banner1046
banner1117
07 Kasım 2020 Cumartesi 09:15
Sıkıntının bedelini işçiye ödetmeyin

TBMM gündemine “İstihdam Teşviki” paketi kapsamında getirilen ve görüşmeleri devam eden yasal düzenlemeye karşı işçi sınıfının tepkisi yükseliyor. Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, yaptığı açıklamada, işçi sınıfının her dönemde fedakârlık yaptığını buna rağmen bu zor koşullarda işçi haklarını geri götüren böyle bir düzenlemeyi asla kabul etmediklerini bildirdi.

“Ülkemizin başına herhangi bir bela gelse bir sıkıntı geldiğinde en ön saflarda biz emekçiler varız. Ülkemizin akciğerleri ormanlarımız yanıyor. O ateşlerin içerisinde biz varız. Söndürene kadar terk etmiyoruz. Deprem oluyor enkazın altında biz varız. Bir kişiyi kurtarabilmek için canımızı dişimize takıyoruz, gerekirse günlerce dinlenmeden çalışıyoruz” diyen Kavlak, “Bugün dünyada korona salgını var ve herkes evine kapandı. Ama işçiler işinin başındaydı. Market çalışanları ve kargo çalışanları servislerini yaptı. Sağlık çalışanları canını dişine taktı gece gündüz demeden çalıştılar, çalışıyorlar. Dünyada birçok ülke maske sıkıntısı çekerken tekstil çalışanları maske yaptı dünyaya dağıttı. Metal iş kolunda solunum cihazı ürettik. Herkes evlerine kapanmışken bizler çalıştık. Eğer bu fedakarlıksa biz fedakarlığın en büyüğünü yapıyoruz ama feda olmak istemiyoruz. Biz artık bu ülkede krizlerin, ekonomik sıkıntıların bedelini ödemek istemiyoruz. Biz bu ülkenin öz vatandaşı olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Dünyada korona nedeniyle hayat durdu ama bizim kıdem tazminatımız ile uğraşanlar maalesef durmadılar” ifadelerini kullandı.

TAMAMLAYICI DEYİP KIDEMİ BİÇECEKLER

Kıdem tazminatının dört ay önce yine gündeme geldiğini ancak Türk-İş, Hak-İş ve DİSK'in bir araya gelip mücadele ederek bu yasayı çektirdiklerini anımsatan Türk Metal Başkanı Kavlak, şunları söyledi: “Şimdi aradan dört ay geçti ve tekrar gündeme geldi. Tamamlayıcı Emeklilik sigortası adı altında getirdiklerinde gerekçe herkesin kıdem tazminatını almasını istiyoruz diyorlar. Herkesin kıdem tazminatını almasını istiyorsanız bu torba yasada 25 yaş altına ve 50 yaş üstüne iki yıl çalışmayı neden getiriyorsunuz? Bunun karşısında bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye gidemeyecek. Diyelim ki ben bir işletme kurdum buna A işletmesi diyelim A işletmesine de iş yapan işletmeler oluşturayım. Bu taşeron olarak kullandığım şirketlerin her birinde iki sene çalışırsan 10 yıl kıdem tazminatı ödemeden işçi çalıştırırım. Aynısı 50 yaş üstü için de geçerli. Emeklilikte zaten yaşa takılmış, sigorta primi eksik. Yani bu uygulama Anayasa'ya da aykırı. Anayasamızın 10. maddesi burada açık. Şimdi bu kanunu çıkarırsanız 25 yaş altı ile üstü kanun önünde eşit mi? Bu Anayasa Mahkemesi'nden de döner ama sorun bu değil sorun kıdem tazminatını gündeme getirmek.”

DARBECİLER 7.5 KAT YAPTI ŞİMDİ 2.5 KATA DÜŞTÜ

1977'de kıdem tazminatında tavanın olmadığını kaydeden Kavlak, yıllar itibarıyla kıdemin adeta kuşa döndüğünü şu sözlerle anlattı: “Toplu sözleşmelerde kıdem tazminatı 30 günle sınırlı değildi. O zaman kıdem tazminatı çok ciddi bir paraydı, belki ses getirebilirdi. Ama şimdi kıdem tazminatında böyle bir şey söz konusu değil. Askeri darbe oldu ve 7.5 kat getirdiler. Bugün bakıyorsunuz asgari ücretin 2.5 katı. Bu kıdem tazminatını da bizim elimizden alırsanız yokluğa mahkum edersiniz. Kıdem tazminatı erimiş. 2000 yılında kıdem tazminatı tabanı 587 lira, sigorta tabanı 450 lira. 2001'de kıdem tazminatı tabanı 900 lira, sigorta tabanı 600 lira. Sene 2020 kıdem tazminatı tabanı 7 bin 100 sigorta tabanı 22 bin 72. Zaten bitirmiş almışsınız. Arkadaşlarımız bazen oğlumuzun damatlığı, kızımızın gelinliği, kefen paramız elimizde alınıyor diyorlar. Aradaki fark açık. Bu uygulamanın kesinlikle karşısındayız ve elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz.”

İŞVERENİN VERGİSİ DÜŞÜYOR İŞÇİLERİNKİ SÜREKLİ ARTIYOR

Vergi affının vergi ödeyenler açısından haksızlık olduğuna da dikkat çeken Kavlak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Pandemi süresince kurumlar vergisini 22'den, 20'ye düşürdünüz. Şimdide bu torba yasa ile birlikte işverenlere sayın Cumhurbaşkanı kurumlar vergisini 20'den 15'e düşürülecek. Düşürsünler ama bizimkisi sürekli artıyor. 2000 yılında verginin birinci dilimi net asgari ücretin 27 katılmış, 2009 yılında 15 katıymış. Yani 2000 yılında 27 katı 2 bin 300 asgari ücret, iki derseniz vergini birinci dilimi 54 olması lazım. Vergini ikinci diliminde en az 110 olması lazım. Bugün öyle değil. Üçüncü ayda biz çalışanlar vergi birinci dilimine takılıyoruz. Dokuzuncu ve onuncu ayda da vergini ikinci dilimine takılıyoruz. Yani beden daha fazla vergi alıyorsun ama işverenlerimize de vergi affıyla sürekli destekliyorsun. Bu olacaksa eşit olması lazım.”

İSTİHDAMI DEĞİL YOKSULLUĞU ARTIRIRSINIZ

Türkiye'de neredeyse nüfusun yarısının asgari ücretle çalıştığını belirten Kavlak, esnek çalışma konusunda şu uyarıları yaptı: “İnsanlarımız açlık sınırının altında çalışıyor. Şimdi siz bu torba yasayla bir şey daha getiriyorsunuz ve diyorsunuz ki işi paylaştıracağım, istihdamı artıracağım. Yani sizin yaptığınız işi sizinle beraber birine daha yaptırırsanız istihdamı artırırsınız ama yoksulluğu da artırırsınız. Sizin aldığınız maaşı ikiye böldüğünüz zaman yoksullukta artar. Yani amaç burada insanları yoksullukta birleştirmek midir? Bizler örnek emekçileri. Kalitede, verimlilikte, çalışmada çok öndeyiz. Şu anda Avrupa'da sağlık alanında oradaki emekçiler istirahat izni alıyorlar. Devamsızlık zaten yapmıyoruz ama bütün bu fedakarlıkları bir tarafa bırakıp benim işimi istihdam arttıracağım diyerek paylaştırıyorsunuz. Üstelik bunu işçi talep ederse diyorsunuz. İşçinin talep etmeme gibi bir şansı var mı patron talep et diyecek o da talep edecek. Ve talep edersen ondan da vergi muafiyeti getireceğinizi söylüyorsunuz. bu doğru ve sürdürülebilir bir değil. O yüzden bu tasarıya biz tamamen karşıyız. Bunun içinde gerekli mücadeleyi vereceğiz.”

Son Güncelleme: 07.11.2020 10:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kenan 2020-11-07 18:24:09

A olur mu bütün krizlerin faturasını her zaman işçi ve çalışan kesim ödemiştir eğer biraz cık yürekleri samimiyetleri varsa işçi ile uğraşmayı bıraksınlar ve alınan vergiler düşürüldü kıdem tazminatına dokunulmasın

banner1048

banner354

banner599

banner820