banner922
banner887
08 Haziran 2019 Cumartesi 10:41
Yargı paketinin getireceği zorlukları anlattı!
banner919
Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir, Yargı Reformu Strateji Belgesi ile ilgili açıklama yaptı. Candemir açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “30 Mayıs 2019 tarihinde Yargı Reformu Strateji Belgesi açıklandı. Belgede daha önce Kocaeli Barosu olarak Adalet Bakanlığı’na yapmış olduğumuz ziyaret sırasında dile getirdiğimiz sorun ve çözüm önerilerinin bir kısmı yer almakla birlikte hepimizin sonradan vakıf olduğu başka konularda yer aldı. Belge içerisinde yer alan ancak bir kısmı yasal düzenlemeye ihtiyaç duyan bir kısmı ise Yürütmenin kendi görev sınırları içerisinde kalması halinde yasal düzenlemeye dahi ihtiyacı olmayan bu konuların, ‘Yargı Bağımsızlığı ve Tarafsızlığına katkısı olması halinde toplumsal bir değer ifade edeceğini
belirtmek gerekir.

YÜRÜTMENİN TAAHHÜDÜ

Bu belge avukatlık mesleği ile ilgili bazı kazanımlar ihtiva etmektedir. Bu çok doğru…
Ancak; özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafı olduğu İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı
olarak aile hukukuna ilişkin açılacak davalarda zorunlu arabuluculuk düzenlemesi ile
arabuluculuğun görev alanının genişletilmesi yanı sıra bugün staj yapacak yer bulmakta
dahi zorluk çeken stajyer meslektaşlarımız ile ilgili düzenlemelerin yeni sorunları
beraberinde getireceğini düşünüyorum. Halihazırda ‘ifade özgürlüğü’nün Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile teminat altına alınmış ve Türk Ceza Hukuku’nda
‘tutuksuz yargılamanın' esas olmasına rağmen son yıllarda bu konularda evrensel hukuk
kurallarına aykırı yasal değişiklik ve uygulamalarla karşı karşıya olmamız gerçekliği
nazara alındığında ise belgede bu konulara yer verilmesini Yürütmenin bir taahhüdü
olarak değerlendirmek gerekiyor.

ÖNEMLİ GELİŞMELER BULUNUYOR

Özetle; 1-Bu belgede yer alan hukuk eğitimin 5 yıla çıkarılması ve kontenjan sınırlaması
getirilmesi önemli gelişmeler olmakla birlikte mevcut hukuk fakültelerinin eğitim kalitesi
arttırılmalıdır. 2-Avukatlık sınavının getirilmesi önemli ve gereklidir. Ancak geçmiş
yıllarda pekte olumlu sicile sahip olmayan ÖSYM tarafından yapılacak olan sınavın
objektif olması sağlanmalı, gerek düzenlenmesi gerekse değerlendirilmesi için
oluşturulacak kurullarda Baroların /Türkiye Barolar Birliğinin temsilcileri bulunmalıdır. 3-
Avukatlık mesleğinde uygulanan KDV oranlarının düşürülmesi hem vatandaşın savunma
hakkı hem de yargının 3 zorunlu unsurundan biri olan kamu hizmeti niteliğindeki
mesleğimiz açısından çok önemli bir gelişmedir. Ancak mesleğin zorunlu harcamalarının
önemli bir kısmının gider olarak gösterilememesi ve vergi oranlarının çok yüksek olması
karşısında Gelir Vergisi uygulaması bakımından da benzer düzenlemelere ihtiyaç
bulunmaktadır.

ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİK HAKLARI

4-Stajyer avukat meslektaşlarımızın ücret ve sosyal güvenlik hakları bakımından
statülerini hâkim ve savcı adayları ile eşitlemek yerine belgede yer aldığı şekilde ‘ avukat
yanında sigortalı çalışıp ücrete hak kazanabilecektir’ şeklinde bir düzenleme getirilmesi
genç meslektaş adaylarının staj yapmak için yer bulmalarına ilave bir engel
oluşturacaktır.
5-Tapu işlemleri, bazı sözleşmeler ve davalarda avukatla temsil zorunluluğunun
getirilmesi, hukuki himaye sigortası, savunma hakkının gerektiği gibi kullanılabilmesi için
avukatların ulaşması gereken bilgi ve belgelere erişiminin engellenmesinin ortadan
kaldırılması mesleğimizin icrası bakımından çok önemli gelişmeler olmakla birlikte
arabuluculuğun uygulama alanının genişletilmesi ve noterlere aslında avukatlara
verilmesi gereken ilave yetki-görev alanlarının açılması bu belgede tartışılması gereken
konulardır.
6-Hakimlerin uzmanlaşmasının sağlanması çok önemli ve gereklidir. Ancak yargı ve
bağımsızlığı ve tarafsızlığının hayata geçirilmesinin, hakim ve savcıların salt coğrafi
teminatının sağlanması ile mümkün olamayacağı açıktır. HSK’nın mevcut yapısı ve
çıkarılan yasalarla Yürütmenin gittikçe güçlendirilen konumu karşısında yargı
bağımsızlığı ve tarafsızlığından bahis edilmesi mümkün değildir.
Bu belge önemlidir. Doğru. Ama asıl önemli olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer
alan ‘Hukuk Devleti ilkesinin tüm mekanizmaları ile hayata geçirilmesi, ‘Adalet’ ,
‘Demokrasi ‘ ve ‘İfade Özgürlüğü’ ile ‘Savunma hakkının da içinde yer aldığı ‘Temel İnsan
Hak ve Özgürlükleri’ anlamında hukukun evrensel ilkelerine aykırı uygulamalardan
vazgeçilmesidir. Toplumsal barışı ve düzeni sağlamak için hukukun evrensel ilkelerine
uygun devlet yaptırımı ile güçlendirilmiş kurallar yani ‘ hukuk’ yerine , ‘devletin yaptırım
gücünü’ arttırmak için ‘hukuk’ üretmemektir.”
Son Güncelleme: 08.06.2019 14:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir 2019-06-08 16:54:22

Allah yargı mensuplarına da sabırlar versin!

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328