banner1046
banner1117
18 Kasım 2020 Çarşamba 13:42
İlyas Şeker: Hazır olsa dağ dayanmaz

Röportaj: Aysun Özcan ERENKAYA
Fotoğraf: Merve DİŞLİ


AKP Kocaeli Milletvekili Sayın İlyas Şeker ile yaptığımız söyleşinin son bölümündeyiz. Bu bölümde Şeker ile kentsel dönüşümü, olası İstanbul depreminde yaşanacakları, erken seçimi ve en önemlisi de Emeklilikte Yaşa Takılanları yani EYT’lileri konuştuk. İlyas Bey, EYT’liler adına hiç iç açıcı konuşmadı. Erken yaşta emekli olanların uzun yıllar devletten alacakları emekli maaşının bütçeye ilave yük getirdiğini anlattı. Peki, bunun izahını nasıl yaptı? Onu röportajımızda okuyacaksınız. İlyas Şeker ile ilgili düşüncelerime gelince…

Donanım açısından ansiklopedi gibi bir milletvekili diyebiliriz. Ülke ve kent konularına hakimiyeti ortada. Ama bunu topluma yansıtabiliyor mu, ne kadar yansıtıyor, orası tartışılır. Farklı bir göz ile Türkiye manzarası izlememe vesile olan bu röportaj, unutulmayacaklarım arasında yerini aldı. Dikkatle dinledim, aynı dikkatle kaleme aldım. İlyas Şeker’in iyi okunduğu takdirde hayli iddialı söylemler içeren röportajımızın üçüncü bölümüyle sizi baş başa bırakıyorum.



 

3. Bölüm

***21 yıl geçti depremin üstünden. Kocaeli’de kentsel dönüşüm adına yeterli bir çalışma yapıldığını düşünüyor musunuz?

-Erenler Cedit’ten başladık ama özellikle bu konu Türkiye açısından çok önemli bir konu. Kuran’da da bir insanın hayatını kurtarmak tüm insanların hayatını kurtarmakla eş değerdir der. Depremi yok etmek mümkün değil. O zaman bizim yapacağımız tek şey depreme dayanıklı binalar yapmak. Burada da kesinlikle siyaset yapılmaması lazım. Biz Erenler Cedit’e başladığımızda yukarı çıkan bayır gecekondu kaynıyordu. O günkü CHP il başkanı Sefa Sirmen’di ve büyükşehir başkanlığı yapmıştı. Ona rağmen biz oraya kentsel dönüşüme başladığımızda eylem yapmıştı.

“VİLLA YAPIP MAĞDUR EDECEKLER”

***Neden karşıydılar peki?

-Akp’liler burada villa yapıp sizi mağdur edecekler diye vatandaşı kışkırtmışlardı. Bu ciddi bir problem. Bu yüzden depremle mücadelede siyasetin kapı dışı bırakılması lazım. Bir insanın hayatının ne kadar değerli olduğunu söylemeye gerek yok. Bu anlamda büyükşehir 99’dan sonra özellikle biz iktidar olduktan sonra TÜBİTAK ile çalışma yaptık. Mikro bölge sistemiyle fay hatları imara kapatıldı. Bununla birlikte kentsel dönüşüm başladı. Biraz daha hızlı olması lazım.

“SİYASET ÜSTÜ OLMALI”

***Olası bir İstanbul depreminde Kocaeli çok zarar görür mü?

-İstanbul depreminin ne zaman olacağı belli değil. Ama İstanbul’da olacak bir depremde Kocaeli’de birçok binanın yıkılacağını düşünüyorum. 1999 depreminden önce yapılan binalar yorgun. Hissetmediğimiz depremler de o binalara zarar veriyor. Dolayısıyla bütün binaların gözden geçirilmesi ve siyaset üstü olması lazım.

“CEDİT’TE SON AŞAMAYA GELİNDİ”

***Cedit’teki kentsel dönüşümde süreç nasıl ilerleyecek? Vatandaşlar evleri ne zaman boşaltacak?

-Onunla ilgili Fatma Hanım (Hürriyet) yapamayacağını söyledi ve TOKİ’yle yapılmış olan protokolden vazgeçti. Bununla birlikte biz Bakanlık ve TOKİ’yle görüştük. Öncesinde Büyükşehir Başkanımız ve Fatma Hanım da TOKİ’yle görüşmüşler Fatma Hanım bu talebi yapınca bunun kesinlikle yürümesi lazım diyerek Büyükşehir’e yetki verildi. Nevzat Bey (Doğan) zamanında da yüzde 80 civarında mal sahibiyle anlaşma sağlanmıştı. Oradaki vatandaşların problemlerinin giderilmesi amacıyla protokol yapıldı ve son aşamaya geldi. Büyükşehir protokolü imzalar ve aktif olarak çalışmaya başlanır. Planlar gözden geçirildi, katlar düşürüldü. Önümüzdeki yılın ilk yarısında kazma vurulur diye düşünüyorum.

“RİSKLİ ALAN İLAN EDİLMESİNİ İSTEMEDİLER”

-Peki, Veliahmet ve Hacıhızır mahallelerine Veral inşaatın girişi ile buralar riskli alan ilan edilmişti. Buralar riskli alan mı değil mi, çıkarıldı mı ne oldu? Bir inşaat firmasının girişimi ile riskli alan ilan edilebiliyor mu? Bunu nasıl onaylattılar size hiç danışılmadı mı?

-Veliahmet mahallesinde müteahhit birkaç yer sahipleri ile kat karşılığında anlaşma yapmış anladığım kadarıyla. Orayla ilgili mal sahiplerinin talepleri ile bakanlığa müracaat etmişler riskli alan ilan edilmesi ile ilgili. Hacıhızır Mahallesi de buna ilave edilmiş ama ağırlıklı olarak Hacıhızır mahallesinde oturan vatandaşlar ‘Binalarımız sağlam’ diyerek zemin kayalık bir zemin buranın riskli bir alan olarak ilan edilmesini istemedikleri yönünde bir talepleri olmuştu. Onları biz arazide inceledik, görüşmeler yaptık. Yani haklı tarafları da vardı. Hani Veliahmet tarafında yapabiliyorsa yapsın ama en azından bu taraf buna dâhil edilmesin diye bakanlıkla görüşme yaptık. Bakan Bey de ‘Eğer istenmiyorsa talebi geri alabiliriz, iptal edebiliriz dedi. Bildiğim kadarıyla Hacıhızır Mahallesi bu kapsamdan çıkarıldı. Veliahmet mahallesine durum nedir tam olarak bilmiyorum.



 

“İKİ PARÇAYA AYIRMAYI DÜŞÜNÜYORDUK”

***Kocaeli’ye yeni bir devlet üniversitesi gelecek mi?

-Yani ikinci bir devlet üniversitesi diye söylemiştik. Gebze Teknik Üniversitesi kuruldu. Gayet de iyi gidiyor. Eğitim kalitesi de iyi. Ödülleri de var. Ben böyle haberim olduğu zamanlarda mecliste gündeme getiriyorum. Tarım Bakanlığı ile de ortak projeler yapıyorlar. ARGE faaliyetleri baya iyi. Kocaeli Üniversitesi’nin öğrenci sayısı çok fazla yani 80-90 binlere yaklaştı. Onu iki parçaya ayırıp bir Arslanbey İSKİ’nin olduğu yerde yeni bir üniversite olabilir mi diye bunu düşünüyorduk.

“KOÜ’NÜN BİR ALANA YOĞUNLAŞMASI LAZIM”

***Bu düşünceden vaz mı geçildi?

-Sayın Cumhurbaşkanımız Üniversite hastanesinin onkoloji ünitesinin açılışına geldiği zaman Rektör Bey ‘Öğrenci sayımız çok azaldı. Sayı yüksek gözüküyordu baya düştü’ dedi. Yani gündemimizde olursa yaparız ama şu an çok acil ihtiyaç değil. Ama 2. Devlet üniversitesi Gebze Teknik olarak kurulmuş durumda ve çok iyi gidiyor. Aslında Kocaeli Üniversitenin de bir alana yoğunlaşması lazım. Belki bir politika haline getirmek lazım.

***Nasıl yani?

-Örneğin Kocaeli Üniversitesi gerçekten tıp konusunda çok iyi. Tıp konusunda uzmanlaşacak. Mühendislik konusunda gitsin başka üniversitede okusun. Gitsin İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapsın. Bunlara yönelmek lazım. Gebze bu alanda iyi gidiyor bakalım.

“ÇÖZÜM ERKEN SEÇİMDİ”

***Erken seçim bekliyor musunuz?

-Erken seçim beklemiyorum. Erken seçime gidebilecek herhangi bir nedende yok. Eskiden erken seçime neden gidilirdi? Hükümetle ilgili sıkıntı olurdu. Gen soru problemi olurdu hükümetin düşme riski olurdu. Dediğim gibi bakanlarla ilgi gen soru verildiği zaman sayısal sıkıntılar varsa tek başınıza güçlü iktidar değilseniz o zaman sıkıntı oluyordu ve hükümet düştüğü zaman tekrar hükümet kuramıyorsanız bunun bir çözümü erken seçimdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçiş nedenlerinden bir tanesi de istikrarın sağlanması.

“HÜKÜMET GÖREVİNİN BAŞINDA”

***Sık sık hükümet değişiyordu belki ama bu bir anlamda demokrasiyi de sağlıyordu?

-Bakın, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana 97 yıllık süre içinde gelen hükümet sayılarına bakıyorsunuz anormal bir şekilde fazla. Normalde 100 yıl kabul ederseniz 100’ü dörde bölerseniz ortalama 25 hükümet kurulmuş olması lazımdı. Şu an en son kalan hükümet 67. falandı galiba. Dolayısı ile geriye doğru baktığınızda öyle anlar var ki kurulan bir hükümetin ömrü 6 ay, 5 ay, 1 yıl. Ortalama 1 yıl. 1 yılda ne yapabilirsiniz ki. Bu 1 yılın ilk 3-4 ayı hayırlı olsunla son 3-4 ayı güle güle ile geçer. İstikrar olmayınca proje üretemiyorsunuz. Proje üretemeyince uygulamaya koyamıyorsunuz dolayısı ile ülke hizmet alamıyordu. Bunun önüne geçmek için Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. Cumhurbaşkanına halk kuracağı hükümete baştan güvenoyunu versin. 5 yıl süreyle hizmet etsin. 5 yıl sonra beğeniyorsa devam ettirir beğenmiyorsa değiştirir şeklinde bir düzenleme getirildi. Dolayısıyla hükümet görevinin başında. İcraatını yapıyor. Erken seçimi gerektirecek bir durum yok.

“ALIM GÜCÜ İYİ”

***Ekonominin gidişatı iyi değil dolayısıyla hükümet çarkı döndürmekte zorlanıyor. Belki de bu yüzden erken seçim söylemleri ortaya çıkıyor?

-Dünyadaki ekonomik çalkantılar, korona virüs, yani bu sadece Türkiye’de olan bir şey değil, tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Korona olayı ekonomiyi de ciddi anlamda etkiliyor. Ekonomik olarak ülkede ciddi anlamda yatırımlar yapılıyor. Milli gelir oranlarında 12 bin dolarlara çıkmıştık ama şimdi doların yükselmesi sebebiyle biraz aşağılara düştük. Fakat vatandaşın alım gücüne baktığınız zaman kıyaslanmayacak derecede çok iyi.

“EKONOMİ DIŞARDAN SÖYLENDİĞİ GİBİ DEĞİL”

***Alım gücünün iyi olduğunu neye göre söylüyorsunuz?

-Bunu benim söylememe gerek yok. İnin sokağınıza arabayı park edecek yer bulamıyorsunuz. Yani arabalara da baktığınız zaman öyle hacı murat falan da değil. Hepsi en az 100 bin TL’nin üzerinde olan araçlar. Bu anlamda herkese bakıyorsunuz hepimiz ekonomik sıkıntılardan dert yanarız ama hepimizin elinde 4-5 bin liralık telefonlar var. Sadece evin reisinde değil, hanımda var çocuklarda var. Hangi eve giderseniz gidin her evde en az 3-4 tane 3-4 bin liralık telefonlar vardır. Kafelere gidiyorsunuz lokantalara gidiyorsunuz tıklım tıklım dolu. Yani ekonomik durumlar öyle dışarıda söylendiği gibi değil.

“BİR STANDART YAKALADIK, DÜŞMEK İSTEMİYORUZ”

***Yani bunlara bakarak ülkede ekonomik sıkıntı yok diyorsunuz, doğru mu anladım?

-Ekonomik sıkıntılar var mıdır vardır. Sıkıntılar olmaması mümkün değil. Bir yaşam standardı yakaladık ya bunun altına düşmek istemiyoruz. Ben bir anımı hatırladım. 94 yılında ilk meclis üyesi oldum. Refah partisinden seçildim. Mayıs ayında rahmetli babam ve annem Ankara’daydılar. İstanbul’a geçerken bana uğradılar ve babam Cuma günü ikindinden sonra rahatsızlandı, eşim bana haber verdi gittim. Aldık getirdik hastaneye yatırdık akşam. Gece 12’ye kadar tansiyonu düşük yükseltemiyorlar. Sonra abimlerle görüştüm. Onlar al getir dediler.



 

“VÜCUDUNDA TAHTA İZLERİ ÇIKMIŞTI”

Tabi yeni meclis üyesi olmuşuz belediyeyi aradım. Tanıdıkları aradık biraz siyaseti de devreye soktuk. Bize bir ambulans verdiler, ambulansla Gebze bölgesinde giderken rahmetli oldu. Babamı direk hastaneye götürdük tabi. Hastanede indirdiğimizde rahmetli babamın vücudunda tahta izleri çıkmıştı. Ambulans dediğimiz neydi biliyor musunuz o zaman askeri araç dediğimiz kamyonet türü bir şey. Yanda tahta oturaklar var. Araları boş böyle parklardaki şeyler gibi. Onun üzerine bir battaniye sarmışlar. Ambulans bu.

“UNUTMAM MÜMKÜN DEĞİL”

Doktor moktor sağlık hiçbir şey yok. Rahmetli babamı battaniyenin üzerine yatırmıştık. Yolda giderken rahmetli oldu. Hastaneye indirdiğimizde o tahtanın izleri babamın vücudunda gözüküyordu. Hiç unutmuyorum hayatta unutmam mümkün değil. Ama bugün birkaç gün önce hatırlarsanız bir Konya’da bir de başka bir ilde bir bebek dünyaya geliyor kalple ilgili sıkıntıları var. Ambulans uçak gidiyor bebeği alıyor sonra geliyor Konya’daki bebeği de alıyor. Uçağın içerisine 3-4 tane yoğun bakım ünitesi var. Tüm sağlık donanımı teşekkülü içerisinde ve İstanbul’a getiriyor ve tedavi ettiriyor ameliyat ettiriliyor. Vatandaştan 1 kuruş para almadan bebekleri sağlıklı bir şekilde teslim ediliyor.

***Peki, bu Ak Parti’nin başarısı mı?

-Kesinlikle AK Partinin başarısı.

“BU LİDERİN VE EKİBİN BAŞARISI”

***Eğer başka bir parti iktidarda olsaydı bunlar yine olurdu. Gelişim dünya için kaçınılmaz bir şey değil mi?

-Şimdi şöyle söyleyeyim bu tamamıyla AK Parti’nin başarısı, tamamıyla liderin başarısı ekibin başarısı. Eldeki imkânları iyi kullanmanın bir neticesi. Şimdi düşünün AK Parti 2002’de hükümeti kurdu. 2002’den bugüne kadar son Karadeniz doğalgaz hariç, Türkiye 2002’den bu yana bir altın yatağı mı buldu? İşletiyor mu? Yok. Bir petrol kaynağı mı buldu, işletiyor mu yok. Doğalgaz kaynağı mı buldu, işletiyor mu yok. Yani 2002’deki Türkiye’nin gelir kaynakları neyse bugün 2020 yılında da aynı. Nedir ülkenin 2002’deki gelir kaynakları? Yüzde 80-90’ı çalışandan esnaftan tüccardan şirketlerden alınan vergilerdir. O gün de öyleydi bugün de böyle. Ve AK Parti 2002’de iktidar olduktan sonra da kurumlar vergisinde ve diğer vergilerde dilimleri aşağı çekti. Maksimum yüze 50 vergi oranı varken yüzde 35’lere düştü. Minimum yüzde 35’lerden yüzde 15’lere çekildi. Dolayısı ile 2002’de bütçeyi oluşturan gelir kaynakları ile bugün arasında hiçbir fark yok.

“IMF BORCU SIFIRLANDI”

***Gelir artmadıysa bu yenilenmeyi neyle açıklıyorsunuz?

-Ak Parti iktidara geldiği tarihten itibaren kaynakları verimli bir şekilde kullanarak bu yatırımlar yapıldı. Bu hizmetler yapıldı. Artı, bir de bu sürede geçmişten gelen çok ciddi borçlar vardı. IMF’nin borcu vardı, sıfırlandı. Çalışan, işçinin, memurun, konut edindirmeden dolayı 17 katrilyon devletten alacağı vardı. Onların birikmiş nemaları vardı. Bunların hepsini bu süre içinde AK Parti iktidarı ödemelerini gerçekleştirdi. IMF borcunu bitirdi ve bu yatırımların hepsini yaptı etti.

“VAY BE DEDİK”

Çok samimi söylüyorum, Milletvekili olmadan önce Büyükşehir Belediyesindeyken 2007-2008’lerde falan yurtdışına çok gittik. Bir sefer Japonya’ya gittik hızlı trene bindik ağzımız açık kaldı. Türkiye’de hızlı tren diye bir şey yok ki. Almanya’da bir nehrin altından yürüyerek geçtik vay be dedik. Teknik incelemelere gitmiştik. Ve bugün Allah’a şükür Marmaray, Avrasya tüneli denizin tabanının da altından geçiyor. Sağlık aynı, Eğitim aynı, ulaşım aynı hangi alana geçerseniz değişmiyor. Yönetim çok önemli, vizyon sahibi olmak çok önemli, ileriyi görebilmek çok önemli, proje üretebilmek çok önemli. AK Parti bunu Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bunu yakaladı ve devam ediyor inşallah ülkede çok çok daha güzel şeyler olacak.



 

HAZIR OLSA DAĞ DAYANMAZ

***EYT’liler neden sizin gündeminizde yok, onları dinleme şansınız oldu mu? Ya da hiç dinlemeye gerek yok mu diyorsunuz?

-Türkiye’nin gerçeklerini de görmek lazım. Şimdi oradaki sıkıntı da şu. Benim çok tanıdığım arkadaşlarım var mutlaka sizin de vardır. 38 yaşında adam emekli. Düz hesap olsun diye bir hesap yapacağım. 40 yaşında bir insanın emekli olduğunu düşünün. 40 yaşında emekli olan bir insan Allah sağlık uzun ömür versin 70’i buluyor zaten. 40’ında emekli olsa, 30 yıl emekli maaşı alıyor. Emekli olan 70 yaşındaki eş öldüğü zaman en az 10-15 yıl da o kadın maaş almaya devam ediyor. 30 yıl. 10 yıl da öyle aldığını düşünürseniz 40 yıl. Yine çıkarmış olduğumuz yasalarla evlenmemiş kızı varsa veya evlenip de normal olarak boşanmış kızı varsa veya anne ya da babasının maaşını almak için danışıklı boşanan kızı varsa bir en az 10-15 yılda o almaya devam ediyor. Dolayısı ile 20 yıl çalışan bir insan 50 yıl emekli maaşı alıyor. Hazır olsa dağ dayanmaz diye bir tabir var ya işte böyle bir durumla karşı karşıyayız.

“BİR EMEKLİYE 4 ÇALIŞAN OLMASI LAZIM”

***Devlete yük diyorsunuz?

-Bakın, bununla ilgili yapılan araştırmalar var incelemeler var. Nedir emekli maaşı? Emekli maaşının anlamı şudur; aktif çalışan memurdan işçiden kesilen emekli kesenekleri ile emekli olanların maaşlarının karşılanmasıdır. Kabul gören budur. Yani sizden bizden kesilenler ile emeklilerin maaşlarının karşılanması lazım. Bunun sağlanabilmesi için de dünyanın kabul ettiği oran bir tane emekliye karşılık 4 tane çalışan olması lazım. Bir emekliye karşılık 4 çalışan varsa bu 4 çalışandan kesilen emekli kesenekleri ile bir emeklinin maaşı karşılanır. Peki, bu oran Türkiye’de ne? 1 emekliye karşılık 1,8 çalışan var. Peki, bunu 4’e tamamlayan 2.20’si nerede?

“TOPLANAN VERGİLERDEN ÇIKIYOR”

***Kasa her defasında açık veriyor, öyle mi?

-E yani tabi ki açık verince bütçeden çıkıyor. Toplanan vergilerden veya diğer kaynaklardan elde edilen gelirler ile emekli maaşlarına takviye yapılıyor. En büyük açık oradadır mesela. En büyük bütçe oradadır. İşte bu sistem sağlanamadığı sürece yürütülebilir bir şey değil. Hatırlayın, bunu siyaset amacıyla söylemiyorum; 99 depreminde deprem için gönderilen nakit yardımlarla o gün hükümet memurun işçinin emeklinin maaşını ödedi. Böyle bir sıkıntılı durumdaydık. Yani bir noktada 99 depremi hükümetin imdadına yetişmiş oldu.

“DÜZENLEME AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPILMADI”

Şimdi bu sıkıntılar bir daha yaşanmasın diye emekli maaşları ile ilgili bir düzenleme yapıldı. Kaldı ki bu düzenleme AK Parti döneminde yapılmadı. 97 veya 98 döneminde yapıldı. Şu tarihte işe girenler şu tarihte emekli olacak. Şu tarihte işe girenler şu yaşta emekli olacak şeklinde yapılan düzenleme AK Parti öncesinde yapılan bir düzenleme. Çünkü hükümet gördü, sürdüremeyeceğiz dediler, iflas pozisyonundayız dediler. Dolayısı ile buraya bir düzenleme yapılması gerekir diye düşündüler.

“65 YAŞINDAN ÖNCE EMEKLİ YOK”

***Bu düzenlemeden geri adım atılmaz mı peki? EYT’liler boşuna mı çırpınıyor?

-Yapılan doğru bir düzenlemeydi ve bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum. Bunu farklı bir şekilde değerlendirmek ülkenin gerçekleri ile yakından ilgisinin olmadığını gösterir. Avrupa’ya falan bakarsanız, mutlaka tanıdıklarınız vardır sorun soruşturun 65 yaşından önce emekliler yok. Biz yurtdışına gittiğimiz zaman özelikle havaalanlarında onu görüyoruz, istasyonlarda onu görüyoruz. Yaşlı yaşlı insanların orada çalıştıklarını çok rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Yani bu sistemin sürdürülebilmesi gerekli. Bu düzenleme de bu.

***Vekilim teşekkür ediyorum röportaj serimize dahil oldunuz bizi kırmadınız, sorularımızı yanıtladınız. Gerçekten sohbet havasında bir röportaj oldu.

-Ben de teşekkür ediyorum, sorularınızla beni terlettiniz vallahi. Başarılar diliyorum.

RÖPORTAJIN BİRİNCİ VE İKİNCİ BÖLÜMÜ İÇİN GÖRSELLERE TIKLAYIN



Son Güncelleme: 19.11.2020 09:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Melih 2020-11-22 10:01:00

Aysun hanım;Bu adam Türkçe konuşma özürlü idi nasıl anlaştınız tuhaf doğrusu ne konuştuğu anlaşılır nede tat alırsınız Akp sonun geldiğinin çok net farkında

Avatar
özdemir 2020-11-21 12:05:07

Yok 100 yıl ödüyonuz 1 kişiye ...saçma sapan konuşmuş.emekli olacakların en gencinin yaşı 47..48..

Avatar
Mustafa 2020-11-20 12:18:30

İlyas sen kaç yaşında emekli oldun ve bi millet vekili kaç senede emekli oluyor işçiden çalışandan al vekile ver evet size ve sizin gibilere dağ dayanmaz boş ne tür bi varlıksınız bilmiyorum topluluğu

Avatar
Asgari ücretli 2020-11-20 00:22:56

Sayın vekil çarşıda araba park edecek yer yok herkesin elinde bilmem kaç bin liralık telefon diyor peki siz bunu birde benim gibi asgari ücretle geçinen birine sorsanız

Avatar
Devletini seven 2020-11-19 02:07:27

Düşün kamunun yakasından artık güzel insanlar.

Avatar
Çınar 2020-11-19 00:02:14

Hazıra dağ dayanmaz sayın vekilim erken yoldan emekli olmayın mecliste 3 tl vatandaşın 30 sene pirim ödediği primle 3 çeşit yemek tatlı yemeyin milyon dolarlık araçlar kullanmayın valla hazıra dağ dayanmaz böyle yapmayın. Ayrıca bu ülkede 38 yaşında emeklilik yok doğru diyorsunuz sadece o yaşta emekli olan 5 yıl milletin parasını yeyip ve cebini doldurup sonrada mesleği doktor mühendis avukat yada her neyse hem ondan hemde vekillikten süpet emekli olan siz varsınız tepeden bakmayı bırakın madurların sesini duyun yoksa bir duyan olacaktır.haksızlığa sessiz kalan dilsiz şeytandır. Vesselam...

Avatar
Kartepeli 2020-11-18 23:54:34

O zaman işsiz kalan eyt liye yaşın 48 veya 50 olmuş sana göre senin yaşına göre iş yok niye diyorsunuz. Bu insan hem iş bulamıyor hem sağlıktan yararlanamıyor hemde primi dolmuş hizmet yılı dolmuş emekli olamıyor. Bu günahı kim çekecek kim ödeyecek sayın vekilim.

Avatar
Çayırovalı 2020-11-18 23:39:27

Ortada bir mağduriyet var ve Sayın vekil bunu geçmişteki kötü örneklemelerle geçiştirmiş (eyt li ler için)
Ben 38 yaşında değilim 49 yaşındayım prim günüm 9000. Bu durumda olanlar için hiç bir yorum yapmamış vekil!!!
Adalet yahu... ADALET!!..

Avatar
Kadir Karaaslan 2020-11-18 22:40:53

Sırf senin şu saçma sapan yok hanımda araba çocukda telefon sözlerin yüzünden dahada senin oldugun partide babam olsa oy vermem bir hanedeki 9 oyu kaybettin böyle bir zihniyet olamaz

Avatar
eyt41 2020-11-18 21:40:17

sayın şeker bizlere çift dikiş yapacaklar diyosunuz otuz yıl maaş alacaklar diyosunuz tamam eyvAllah bizlerin üzerinden ekonomiyi bitirdiniz para yok diyorsunuz onada eyvAllah yaa sizlerin dikişleri kaç kaç yerden maaş alıyorsunuz kaçtane milletvekilliği emekli maaşınız var samimi bir şekilde Allahtan korkarak bunları acıklarmısınız sizinkiler ihtiyaç bizimkiler mi yük oluyor eğer zihniyet buysa onada eyvAllah.

Avatar
Gny 2020-11-18 21:04:40

Kendi kaçççç yaşında a emmekli olduuu. Sormak lazımmmmm

Avatar
Özgür 2020-11-18 19:55:19

99 depremi diyor..ama onun sayesinde 18 yıldır vergisini yiyor .hani hesap vermek istemediğiniz vergiler..yada özelleştirmeden aldığınız 79 milyar dolar..hadi ilyas anlatsana..

Avatar
Vatandas 2020-11-18 18:22:53

Ekonomi sizin gibi hirsizlari doyuramadigimiz icin kotu yoksa garibanin alacagi 1500 tl ile ekonomiye birsey olmaz...

Avatar
vatansever 2020-11-18 17:57:12

rahmetli sayın burhan kuzuda 65 demişti ama 65 yaşında vefat etti. demekki sizin dediğiniz gibi değil olay 38 yaşında filan emeklilik yok şu anda eytlinin yaşı oralama 50. Maden devlete yük niye sizler 40 yaşında olanlar çift dikiş gidenler maaşlarını iade etmiyorlar devlete geriye

Avatar
Ersoy Kandemir 2020-11-18 14:17:41

Çık da canlı yayında rakiplerinin karşısında konuşsana medeni cesaretin varsa?

banner1048

banner354

banner599

banner820