banner1046
banner1117
02 Ekim 2020 Cuma 16:36
İzmit il olmalı…!

Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya
Fotoğraflar: Merve Dişli


CHP Kocaeli Milletvekili ve PM Üyesi Tahsin Tarhan ile yaptığımız söyleşinin ikinci bölümündeyiz. Bu bölümde Tarhan ile Kocaeli’yi konuştuk. Yapılan yatırımların yeterli olup olmadığını sorduğum Tarhan, AKP’nin Kocaeli’yi kale olarak kabul ettiği andan itibaren yatırımları kestiğini ifade etti.

Sayın Tarhan ile Gebze’nin il olması konusunda da konuştuk. TBMM’ye verdikleri önergeye gelecek cevabı bekleyen Tarhan, sadece Gebze’nin değil, İzmit’in de il olması gerektiğini savundu.

Tahsin Tarhan’ı bulmuşken aylar önce polemik konusu haline dönüşen büyükşehir belediyesinin satın aldığı golf araçlarını konuştuk. Bu konuda özeleştiriniz var mı dedim. Tarhan, medyanın konuyu saptırıp bir noktaya odaklandığını, asıl mesajın arka plana itildiğini, bu durumu Büyükakın’ın başına yediği bir tokmak olarak gördüğünü, ve bu sayede adrese teslim ihalelerin önüne geçildiğini söyledi.

CHP’li vekil ile yaptığımız renkli söyleşinin ikinci bölümünü dikkatle okumanızı dilerim.

2. BÖLÜM

***Geçenlerde Şemsettin Ceyhan’la yaptığımız röportajda kamuya mobilya satma eleştirilerini sorduğumda sizin vergi dairesinden aldığınız belgeye takıldı. Belgeyi alma şekliniz nedeniyle de FETÖ yakıştırması yaptı. Bunu tamamen de başarılı bir il başkanı olmasına, il başkanları masası kurmasına, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bundan duyduğu rahatsızlığa bağladı. Buna bir cevabınız olacak mı?

-Şemsettin Bey’le kişisel olarak hiçbir sorunum olmadı. Sonuçta bu kentte siyaset yapmış, emek vermiş bir kişi. O nedenle kişisel olarak CHP Milletvekilinin onunla uğraşması, çalışmalarını engellemeye çabalaması gibi bir şey asla yok. Her başarısızlıklarını FETÖ’ye yüklemenin anlamı nedir? Her şeyi FETÖ’ye taşımanın anlamı nedir? Bizim orada sorduğumuz sorular vardı ve doğru cevapları istedik. Evrakı kimin verdiğini tartışmanın anlamı yok. Demek ki her şey doğru, birileri bu evrakı vermiş ortaya çıkmış bundan rahatsızlık duyuyor. Demek ki bizim sorduğumuz sorular doğru.

“O EVRAKI AKP’LİLER VERDİ”

***Peki o evrakları kim verdi?

-O evrakı bize AKP’liler verdi. Kim almış, nereden almış bizi ilgilendirmez. Bize o bilgiler AKP’lilerden geldi. O evraklara baktığınızda bir kentin il başkanı, aynı kentten milletvekili seçilip bakan olmuş bir kişinin sorumlu olduğu kurumlara nasıl mobilya satar? Ben orada il başkanına ticaret mi yoksa siyaset mi yapmak istediğini sordum. Ticaret yapmak istiyorsa siyaseti bıraksın, istediği bakanlığa mobilya satsın. Hem il başkanısın hem de bakanın sorumlu olduğu kurumlara mobilya satıyorsun. Kendi partililerin de senden rahatsız olup bize bu belgeleri atıyor. O yüzden bunları FETÖ’ye yüklemenin anlamı yok.

“SEN BU İŞİN HESABINI VER”

***Teşkilattan mı geldi peki bu evraklar? Biraz daha ip ucu alalım?

-AKP içindeki kişilerden geldi. Artık nereden almışlar bilemiyorum FETÖ’yle bağlantısı olan kendileri. AKP’nin FETÖ’yle bağlantısı olduğu için direkt bana gelmez. Onlar almışlar bize verdiler. O yüzden evrakın kimden geldiği tartışması yanlış. Sen bu işin hesabını ver.

“ARKA MAHALLELERDE DAHA ÇOK TANINIYORUM”

***Gebze bölge milletvekilisiniz. Gebze il olmalı diyorsunuz. Bugün Gebze il olsa Tahsin Tarhan milletvekili seçilebilir mi? Orada başta CHP örgütü olmak üzere o alt yapıyı oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz?

-Mahallem orası olabilir ama ben Kocaeli milletvekiliyim. İzmit’ten bakınca CHP içindeki resme göre değerlendiriyorsunuz. Ben Gebze, Darıca, Çayırova’da hangi evde hangi vatandaşın oturduğunu biliyorum. Hangi sokakta ne sorunun olduğunu, ailelerin durumunun ne olduğunu biliyorum. Öyle ki aileler beni de tanıyorlar. Sadece partili olarak değil sosyal anlamda yaptığım hizmetlerden dolayı da tanıyorlar. Gebze’nin Çayırova’nın arka mahallelerinde daha çok tanınıyorum. Milletvekili olmam çok önemli değil onun için. Önemli olan partinin başarılı olması. Bugün başarılı olurum yarın başka bir arkadaşımız başarılı olur. O yüzden bir dahaki dönem seçilmem de önemli değil. Bu kentlerin kalkınması daha demokratik Özgür ve çağdaş bir ülke haline dönüşmemiz önemli.

“İZMİT’İN DE İL OLMASI LAZIM”

***Gebze’nin il olması için kanun teklifi verdiniz. Uzun zamandır milletvekilisiniz teklif vermek için geç kalmadınız mı? Ayrıca Gebze neden il olmalı?

-Gebze’deki halkın istekleri İzmit’te dinlenilmiyor. Onlar da dertlerini anlatamıyorlar. Bizim oradaki bakış açımız sadece Gebze’nin değil İzmit’in de il olması. İzmit’e de kendi imkanları, gelirleriyle yatırım yapılmasını istiyorum. Kendi sorunlarıyla boğuşan bir Gebze bölgesi var. Nüfusu da yetiyor, büyükşehir olması gelişimi için de oldukça önemli. Alışveriş, kültür anlamında hep İstanbul’u kullanan bir Gebze halkı var. Hannibal’ın mezarının, Fatih’in otağının, Eski Hisar kalelerinin olması tarihi açısından çok önemli bir bölge. Ama kent kültürü açısından baktığınızda ne yazık ki gelişmemiş, nüfus artışıyla çarpık kentleşmeyle boğuşan bir kent. Vilayet olursa bölgesel olarak sorunlarını çözmüş olur. Şehirleşme açısından orada bir kent yaratmış oluruz.

“CHP İKTİDARINDA PROGRAMA KONULACAK”

***İzmit ve Gebze birbirlerini kesiyorlar mı?

-Evet. İzmit’e geldiğimizde İzmit de Gebze’nin sorunlarıyla boğuşmaz. Kendi içinde Büyükşehir Belediyesi hizmet anlamında tarihini ön plana çıkararak çalışır. Burası da hizmet açısından daha ulaşılabilir, pratik ve hızlı olabilir. O yüzden iki kent yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Birbiriyle sosyolojik olarak kopmuş olan, birbiriyle ilişkisi olmayan iki kenti kendi bayrağı altında birleştirerek sorunların çözülmesi açısından daha iyi olur. Bugünün iktidarı bunu istese çözer ama onların böyle bir düşüncesi yok. Bu sadece Tahsin Tarhan ve Haydar Akar’ın verdiği önergeyle kalmayacak ve CHP iktidarında programa konulacak.

***Genel Başkan Kılıçdaroğlu Kocaeli’den kimi görse Gebze’yi soruyor. Adamın resmen kanayan yarası oldu Gebze. CHP neden Gebze’de kendisini bir türlü aşamadı?

-Gebze emek kenti özellikle asgari ücretle çalışan yoksulların en çok olduğu bölge. O bölgede gerçekten istediğimiz oyu alamıyoruz. Türkiye’de ilk emek örgütlenmesinin başladığı kent ama buralarda neden sosyal demokratlar iktidar değil, genel başkan bunu sorguluyor.



 

“GÖLCÜK’E YATIRIM YAPILMIYOR”

***Büyükşehir Belediyesi Gebze’ye bu ara çok önem veriyor. Yatırımları takip ediyor musunuz?

-Önem veriyor demeyelim. Ben de projeleri yakından takip ediyorum. En son Gölcük’e gittiğimde çok büyük tepki vardı büyükşehre. Oranın eski belediye başkanı Ellibeş il başkanı olmasına rağmen hala Gölcük’e yatırım yok diyorlar. Çoğu bölge en çok yatırımın Gebze’ye yapıldığını düşünüyor ama Kartepe’yi Kandıra’yı değerlendirdiğimiz zaman en çok yatırım yapmak yerine sorunları çözmeye çalışılması gerek. Gebze’nin çok sorunu olduğu için o bölgeye fazla yatırım yapılıyormuş gibi gözüküyor. Ama Darıca’ya yatırım yapılmıyor, Çayırova’ya yatırım yapılmıyor. Dört ilçenin bağlantısı Gebze olduğu için ister istemez yatırımların büyük bölümü Gebze’ye yapılıyormuş gibi gözüküyor.

“İSTANBUL BAĞLANTISI OLMALIYDI”

***Metro doğru bir proje mi?

-Yapılan her hizmet doğrudur. AKP genelde iktidar. Yerelde İstanbul’da da iktidardı. Öncelikle yapılması gereken Gebze- Pendik metro bağlantısıydı. İki kentte de aynı parti iktidar, ama metro geliyor Kaynarca’dan havaalanına gidiyor Gebze’ye gelmiyor. Metro yapıldıktan sonra yan bağlantıları kurulmalıydı. Köseköy’e kadar bağlantı olması gerekiyordu. Öncelik olarak ana hatları uygulamak lazımdı. Metro iyi bir yatırım ama ne kadar faydalı değerlendirmek lazım. Benim kanaatim öncelikle İstanbul bağlantısı oluşmalıydı.

“YANLIŞ BİR YATIRIM”

***Şehir Hastanesi’ni sormak istiyorum. Bu konuda da bir çıkışınız olmuştu. Bakanlığa sorduğunuz soruya cevap alabildiniz mi?

-Türkiye’de AKP Sayıştay denetiminden kaçan yeni bir sistem buldu. Ne TBMM sistemine ne Sayıştay sistemine girmeyen bir sistem oluşturdu. Öncelikle Yap- işlet-devret modeliyle köprü otoban işini icat etti. İstediği müteahhitte iş vermek açısından bir yol açtı. Uçak garantili havaalanı yaratıldı. Son olarak da sağlık alanına girdiler. Hasta garantili şehir hastanesi yapıyorlar. Kendi müteahhitlerine yatırım alanı açıldı. İnanılmaz yanlış yatırım, Türkiye bütçesini yanlış yönlendiren bir yöntem. İnşallah biz iktidar oluruz da şehir hastanelerini üniversite hastanesi yaparız.

“İKTİDARDAN GÜÇ ALIYOR”

***Kocaeli’deki şehir hastanesi neden durdu?

-Kocaeli’deki hastaneye baktığımızda da müteahhittin yatırım yapmama nedeni iktidardan aldığı güçten kaynaklanıyor. Aldığı kredilerle başka sektörlere yatırım yapmış. Aynı müteahhittin yaptığı Ankara ve İzmir şehir hastanesinde de sıkıntı var. Aldığı kredilerle enerji sektörüne yatırım yapmış. Taşeron müteahhit firmaları çalıştırarak onların sırtından buralara kadar getirip parasını ödemiyor. İktidar yoluyla tekrar kredi çekme yoluna giriliyor. Başka alanlara yatırım yapıldığı için hastane durmuş durumda ve enkaz halde.

“MEDYA YANLIŞ TARAFA ÇEKTİ”

***Bir süre önce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı golf araçlarıyla gündeme geldiniz. Kocaeli’de golf sahası yok ama golf araçları alındı dediniz. Orada bir özeleştiri yaptınız mı kendinize? Sanki biraz yanlış anlaşıldınız ya da yanlış anlattınız?

Yanlış anlaşılmadım ayrıca özeleştiri yapmama da gerek yok. Medya gücü AKP’nin elinde olduğu için yanlış tarafa çektiler. Aslında bugünkü büyükşehir belediye başkanımız açısından benim o günkü açıklamalarım çok önemliydi. O açıklamalarda golf aracı yoktu. Çok fazla alım yapılmıştı, tornacıya vermişlerdi işi. Kocaeli basınında bir sürü matbaa işi yapan insan var, bu kente emek vermiş matbaacılar var. Geçmiş büyükşehir belediyesi aynı kişiye tek teklifle matbaa işini verdi. Şimdeide golf aracı adı altında Türkiye’de yüzlerce park bahçelere araç üreten firma varken orada tek teklifle araç alınmasını eleştirdim. Yönetim değişti ama anlayış aynı. İşler aynı kişilere tek tekliflerle gidiyor. İhaleler şeffaf yapılmıyor, benim açıklamam buydu.




 

“BU BİR İKAZDI”

***Medya konuyu saptırdı, bunu mu demek istiyorsunuz?

-Saptırma değil belki ama basın içerisinden tek bir şeyi alıyor, onu öne çıkarınca asıl söylenilmek istenen şey söylenmemiş gibi oluyor. Büyükşehir golf aracı olarak teklife çıkmak zorunda değildi. Park Bahçelere araç gerekiyor diye de çıkabilirdi. Tanımlama golf aracı diye çıkıyor ve Türkiye’de yüzlerce firma var. O gün tek teklif üzerinden adrese teslim ihaleler yapıldı. Bu olay büyükşehir belediye başkanının kafasına yediği bir tokmaktı. ‘Bak anlayış aynı, aynı sistemle devam ediyor, ihaleler aynı adreslere teslim ediliyor’ gibi bir ikazdı.

***Faydasını gördü mü, adrese teslim ihaleler bitti mi?

-Çok fazla değişim yok, çok fazla ihale yapılmadı. Gebze’de adrese teslim çöp ihalesi yapıldı. 68 milyona adrese teslim Pendik’te bir firmaya veriliyor. Kamyonlar kiralanıyor, şoförler belediyeye ait. 40 küsur kamyon kiralanıyor. Kamyonların fiyatı satın alsanız 24 milyon ama 3 yıllık 68 milyona kiralanıyor. Yakıt belediyeye ait, şoförler belediyeye ait yani firma sadece kamyonları kiraya veriyor. İzmit Belediyesi’ne bakın işte satın aldı. Satın almak varken neden kiralıyorsunuz?

“HESAP ORTADA”

***Satın almak mı daha karlı, kiralamak mı?

-Yaptığınız iş gücüyle değerlendirmek lazım. Gebze’deki ihaleye baktığınızda şoför size aitse yakıt size aitse niye kiralayasınız ki? 24 milyona satın alın hesap ortada.

“SADECE CHP’NİN SORUNUYMUŞ GİBİ”

***Kocaeli’nin çarpık kentleşme gibi sorunları da çok arttı. Son yıllarda çevre ve hava kirliliğinin de artması oldukça tartışılıyor. Ne diyorsunuz bu duruma?

-Kocaeli’nin başlangıç sorunu çarpık sanayileşmeden kaynaklanıyor. İnsanlar aş iş ekmek kapısı için gelmişler devlet onların sorunlarını çözmediği için kendi sorunlarını kendi çözmeye çalışmış, çarpık kentleşme bu şekilde oluşmuş. Çarpık sanayileşme çarpık kentleşmeyi gerçekleştirmiş. Nüfus artmış Kocaeli, büyükşehir sistemine geçmiş. Büyükşehir sistemine geçtiği için de sorunları yönetim çözmemiş. Sorunlar büyümüş. Örneğin Dilovası’ndaki çevre kirliliği, en son çimento fabrikasının genişletilmesi. ÇED raporundan bahsediliyor sanki bu sorun sadece CHP’nin sorunuymuş gibi düşünülüyor.

“FABRİKAYI KALDIRIP GÖTÜRECEKSİN”

***Yani AKP’liler çevre konusuna politik mi bakıyor?

-AKP’li politikacılar marjinal davranıyor. Bu fabrikalarının bu kentten taşınması gerekiyor. Bu sorunu kökünden çözmek gerekiyor. Dilovası’ndaki çevre sorunu çözmek için burada konut iznini vermişsen, yapılaşma olmuşsa, 30 - 40 bin kişi yaşıyorsa ya fabrikayı kaldırıp götüreceksin ya da kenti götüreceksin. Kenti götüremeyeceğin için fabrikaya 5 yıl süre ve yer vereceksin. Kömürcüler OSB var. Yıllardan beri üzerine gidiyorum. Mecliste çok fazla dile getirdim. Dört yüz kişi çalışıyor, bütün kenti kirletiyor. İnsanlar kanserden ölüyor. Evlere gidip kömür tozundan yazı yazabilirsin. Çamaşır asılıyor simsiyah kaldırılıyor. Bunu çözeceğiz demiyorlar biz ifade ettiğimizde AKP’ye karşı gibi görüyorlar.

“NASILSA KOCAELİ KALEMİZ DİYORLAR”

***Kocaeli vergileriyle Türkiye’yi besleyen bir kent olarak hak ettiği değeri görüyor mu?

-Son yıllarda milletin takdiriyle bu kenti AKP yönetti. AKP’nin kuruluş ilkelerine baktığımızda 3Y ile geldiler. Yoksulluk, yolsuzluk, yasakları kaldıracağız anlayışıyla geldiler. Öyle partileşme süreci yaşadılar ki mahalledeki esnaf, üretici herkes bu partiye üye oldu, saflarında yer aldı. AKP’nin kuruluşuna baktığımızda halkın kurduğu bir partiydi. Kuruluş ilkeleriyle birlikte ülkenin geldiği zor şartlar, koalisyon yapısından dolayı AKP tek başına iktidar oldu. Tek başına iktidar olduktan sonra kente değer verdi. Bu şehirde siyaset yapanlara değer verdi, bakanlıklarda Kocaeli’ye önem verdi. Süreç öyle devam etti ki belli bir noktada Kocaeli halkı oy verdiği için, Kocaeli halkı kenara itildi. ‘Biz buraya hizmet etsek de etmezsek de oy veriyorlar bizim kalemiz’ dediler, en önce hizmeti kestiler. Kamu yatırımları 2010’dan itibaren bu kentten kaldırıldı.

“DELİ DUMRUL KÖPRÜSÜNÜ MİLLETİN SIRTINA YÜKLEDİLER”

***Peki, Kuzey Marmara Otoyolu, Metro ne? Onlar yatırım değil mi?

-Kamu yatırımlarının payına baksınlar. Kaç okul yaptılar? Yapılanların birçoğu gönüllüler tarafından yapıldı. Kocaeli’nin hakkını kim savunacak? TBMM öyle bir noktaya geldi ki ‘Artık bu kentten bakan almamıza gerek yok’ dediler. Belediye başkanlarını da dışardan atamaya başladılar. Parti tek kişinin partisi oldu. AKP diye bir parti Türkiye’de yok, Tayyip Erdoğan var. O yüzden kuruluş ilkelerinden uzaklaştı AKP. Tek adamın, tek ailenin partisi oldu.



 

“VİCDANLARI RAHAT MI?”

***Yani Erdoğan olmasa AKP olmazdı…? Lidere sadakatleri müthiş gerçekten?

-Tayyip Erdoğan’a bağlamışlar her şeylerini. İnsanlar aç, işsiz. Üniversite bitiren öğrenciler iş bulamıyor. Çocuklar intihar ediyor, aileler intihar ediyor. Gazeteciler konuşamıyor, içeride hapishanede sürüyor. Kocaeli’deki milletvekillerinin vicdanı rahat mı? Türkiye’nin bütçesi beş müttehitte gidiyor. Ağaçlar kesiliyor, otobanlar yapılıyor. Faydalı olabilir ama bütün bütçenin üç müteahhitte gitmesinden vicdanları rahat mı? Köprü yapıldı, gidip gelemiyorlar. Deli Dumrul köprüsünü milletin sırtına yüklediler. Bizim köprümüz, otobanımız, havalimanımız yok! 3-5 müteahhittin var.

***Osmangazi köprüsü iyi bir yatırım ama bedelini halk ödedikten sonra bunun pek anlamı kalmıyor haliyle?

-En basitinden şunu sorsunlar kendilerine. Demirel’in köprüsünden kaç liraya geçiyoruz, Özal’ın köprüsünden kaç liraya geçiyoruz, Tayyip Erdoğan’ın köprüsünden kaç liraya gidiyoruz? O yüzden AKP yok, Tayyip Erdoğan ve ailesinin partisi var. AKP’de siyaset yapan herkes Tayyip Erdoğan’a hizmet etmek için siyaset yapıyorlar.

BİRİNCİ BÖLÜM İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

 

Son Güncelleme: 03.10.2020 11:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatandaş 2020-10-02 23:07:25

Bence bütün ilçeler il olmalı chp memnun olması için :))

Avatar
murat 2020-10-02 17:14:54

izmiti il yapalım izmitteki işsizleri ne yapalım

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820