Meydan “DEVA”nın…

Bugüne kadar DEVA’nın herhangi bir toplantısına katılma fırsatım olmamıştı.

Gidenlerden ve yaptığımız haberlerden edindiğim izlenime göre

DEVA Partisi aynı dönemlerde kurulan Gelecek Partisi’nden daha oturaklı idi.

Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki il kongresine gittiğimde bunu gözlerimle görme şansı buldum.

***

Evet, DEVA Partisi’ni her anlamda çok düzenli, disiplinli bulduğumu ifade edeyim.

En önemlisi de ne biliyor musunuz?

Liderine çok fazla inanmış bir kadro ve heyecan gördüm ben o salonda.

Ve siyasette başarı için ekiplerin inanmışlığı, heyecanı olmazsa olmazdır.

***

Ali Babacan siyaseti AKP’de yapıpta temiz kalan, güven veren bir-iki aktörden biri.

Dolayısıyla iktidarın yumuşak karnını iyi biliyor ve oradan vuruyor.

Babacan rakamlarla öyle mukayeseler yapıyor ki dikkat kesilmemek mümkün değil.

Kocaeli’ye gelişinde de yaptığı buydu.

İktidarı rakamlar üzerinden bombaladı.

***

Sahnenin her iki yanına promter konulmuştu, Babacan yer yer promterden faydalandı.

Sürekli Berat Albayrak’ın beceriksizliği üzerinden yürüdü.

Albayrak’tan damat diye bahsetmek yerine “yakın akraba” tanımlamasını tercih etti.

Ayrıca ekonomide gelinen noktadan sadece Berat Albayrak’ın sorumlu tutulmaması gerektiğini savundu.

KÖTÜ SİSTEM-TEK ADAM-YAKIN AKRABA

şeklinde üç ana nedene oturttuğu bir Türkiye fotoğrafı sundu.

Ali Babacan’ın sözleri salonda bulunan gençler tarafından sürekli kesintiye uğradı.

Tezahüratlar karşısında gözleri parlayan Babacan’ın üslubunu beğendiğimi belirteyim.

Gençlerin lidere coşku veren tezahüratlarını ise “Ak gençliğe” benzettim.

AKP içinden doğan parti olması hasebiyle bunun olması doğal tabi.

Olmasaydı göze batmazdı ama gençlerin inanmışlığı belli bir etkiyi de beraberinde getiriyor.

***

Kongrede seçilmiş başkan sıfatı kazanan Adem Koç’u hayli heyecanlı gördüm.

Konuşmasını önündeki kağıttan okudu.

Fena hazırlanmış bir konuşma değildi.

Koç, siyasette öfke dilinin hitabet olmadığına vurgu yaptı.

Covit19 illetine rağmen salonu dolduran partililere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye 5’ten büyüktür” sözüne atfen

“Türkiye 1’den büyüktür”

sözüyle tek adam göndermesi yaptı.

Ağır başlı, oturaklı, saygı duyulan bir il başkanıydı.

***

Kongre salonunun girişinde yer alan çelenklere baktım.

Fatma Kaplan Hürriyet’in çelengi dikkatimi çekti.

Diğer çelenkler ise kendi partilerinin temsilcilerindendi.

Şunu söyleyebilirim ki, Deva Partisi yavaş ama sağlam geliyor.

Ben bu gelişi tıpkı Meral Akşener ve İYİ Parti’nin gelişine benzetiyorum.

AKP’de olası kopmalar yaşandığı taktirde gidecekleri ilk adres DEVA olacağa benziyor.

Çünkü Ahmet Davutoğlu’ndansa Ali Babacan’a daha fazla güven ve teveccüh duyuluyor.

Bunun iki ana sebebi var.

-Birincisi:

Ahmet Davutoğlu seçilmiş Başbakanlık koltuğundan bir talimatla bir gecede görevden alınmasına rağmen sistemin içinde olmaya devam etti.

Bu da onun temiz siyasetine kara bir leke olarak sürüldü.

-İkincisi:

Ali Babacan görev aldığı dönemlerde Türk halkı onu iyi bir ekonomist olarak hafızalara kazıdı.

Babacan varken ekonomi çok iyiydi algısı sürüyor.

Görevden alındıktan sonra kendini hiç ayağa düşürmemiş olması da insan kalitesi açısından önemli bir gösterge oldu.

***

Bu saiklerle bakıldığında Ali Babacan, mental yorgunluğu günden güne artan iktidara alternatif olma yolunda mesafe alabilir.

Ama AKP aklını başına alır da yanlışlardan dönerse, seçmeni tekrar konsolide ederse, Erdoğan sevgisi nedeniyle o seçmen bir yere kıpırdamaz.

Yani DEVA’nın var oluşu da olmayışı da büyük oranda AKP’ye bağlı gibi bir hisse kapıldım.

Sonuçta bu memlekete Fizan’dan seçmen gelecek değil!

***

Toparlarsak…

DEVA Partisi il kongresinin ülkemize, kentimize, seçilenlere hayırlı olmasını dilerim.

Bundan sonra teşkilatlanmak gibi bir sorunu kalmayan DEVA’yı

Yeri geldiğinde daha fazla ele alacak, daha fazla hırpalayacak, daha fazla hakkını teslim edeceğiz.

Meydan sizin!

Ve meydan öyle boş ki…!

--------------------------------------------

HEPİNİZ SINIFTA KALDINIZ!

Bir şehir nasıl kandırılıyor;

Bir şehir nasıl sahipsiz bırakılıyor, gelin kısa bir analiz yapalım.

Yapalım ki bu kenti yönetenler, yönetmeye talip olanlar belki biraz utanır, ar eder.

Salgın hastalıkla boğuştuğumuz şu günlerde ne kadar boş beleş işlerle uğraştıklarını anlarlar diye umudumuzu koruyalım.

***

Tarihler 16 Mart 2013’ü gösterdiğinde ihale edildi.

Aradan 2 yıl sonra Mayıs 2015 ‘de temel atma töreni gerçekleşti.

Dönemin sağlık bakanı Mehmet Müezzinoğlu 29 Ekim 2017’de hizmete açılacağını söyledi.

Olmadı. Bu kez dönemin il sağlık müdürü 2019 yılı sonunda açılacağını ifade etti.

O da olmadı, giden Vali Hüseyin Aksoy üç defa açılış tarihini revize etti.

Şubat 2020 dedi olmadı.

Haziran 2020 dedi yine olmadı.

Aralık 2020 dedi ve Aralık ayına girdik. Olacağıyla ilgili en ufak bir emare dahi yok.

Zaten bu tempo ile devam ettiği sürece Vali Aksoy’un açıkladığı tarihte işin bitirilmesi imkansız gibi duruyor.

Çünkü şehir hastanesinin bu ay bitmesi için şantiyede en az 2 bin 500 kişi çalışması gerekiyor.

Var mı böyle bir ekip?

Gidin bakın, 200 kişi anca çalışıyor.

***

Cephe kaplama işini alan firma, alacaklarını tahsil edemediği için işi bırakmış.

İnşaatın algoritma işlerini yapan firmalar kah imalatı durdurdu kah iş yavaşlattı.

Hastane inşaatını yöneten teknik kadronun neredeyse tamamı istifa etmiş.

Proje müdürü, proje müdür yardımcıları, yapım müdürü ve elektrik mekanik müdürü hepsi terki diyar…!

Şu anda inşaat başlasa bile süreci yönetecek kadro yok!

***

Hazır para elindeyken işi bitirmek yerine har vurup harman savuran yüklenici firma

Para bitince alt taşeronların teminat mektuplarını nakde çevirmiş.

Böylelikle kendiyle birlikte taşeron firmaları da girdabın içine sokmuş.

O da yetmemiş iktidara yakın olmanın nimetinden faydalanıp yüklüce kredi kullanmış.

Ama kullandığı krediyi başka yerlerdeki yatırımları için harcamış.

Kimse de bunlara “Sen hayırdır” dememiş.

Yurt dışı kaynaklı kredi kuruluşu, verdiği krediyi amacına uygun yerde kullanmadığı için yeni kredi vermiyor.

Ve böylece Kocaeli şehir hastanesi pandemiye rağmen inşaatı bitirilemeyen, ucube haline gelen yatırımlar arasına giriyor.

***

Peki, tüm bunlar neden oluyor?

Neden bu şımarıklığa ve sorumsuzluğa ses çıkarılmıyor?

Ben bu noktada hem iktidara hem muhalefete sormak istiyorum.

Önce iktidara soralım.

Sağlık yatırımları konusunda TBMM’de sorumluluk alan AKP Milletvekili Emine Macit inşaatın 2020 Ekim’de biteceğini söylemişti.

Hani bitti mi? Bitmediğine göre neden açıklama yapmıyor?

Neden Emine Hanım ve diğer vekiller duruma el atmıyor?

***

Sadece Milletvekilleri mi?

Şehir Hastanelerine başından beri mesafeli duran muhalefete gönderme yapan Tahir Büyükakın ne diyor?

Şantiyeyi gezipte “Şehir Hastanesi’ne ne gerek var” deyip, yapılan yatırımın ne harika bir şey olduğunu söylemekle iş bitiyor mu?

Bakanlıklarda olan forsunu neden kullanmıyor?

Bakın ortalık hastalıktan yıkılıyor.

Faaliyete geçseydi 1180 yatak kapasiteli ve 180 adet yoğun bakım ünitesi olan hastanemiz olacaktı.

Ama nerdeee…

Bakan Bey tutup Bursa ile övünedursun, biz de burada dövüneduralım.

***

Ya muhalefet…?

Allah aşkına böyle bir süreçte bizim tek derdimiz Halkevi Binası mı?

Bu nasıl bir yaklaşımdır?

Efendim, neymiş Halkevi Binası yıkılamazmış.

Yıkılırsa altında siyasi sebep ararlarmış.

Farkındalık oluşturmak adına yapı itibariyle tehlike oluşturan binaya siyah kurdele bağlamaya giriştiler.

CHP’liler peşi sıra siyah kurdele bağlayacağım diye adeta birbiriyle yarıştı.

O da yetmedi TBMM’de söz sahibi konumunda olan Başkan Vekili Haydar Akar, sırf bu konuyu çözmek için Vali Bey’i ziyaret etti.

Muhalefete öcü gibi bakan, partizan görüntü çizen Valimizin de

ne hikmetse bu konuda çok duyarlı olası tuttu.

“Halkevi binası yıkılmayacak, restore edeceğiz”

dedi.

Böylece şehrin çok büyük(!) bir sorunu çözüme kavuştu(!)

***

İstedikleri zaman yaptırım gücü olduğunu gösteren Ana Muhalefetten bir atılım da ucubeye dönen şehir hastanesi için bekliyoruz.

Artık inşaatın tepesine mi çıkarlar, kurdele mi bağlarlar, Valiliğin kapısında mı yatarlar orasını bilmem.

Tamam, zamanında şehir hastanelerinin usul itibariyle yapılışını, işleyiş biçimini yanlış bulup bir ton laf etmiş olabilirler.

Ama şu an hiç kimsenin bunu eleştirme lüksü kalmadı.

Kaldı ki öyle yada böyle hastane ortaya çıktı artık.

Sağlığa yapılan her yatırımı amasız fakatsız sahiplenmek gerek.

Madem Vali Yavuz da uzlaşıdan yana, muhalefet rica makamı olsun ve bu iş çözülsün.

Çözümün nereden geldiği, kimden geldiği önemli değil.

Önemli olan bir tıkanıklığı gidermek, sağlığımız adına olumlu bir adım atmak.

Şehir hastanesinin işlevsel hale gelmesi için tıpkı Halkevi’nde olduğu gibi muhalefeti farkındalığa davet ediyorum.

En az Halkevi konusunda olduğu gibi ısrarcı, baskın, etkili ve dik durmalılar.

Pandemi daha uzun süre bizim hayatımızın bir parçası olacağına göre geç kalmış sayılmazlar.

Ama vakit var deyip de düğünden sonra gelen kına misali de olmasın!

Zaten şehir hastanesi konusunda hepiniz sınıfta kaldınız.

Hiç olmazsa bundan sonrasına bir faydanız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aysun Özcan Erenkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Sokakta... - Babacan için temiz ve güvenli demeyeydin iyiydi..onun güvenirliği falan olamaz.Sadece Babacan işte hepsi bu..Güvenlik amiri bile yapılmaz böyle adamlar..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 19:23
01

Dr Ersoy Kandemir - Sayın gazeteci çok güzel ve doğru şeyler yazmışsınız,inşAllah birgün ilimizde niye bu kadar hasta var diye de sorarsınız,sizden bir ricam olacak,ilimizdeki özel hastanelerin servislerinde Kovit sebebiyle tedavi görenlerden 2 bin 3 bin liralar alınıyor mu,araştırmanız dileğiyle!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 19:23