banner1046
banner1117
16 Ekim 2020 Cuma 14:23
Abdullah Eryarsoy: Kardeşim diye buraya gelmedi!”

Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya
Editör: Merve Dişli


AKP Kocaeli İl eski Başkanı Abdullah Eryarsoy ile yaptığımız söyleşinin ikinci bölümündeyiz. İlk bölüme olan yoğun ilginin ardından bu bölümde de Sayın Eryarsoy birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mesela il başkanı Mehmet Ellibeş’in “gemiyi güvenli limana yanaştırana kadar göreve talibim” sözlerini hatırlatması mesaj içerikliydi.

Mesela Eryarsoy’un kardeşi Körfez Belediye Meclis Üyesi Yusuf Eryarsoy hakkındaki sorularıma verdiği cevaplar da cüretkardı. Hepsini bu röportajda bulacaksınız.

Bunların yanında Eryarsoy, kırgınlığına rağmen hala AKP’den vazgeçmeyeceğini dile getirebiliyor. “Bu şarkı burada bitmez” diyerek, kendisine yapılan haksızlığın bir şekilde karşılığı olacağına inanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan sizi direkt kendi görevden aldı, bir daha şans tanır mı sorusuna ise bakın ne cevap veriyor.

Benim adıma çok keyifli bir söyleşi oldu. Sorduğum sorulara lafı eğip bükmeden cevap veren insanları seviyorum. Abdullah Eryarsoy’da da bu özellik fazlasıyla var. Çok açık cevap vermek istemediği zamanlarda ufak dokunuşlar yaparak vermek istediği mesajı profesyonelce bir şekilde yerine ulaştırıyor.

İlk bölümde olduğu gibi yine ilginizi çekeceğini düşündüğüm söyleşimizin son bölümünü dikkatle okumanızı öneririm.

İyi hafta sonlarınız olsun.


***İl başkanlığında “Ağabeylik” modeli AKP’ye göre mi? Sizce Ellibeş’e rakip çıkar mı?

-Siyasette koltuk sınırlı, talipli çok. Herkesin gönlünde yatabilir bu da gayet doğaldır. Ne zaman Genel Merkez’den biri çıkar bizim adayımız bu derse orada bitmesi lazım. Burada çizgi yok herkes il başkanı olmak isteyebilir.

“GEMİYİ LİMANA YANAŞTIRANA KADAR DEMİŞTİ”

***Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan buna karar verirken buradaki ihtiyaçlara, daha doğrusu konjonktüre göre hareket ediyor? Demek ki dönem ağabey dönemi?

-Bunun takdirini Genel Merkez veriyor. Mehmet Başkan (Ellibeş) göreve ilk geldiği zaman ‘Ben kongreye kadar, gemiyi limana yanaştırana kadar bu göreve talibim’ diye söylemişti. Onun takdiri genel merkezin ve Mehmet başkanın kendisinin.

“KIRGINLIĞIMIN MUHATABI GENEL MERKEZ”

***Benim adıma değişen bir şey yok, hala kırgınım dediniz ama vekiller sizi sık sık ziyaret etmeye başladı. Hayrolsun, gönül alma turu mu bunlar?

-Eskiden beri beni ziyaret ediyorlardı. Bizim vekillerle, başkanlarla bir sıkıntımız yok. Onlarla seçim zamanı, seçimden sonra, istifa ettikten sonra da görüştük. Emine (Zeybek) Abla’yla 2-3 kere görüştük, Sami (Çakır) Bey’le, Akif (Yılmaz) Bey’le aynı şekilde. İlyas Bey’le telefonda Cemil Bey’le yüz yüze görüştük. Gönül alma gibi yorumlanıyor olabilir dışarıdan ama hakikaten öyle değil. Benim kırgınlığımın muhatabı genel merkez. Benim vekillerle bir sorunum yok her zaman da görüşürüm.

“DÖNÜP DOLAŞIP GELECEĞİNİZ YER…”

***Siyaset bitince kimse aramıyor, sormuyor demiştiniz?

-Onu iş anlamında söylemiştim. Siyasetle uğraşan arkadaşlar yoğunluktan, koşuşturmacadan işlerine dönüp bakmaya fırsat bulamayabilirler. Siyaset yapanlara âcizane haddim değil ama önerim, sakın işlerini ihmal etmesinler. Dönüp dolaşıp geleceğiniz yer iş ve eş. Siyaset yaparken bu ikisi ihmal edilebiliyor ve farkında olmayabiliyorsunuz ama görev bittiği anda dönüp geleceğiniz yer işiniz ve eşiniz. O anlamda ikisini de ihmal etmemek lazım.

“DAHA FAZLA KAZANMA ŞANSI VAR”

***AKP’nin şu anki politikası ile şimdi seçim olsa bu haliyle İzmit’i kazanma şansı var mı?

-Evet, 31 Mart’tan daha fazla kazanma şansı var hatta. Halk bu süre zarfında CHP belediyeciliğini de görmüş oldu.



 

“PERŞEMBE’NİN GELİŞİ ÇARŞAMBA’DAN BELLİDİR”

***Neden, ne yaptı CHP belediyesi?

-İşte ben de ne yaptığını merak ediyorum. Beş yıla göre kısa bir dönem geçti. Tüm belediyeler için söylüyorum sadece Fatma Hanım için değil. Bir de işin içine pandemi girdi o da bir talihsizlik. Ama Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir az çok. Bir fikir verdi bugüne kadar olanlar. İzmit’te yaşayan biri olarak onlar için çok güzel bir Perşembe geliyor diyemeyeceğim. Hizmet anlamında söylüyorum tabii, seçim için daha erken. Vatandaş oy verir, hizmet yapmasanız da seçilebilirsiniz ama hizmet anlamında bir mesaj vermeye çalışmışlarsa bile ben o mesajı göremedim.

“HERKES OTURDUĞU KOLTUĞUN HAKKINI VERSİN”

**Ama muhalefet liderleri Kılıçdaroğlu ve Akşener şimdiden Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan etti. Taraflı bakıyor olmayasınız?

-Bunun için daha çok erken, Hele İzmit’i bir tam anlamıyla yapsın. Başka ilçe belediyeleri için de bu geçerli. Herkes önce oturduğu koltuğun hakkını versin. Kendisi de önce İzmit Belediye Başkanlığı’nın hakkını versin sonra Büyükşehir’e mi aday olur, vekil mi olur, bakan mı olur kendi bilir. Ama önce beş yılın hakkını versin, İzmit’in hakkını versin ondan sonra halk taşır istediği yere.

“İLK BAŞLARDA ÜMİTLİ DEĞİLDİM”

***Büyükşehir Belediyesi’nin durumunu nasıl görüyorsunuz?

-Pandemi dönemi bir talihsizlik belediyeler için ama onun haricinde toparlanma var. İlk başlarda açıkçası çok ümitli değildim ama son dönemlerde bir toparlanma var, iyi gidiyor.

***Neden ümitli değildiniz?

-Tanışma dönemi biraz uzun sürdü. Genel sekreterlik göreviyle başkanlık aynı şey değil. Koltuğa ısınma dönemi geçti gayet iyi gidiyor. Güzel hizmetler yapıyor, İzmitle ilgili projeler heyecan verici umarım en kısa zamanda gerçekleşir. İzmit’te yaşadığımız için İzmit’i söylüyorum ama diğer ilçelerde de takip ettiğimiz kadarıyla güzel projeler yapılıyor.

“KOCAELİSPOR’UN HEP İÇİNDE OLDUK”

***Kocaelispor’un bir şekilde içinde yer aldınız. Kocaelispor’a ilginiz olduğunu bilmiyordum?

-Ben Kocaelispor’un 2004’ten beri içindeyim ama bu pek bilinmiyor. Kocaelispor’da İbrahim Saral döneminde yöneticiydim. Yönetici olunca kopmadık. Bahri Yavuz zamanında da vardım ben, Rafet Kırgız zamanında da. Kocaelispor’un hep içinde olduk. Şimdi de Disiplin Kurulundayım.

“İL BAŞKANLIĞINDAN DAHA ZOR”

***Başkan olmayı düşündünüz mü hiç? Hayal ettiniz mi?

-Hayır, hiç düşünmedim. İl başkanı olmak zordur siyasette. Ama Kocaelispor Başkanlığı mı İl Başkanlığı mı diye sorarsanız Kocaelispor başkanlığı daha zor derim. Spor camiası çok farklı bir camia, Allah Hüseyin (Üzülmez) Başkan’a kolaylık versin.



 

“PARTİ GEÇMİŞİ BENİMKİNDEN ESKİ”

***Başka bir konuya gelmek istiyorum. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt’e referans olduğunuzu söylediniz. Bu bağlamda kardeşiniz Yusuf Eryarsoy’un meclis üyesi olmasında nüfuzunuzu kullandınız mı ya da bir dahliniz oldu mu?

-Güzel bir soru, bunu sorduğunuz için teşekkür ederim. Yusuf Eryarsoy benim kardeşim öncelikle. Kardeşim olmasının haricinde ise partideki sicili, adaylık geçmişi benimkinden eski. Ben 2003’teki kongreyle partiye girmişken Yusuf görevliydi. O partide mahalle başkanlığı yapmış, gençlik kollarında çalışmış birisidir. Ondan sonra ilçe yöneticiliği ve yine Yunus Pehlivan zamanında meclis üyeliği yapmış birisi. Yusuf Eryarsoy yerine soyadı Ersoy olsaydı bugün bunu konuşmuyor olurduk.

“YUSUF ERYARSOY’U ÇIKARABİLİRSİNİZ DEDİM”

***Ama sizin il başkanlığınıza denk geldi, sizce bu etik mi?

-Peki, sırf benim kardeşim diye onu cezalandırmak etik mi? Benim ismimi kullanarak bir nimet edinmesi ne kadar yanlışsa benim ismimle bir külfet edinmesi de o kadar yanlış. Ben bunu meclis üyeleri için son kararı verirken Erkan Bey (Kandemir) geldiğinde söyledim. ‘Yusuf Eryarsoy benim kardeşim, listeden çıkarabilirsiniz, kardeşini meclis üyesi yaptı denmesin’ diyerek Erkan Bey’in dikkatine sundum. ‘Önemli değil’ dedi. Şener Bey’le geçmişleri benden daha eski. Bir geçmişi var, bir çalışması var, bir emeği var.

“KARDEŞİM DİYE BURAYA GELMEDİ”

***Sizden sebep de baya hırpalanıyor. ‘Şirketlerden yata yata maaş alıyor’ diyorlar…

-Olabilir. Benim kardeşim olmasa bunlar konuşulmazdı muhtemelen. Ama benim kardeşimse de yanlış yapmak gibi bir hakkı yok. Bir eski il başkanının kardeşine böyle bir muamele yapılıyorsa ben buna karşı çıkarım zaten. Kendisiyle ilgili bir şeyler yaşanıyor benden ziyade. Partide geçmişi olan biri, benim kardeşim diye buraya gelmedi.

“NİHAT BEY VE SELİM BEY’DEN TEKLİF GELDİ”

***Açıkçası sizi yeni partilerden birinde bekliyordum. Uğradığınızı düşündüğünüz haksızlık sebebiyle en potansiyel isimlerden biriydiniz ama hiçbir partide yer almadınız. Teklif aldınız mı? Aldıysanız o teklif kimlerden geldi?

-İki partinin etkili isimlerinden teklif geldi. Nihat Bey’den de geldi, diğer partiden Selim Temurçin’den de geldi. Ben kendilerine teklifleri için teşekkür ettim düşünmediğimi belirttim.

“GÖZÜMÜ AK PARTİ’DE AÇTIM”

***Peki, neden düşünmediniz? AKP sadakatinden mi, yoksa yeni partilerde umut mu görmediniz?

-Siyasette gözümüzü AK Parti’de açtık. Ben kendime AK Parti’den başka bir yerde siyaset yapmayı yakıştıramadım. Umut olarak diyorsanız çok da bir umut görmediğim gibi parti politikaları mevcut partilerden çok da farklı değil. Bir başkanlık sistemine geçiş yapıldı Türkiye’de. Ve kurulan iki partinin de öncelikle gündem maddesi parlamenter sistem. Benim şahsi kanaatim -ki bunu AK Parti’ye sadakatim olarak söylemiyorum- Başkanlık sistemine daha yeni geçildi ve buna bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

“GEÇMEZDİM AMA DÜŞÜNEBİLİRDİM”

***Başkanlık sistemini kusursuz bulduğunuzu söyleyebilir misiniz?

-Konuşulacak yerleri muhakkak var ama buna bir şans verilmesi gerek daha çok kısa bir süre oldu. Üzerinden 10-15 yıl geçmiş olsa ve başarısız olduğu konusunda bir mutabakat olsa konuşalım ama yeni geçilmiş bir sistem. Bu doğru değil, bu da etkenlerden birisi. Parlamenter sistem demeselerdi yüzde 90 yine o partilerden birine geçmezdim ama düşünebilirdim.

***Nihat Ergün ile görüştük dediniz. Çok ısrarı oldu mu? Pişman oldunuz mu sonra kabul etmediğinize?

-Yok, görüştük, teklif etti ben kabul etmeyince de söylenecek pek fazla bir şey kalmadı. Pişman değilim kabul etmediğim için.

“SEÇİM OLSA BU HAVA DEĞİŞİR”

***AK Parti’nin genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz. Anketlerde artık Cumhur İttifakı’nın yüzde 51’i bulamayacağı konuşuluyor. Sizce de öyle mi? Şu an seçim olsa bir tehlike görüyor musunuz başkanlık sistemini hala destekleyen biri olarak?

-Evet başkanlık sistemini hala destekliyorum. Seçimin olduğu her yerde tehlike vardır. Hiçbir zaman seçimi garanti edemezsiniz. Seçime girersiniz, sandıklar açılır. Kimsenin oyuna ipotek konulamaz. Ülke olarak sıkıntılı günler geçiriyoruz böyle bir ortamda anketlerde yüzde 51 çıkmamasını çok önemsemiyorum. Anketler önemli tabii ama seçim olsa bu hava değişir, gerekli oy alınır. Cumhur İttifakı’nın yüzde 51’in üstünde oy alarak seçimden çıkacağına inanıyorum.

“BÖYLE ORTAMDA SUÇLAMAK DOĞRU OLMAZ”

***Mesela bir heyecandan bahsedebilir misiniz Kocaeli’de? O eski heyecan var mı?

-Şu an ortada bir şey yok, bir seçim havasına girilse o heyecanın kendiliğinden geleceğini düşünüyorum.

***Ama seçim olmasa da AKP’de kadınlar ve gençler hep meydanda olurdu...

-Şimdi de çalışmalar yapılıyor ama şu anda pandemi var. Toplu alanlarda bulunmak hakikaten öyle bir şey ki bu meret nerede yakalayacağı belli olmuyor. Hasta olanların yüzde 85’i belirti göstermiyor. Yaşla başla hiçbir ilgisi yok. Böyle bir ortamda suçlamak doğru olmaz.

“ÇOKLU BAROYU DESTEKLEMEDİM”

***Hukukçu olmanız vesilesiyle çoklu baro yasa tasarısını da sorayım. Desteklediniz mi?

-Yasa çıkmadan önce sorsaydınız desteklemiyorum derdim. Yasa çıktı artık bu saatten sonra bununla yaşayacağız. Ama bu yasanın çıkmasına neden olan etkenlere gidersek eğer yıllardır baroların yapmış olduğu veya yapmadığı işlerden dolayı durum buraya geldi.

“BAROLAR SİYASALLAŞTI”

***Mesela, örneklendirebilir misiniz?

-Barolar gerçekten baro olmanın gerekliliklerini yapsalar, avukatların sorunlarıyla dertlenseler, işe başladıktan emekli olana kadar geçirdikleri sorunları öncelemiş olsalardı bugün çoklu baro gibi bir gündemimiz olmayabilirdi. Barolar siyasallaştı ve meslek sorunları hariç her şeyle ilgilenir hale geldiler. Bugün meslektaşlarımızın çok ciddi sorunları var, çok ciddi bir avukat artışı var. Bununla ilgili hiçbir çalışma yapılmadı ya da sonuç vermedi. Çoklu baro konuşulmaya başlandığı zaman baroların yayınladığı afişlerde bir tek ‘Avukatlar için baro’, ‘Avukat sorunları için baro’ afişlerini görmedim. Barolar çoklu baroya karşı propaganda yaparken de başka şeyleri öncelediler.

***Çoklu baro bunlara deva olur mu?

-En azından mesleğe ilişkin sorunların konuşulmasında etkili olabilir. Belki biraz daha avukatlara dönülebilir, rekabet iyidir.


 

“BU ŞARKI BURADA BİTMEDİ, BİTMEZ”

***Kırgınsınız, siyasete virgül koydunuz. Virgülden sonraki cümle nasıl başlayacak?

-Ben de merak ediyorum. Bu şarkı burada bitmedi, bitmez. Ömrümüz oldukça halka hizmet etmek için bir fırsat gelirse değerlendiririz.

***Aday olmayı düşünür müsünüz, milletvekilliğine ya da belediye başkanlığına?

Düşünülebilir tabii ama şu an için net bir şey yok.

“KİMSENİN KAPISINI ÇALMAM”

***Cumhurbaşkanı tarafından size direkt fatura kesildiği, üstünüzün çizildiği bir noktada size şans verirler mi?

-Ben vekâleten il başkanlığı yaptığım dönemde de beni asaleten il başkanı yapın diye tanıdıkların kapısını çalmadım. Yarın da vekil olayım diye kimsenin kapısını çalmam bu kısmet işi. Ben istifa ettiğim gün ‘Şu an için belki üzülüyoruz ama bir zaman sonra iyi ki istifa etmişim diyeceğim belki’ dedim. Bugün hayırsız gelen şey yarın hayır olarak karşına çıkabilir. Bir yerden başlamak da hakikaten çok zor değil. Ayrıca Cumhurbaşkanımız geçmişte yollarını ayırdığı insanlarla daha sonra bir araya da gelmiştir. Siyaset bu.

“EVDEN İŞE, İŞTEN EVE”

***Sivil hayatı çabuk benimsemişe benziyorsunuz? Genellikle siyaset aşısını alanlar sizin gibi çabucak köşesine çekilmezler?

-Sivil hayat iyi, ziyarete gelen dostlarımız var sağ olsunlar. Geliyorlar, görüşüyoruz, biz gidiyoruz ortak mekânlarda buluşuyoruz. Onun haricinde evden işe, işten eve gidip geliyoruz. Ofisimizi taşıdık Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün olduğu Asya İş Merkezi’ne. Bizim için de bir değişiklik oldu.

“20 YILLIK KARDEŞLİK BİTMEZ”

***Sertif Gökçe’yle ofisleri birleştirmediniz mi? Sizin de kaderiniz ikiniz de kaybettiniz…

Sertif Gökçe’yle ofisleri biz iyice ayırdık. İkimiz de siyasette kaybettik gözüküyoruz ama ileride ne olacağı beli olmaz. Dostluk baki 20 yıllık ortaklık, dostluk ve kardeşlik bitmez. Ortaklık ayrılabilir, işler ayrılabilir ama kalıcı olan dostluktur.

***Sertif Gökçe Derince’yi kazansaydı sevinir miydiniz?

-İl başkanı olmasaydım sevinirdim. AK Parti İl Başkanı’ydım dostum da olsa kardeşim de olsa eğer AK Parti kaybettiyse bu sevinecek bir şey değil.

“FEN LİSESİ KILAVUZDA VARDI”

***Bir ara TÜBİTAK Fen Lisesi’ne değindiniz hatta attığınız tweete karşılık İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bir yazı geldi. Oradaki olay neydi açabilir misiniz biraz?

-Benim üç çocuğum var onlardan biri bu sene sınava girdi. Sınava girince oradan kaç puan alır, nereyi tercih eder diye bakarken kılavuzda TÜBİTAK Fen Lisesi diye yayınlanmış. O dönemde açılacağı yönünde açıklamalar da vardı. Gayet sevindirici bir durum. Bildiğimiz üzere 2006-2007 doğumlu çocuklar birlikte sınava girdiler. Bir önceki sene Kocaeli de 25 bin öğrenci sınava girerken bu yıl 37 bin öğrenci sınava girdi. Kontenjanlarda da fazlasıyla artış var ve böyle bir ortamda Kocaeli’de yeni bir fen lisesinin açılması lazımdı. O da bu sene lazımdı çünkü yüzde 51 kontenjan artışı var. Kılavuzda da fen lisesi bulunuyor. TÜBİTAK Fen Lisesi’ni gördük, sonuçlar açıklandı tercih yapmaya gittik. Bir baktık seçemiyoruz listeden çıkarılmış.

“90 ÖĞRENCİ O LİSEYE GİREMEDİ”

***Baya sinirlenmiştiniz, attığınız tweetten anlaşılıyordu?

-Ben orada belki konu gündeme gelir, kamuoyu oluşur TÜBİTAK Fen Lisesi bu seneye yetişir diye bir tweet attım. Ama gördüm ki bir kamuoyu oluşturmadı ve maalesef lise açılamadı. 90 öğrenci o liseye giremedi. Her ne kadar açıklamada kılavuzda olmadığını söyleseler de kılavuzda vardı. Bende de görüntüsü vardı sonra kılavuzdan çıkarıldı. Şu an pandemiden dolayı okullarda yüz yüze eğitim de yapılmadı belki okul yetişebilirdi en azından 90 öğrenci Fen Lisesi’ne yerleşmiş olurdu.

***Abdullah Bey söyleşimize katıldığını için çok teşekkür ederim. Özellikle de samimi cevaplarınıza. Virgülden sonra başlayacak cümlenizin sizin için hayırlı olmasını diliyorum.

-Nazik davetiniz için ben teşekkür ederim. Ne varsa onu söyledim. Güzel bir sohbet oldu.

Son Güncelleme: 17.10.2020 10:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İzmitli 2020-10-16 23:57:09

Hıhı, evet.

Avatar
yasin. 2020-10-16 16:23:40

Ak Parti seni İl Başkanlığından almakta geç kalmış. Bu ne kibir?

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820