor. Abdullah Gül, Babacan’ı destekliyor. ‘Ben Abdullah Gül’ü istemiyorum’ deme durumunda değil. Istiyorum demiyor zaten ama istemiyorum da demiyor. ‘Biz millet ittifakıyız, bu ittifakın amacı parlamenter sistemi tekrar getirmek ve başkanlık sistemini ortadan kaldırmak. Bizim bu, isteğimizle uzlaşan herkesle anlaşma yaparız. Buna ben karar veremem ittifak partileri birleşir olur’ diyor. Meral Hanım ‘Abdullah Gül olmaz’ deyince olmadı. Yine olmaz diyecek Meral Hanım. O yüzden genel başkanın yaptığı doğru bir tutum. ‘İttifak içinde olduğumuz siyasi kurumlarla oturup günü geldiğinde kararını veririz’ düşüncesi doğru. ‘Ben atarım, aday olurum’ demiyor. Günü geldiğinde oturulur, parlamenter sistemi istiyorsan, demokrasi istiyorsan bunların davetiyle gelinir iş birliği yapılabilir. Bu nedenle de bir ittifak kurulabilir herkes bu ittifakta yer alabilir. CHP’nin yeni partilere bakış açısı bu.

“PABUCUN PAHALI OLDUĞUNU ANLADILAR”

***İktidarın parlamenter sistemi ‘istemem yan cebime koy’ durumu var mı? Sanki yüzde 51 fobisi başladı, siz ne diyorsunuz?

-Tabii Tayyip Bey başkanlık sisteminden umduğunu bulamadı. MHP ile ikisinin ortalaması yüzde 51’i bulamıyor. Parlamenter sistem olmasaydı bugün yüzde 35 – 40’la iktidar olurdu. Şimdi yüzde 50 aşağısına düşünce vazgeçiyoruz deme durumuna gelebilirler. Pabucun pahalı olduğunu onlar da anladı.

“EMİNE HANIM’IN GİTTİĞİ YOL YANLIŞ”

***Çoklu baroyu desteklemediğinizi biliyoruz. Geçenlerde Emine Zeybek ile röportaj yaptığımızda baroların CHP’nin arka bahçesi olduğunu, Kocaeli Barosu’nun onu temsil etmediğini söyledi. Siz neler düşünüyorsunuz?

-Kocaeli Barosu onu temsil etmiyor olabilir doğrudur çünkü Emine Hanım’ın gittiği yol yanlış. Emine Hanım 96-98 dönemimde baro yönetim kurulu üyemdi. Ben o dönemde CHP’nin bir toplantısına katılmadım, bir açıklamasına destek vermedim. Emine Hanım bunu çok iyi bilir. Onlar O zaman Doğru Yol’cuydu. CHP’nin hiçbir siyasi etkinliğine katılmadım. Bahar da (Gültekin) iki seneden beri katılmadı. Nasıl arka bahçesi oluyor? Baro kimsesizlerin kimsesi, haksızlığa karşı çıkacak ilk kurumdur. Siz haksızlık, adaletsizlik, yolsuzluk yaparsanız, buna baro karşı çıkacak. Kadın cinayetlerine, çocuk istismarına baro karşı çıkacak. Sahipsiz kalan sendikacının, yürüyen insanın yanında baronun olması kadar normal ne var? Özal ‘Bir defa anayasa ihlal etmekle bir şey olmaz’ dedi. Tayyip Bey de ‘Anayasa Mahkemesi’ne saygı duymuyorum’ diyor. Siz hukuka aykırı işlem yapıyorsanız baro buna ses çıkarmak zorunda.



 

“AYDIN ÜNLÜ GÖREVLENDİRİLMİŞ”

***Ne olacak peki çoklu baro kurulursa? Yargıya siyaset mi hakim olacak?

-Kuramayacaklar, en fazla üç yerde kurma şansları var. 2 bin avukat bulmaları gerek. İzmit’te ancak o kadar avukat var nasıl bulacaksınız? İstanbul’da bile bulamıyorlar. Onları bulamayacaklarını bildikleri için Bahar Hanım’ın üstüne oynuyorlar. Burada da herhalde Aydın Ünlü görevlendirilmiş sürekli istifaya davet ediyor.

***Evet sonra öğrendik ki Aydın Ünlü’nün kendi adayı varmış, Avukat Semih Türeyen?

-Semih Türeyen aday olmaz, olsa da alacağı yok. Bahar’ın (Gültekin) karşısına aday çıkmaz.

***Siyaset defterini kapattınız mı? Sizi Milletvekilliğinde görecek miyiz?

-Ben geçen dönem aday olmadım gene olmam. Benim muhatabım Genel Başkan, bana ‘Parlamentoda sana ihtiyaç var’ derse giderim. Milletvekili de benim burada, İl başkanı da, belediye başkanı da…

“YAPTIK DEDİKLERİ ŞEYLER BİLE EKSİK”

***Büyükşehir Belediyesi’ni nasıl görüyorsunuz? Fatma Hanım’a bir ambargo uygulanıyor mu? Karaosmanoğlu olsaydı farklı olur muydu?

-Karaosmanoğlu daha uzlaşılan bir adamdı. Tahir Bey de bana göre uzlaşan bir kişilik ama nedense Fatma Hanım’la frekansları uymadı. Ben Büyükşehir’in bu pandemi döneminde başarılı olduğuna inanmıyorum. Alemdar’da yine çalışma yapıldı. Yaptık dedikleri şeyler bile eksik. İzmit’in dışında bir de Gebze var. Sorunları fersah fersah. Darıca’da arabalar yürümüyor artık. Bunun yolu yol yapmaktan değil, yolu yer altına indirmekten geçiyor.

***Kısmen başladılar. Gebze’de metro çalışmaları ilerliyor?

-Daha çok metro yapılmalı. Sefa Sirmen’in yaptıklarına baksınlar. Bir çöp fabrikası, buz pateni, çevre arıtma tesisi yapsana. Yürüyüş Yolu, Fethiye caddesi kolay iş mi? Hala yapamıyorsunuz. Sefa Sirmen’den kalan işler var. Hangi tesisi yaptınız siz? Bugün çok sıkıştı belediye, bir şey satalım deseler elde bir tek tramvay var. Sefa Sirmen burada son derece iyi çalıştı ve eser çıkardı. Yapsana bir baraj.

***Yuvacık barajının çok pahalı olduğunu hala borç ödediklerini söylüyorlar?

-E öyleyse sorarsın hesabını. Bunların yaptığı ne var? Karaosmanoğlu’nun yaptığı en önemli şey ağaçlandırmaya önem vermek. Sefa Sirmen’in yaptıklarına bunların aklı almaz. Milyon dolarlardan bahsediyoruz.

“BÜSTÜMÜ DİKERLER DERKEN SEÇİMİ KAYBETTİM”

***Son bir soru sorayım. 11 ilçe başkanının desteğine rağmen il başkanlığı yarışını kaybetmiştiniz. Çokta üzülmüştünüz. Arkanızda büyük bir desteğe rağmen neden kaybettiniz?

-Olabilir. Benim dönemimde Sefa-Hikmet ikileminden kurtardım biraz partiyi. İkisiyle de konuşursam ağır konuşurum. Ben 2009’da ikisini birleştirdiğim zaman 11 İlçe başkanım arkamdaydı. ‘Partiye büstümü dikerler’ derken seçimi kaybettim. 11 ilçe başkanı beni destekliyor. Bir tek Darıca Ferhan Şensoy’u destekledi. KYÖD’de kokteyl verdim. Hikmetçiler, Sefacılar ‘Niye bir araya getirdin?’ deyip oy vermediler. Yani onların ayrışmasından şikayetçi olanlar birleşmesinden de hoşnut olmayıp faturayı kesti. Politika böyle bir şey.

***Değerli başkan, buraya kadar gelip sorularımıza içtenlikle yanıt verdiğiniz için teşekkür ederiz.

-Ben de size öncelikle teşekkür ediyorum beni davet ettiğiniz için. Röportajlarınızı da takip ediyorum. Seve seve geldim, memnuniyetle geldim.

İLGİLİ HABER İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

Son Güncelleme: 01.10.2020 13:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
alperen 2020-09-19 17:24:19

yaptığı en dürüst olay bm üyeleri ön seçiminde çıkan 125 oyu kabul etmiştir zavallı

Avatar
Ks 2020-09-19 14:39:17

Cengiz Sarıbay'ı ciddiye almayın.

Avatar
Ahmet Arkan 2020-09-19 12:46:13

5000 liralık İtalyan ayakkabı giydi diye kendini üst düzey sosyete sanan adamdan CHP' yarar gelmez. Bu adamın CHP'ye kattığı tek bir olumlu unsur yoktur...

Avatar
Derinceli 2020-09-19 12:17:14

Sibel hanim çalışmamış diyosun. Sen kendine bak. Bodrum il başkanı.

Avatar
Masa 2020-09-18 23:54:45

Masa işi alttakilerin tepişirken aristokratların havyarla kahvaltısıdır tavrla partileri bile Vardı

Avatar
Chp'li 2020-09-18 16:57:44

BÜYÜKŞEHİRE POTANSİYEL BİR ADAY” diyorsunuz'da cengiz bey fatma bırakın BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNİ almayı önümüzdeki dönem izmit'i kaybedecek... yaptığı çok hatalar var bunu göz ardı ettiniz ve emek veren insanları dışlayıp akp li mhp li kişileri işe aldı ayrıca ilçe başkanı ve il başkanının sözünün geçmediği yerde kendi akrabası ve şöförü olan hüseyin ergül'ün sözü geçiyor işe alımda..

Avatar
Chp Üyesi 2020-09-18 16:52:26

Fatma akıllı ve çalışkan bir kadın, çok sempatik bir kere. derken yanına çok kinci ve kibir abidesinide eklemelisiniz sn sarıbay...

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820