Reklamı Kapat

CHP ADAYIYLA SAVAŞACAK MI?

2019 mahalli idareler seçimlerinde Derince’den sonra CHP’nin kıl payı kaçırdığı ilçelerden biriydi Darıca.

Peki, önümüzdeki dönem için CHP adına umut vaat eden Derince ve Darıca bugün ne durumda?

Halk yaptığı seçimden memnun mu?

Derince ve Darıca’da makas açıldı mı yoksa kapandı mı?

CHP sonuca yakın olduğu bu ilçelere ne kadar özen gösteriyor?

Bu konuda herhangi bir stratejik planı, hamlesi var mı?

*

Diyeceksiniz ki, yerel seçimlere daha çok uzun zaman var.

Hatta onun öncesinde genel seçimler varken bu neyin nesi?

Söyleyeyim…

Birincisi; CHP bugün iktidar alternatifi konumuna gelmişse bunda yerel seçimin etkisi çok ama çok büyüktür.

Ve kesinlikle rehavete kapılıp sahayı boş bırakmamalıdır.

İkincisi; Genel seçimlerde başarıyı hedefliyorsa yerel siyasi aktörleri küstürmemeli, onlardan faydalanmayı bilmeli.

Kısacası takım oyunu şart!

Peki, CHP’de bir takım oyunu olduğunu söyleyebilir miyiz, tabii ki hayır!

Bırakın takım oyununu, bırakın kolektif çalışmayı; birbirilerine çelme atmasalar o bile yetecek!

*

Mesela Yakup Törk…

Kocaeli’nin en büyük nüfusa sahip ilçelerinden biri olan Darıca’da

Yakup Törk 11 bin oy fark ile seçim kaybetti.

Bu ne demek?

İyi bir çalışmayla yaklaşık 6 bin seçmenin daha gönlüne girdiğinizde büyük ilçelerden birini daha kazanmak demek.

Fakat ne yazık ki CHP’de işler farklı yürüyor.

Kendi adayına sahip çıkmak bir kenara dursun, olayların önünü arkasını araştırmadan,

Adeta düşmanca bir yaklaşımla o adayı itibarsızlaştırıyorlar.

Yakup Törk, Darıca’da çaylak ilçe başkanı ve onun gazına gelen il başkanının tavrı nedeniyle bugün şaibeli bir adam haline geldi.

Evet, adalet sonunda tecelli etti ama siyaset öyle bir şey ki,

Boşluk neyin kaldırmadığından bazen geç gelen adaletin dahi bir anlamı kalmıyor.

Yakup Törk, ilçe başkanı Gökhan Aktaş ile yaşadığı ve sebebini tekrar etmeyeceğim bir konudan dolayı il disiplin kuruluna verilmişti.

Törk, iki kez il disiplin kurulundan dönmeyi başardı.

Fakat il başkanına en yakın ilçe başkanının içi soğumayınca konu genel merkeze taşındı.

Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi ve partiden uzaklaştırma kararı alındı.

Bu cezayı mahkemeye taşıyan Yakup Bey, mahkeme kararı ile aklanarak geri döndü.

Törk’ün mahkeme kararı ile geri dönmesi hem CHP genel merkezinde o her şeyi bildiğini sanan örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı başta olmak üzere;

Genel Merkez’i kuşatan şakşakçılara ve tabi sonrasında bizim buradakilere adeta KAPAK oldu!

*

Disiplindi, yargıydı, mahkemeydi… bunlar Yakup Törk için zor süreçlerdi.

Adamı rüşvet suçlamasıyla disipline vererek hem parti kimliğine hem de iş adamı kimliğine zarar verdiler.

Yakup Törk’ün yerinde olmak istemezdim.

Eğer ben olsaydım bundan sonraki enerjimi bana iftira atanlar için harcardım.

Ama Yakup Törk böyle düşünmüyor.

İsnat edilen suçlardan aklanmış olmak ona yetiyor.

CHP sevgisi ve aidiyeti ağır basıyor.

Nereden mi biliyorum?

Duyar duymaz kendisini aradım ve bazı sorular sordum, oradan biliyorum.

*

Dedim ki;

“Yakup Bey, partiniz sizi ısrarla suçlamaya çalıştı ama mahkeme iade-i itibar yaptı. Kızgın mısınız, kırgın mısınız, ruh haliniz nasıl”

 

-Yaşanmaması gereken bir süreçti ama neticede yaşandı bitti kapandı.

Darıca İlçe örgütü bir sene tartışma yaşadı bu süreçte.

Neticede mahkemece artık konu kapandı, bizim için de kapandı.

Partimiz iktidara giderken bizim elimizden geleni yapmamız lazım.

Ben partiden hiç kopmadım.

Darıca’da halkın içindeyiz yine aynen devam edeceğiz, kimseye kızgınlığım kırgınlığım yok.

Partimizin iktidar olması lazım.

Parti içi mücadeleden vazgeçmemiz lazım.

Hiç kimseye sıkıntı yaratmak gibi bir derdim yok.

 

“Aklandıktan sonra il başkanınızla görüştünüz mü, sizi aradı mı?”

 

-Döndükten sonra il başkanıyla görüşmedim.

İki yıllık bu geçici çıkarma cezası aldığımda da aramamıştı.

Arar diye bekliyorum, neticede iş tamamlandı bitti.

Perşembe günü karar alındı ve genel merkeze tebliğ edildi.

“O süreçte hakkınızda çok konuşuldu. Siz ise işin peşini bırakmadınız, konuyu mahkemeye taşıdınız. Aklanamasaydınız ne yapardınız?”

 

-Ben geri döndüm ama bir sene içerisinde herkes her şeyi konuştu.

Neticede ben kendime inandıktan sonra bu sonucun çıkacağı belliydi, partiyi bir sene tartıştırmak hoş olmadı.

Bunun sorumlusu ben değilim.

 

“Peki, yeniden Darıca’ya aday olmak, Darıca’yı kazanmak gibi bir idealiniz olacak mı? Size geçit verirler mi?”

 

-Bu karar çıktıktan sonra birkaç gündür çok insan arıyor özellikle kadın ve gençlerden.

Onlar da siyasetin dışında olmadıkları için sanki bir dahaki dönem aday benmişim gibi konuşuyorlar.

‘Daha çok çalışacağız, önümüzdeki dönem Darıca’yı alacağız’ diyorlar.

Benim adaylıkla ilgili bir hazırlığım yok ama ne olur bilemiyorum siyaset bu.

Bütün Darıca’yı CHP’nin yönetmesi lazım, CHP bu kente çok yakışacak.

*

Gördüğünüz gibi Yakup Törk heyecanlı ve hırslı.

Ama onun hırsı intikam değil, partisinin kazanması üzerine bir hırs.

İlçe başkanının ve diğerlerinin bu ne kadar umurunda, onu bekleyip göreceğiz.

Bakalım Yakup Törk’ü diskalifiye etmek, sindirmek, tahrik etmek için çabalayacaklar mı?

Kısacası savaş devam edecek mi?

*

Diğer yandan; sadece bin iki yüz oyla Derince’yi AKP’ye kaptıran CHP,

En iddialı olduğu ilçede neler yapıyor, Derince ilçe örgütü nelerle anılıyor; bu da bir başka yazı konusu olarak kenarda dursun.

-------------------

O HABERLER NİYE KALDIRILDI?


Bize “Etik Gazetecilik” dersi vermiş.

Hem de etiği ağzına alması gereken en son kişiyken…

Demiş ki; Bu haberleri neden kaldırdınız?

Para mı aldınız, takla mı attınız, pazarlama mı yaptınız diye sormuş.

Haberlerin kaldırılmasında iyi niyet görememiş, bir tezgah var demiş.

Bak sen…

Neler de biliyormuş.

Eskisi gibi sinyal haberlerinin ardından tak diye karşına dikilmiyorlar mı?

Biz ettik sen etme, al şunu sus, demiyorlar mı?

Haber kaldırma tarifeni çok aşağılara çekmene rağmen yaptığın operasyon haberler kimsenin umurunda değil mi?

Hani eskiden derdin ya; bir gün duyarsanız ki bir haberden dolayı 100 bin lira almışım, sakın ha inanmayın.

Ama duyarsanız ki ben 1 milyon almışım, işte o zaman inanın, derdin.

Bunlar benim değil, senin sözlerin.

Kendini dev aynasında gördüğün günlerdi onlar.

Hakkını yemeyelim, gerçekten de dev gibi adamdın.

Seninle iki dakika görüşmek için kapında mum olurlardı.

Onları nasıl muma çevirdiğini anlatmaya gerek yok herhalde!

O zamanlar 2016 öncesiydi, FETÖ operasyonu falan yapılmamıştı.

İstihbarat ağın maşallah çok güçlüydü (!)

Belden aşağı belden yukarı bakmadan, kimsenin aile hayatını düşünmeden, çoluk çocuğunun yaşayacağı travmaları hesap etmeden önüne gelene ateş ediyordun.

Kurbanlar el mecbur senin huzuruna GETİRİLİYORDU.

Sen de onları gaz odasında ağırlayıp gereğini yapıyordun.

Ne günlerdi değil mi?

Geri gelir mi, bilinmez.

Şimdi o şaşaalı günler bitti ya, hırs dolusun, intikam hırsıyla yanıyorsun.

Senden başka kimsenin haberleri, gazetesi okunmasın, bilinmesin, itibar görmesin istiyorsun.

Bu nedenle de sebebini bal gibi bildiğin halde bizim haberlerimizi para karşılığı kaldırdığımız imasında bulunuyorsun.

Camiada herkesin de bildiği gibi, cesaretle yazamadığın kısımları her zaman olduğu gibi haberin altına fake isimlerle yorum yaparak aklınca algı yaratıyor,

itibarsızlaştırmaya çabalıyor ve içindeki kini kusuyorsun.

Yapma Allah aşkına yakışıyor mu, diyeceği ama maalesef yakışıyor.

Yine kendine yakıştığı gibi davranarak bizi şaşırtmadın.

*

Aslında sen de bilirsin ki elektronik haberleşmede BTK diye bir kurum var.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yani.

5809’a tabidir. Bu yasaya göre iletişim sektöründe denetleme, düzenleme yaparlar.

Kişiler, dijital ortamda hakkında yazılan haberlerden rahatsız olduklarında bu kurumun yolunu tutarlar.

Kamuoyunda bir sıfata sahip kişiyse eğer, isminin ve sorumlu olduğu kurumun zarar görmemesi için hakkındaki haberlere erişim engeli aldırır.

Bunu almak için o haberin yalan olması falan gerekmiyor.

Aynı şekilde bizim iznimiz de gerekmiyor.

KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu hakkında yapılan haberler aynen bu yolla yayından kaldırılmıştır.

Sandığın gibi pazarlık masasına oturmadık.

Pazarlığın yolunu açacak bir imada bulunmadık.

Öyle olsaydı, Zeytinoğlu’nun çöktüğü hazine arazisine yaptığı havuzun önünde çalışma başlatan büyükşehir ekiplerine engel olmak istediği haberini yapmazdık.

Kaldı ki sen de haberimize çöktün, gittin o bölgede fotoğraflar çekerek haberi kendininmiş gibi pazarladın.

Emeğimize çöken biri olarak bizim para karşılığı haber kaldırdığımızı ima etmekten utanmadın.

*

Öyle ya, bir kere alan hep alır, öyle değil mi?

Bunu senden öğrendi bu millet.

“Yazmadıklarımdan kazanıyorum” sözün iletişim fakültelerinde ders diye anlatılacak kadar kıymetli.

Tabi doğal olarak bizim de benzer yolu izlediğimizi düşündün ama yanıldın.

Yazmadıklarından kazanmayı öğrenemeyen biz çömezler ordusu;

Yazdıktan sonra üç kuruş para alıp haber kaldırıyoruz sandın.

Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş.

Diğer bir değişle, kör yer içer kendinden pay biçermiş.

Ama ne yazık ki bizim böyle bir ahlaksızlığımız olmadığı gibi

Artık bu ahlaksızlıklara prim verecek, yolunu açacak eski bir Kocaeli hatta Türkiye de yok!

Hepsi 2016’da bitti, üzerine beton döküldü.

O yüzden itibar suikastlığını bırakıp, edebinizle susup işinize odaklanın.

Size cevap vermiyoruz diye kendinizi bir şey sanmayın.

Gazetecilik anlamında bu kente verdiğiniz tahribatı onarmakla meşgulüz.

Başarırız, başarmayız orasını bilemem.

Ama bu işi yaparak helalinden evine ekmek götürmenin keyfini bilseniz bu duruma düşmezdiniz.

*

Ez cümle…

Bizim gazetemizde ve mesleğini ahlakıyla yapan arkadaşlarımızın gazetesinde erişilemeyen haberler görürseniz üç şey aklınıza gelsin.

Birincisi az önce anlattığım sebep, yani kişinin erişim engeli aldırma özgürlüğü

İkincisi; Haberimiz hatalıdır, erdemlilik gösterip kaldırmışızdır. Bunun için özür dahi dilemişizdir.

Üçüncüsü; haber sitemiz yeni yazılıma geçerken sistemsel olarak bazı haberlerimize ulaşamıyoruz.

Yani kafa illa başka yere çalışmasın.

Milletin kaldırılan haberlerini haberleştirip gazetecilik yapıyorum sanmayın.

Bilmem anlatabildim mi…

---------------

 

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aysun Özcan Erenkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.