banner1046
banner1117
25 Eylül 2020 Cuma 19:30
İtibar suikastçılığı  yaptılar!

Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya

Fotoğraflar: Merve Dişli

AKP Kocaeli İl eski Başkanı Şemsettin Ceyhan ile yaptığımız röportajımızın ikinci bölümündeyiz. Ceyhan oldukça ketum bir siyasetçi. Çok şey söylemek isteyip, tedbiri elden bırakmamaya özen gösterdiğini hissediyorsunuz. Benim işim ise konuğumu alabildiğince açmak, toplumun merak ettiği soruları sormak. Mesela hakkında kamuya mobilya sattığı şeklindeki iddialardan dolayı mı kızağa çekildi? Gerçekten il başkanlığı kimliğini ticarette kullandı mı? Pişmanlıkları var mı? Umut Kent’ten ne yolla daire aldı? Öte yandan geçen dönem Sirmen gibi güçlü bir rakip olmasına rağmen İzmit’te nasıl seçim kazandılar? Başarılı grafiğe rağmen neden milletvekili olamadı? Bir daha deneyecek mi? Gibi soruların yer aldığı bir söyleşi oldu.

Gözlemlerime gelince… Şemsettin Ceyhan hala çok heyecanlı. Politika onun iliklerine kadar işlemiş. Yanlış anlaşıldığını düşündüğü konularda hala çok kızgın ve kırgın. Geride durduğu süreçte ailesine zaman ayırmaya çalışıyor ama bir yandan parti içi siyaseti pür dikkat takip ediyor.

Ceyhan’a İzmit Belediye Başkanı Hürriyet’i de sordum. Sosyal medyayla belediyecilik olmaz sözleriyle Hürriyet’i eleştirdi. Kendiyle alakalı hedefleri konusunda ise şartlar elverirse milletvekilliğini deneyebileceğini ama bunun için yanıp tutuşmadığını sözlerine ekledi. Şemsettin Beyle daha farklı konulara da değindik. Gerisini röportajımızdan takip edin.

2.Bölüm

***AKP uzun zaman sonra bir kayıp yaşadı?  Herkesin İzmit’i kaybetmeyle alakalı çeşitli düşünceleri var. Sizin en iyi tahlili yapacağınızdan bir şüphem yok. İzmit’i AKP neden kaybetti?

-İzmit’te bir dönem önceki seçime gidelim. CHP’nin adayı İzmit’te Sefa Sirmen’di. İzmit’teki en sıkıntılı rakipti. Biz yarışa geriden başlamıştık. Rakip partinin en güçlü adayına karşı bizim de durumumuz kötü değildi ama Sefa Bey’in kendine göre hatırı sayılır bir seçmen kitlesi vardı. Fakat Bakan Bey (Fikri Işık), İbrahim Bey, il başkanı o günkü yöneticiler oturdu bir yol haritası çizdi ve hep beraber topyekûn toplu vurdu, biz en zor seçimi aldık. Her şeyi o günkü duruma göre değerlendirirsek, o gün Sefa Bey bugün Fatma Hanım’a göre daha güçlü bir rakipti.  Bu dönem ne oldu kim hata yaptı derseniz bence küçük küçük şeyler tümde birleşti ve biz sonuçta İzmit’te seçimi kaybettik.

“KENDİMİZİ ANLATAMAMIŞIZ”

***Sefa Sirmen’e karşı İzmit’te seçim aldık diyorsunuz, bunu anlıyorum. Ama bu dönemle alakalı kaybetme nedenlerini yüzeysel geçiyorsunuz?

-Bunu tek tek anlatmaya gerek yok çünkü sonuçta seçim kaybedilmiş. Bu saatten sonra biz AK Parti olarak tekrardan o bir önceki dönemdeki ruhu sağladığımızda karşımızda kimin olacağının önemi yok. En önemli aktörü AK Parti yendiyse ve İzmit’i aldıysa AK Parti’nin bu potansiyeli her zaman var. Ama bir gözden kaçan bir şey olmuş kişisel veya organizasyon eksiklikleri olabilir. Seçmene kendimizi tam anlamıyla anlatamamış olabiliriz. Bu sonuçları tek tek topladığımızda seçim kaybettiğimiz ortaya çıkıyor.

***Birlik beraberlik ifadenizden yola çıkarak, birlik olduğu sürece adayımız önemli değildir mi demek istiyorsunuz? Birlik yok muydu?

-Aday muhakkak önemlidir ancak tek başına yeterli değildir. Bir şeyin doğru kullanılması diğerlerini yanlış yapmaz. Ancak birden fazla eksiklik olunca bu küçük eksiklikler tat kaçırıyor.  Önemli olan burada hatayı, eksikliği tespit etmek.

“ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRACAĞIZ”

***İzmit’teki çetin yarışta sizden destek istediler mi, hadi hep beraber sahaya dediler mi?

-Davet edildiğimiz süreçler oldu. Mahallelerde miting ve kapı kapı gezme programlarına geldik. Tek başına adaydan veya başka bir sebepten dersek topyekûn anlamda her birine haksızlık etmiş oluyoruz. Sonuç şu; İzmit halkı bizi geçen dönem kazandırıp bu dönem kazandırmadıysa biz tekrardan çuvaldızı kendimize batıracağız. Eksikliklerimiz olmuş ve ders aldığımız gözüküyor. Biz 3 yıl sonra çıkacağız, İzmit’i milletin takdiri ve desteğiyle tekrardan alacağız.

“SOSYAL MEDYAYLA BİR YERE KADAR OLUR”

***İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in tarzını nasıl buluyorsunuz?

-Fatma Hanım vekilken ben il başkanıydım, çok bir şey söylemek şık olmaz. Ama bana kalırsa Fatma Hanım hala milletvekilliği ve belediye başkanlığı arasında gidip geliyor.  Milletvekili gibi davranıp belediye başkanı gibi yaşamak desem daha net olur. Olmuyor. Belediye başkanlığı telefonla ve sosyal medyayla bir yere kadar olur. Sonuçta başkanlığını kazanmıştır, halk takdir etmiştir. Bizim saygıda kusur edecek durumumuz yok çünkü bizim millete saygımız var.  Ama mücadele ve ortaya koyduklarına bunun yanı sıra vaat ettiklerine baktığımızda yaklaşık iki yıl oldu, bu iki yıllık süreçte oldukça geride gibi duruyor.

“HAYALİYLE YANIYOR DEĞİLİM”

***Gelecek dönem milletvekilliği seçiminde yeniden adaylığı deneyecek misiniz?

-İki defa adaylığı denedim. Birinde il yöneticisi diğerinde il başkanı idim. Üçüncüsü olursa şimdi de istişare kurulu üyesiyim. Dener miyiz denemez miyiz bugünden söylemek erken olur ama önümüzdeki siyasi sürecin ne olacağını kestirmek zor. Bizim hem emeğimiz, hem geçmişimiz hem mensubiyetimiz var. Eğer gerekli olduğuna inanırsak denememizin önünde bir engel yok. Ama bugünden bunun için çalışıyorum, gece gündüz hayaliyle yanıyorum gibi bir durumda da değilim. Her şeyi zamanında konuşmak lazım.

“TAKDİRİ CUMHURBAŞKANIMIZ VERECEK”

***Şuandaki mevcut vekillerin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

-Vekillerimiz ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Benim için hepsi yüksek nottadır. Ama sonuçta onlarla ilgili takdiri Cumhurbaşkanımız ve milletimiz verecek. Hiçbiri partiye yük getirmiyorlar, davet edildikleri yere geliyorlar. Hususiyette de teşkilatlarda da ilişkilerinde gözle görülür bir sorun görmüyorum. Ben her birini bu manada takdire şayan görüyorum.  Gayretlerini takdir ediyorum.

“TEMSİLİYETİ AĞIR OLAN BİR GÖREV”

***Emine Zeybek’in MKYK üyesi olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir katkısı oldu mu Emine Hanım’ın teşkilatlara?

-MKYK üyeliği farklı bir görev. Normal şartlarda bizlerde MKYK üyeliği siyaseten temsiliyeti ağır olan ama icraatı o nispette olmayan bir görevdir. Bunu Emine Hanım’ın şahsında söylemiyorum. Emine Hanım o vasfın gereğini elinden geldiğince yapmaya çalışıyor.

“BEN KAMUYA MAL SATMIYORUM DEMEDİM Kİ”

***İl başkanlığınız döneminde kamuya mobilya sattığınız iddiaları vardı. Bu iddialar CHP Milletvekili Tahsin Tarhan tarafından belgelendirildi. Kamuoyuna da yansıdı. Kamuya mal sattınız mı?

-Ben 2001’de il gençlik kolları başkanı oldum. Kendim bir yurtta müdürlük yapıyordum ve sakin bir hayatım vardı.  Sonra bir vesileyle siyasete girdim. Ben ticareti siyaset yapabilmek için tercih ettim. Bunun altını çiziyorum. Yoksa ben Büyükşehir Belediyesi alındığında gidip bir görev istediğimde hayır mı diyeceklerdi? Beni alırlardı, mağdur etmezlerdi. Benim ailemde ticaretle uğraşan yok. Ama siyaseti daha rahat yapabilmek için o gün ben ticareti tercih ettim. Belediyede çalışma görevini reddettim, siyaset yapmak istiyorum dedim.

***Mobilya sektörü ne alaka peki?

-Biz zaten mobilya işleriyle uğraşıyorduk. Bunun üzerine ofis mobilyasında bir boşluk gördük. Benim normal şartlarda kendi işimin iştigali çerçevesinde bakıldığında ofis mobilyasının yarısı kamudur yarısı da özeldir zaten, tabii ki sattım. CDF’yi açtığımızda ben gizli kapaklı bir iş yapmıyordum ki ben zaten kamuya mal veriyordum. Hiçbir zaman kamuya mal satmıyorum demedim ki. Zaten böyle bir yasak da yoktu böyle bir kural da yoktu. Aslında normalde böyle bir problem de yoktu.

“İL BAŞKANI OLMAMAM İÇİNDİ”

***Nüfuz ticareti şeklinde ifade ediliyor. Şemsettin Bey il başkanı olduktan sonra kamu sadece ondan ürün almaya başladı deniliyor, buna ne diyorsunuz?

-Ben normalde ticaret yapan biriyim. Kamudan ihtiyaç olduğunda kamunun alım hukukuna göre iş yapılıyor hiç kimse telefonla iş yapmıyor. Bunun bir altyapısı var. O günkü şartlarda ben de bu ticareti açık açık yaptım. Vekil Tahsin Tarhan’ın o gün yaşattığı süreç benim il başkanı olmamam içindi. O masanın da (il başkanları) etkisi vardı. Ben varken siyaseten hiç boşluk yoktu.  Çünkü CHP dâhil, vekilleri dâhil herkese ben cevap veriyordum.  O tarafta bir rahatsızlık oluşturmam doğaldır.  Burada siyaseten bir problem yok. 7 Şubat 2015’te il başkanı oldum. Bu noktadan sonra kamuya mal satmayacağım demiştim.

“FETÖ DESTEĞİYLE ALINAN KAYITLARDI”

***Ama Tahsin Tarhan belgelerle konuştu?

-Tahsin Bey’in ortaya koyduğu evraklar neydi? Benim vergi dairesinden bile isteyerek alamadığım, alsam da prosedürle alacağım belgeler bunlar. Ama FETÖ desteğiyle ama başka bir şeyle gidip alınan kayıtlardı. 2015 yılının 1 Ocak’ından itibaren yapılmış olan dökümdü. O tabloya baktığınızda ne görüyorsunuz, ben 7 Şubat’ta il başkanı olmuşum. 6 Şubat’ta işlerimi toparlıyorum, hesaplarımı kapatmışım. 7 Şubat’tan sonra iş yapmış mıyım diye baktığınızda sadece Ocak ayının ilk haftasında almış olduğum bir işim var. Sizin de dediğiniz gibi öyle milyonları bırakın normal dökümde bir tane bir şey bile yok. Ortaya konulan belgelerle ilgili ben Cengiz Bey’e (Sarıbay) döküm de verdim. O tutmadıktan sonra başka bir senaryo ortaya koyuldu ama il başkanlığı bittikten sonra mevzu kapandı.

***Kısacası CHP’nin sizin il başkanlığınızdan rahatsız olduklarını mı söylüyorsunuz?

-Başka ne olabilir. Hani üç yıldır böyle bir şey duyuyor musunuz? İl başkanı olmamam için yapılan bir organizasyondu.  Genel merkeze belgeleri sundum. Zaten onlar da ‘Bir sorun yok. Şemsettin devam et’ dediler mevzu kapandı.

“ORTAKLARIM BENİM YÜKÜMÜ ÇOK ÇEKTİLER”

***Ortaklarınızdan da ayrılmanız kafa karıştırdı birazda. Peki paravan şirket kullandığınız oldu mu? Mesela My Ofis gibi?

-Ortaklarımızla 15 yıldır samimiyetimiz vardır. Hala da altlı üstlü otururuz çocuklarımız aynı okula gider.  Hukukumuzda bir sorun yok. Bu itibar suikastlığından başka bir şey değil.  Ben diyorum ki; şimdi olayı daha şeffaf hale getirelim. Dört ortağız. Cihat abinin (Kaçamer) reklam işleri var. Recep Uzunoğlu kendi ofis mobilya şirketini kurdu. Abdullah Abi (Binbay) inşaat işleri yapıyor. Murat Bey (Yavuz) benimle ortak olmadan önce de bizim iş yaptırdığımız bir arkadaş. İşe ortak edelim de süreç en azından verimli olsun dediğimiz bir arkadaş. Ortaklarım benim yükümü çok çektiler siyasette. “Sen bir karar verdin. Biz de artık kendi yolumuza gidelim” dediler. O gün bir karar verdik ve herkes farklı firmalar açtı. Bunda ne var? Bu yakıştırmalar benim il başkanı olmamamla ilgili konular. Arkadaşlarımızın iş alanlarıyla ilgili ihtiyaçlarımda hala gider onlardan yaptırırım burada bir sorun yok ki? 

***İş hacminizde artış olduğu ifade ediliyor. Bazen de il başkanına kaba tabirle -yalakalık- olsun diye alışveriş eden de çok olur?

-Üç yıl il başkanlığı yaptım. Benim için ‘Şemsettin Ceyhan şu ihaleye müdahalede bulundu’ veya ‘Ondan aldı ona verdi, şöyle yanlış işleri var’ FETÖ ile mücadelede inkıtaa uğrattı. Bunların hiçbirini duydunuz mu? Benim mücadelemle ilgili hiçbir şey yok sadece bu var. Şemsettin zaten ticaretini yaparken açık bir şekilde yapmış ve verdiği söz olan o sürede de dikkat etmeye çalışmış.

“KAPAT KONUYU DENİLDİ”

***Peki bunun genel merkeze olumlu olumsuz yansıması oldu mu? Sizin görüşünüze başvurdular mı?

-Tabii ki bununla ilgili birileri aradılar. ‘Efendim durumun özü budur şirket budur bizim eski ortağımızdır, kaldı ki bizim işlerimiz de budur. Ben buradaki duruşuma devam edeceğim’ dedim. Sadece çamur atılıp izi kaldı ama genel merkeze ben bunu izah edince ‘Şemsettin kapat konuyu’ denildi. O zaman il başkanı olamazdım onu demeye çalışıyorum. Benden çıkıp da işyeri açan, benden çıkıp da başka birinin yanında çalışan, benim adımı altı ay kullanıyor. Bizim işlerimizde ortaklarımla kavga ederek ayrılmadım ki. Bir yol ayrımı gerekiyordu çünkü siyaseten beni adamlar çok çekti. Benim için birçok şeyden fedakârlık etti. Bunu anlattığım an mevzu bitiyor. Bugün hala aynı noktayım. Kentte ciddi mutfak dolabı projeleri yapıyorum. Bunları açık yapıyorum, gizlememe gerek yok. Bunu yaparken Recep Ağabey’den (Uzunoğlu) destek almam gerekiyorsa bu benim ticari işim sizi ilgilendirmez. Benim için önemli olan o üç yıl boyunca ben dikkat etmiş miyim, evet ettim. 

“BENİ DEMİR SATARKEN GÖREMEZSİNİZ”

***İl başkanı olduğunuz için yaptığınız işler dikkat çekiyor. Bakın şimdi kimsenin umurunda değil sizin ne iş yaptığınız, kime mal sattığınız?

-E tabi, itibar suikastçiliği bunlar. Beni kendi işimin türevi haricinde başka bir iş yaptığımı gördünüz mü? Ofis tek başına yeterli değil diyorum. Mutfak dolabı işine giriyorum. Beni demir satarken, bir inşaat işi yaparken şu anda da göremezsiniz. Ama bir gün yapacaksam da açık yaparım, onu demek istiyorum. Geri kalan ilişkiler benim işim. Kimi taşeron kullanıyorum, hangi işi kime yaptırıyorum açıkçası bu kadar önemli olmaması gerek.

“HERKESİN ALDIĞI İNDİRİMİ BEN DE ALDIM”

***Eleştirilen iki konu vardı. İlki buydu bir diğeri de Umut Kent’ten daire almakla ilgili. Daire almanız neden bu kadar gündem oldu, orada size imtiyaz mı uygulandı?

-Bir şeyi karıştırmayalım. Ben oturduğum evi satın aldım. Şu an da hala orada oturuyorum. Benim siyasetçi olmam bir vatandaşın elde ettiği hakları aynı şekilde elde edemeyeceğim anlamına gelir mi? Mesela Umut Kent’ten o günkü şartlarda siz de gitseniz ev alabiliyordunuz. Ben şu an da oturduğum evi aldım. Ticaret için almadım, benim evim yoktu. Şu an da oturduğum evi herkes hangi şartlarda aldıysa o şartlarda aldım.

***İndirim uygulanmadı mı yani?

-Umut Kent’te iki tip satış vardı. Bir; bürokratlarımıza satış. Bu zaten belediyenin bürokratlara yaptığı bir iş beni ilgilendirmez. Listesinde yanılmıyorsam yüzde 20 indirimi vardı. 100 liralık evi bürokratsanız %20 indirim veriyor. İkinci satış vardı birde. Diyordu ki 10 daire ve üzeri alımlarında yüzde 10 ıskonto yapıyoruz. Biz 10 tane arkadaşla beraber başvurduk. Herkesin aldığı indirimi ben de aldım. Ertesi gün de bankaya gidip kaparosunu verdim, kredimi çektim parasını ödedim. Bize özel bir şey değildi. Siz de 10 kişilik grup olarak gitseniz 100 Bin TL’lik daireyi size de yüzde 10 indirimle 90 Bin TL’ye veriyorlardı. Biz bunu kalabalık bir grupla yaptık. Ben çek vermedim, senet vermedim, vade vermedim parayı kredisiyle tık diye ödedim. Burada bir sorun yok ki. Sadece yine itibar suikastlığı, haysiyet cellatlığı yani. Ben ekstra hiçbir şey almadım. Fiyatsal anlamda katiyen almadım.

“TEKLİF GELMEMESİ GURUR VESİLESİDİR”

***AKP’nin içerisinden doğan Gelecek Partisi ve Deva Partisi kuruldu. Ben daha etkili isimler bekliyordum. Bazı isimlere de davet gittiği öğrenildi. Size bir davet geldi mi?

-Birçok arkadaşa direkt yada dolaylı yoldan teklif gelmiş olabilir ama bana bir Allah’ın kulu katiyen gelmedi. Bu ilk etapta garip karşılanabilir ama benim için gurur vesilesidir.

***Neden?

-Teklif geliyorsa sıkıntı var. Benim bir duruşum var. Gönlümün ve nazımın geçtiği hala hatırımda olan kaç kişi varsa arkadaşlarımızla muhtelif zamanlarda bir araya geldiğimizde duruşumuz belli. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu partinin başında olduğu sürece bu yolda olduğu sürece bizim bir şeyi elde edip etmememiz ayrı bir konudur ama bu partiyi teorik olarak bırakıp gitmemiz ayrı bir konudur. Bizden yani benden, benim gönlümün dostluğumun hatırımın geçtiği hiçbir arkadaştan kimse bunu beklemesin.

“ELEŞTİRME NOKTASINDA BİLE YETERLİ DEĞİLLER”

***Peki DEVA ve Gelecek partileri başarılı olur mu?

DEVA, deva olamayacak gibi gözüküyor. Gelecek de geleceksiz olacak gibi gözüküyor. Şöyle açıkçası siyaseti dışarıdan takip ettiğimde genel anlamda söylüyorum; Kocaeli özelinde belki ayrı değerlendirmek lazım. Bence Ak Parti’ye bırakın alternatif olmayı eleştirme noktasında bile yeterli değiller.

“BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR”

***Yarın olası bir ittifakta AKP ile mi masaya otururlar yoksa Millet ittifakı ile mi otururlar? Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu’nun kendilerine sıcak mesajları var?

-Yani AK Parti’yle ittifaka oturacak olsalardı AK Parti’den ayrılmazlardı diye düşünürüm ben. Ama bu böyle bir şey olmayacağı anlamına gelmez. Sonuçta siyaseten bir konjonktür değişiyor. Yunanistan, AB, ABD, Akdeniz gibi konjonktürel birçok problemimiz var. Recep Tayyip Erdoğan’ın bir duruşu var. Özgür ve kararlarını kendi ülke menfaatlerini koruyabilmesi için aşılması gereken birçok problemi var. Bu problemin aşılması için akla hayale gelmeyen partiler bir araya gelebilir mi? Türkiye ve ülke menfaati için geliyorsa başımızın üstünde yeri var.  O menfaat ülke adına elde edilir sonra eleştiri yapılması gereken bir şey varsa o eleştiri yapılır. Benim mantığım bu ama ben şu an da çok olası görmüyorum.

“ÜLKE FAYDASINA DURUŞ SERGİLİYORLAR”

***Cumhur İttifakında sıkıntı görüyor musunuz? Kocaeli’de nasıl gidiyor?

-Benim zamanımda yoktu. Şu anda da öyle bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Aydın Başkan da (Ünlü) üzerine düşeni yapıyor. Cumhurbaşkanımız keza Sayın Bahçeli de hakikaten bu manada ülke faydasına bir duruş sergiliyorlar. Onun arka planında bir sorun zannetmiyorum ki olsun. Yani en ufak bir şey olduğunda Sayın Bahçeli çıkıp bizim 2023’deki adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır diyebiliyorsa bu az önce anlattığım fedakârlığın en babasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız da bir şey olduğunda aynı fedakârlığı ve desteği de Sayın Bahçeli’ye gösteriyor. Keşke bu ittifak biraz daha genişlese ülke adına mesafe almak için çok daha büyük bir hamleye yüzde 50 oy oranını değil yüzde 60’ları bulsa.

“YİRMİ YIL SONRA NORMALDİR”

***Bugün bir seçim olsa yüzde 51’de sıkıntı görür müsünüz? Samimi cevap istiyorum.

 

-Yarın seçim olsa diye baktığımızda bugünkü geçtiğimiz konjonktürü de işin içine katarsak ben Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bugünkü şartlarda da yüzde 51’de sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Ama bunu bir kolaycılık görmemek ve bunun için çok çalışmamız gerektiğinin de altını çiziyorum.

***AKP’de bir zayıflama yok mu?

-Normaldir. Yıpranma veya yorulmadan daha ziyade eskisi kadar genel anlamda kendini anlatamama gibi ufak tefek eksiklikler olabilir ama bu da yirmi yılın üzerine normaldir. Emin olun seçim düdüğü çalındığında bu türlü eksiklikleri en hızlı kapatabilen AK Parti’dir.

“ELEŞTİRİP DÜZELTMEYE GEREK YOK”

***Muhalefetin milletvekillerini sorayım. Kocaeli bazında nasıl değerlendiriyorsunuz.  Örneğin Lütfü Türkkan’ın çıkışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Eski bir il başkanı olarak muhalefet partilerinin milletvekillerini çok eleştirmeye gerek yok. Yaptıklarıyla bize katkı sağlıyorlar. Onun için de eleştirip düzeltmeye gerek yok. Bu yolda devam etsinler. Genel olarak baktığımızda bizde de muhakkak eksiklikler var ama muhalefet partilerinin milletvekillerinde eksiklik, muhalefet olmalarına rağmen çok daha fazla. Muhakkak ki bizim de göremediklerimiz vardır. Pollyannacılık yapmak, her şeye mükemmel demek doğru olmaz. Bunu demek vatandaşa karşı haksızlık ve saygısızlıktır.  Ama biz eksikliklerimizi en azından daha erken görüp toparlamaya çalışan bir ekibiz. Muhalefetin daha ziyade Tanju Çolak gibi top oynadıklarını düşünüyorum. Ben gol atayım da gerisi ne olursa olsun diyorlar. Biz AK Parti olarak takım galip gelsin diye oynuyoruz. Aramızdaki fark o.

“İL BAŞKANLIĞI GİBİ BİR DÜŞÜNCEM YOK”

***İl başkanlığı için şu an da davet etseler, kabul eder misiniz? Daha önce geri dönüşü ret ettiğiniz için soruyorum?

-19 yıl sonra aldığım en iyi tecrübe doğmamış çocuğa atlet biçmemek olur. Bizim bir il başkanımız var. Başkanımız gayretli biz ona destek olacağız. Benim partiye bir küskünlüğüm yok. Şu anda kenarda duruyor olmamızın sebebi bir işlerimizi toparlayalım. Ailemizle attığımız köprüleri toparlayalım, kendine getirelim diyedir. Partimizin bana şu toplantıda olacaksın şurada yardımcı olacaksın dediği her durumda bizim teknik olarak partiye bir küskünlüğümüz olmadığı için gider dinler elimizden gelen desteği gösteririz. Böyle bir düşüncemin olmadığını, böyle bir sürecin de AK Parti’de öyle yaşanmayacağının da altını çizeyim. Ben küskün değilim.  İlk etapta teklif ettiklerinde kabul etmememizin sebebi partiye verim veremeyeceğim düşüncesidir. 

“TAHİR BEY KENTTE GENEL KABUL GÖRDÜ”

***Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı nasıl görüyorsunuz? Siz il başkanıyken o da bürokrattı. İlişkileriniz iyi miydi?

-Tahir Bey’i il başkanıyken genel sekreterlikte çok iyi tanıdım. Öncesinde de biraz tanırdım ama hakikaten cesaretli ve kendine göre bir işi yapmak istiyorsa o işi yoluna koyabilecek biri. Bu manada takdir ediyorum. Belki siyaseten bir miktar zamana ihtiyacı var ufak tefek konularda. Onu da biz elimizden gelen desteği göstereceğiz ama gözüken o ki Tahir Bey’i takip ettiğim kadarıyla kentte genel kabul gördü.

***Kabul gördü derken…?

-İbrahim Bey’in (Karaosmanoğlu) kendine göre bir yoğurt yiyişi vardı. Bizde bir sorun var, herkesten her şeyi aynı bekliyorlar. Sonuçta ben il başkanlığı yaptım. Benden sonra gelen adamın her şeyi benim gibi yapmasının anlamı yok. Benim yaptığım doğruları yapabildiği gibi benim yaptığım yanlışları da yapmayabilir. Bu manada da yavaş yavaş vitesi arttırdığını görüyorum. Vitesi de hızlı bir şekilde de en hızlı seviyesine alacak gibi duruyor.

“GENÇLİK KOLLARI EMRE’YLE ZİRVE SEVİYESİNE ÇIKTI”

***Kurucu il gençlik kolları başkanısınız. Emre Kahraman’la birlikte çalıştınız. Cumhurbaşkanı Kocaeli gençliğini takdir ediyor. bunda sizin payınız olduğunu düşünüyor musunuz?

-Gençlik kolları benim ilk göz ağrım. Emre başkan da (Kahraman) benim il başkanlığımdan kısa bir süre sonra gençlik kolları başkanı olarak görevine başladı. Kocaeli gençliği bizim kurduğumuz süreçten sonra makul seviyedeydi. Ama Emre’yle zirve seviyesine çıktı onun altını çizmek lazım. Emre ve ekibinin büyük bir emeği var. Bu manada iyi bir il başkanlığı süreci geçirdi.  Gençlik Kolları Genel Başkanı Ahmet Büyükgümüş Bey’e sorsanız Türkiye’de en iyi gençlik kolları kimdir deseniz ilk üçte Kocaeli Gençlik Kolları’nı söyler. Bu bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. Bir de insan kendi kurmuş olduğu heyetin böyle olmasından keyif alıyor. Emre ile Baki arasında kavgasız, gürültüsüz, problemsiz bir geçiş oldu. Bir yapı kendi içerisinden bir adayı çıkarabiliyorsa bu başarıdır.

“BÜTÜNLÜKTE BİR SORUN YOK”

***Yeni Başkan Baki Özdemir de aynı performansı gösterebilir mi? Sanki Kahraman’a göre daha sakin bir yapısı var. Emre ateşli bir gençti?

-Bizim altıncı nesil başkanımız Baki Bey. Kurumun içinden gelen geçmişten tanıdığımız, sanayide sevilen bir esnaf, bence güzel oldu. Gençlik kollarında da bir genel kabul gördü. Ben bunu samimi söylüyorum. Baki’nin de Emre’nin bıraktığı yerden bayrağı ileri taşıyacağına inanıyorum. Çünkü bütünlükte bir sorun yok. Kişisel özellikler ayrıdır ama sakin başladığın süreçte gençlik kolları sana öyle bir elektrik verir ki yavaş yavaş heyecanıyla beraber etrafı yakarsın. Öyle de olabilir. Sakinlik farklı bir görüntüdür. Karakterle alakalıdır ama mesele gençlik, program, miting, kongre olduğunda en az Emre Bey kadar ateşli olacağına inanıyorum. Burada kendime küçük bir pay vereyim. İster istemez sağlam temeller sağlam arkadaşlarla atılınca bu iş böyle oluyor.

***Röportaj talebimizi kabul ettiğiniz, gönlünüzü açtığınız ve ev sahipliğiniz için çok teşekkür ediyorum.

-Ben teşekkür ederim. Buraya kadar geldiniz bizi dinlediniz. Başarılar diliyorum.

Son Güncelleme: 01.10.2020 13:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sami 2020-09-30 14:53:09

Cahillerin cesaretini açık etmiş, yazık ülkeme

Avatar
Akgenç(İlk gönderdiğimi yayınlamazsanız sevinirim ) 2020-09-27 14:46:53

Şemsettin bey siyasi nezaketi elden bırakmadan samimi bir röportaj vermiş ağzına yüreğine sağlık..
Son olarak Akpartinin böyle Yetişmiş Adamlara her zamankinden fazla ihtiyacı var..

Avatar
Akgenç 2020-09-27 14:28:46

Siyaset Hayattır..!
Nasıl zengin çalınca Malı götürüyor
Fakir çalınca Hırsızsa
Nasıl Zengin yapınca Zamparalık
Fakir yapınca Sapıklıksa
Nasıl zengin yapınca Alem
Fakir yapınca Serserilikse
Siyasette böyledir..
Eğer güçlüyseniz Ekibiniz sağlamsa ekip işidir
Yok biraz arkanız zayıf ya da kanınız tatlıysa Çeteye dönersiniz..
Bir de siyasetin tüm partilerde bir realitesi vardır..
Siyasete Gençlik kollarında başlayanlar hep “Çocuk” olarak görülürler..
Ayrıca siyaset bir yönüylede duruş sanatıdır..
Kongrelerde bir taraf seçmek ve onunla yol yürümek durumunda kalırsınız..Bu durum ekibiniz güçlü olduğu sürece bir sorun teşkil etmez.. ekibiniz zayıfladıkça dünkü düşmanlarınız tarafından ekipten çeteye evrilirsiniz..
Meselenin kısaca özeti budur..
Şemsettin bey siyasi nezaketi elden bırakmadan samimi bir röportaj vermiş ağzına yüreğine sağlık..
Son olarak Akpartinin böyle Yetişmiş Adamlara her zamankinden fazla ihtiyacı var..

Avatar
Ks 2020-09-27 10:03:43

FETÖ ile ilgisi varmı, fikri ışık, Mehmet uzun oğlu, Tahir buyukakın, aliyesildal, gibi isimlerle akçeli kaymaklı ihaleleri kovaladım, buyuksehirde makam verip karşılığında ihale ayarlattimi, ihale ayarlayan kişiye makam veri, eşini AKP Kadın kollarında yönetici olarak görevlendirdimi ben bu konularla alakalı konuşmalar okuyamadım, demekki bilinenler yanlış semsonun salladilar gerçek, ayıptır be AKP genel merkez ile dayanamadı görevden aldı bukadar ahlaksızlık olmaz deyip düşünün olayları

Avatar
ismail 2020-09-26 14:16:32

Buro mobilyada açık gördün demek! Kamuya ev mobilyası nasil satican çakal hep akp li tüccarlar mi ticarette cok mahir. Bu millet size asla inanmaz. Sen ahirette nasil hesap vericiniz onu düşün.burda oyle böyle siyiriyon

Avatar
Ersoy Kandemir @Partisiz 2020-09-26 13:05:11

Bu ilde kaç genç bonzaiden öldü sadece Gölcükte,ya bu ilde,peki kaçı bağımlı oldu sayın Ceyhan il başkanıyken,o dönemi kastederek bir tane Akp il ya da ilçe teşkilatının açıklamasını ben duymadım,rakibiyle karşılıklı konuşsun dedim Ceyhana ama mevzu sayın Ceyhan değil,Akpnin genel manada halkın önünde rakipleriyle tartışmaktan kaçmasıdır,İstanbul seçimlerinde de gördük,bir de sorulması gereken bir soru da Akpye karşı muhalefet edenler nasıl oluyor da tartışma arenasına yıllardır çekip doğruları gösteremez iken halka seçimde başarı bekliyorlar bunu da anlamış değilim!

Avatar
Partisiz 2020-09-26 10:17:02

Ersoy Bey'in gerçekten dikkat çekici bir yapısı var umarım negatif dikkat çekmez herşeye yorum yazmak gibi bir sorunu var.

Misafir Avatar
Ersoy Kandemir 2020-09-26 13:05:11 @Partisiz

Bu ilde kaç genç bonzaiden öldü sadece Gölcükte,ya bu ilde,peki kaçı bağımlı oldu sayın Ceyhan il başkanıyken,o dönemi kastederek bir tane Akp il ya da ilçe teşkilatının açıklamasını ben duymadım,rakibiyle karşılıklı konuşsun dedim Ceyhana ama mevzu sayın Ceyhan değil,Akpnin genel manada halkın önünde rakipleriyle tartışmaktan kaçmasıdır,İstanbul seçimlerinde de gördük,bir de sorulması gereken bir soru da Akpye karşı muhalefet edenler nasıl oluyor da tartışma arenasına yıllardır çekip doğruları gösteremez iken halka seçimde başarı bekliyorlar bunu da anlamış değilim!

Beğenmedim! (0)
Avatar
mustafa 2020-09-26 09:59:31

kim ne derse desin şemsettin başkan..başkanlık yaptığı dönemde gayet başarılı ve adil bir dönem geçirdi...ve buna rağmen parti içi yada muhalefettten gelebilecek tüm sorulara ve eleştirilere eğip bükmeden ikna edici net cevap verebilecek bir şahsiyetttir....

Avatar
Yavuz 2020-09-26 02:00:46

Kocaeli nin en çalışkan durust bir başkanlık yaptı

Avatar
Partili 2020-09-25 22:37:04

Ersoy kandemir herseye bir yormunuz varda bisey sorucam hangi rakibi acaba su an bir gorevi yok siyaseten farkindamisiniz bilemiyorum ama bazen cok komik yorumlariniz var da bu cok anlamsiz yorum yapmak icin yorum muhalif olmak demek herseye karsi olmak demek degildir bence ama amaciniz ilgi cekmekse emin olun basariyosunuz komiklik yaparak

Avatar
Ersoy Kandemir 2020-09-25 20:38:39

Çık da bir rakibinle tartış bakayım canlı yayında da boyunu göreyim!

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820