banner1046
banner1117
15 Ekim 2020 Perşembe 13:56
Abdullah Eryarsoy: Teşekkür ederiz, ben askerliğimi yaptım!

Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya
Editör: Merve Dişli

 

Röportajlar dizisinin bu haftaki konuğu, AKP’de yerel seçim sürecini yönetmiş, alınan netice karşısında tek başına fatura ödemiş olan eski il başkanı Av. Abdullah Eryarsoy var. Abdullah Bey ile gazete ofisimizde buluştuk. Uzun zamandır sessizlğini koruyan, kırgınlığını belli etmekten kaçınmayan, parti programlarında görülmeyen Eryarsoy ile seçim sırasında yaşananları masaya yatırdık. “İstifa mı ettiniz yoksa istifa mı ettirildiniz” sorusuna açık yüreklilikle cevap veren Eryarsoy bir çırpıda diskalifiye edilmesine hala anlam veremiyor. Kırgınım diyor ama bu kırgınlığın muhatapları olarak genel merkezi işaret ediyor. şu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan “Abdullah bey gelin il başkanımız olun” dese bile “Teşekkür ederiz ben askerliğimi yaptım” diyerek bu teklifi asla kabul etmeyeceğini söylüyor. Eryarsoy’un özgüvenli ve bir o kadar sitemkar sözlerini hayli cesur bulduğumu da söylemeden geçmeyeyim.

Eryarsoy ile istifaya giden yolda neler yaşandığının ayrıntılarını da konuştuk. İzmit Belediye Başkan Adayı Sibel Gönül’ün hazırladığı rapordan AKP il eski kadın kolu başkanı Serpil Yılmaz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın odasına girip Eryarsoy’u şikayet etmesine kadar ne ararsanız var.

İlginç cevapların yer aldığı iki bölüm halinde yayımlanacak olan röportajımızla sizi baş başa bırakıyorum. İyi okumalar…



 

***Biraz geriden başlamak istiyorum, siyasete ilk girişiniz nasıl oldu? Bu anlamda da sizi biraz tanımak istiyorum?

-Üniversite yıllarımda vakıf ve teşkilat çalışmalarında bulunmuştum ama siyasete ilk girişim AK Parti’den oldu. 2003 yılında ilk kongre yapılacaktı. Zeki ağabeyin (Aygün) yeğenleriyle çocukluk arkadaşıyız, aynı mahallede büyüdük ama tanışmamız daha sonrasında oldu tabii. Gel zaman git zaman MÜSİAD sebebiyle tanışıklığımız oldu. Ben onun o zamanlar partide teşkilat başkanı olduğunu da bilmiyordum. İlk teklif Zeki ağabeyden geldi.

“KONGREDEN ÖNCE FİKRİ BEY İLE TANIŞTIK”

***Ne teklif etti, yöneticilik mi?

-Evet ‘Kongre olacak, yönetime girmek ister misin?’ diye sordu. ‘Niye olmasın?’ dedim. Sonuçta bizim de geldiğimiz çizgi belliydi, öyle olunca kabul ettik. 2003’de ilk kongre yapılacaktı, öncesinde Fikri (Işık) Bey’le tanıştık. Kongreden bir gün önce tanışma toplantısı yapıldı, il yönetimine girecek arkadaşlarla tanıştık. O tanışmayı yaptık ayrıldık, o akşam da Sertif Bey’in (Gökçe) düğünü vardı.

“HOŞGELDİN GOLÜ YEDİK”

***İl yöneticiliği ile başlamak kademe siyaseti açısından iyi bir başlangıç yeridir?

-Hikayenin gerisini dinleyin, öyle karar verin. Tanışma toplantısının ertesi sabahı Zeki Ağabey’le kapıda karşılaştık. ‘Seninle konuşmam lazım’ dedi. Geçtik bir yere ‘Gece son dakika genel merkezden listeye müdahale oldu, seni yedeklere almak zorunda kaldık’ dedi. Daha orada o dakika siyasetle tanıştık, bir ‘Hoş geldin’ golü yemiş olduk.

“O GÜNDEN BERİ TELEFONLARIM HEP AÇIKTIR”

***Tepkiniz ne oldu?

-‘Sağlık olsun, keşke gece haber verseydiniz’ dedim. ‘Rahatsız etmek istemedim dedi. İtiraz etmedim. O güne kadar hiç telefonlarımı açık bırakmazdım. Ama o günden beridir artık hiç kapatmıyorum. Kongre oldu, pazartesi günü Fikri Bey, İbrahim Kahraman, Zeki Ağabey üçü ofisimize geldiler. Onlar da böyle olsun istememişler ama yedek 2’ye yazıldık. 2004’te seçim olacağı için istifalar olacaktı. 2003’ün sonunda yedekten asile geçtik. Böyle başladık.

“SİYASETE VİRGÜLÜ KOYDUK”

***İl başkanlığına giden süreç nasıl başladı, il başkanı olmak gibi bir hedefiniz var mıydı?

-2012’de Mahmut Başkan (Civelek) seçildi. 2015’te Mahmut Başkan’ın başkanlığa devam etmeyeceği anlaşılınca ben, Adem Koç, Şemsettin Ceyhan, Zihni Yılmaz’la birlikte aday adayı olduk. O zamanki takrip sonucu Şemsettin Başkan aday olunca ‘Yönetime girer misin?’ dedi. Kabul ettim, birlikte çalıştık. Sonra il yönetiminden Mustafa Kocaman İlçe Başkanı olunca, Teşkilat Başkanı oldum. 2018 kongresi sonrası Siyasi Hukuk İşleri Başkanı oldum. 2018’deki seçimden sonra Şemsettin Başkan milletvekilliği adaylığı için istifa edince önce vekaleten sonra asaleten bir yıla yakın il başkanlığı yaptık. 3 Mayıs 2019’da da istifa ederek siyasete virgülü koyduk.


 

“BEN İSTİFA ETMESEYDİM GÖREVDEN ALINIRDIM”

***Bir kavram karmaşasını düzeltmek istiyorum. Samimi cevap vereceğinize inanıyorum. Gerçekten de İstifa mı ettiniz, yoksa ettirildiniz mi?

-Güzel bir soru, bu soruyu bekliyordum. Bence de bunu netleştirmemiz lazım. Ben istifa ettim, çünkü ben istifa etmeseydim görevden alınırdım.

***Çok net oldu. Peki, neden görevden alınırdım dediniz?

-Cumhurbaşkanımızla biz Kızılcahamam’da bir saate yakın baş başa heyet halinde bir görüşme yaptık. Bu görüşmenin ana konusu İzmit seçimleriydi ve Cumhurbaşkanı faturayı teşkilata ve il başkanına kesince ben odadan çıktım. Direkt bizim bölge koordinatörümüz Mustafa Köse’yi buldum. Sonuçta olumsuz bir tablo var. İzmit’in kaybedilmesi bir eksikliktir, önemli bir kayıptır. Bu kaybın bir faturasının olması doğaldır. Birinin bu faturayı ödemesi de doğal. Bunda da bir sıkıntı yok ama bu fatura tek başına bir kişiye mi kesilmeliydi, bu yalnızca ben mi olmalıydım? Burası da ayrı bir konu.

***Cumhurbaşkanı tam olarak ne dedi size?

-‘İzmit’i niye kaybettiniz’ dedi. Bunu konuştuk. ‘Birinci derece teşkilat sorumludur bu işten’ dedi.

“CUMHURBAŞKANINA SAVUNMA YAPACAK HALİM YOK”

***Cumhurbaşkanına savunma vermediniz mi? Neden direkt odadan çıkıp istifayı düşündünüz? Sonuçta tek kişinin ödeyeceği bir fatura değildi?

-Orada çok savunma yapacak bir alan olmadı açıkçası. Çıkıp da Cumhurbaşkanı’na savunma yapacak halim yok. Seçimden sonra Kızılcahamam’daki bir aylık süreçte ben zaten raporu bölge koordinatörüne verdim. O raporu Cumhurbaşkanı’nın dikkate alıp almadığını bilemem. Ben raporumu vermiş oldum. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın yanında savunma yapacak bir pozisyonu da kendime yakıştırmam. Ben Mustafa Köse’yi buldum. Cumhurbaşkanımızla görüştüğümüzü ve konuştuklarımızı aktardım. ‘Bana yakışan bu laftan sonra istifa etmektir. Teşkilatlar sorumluysa, ben de il başkanı olarak bunun gereğini yapmam lazım. Siz de uygun görürseniz ben istifa edeceğim’ dedim.

“OLAYIN PERDE ARKASI BU”

***Hemen kabul ettiler mi peki?

-Yok hayır. ‘Hele dur görüşürüz’ dedi Mustafa Köse. Onlar Teşkilat Başkanı Erkan (Kandemir) Bey’le bir yere gideceklerdi. Gittiler, geldiler o arada Cumhurbaşkanı Erkan Bey’i çağırmış benim haberim yok. Görüşme neticesinde Erkan Bey bana ‘Cumhurbaşkanı Kocaeli’de yenilenme istiyor’ dedi. ‘Sıkıntı yok ben teklif ettim zaten’ dedim. Mustafa Bey de (Köse) onayladı ‘Başkan kendisi istifa etmek istedi’ dedi. Olayın perde arkası bu.

“BENDEN SONRA GELİŞMELER OLMUŞ”

***Yani fotoğrafı gördünüz ve istifaya karar verdiniz?

-Görevden alınma olsa da olmasa da istifa kelimesini ilk kullanan benim. Kimseden bir şey gelmeden, kimse bir şey demeden. Ama benden sonra da gelişmeler olmuş, ben de istifa ettikten sonra öğrendim.

***Evet tam da oraya geleceğim. Sibel Gönül’ün bir rapor hazırladığı orada da baş sorumlu olarak sizi gösterdiği söylendi. Sizce etkisi olmuş mudur?

-Muhtemelen etkisi olmuştur. Sibel Hanım’ın bir rapor hazırladığı o raporda değişik kimselerle birlikte beni suçladığını ben de birçok kanaldan duydum. Bu da büyük ihtimalle etkili olmuştur.



 

”NEDEN RAPOR YAZDI MERAK EDİYORUM”

***Sizi niçin suçladı? Sibel Gönül’le hiç konuşmadınız mı?

-Artık onu Sibel Hanım’a sormak lazım. Ben o raporu göremedim. Kendisinden de istedim göstereceğini söyledi ama daha göremedim. Ben kapattım o defteri açıkçası. Tahir (Büyükakın) Bey’in bir lafı vardır “Dikiz aynasına bakarak araba sürülmez”, geçmişe bakarak siyaset yapılmaz o yüzden önümüze bakacağız.’ 2003’ten beri bu partide görev yaptım. Ben il yönetimindeyken Sibel Hanım da il sekreteriydi. Biz uzun yıllar beraber çalıştık. Benim ortanca oğlumun doğumundan sonra evimize de kalkıp gelmiştir. Bildiğimiz, tanıdığımız Sibel Abla dediğimiz bir insan. Ne oldu da bu duruma geldi onu ben de merak ediyorum açıkçası. Onu o raporu yazmaya getiren faktörler nelerdir? Neden öyle bir rapor yazdı, neden il başkanlığını suçladı? Ben de merak ediyorum.

“İSTİFAYI KONUŞUYOR OLMAZDIK”

***İzmit İlçe Teşkilatı’nın hiç sorumluluğu yok muydu? Neden tek başınıza fatura ödediniz?

-İzmit’in kaybı önemli bir kayıptır. İzmit, Kocaeli’nin kalbi dediğimiz bir ilçe. Bunun bir hesabının sorulması gerekirdi ama bu hesap sadece il başkanına mı sorulmalıydı? Onun cevabını ben veremiyorum.

***İstifanızın ardında başka sebepler olduğu da konuşuluyor, buna ne diyorsunuz?

-İzmit’i kaybetmemiş olsaydık bugün istifayı konuşuyor olacak mıydık? Olmayacaktık. Bu da net bir şekilde istifanın birinci ve ana sebebinin İzmit olduğunu gösteriyor.

***İzmit İlçe Kongresi’ne de gelmediniz. Bu bir tavır mıydı?

-Ben hiçbir kongreye gitmedim. İl başkanlığını bıraktığımdan beri hiçbir kongreye katılmama kararımı sürdürüyorum.

***İl delegesi oldunuz ama il kongresine de mi gelmeyeceksiniz?

-Delegelik olağan bir şey. Eski il başkanlarını, kanaat önderlerini delege yazmak Ak Parti’nin geleneğidir. İl kongresine de bakacağız.

“BENİM ONUNLA BİR MUHATAPLIĞIM YOK”

***Bir de eski il kadın kolu başkanı Serpil Yılmaz’la yaşananlar var ona da girmek istiyorum. Sizi Cumhurbaşkanı’na şikayet etmesi vs… Neler yaşandı orada?

-Dediğim gibi ben de birçok şeyi istifa ettikten sonra öğrendim. O an orada değildim, kendisi Cumhurbaşkanı’nın odasına girmiş. Ne söylemiş ne yapmış o onun sorunu. Benim onunla bir muhataplığım yok. Ona sormak lazım ne yapıp ne konuştuğunu. Ama iyi bir şeyler konuşmadığı aşikâr.

***Sizin seçim çalışmaları esnasında pek toplantı yapmadığınız, milletvekilleriyle neredeyse hiç görüşmediğiniz söylenmiş Cumhurbaşkanı’na, söylentiler hep bu yönde oldu?

-Biz İl Başkanlığı olarak düzenli toplantılarımızı her zaman yaptık. Milletvekilleriyle de sadece seçim öncesi 6-7 toplantı yaptık. Düzenli olarak görüşüyorduk, hala da görüşüyoruz. O gün de sıkıntı yoktu bugün de yok.

“FATURAYI TEK BAŞIMA ÖDEDİM”

***Serpil Yılmaz’ın görevden alındığını ya da tenzili rütbe olduğunu düşünüyor musunuz?

Sorduğunuz kişiyi hiç takip etmiyorum ama lanse ettiği gibi değil onu biliyorum.

***Bir söyleminizde ‘Haksızlığa uğradım’ demiştiniz. Gerçekten haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?

-Tabii ki hala böyle düşünüyorum sonuçta bir haksızlık var. Ortada bir fatura var ve tek başıma ödedim tabiri caizse. Bu haksızlık değil de nedir? Kocaeli’nin takdirine bırakıyorum.

“ALİ’NİN BİR SUÇU YOK”

***Ben hala aynı yerdeyim. İzmit ilçe başkanına dokunulmuyor hatta yeniden başkan yapılıyor. Tezatlık yok mu burada? Ali Güney’le konuştunuz mu bu konuları?

-Ali Güney bizim stajyerimiz, kardeşimiz. Ali’yi çok severim onunla o zaman da görüştük. Benim istifa etme aşamamda da görüştük. Ali’nin bir suçu yok. Sıkıntının muhatabı benim olmadığım gibi Ali de değil. Bu sorunun muhatabı genel merkez. Onlara sormak lazım. Ali de benden farklı düşünmüyor. Ali bir gereği varsa yapmaya hazırdı, öyle bir talep olsaydı şayet ama olmadı.



 

“BENİM ADAYLA BİR DERDİM YOKTU”

***Bir söyleminde Nihat Ergün sizi örnek göstererek ‘Kocaeli İl Başkanı aday yanlıştı dediği için görevden aldılar’ demişti. Böyle bir söyleminiz olmuş muydu?

-Evet demişti, ben de cevap vermiştim. ‘Başkalarının benim adıma konuşmasını doğru bulmuyorum, ilgilenmiyorum’ demiştim. Benim öyle bir söylemim olmadı. Seçime kadar, seçim günü dâhil olmak üzere ‘Aday yanlıştı biz seçimi o yüzden kaybedeceğiz’ diye söylemem. Bunu söyleyeceğim bir kişi varsa o da Teşkilat Başkanıdır, Genel Başkandır.

***Peki, aday açıklanınca onlarla böyle bir şey konuştunuz mu? Yani aday tercihinin yanlış olduğuna dair?

-Hayır onlara da böyle bir şey söylemedim. Mevcut il başkanı seçim varken konuşur mu? Konuşabilir mi? Konuşmaz, doğru olduğuna inansa bile. Seçimden sonra konuşabilir ama Nihat Bey’e göre seçimden önce ben bunu söylemişim, bunun sonucunda da görevden alınmışım. Seçim gününe kadar böyle bir düşüncem yoktu. Ben Genel Merkez’de 12 ilçeyle ilgili görüş belirttim. Soruldu, cevapladım. İzmit’le ilgili söylediğim tek şey ‘İzmit’te seçim her zaman kritik olmuştur. Yine muhtemelen kritik olacaktır. Biz parti olarak bir anket yaptıralım en fazla oyu hangi adayla alacaksak onunla gidelim’ oldu.

“ADAYIN BİR ÖNEMİ VAR MI?”

***Bunu önerdiğiniz günlerde Sibel Gönül’ün aday yapılacağı kentte konuşulmaya başlanmıştı. Muhtemelen siz tehlikeyi sezdiğiniz için anket önerdiniz?

-CHP’den Hürriyet’in aday olacağı belliydi. İsim belirtmedim İzmit için, yöntem belirledim. Benim adayla bir derdim yoktu, derdim seçim kazanmaktı. Seçimi kazanamadıktan sonra adayın bir önemi var mı? O yüzden ben bunu direttim ama yapılmadı.

***Kongreleri takip ettiniz mi? İlçeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Değişimler yeterli miydi sizce?

-İlçe başkanlarının her biriyle bir mesaimiz oldu. İsimlerde bir sıkıntı yok hepsi yapacak, yapabilecek potansiyelde insanlar. Değişim yeterli, daha da olabilirdi ama bu takdir genel merkezin.

“YÜZDE YÜZ BİTMEDİ”

***Siyasete virgülü koydum dediniz, nokta değil. Fakat AKP’nin içinde yoksunuz, kongrelere gelmiyorsunuz. AKP defteri kapandı mı?

-Çok da ön plana çıkmamızın gerekmediğini bir dönem. Kırgın olduğumu da inkâr etmedim zaten. Belki bu kırgınlığı AK Parti’de alışık olunmadığı gibi de söyledim. İnsan kırıldığı zaman bunu söylemesi beklenmez, bizim toplumda bu böyledir. Ama ben söyledim. Bir kırgınlığım var ancak %100 bitti mi, bitmedi.

“İL BAŞKAN OLMAK GİBİ BİR NİYETİM YOK”

***Gel yeniden il başkanımız ol dese Cumhurbaşkanı, ne dersiniz, kabul etmez misiniz?

-Teşekkür ederiz. Askerliğimi yaptım ben, bir daha askerlik yapmayı düşünmüyorum. Kabul etmem. İlçelere hayırlı olsun ziyareti yapıyoruz, Karamürsel’den başlamıştık pandemi öncesi. Şu an için kongresini yapmış arkadaşlarımıza hayırlı olsuna gidiyoruz. Hepten de böyle çokta dışında değiliz tam merkezinde olmasak da. Hala AK Parti üyesiyiz. Ama tekrardan il başkan olmak gibi bir niyetim yok. Ha başka bir görev bilemem. Siyasete kolayca girersiniz de çıkışı biraz zordur. Nereden çıkılır onu da zaman gösterecek.

“BU İŞİN ASLI NEDİR DİYE SORULABİLİRDİ”

***Parti içerisinde adalet olduğunu düşünüyor musunuz bir hukukçu olarak?

-Bu başlı başına bir röportaj konusu olur. İnsanın olduğu yerde adalet var mı o başka bir konu. Türkiye’de dünyada ne kadar adalet varsa Ak Parti’de de o kadar adalet var. Hangi parti içinde ne kadar adalet var? Parti içinde ya da siyasette adalet olur mu? Samimi düşüncem bu. İnsanın olduğu bir yerde, hele siyasette, koltuğun az fakat taliplinin çok olduğu bir yerde adalet ne kadar olur tartışılır. Ha benim olayıma gelirsek; benim kırıldığım nokta şu. Genel başkanımız, tabii ki İzmit’in kaybedilmesinde faturayı bana da kesebilir ama bir rapor verilmiş bizim bilgimiz dışında. Birileri cumhurbaşkanımızın odasına girmiş konuşmuş. Burada adalet olmayan şey şu; Cumhurbaşkanı kendisi de müsait olmayabilir, teşkilat başkanı, bölge koordinatörüne, il koordinatörüne, birisine ‘Sorun bakalım şu Abdullah’a bu işin aslı nedir’ diye sordurabilirdi. Kırgınlık burada.

“O SAATTEN SONRA KALAMAM”

***Yani adaletsiz bir muameleye maruz kaldınız, öyle mi?

-Bu şekilde olsa daha adil olabilirdi. Sonuçta dediğim gibi partinin genel başkanı. Bir sıkıntı yok görevden alınabilirim, siyasette bunlar var. Cumhurbaşkanı’nın konuşmasından sonra bana yakışanı ben yaparım zaten. O saatten sonra kal deseler kalamam. Ama arkamızdan bir şeyler konuşulmuş yazılmış verilmiş. Bunların doğruluğunun araştırılması gerekirdi.

***Peki, gerçekten İzmit neden kaybedildi?

-Orayı kapattık, dikiz aynasına bakıp yolculuk edilmez.

“SADECE BİR SEBEBE İNDİREMEYİZ”

***3 yıl sonrasına AKP hedef koymuyor mu İzmit’i almak için? Yanlışları bir daha yapmaması gerekiyor. Sizin de il başkanı olarak göstereceğiniz sebepler, referanslar çok önemli değil mi? Neden kapatasınız?

-Tabii ki. İzmit’in kaybedilmesinin birden çok sebebi var. Bu sebepleri bire indirmek mümkün değil. Geçmiş dönemde yapılan yanlışlar, adaylar, Fatma hanımın artıları, seçim zamanı eksik yaptığımız çalışmalar, birden çok sebebi var. Sadece bir sebebe indiremeyiz. İzmit’te Büyükşehirde öndesiniz, mecliste öndesiniz, belediye başkanlığında geridesiniz. Bu da bir fikir veriyor. O yüzden uzun uzun tahlil yapmak lazım.

“HİÇBİR PİŞMANLIĞIM YOK”

***İlçe belediye başkalarının belirlenmesinde görüş bildirdiniz. Ama özellikle Gölcük’te Ali Yıldırım Sezer’i istediğiniz konuşuluyor. Parti içerisinde çok bir geçmişi de yoktu. Sezer’le ilgili bir pişmanlığınız var mı?

-Hiçbir pişmanlığım yok. Benim il başkanı olarak isimden ziyade birinci önceliğim seçimi kazanmaktı. Seçimi kazanamayacak olduktan sonra Ali Yıldırım’ın ya da başka birinin aday olmasının hiçbir önemi yok. Gölcük’te âcizane bizim arkadaşlarla yaptığımız istişarelerde, kamuoyundan gelen tepkilerde, yapılan anketlerde Gölcük’te seçimin kritik olacağını gösteriyordu. Sadece Gölcük’te de değil birkaç ilçede kritik bir durum vardı. Seçim için en iyimser tabirle başa baş olacaktı. Biz de Gölcük’te seçimi kimle rahat alabiliriz diye bakınca Ali Yıldırım Sezer’in ismi öne çıktı.



 

“GÖLCÜK’E YILLARINIZ VERMİŞ”

***Bir kayırmacılık söz konusu değil miydi?

-Ha bizim bir tanışıklığımız vardı, sonuçta meslektaşız. Beraber oturmuşluğumuz vardı ama sırf bunlardan dolayı Ali Yıldırım aday olmadı. Sonuçta bir altyapısı vardı. Gölcük’e yıllarını vermiş, sivil toplumda öne çıkmış bir ismi vardı. Seçimi onunla rahat alabileceğimizi görünce, kendisine de biz kişilik olarak dürüstlük olarak kefil olabileceğimiz için çok rahat konuştuk hakkında. Yıldırım Bey’le ilgili olan durum buydu. Bu arkadaş başkan olursa yarın öbür gün bizim başımız ağrımaz, seçimi de rahat alırız diye söyledik.

“CUMHURBAŞKANI KÖRFEZ VE GÖLCÜK İÇİN ARADI”

***Belediye başkan adaylarının belirlenmesi aşamasında yüzde kaça etkiniz oldu, ya da önerilerinizin kaçı gerçekleşti?

-İlçelerin hepsiyle ilgili görüş belirttik. Cumhurbaşkanımız seçim zamanı genelde il başkanını arayıp soruyordu. Beni iki ilçeyle ilgili aradı. Biri Körfez diğeri Gölcük. Diğer ilçelerle ilgili komisyonlarla fikir alışverişinde bulunduk. Cumhurbaşkanımız Gölcük ve Körfez’i özellikle sordu.

***Ne sordu Körfez ile ilgili?

-Kim aday olur dedi, Körfez’de Şener Bey’i (Söğüt) önerdim, Gölcük’te de Yıldırım Bey’i önerdik. Yıldırım Bey de CHP’nin en güçlü olduğu zamana göre epey iyi oy aldı. Bizi mahcup etmedi yani.

Son Güncelleme: 16.10.2020 12:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Devletini seven 2020-10-19 19:53:58

Adam. Gibi adamsın yalakalara yaltıkçılara boyun eymedin.delikanlı adam.

Avatar
Hamza Akpak 2020-10-16 02:37:58

İzmitin kaybı başlı başına Sibel Gönül hanımefendinin Pasifliği ve beceriksizliği dolayısıyle olmuştur ama kendisini suçlaması beklenemez o'da kendisini aklamak için bir Günah keçisi bulmuş.

Avatar
Hakan 2020-10-15 19:55:56

Ak parti seni İl Başkanlığından almakta geç kalmış. Bu röportajdan belli oluyor.

Avatar
ZEKİ ÖZÜER 2020-10-15 17:24:59

ahhh be kardeşim bir kerede parti içi demokrasi deseydin
delege iradesi deseydin...

tepeden indirildin tepeden gönderildin....
dürüstlüğün hep hafızamızda kalacak

Avatar
Izmitli 2020-10-15 15:29:12

ADAM GİBİ ADAMDI AMA SİYASETTE DÜRÜSTLERE YER YOK

Avatar
İD 2020-10-15 15:05:14

ADAM GİBİ ADAM ABDULLAH BAŞKAN. İLK DEFA PARTİDEN 1 KİŞİ BU KADAR YERİNDE VE MERT AÇIKLAMALAR YAPMAMIŞTI

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820