Sefalete mahkum edilen Migros işçilerine İzmit’te destek!
Migros depo işçilerine yönelik sefalet dayatmasına yönelik başlayan direnişe destek sürüyor. İzmit’te Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla işçilere destek açıklaması yapıldı
Migros depolarında sefalet zammına, güvencesiz çalışmaya ve sendikal haklara yönelik müdahalelere karşı süren mücadeleye destek için bugün Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla İzmit Sabri Yalım Parkı’nda destek açıklaması yapıldı. Siyasi partilerin temsilcileri, STK’ler ve platform bileşenleri açıklamaya destek verdi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “23 Ocak Cuma günü İstanbul’da başlayan Migros depo işçilerinin direnişi, 12 ilde 20 depoya yayıldı. Migros depolarında çalışan beşbinin üzerinde işçi, DGD-SEN sendikası öncülüğünde Migros yönetiminin sunduğu %28’lik zam teklifine karşı, bu zam ‘sefalet zammıdır’ diyerek iş bıraktı, depo işleyişini durdurdu, işleri yavaşlattı ve tedarik zincirini işlemez hale getirdi.Migros depo işçilerinin yürüttüğü mücadele meşru, haklı ve onurlu bir mücadeledir.
“Örgütlenme haklarını fiilen gasp edildi”
Depo işçileri, işverenin zam teklifine karşı: * %50 net zam, * Vergi yükünün patron tarafından karşılanması, * Promosyonların işçilere ödenmesi, * Kadrolu çalışma. Taleplerini ön plana çıkarıyor. Migros depo işçilerinin mücadelesi hızlı bir sonuç verdi, Migros yönetimi işçileri kendi bünyesine alacağını duyurdu. Ancak, diğer taleplere dair somut ve net bir öneri sunmadı. Migros bünyesine geçişle birlikte yapılan işkolu değişikliği, işçilerin istedikleri sendikada örgütlenme haklarını fiilen gasp etti.
“Ne yaparsanız yapın işçiler yılmayacak”
Biliyoruz ki, çalışanların hangi sendikada örgütleneceğine işveren karar veremez. Sendika seçme özgürlüğü anayasal bir haktır. “Adres gösterme” açık bir müdahaledir ve kabul edilemez. Migros yönetiminin bu girişimini kabul etmeyen işçiler direnişe devam dedi. İşçilere depolarda baskı kuruldu, eylem yapanlar fişlendi, işten atılmayla tehdit edildi ve akabinde 300’e yakın işçi toplu şekilde işten çıkarıldı. Hak arayan işçiyi işten atmak sadece bir hukuksuzluk değil insanlık ayıbıdır. Ne yaparsanız yapın işçiler yılmayacak. Migros depo işçileri, depo içlerinde ve önlerinde, Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünde eylemlerini sürdürüyor. Bu mücadeleyi sahiplenen binlerce kişi de “onurlu depo direnişini” büyük bir boykota çevirerek, Migros mağazalarına giriyor, yurttaşlara sesleniyor, boykota çağırıyor, uygulama siliyor. Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanana kadar direnen işçilerin çağrısına uyarak bizlerde buradan bir kez daha dile getirelim. Migrosa gitme, alışveriş yapma, uygulamayı sil, boykot et, sefalet zammına karşı işçilerin yanında ol.
Bugün benzer mağduriyetleri BİM işçileri de yaşıyor. BİM’de çalışan emekçiler düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, sendikasızlaştırma politikaları ve işten atma tehditleriyle karşı karşıyalar. Migros depo işçilerinin direnişi, BİM işçileri başta olmak üzere perakende sektöründeki tüm emekçilerin ortak mücadelesidir. Bu sömürü düzenine karşı dayanışmayı büyütmek hepimizin sorumluluğudur.
“İşçilerin tüm talepleri haklıdır, meşrudur”
Bugün burada toplanan bizler, işçilerin sendikası olan DGD-SEN öncülüğünde başlayan ve sefalet ücretlerine karşı milyonlarca emekçiye umut olan bu direnişi sahipleniyoruz. İşçilerin tüm talepleri haklıdır, meşrudur ve hızla karşılanmalıdır. Yaptıkları işin, ürettikleri değerin ve emeklerinin karşılığı, en az “insanca yaşamaya yetecek yoksulluk sınırı üzerinde bir ücret”tir. İşten atılan işçiler geri alınmalı, depolardaki baskı ve mobbing sona ermelidir. Mağduriyetleri bir an önce giderilmelidir. İşçilerin sendikası DGD-SEN meşru muhatap olarak kabul edilmelidir.
Bu direniş, kadrolu diğer işçilerin de yararınadır. Günü geldiğinde haklarının gasp edilmemesinin güvencesidir. Çalışanları kadrolu-taşeron diye bölen, “eşit işe eşit ücret” ödemeyen, herkesi açlık sınırında eşitlemek isteyen, çalışma barışını bozan, geleceğimizi çalan işveren kurnazlıklarına geçit vermeyelim. Bu direnişe omuz verelim, dayanışma içerisinde olalım, birlikte mücadele edelim!”