banner960
banner981
25 Şubat 2019 Pazartesi 11:05
Parmağını kopardı,  bakın sonra  ne yaptı?
banner944

Sosyal medya sitesi Twitter üzerinde Darko isimli bir kullanıcı bozulan iş ahlakıyla ilgili uzun bir paylaşımda bulundu. Kocaeli’de özel şirketlerde yönetici olarak çalıştığını ifade eden Darko isimli kullanıcının anlattıkları kısa sürede internette viral oldu. Bir anda milyonlarca kişi tarafından okunan iş anılarında en dikkat çekeni ise kendi hatasıyla parmağını koparan ve ardından işyerine dava açan bir işçiyle ilgili anı oldu.

Darko isimli kullanıcının şaşkınlık yaratan anıları şöyle;

“İş yerindeki arkadaşlar;

***Kırılan ahşap paletleri ufalayıp evlerinde yakacak olarak kullanmak istediklerini söylemişlerdi. İzin verdim. Bir ay sonra, haftasonu bir gün fabrikaya gittiğimde sağlam paletleri parçalarken yakaladım. İptal ettim.

***Yemekhanede artan yemekleri kaplara doldurup eve götürebilirmek istediler, izin verdim. Bu arada bu talep yokluktan değil. Gece vardiyasında çalışanların yemeklerinin bir kısmını da alıp götürdükleri için gececiler aç kalıyordu. Uyardım olmadı. İptal ettim.

***CNC tezgahından oldukça yüklü miktarda alüminyum talaşı çıkar. Hurdası da oldukça iyi para ediyor. Patron bundan gelen parayı biriktirip bayramlarda çalışanlar arasından ayırım yapmadan eşit miktarda harçlık olarak dağıtırdı. Cnc bölümünde çalışanlar isyan etti. Bu talaş onların bölümünden çıkıyormuş ve onların hakkıymış (açgözlülük). Bakın bu sizin değil patronun malıdır saçmalamayın, güzellik yapıyor herkese desemde agresif tepkiler yüzünden patrona iletmek zorunda kaldım. "Benim malım. Bundan sonra vermiyorum." dedi. İptal oldu.

***İş yerine yeni alınan üretim elemanları iyi çalıştığı için maaşları işe giriş oranında kalmasın, diğerlerine biraz yaklaştırayım diye düşünüp, performans değerlendirmesi adı altında 2 kişiye 200'er tl zam yaptırdım yıl ortasında. Bunu öğrenen 18 yıllık bir eleman (son iki yılı çalışmadan geçiren, tamamen bu işletmeye geçmiş emeği yüzünden idare ettiğim ihtiyar kişidir) "biz çalışmıyor muyuz? neden biz zam almıyoruz." diye isyan etti. "Gerçekten çalışıyor musun?" diye gözlerinin içine bakıp sorunca utanıp gitti ama diğer çalışanları fişeklediği için ortalık baya karıştı ve sonuçta o iki kişiye sağladığım imkanı yılbaşına kadar ertelemek zorunda kaldım.

***Üretimde verimi arttırmak için çalışanlarında işine gelecek janjanlı yöntemlere başvurdum bir ara. "Ayın elemanı" gibi bir şey yapalım, çalışanlar kendi oylarıyla her ay bir kişiyi seçsin, o kişiye şirketten bir cumhuriyet altını hediye ettireyim diye geçti aklımdan. Biraz düşününce durumun performasları arttırmak gibi bir etki yaratmayacağını tam tersi etki yaratacağını anladım. Şöyle ki, bu durumda bunlar kendi aralarında gruplara bölünüp kendi arkadaşlarını seçtirmek için birbirine düşer. Birbirlerinin işine taş koyar. Bu kişiyi ben seçeyim diye düşünsem bu sefer benim adaletimi sorgularlar. İptal ettim.

Neyse böyle örnekleri cidden baya uzatırım ama gerek yok. Şuan çalıştığım yerde 80 kişi kadar var. 1200 kişilik işletmede de yöneticilik yaptım durum hemen hemen aynı. Ödül yerine ceza sistemi malesef insanımız üzerinde daha etkili. İyi çalışması için değil, sadece üzerine düşeni yapması için "Zam yaparım. Bir şekilde ödüllendiririm." demek yerine işiyle tehdit edince sonuç bambaşka oluyor Bunu önermiyorum, olanı söylüyorum. Başka bir örnek vereyim size;

Tersane tecrübem yüzünden iş güvenliği eğitimlerine ve ekipmanlarına çok önem veririm. Şansıma işveren de bu konuda çok hassas masraftan kaçmıyorlar. Çalışan herkesin eğitimi tamamdır ekipmanı vardır.

Üretim programımız çok yoğun değildi, hafta sonu kapatalım makinaları dedik ama depoda biraz düzensizlik vardı. Mesaiye iki kişilik işe 3 kişi yazdım rahat çalışsınlar diye, ayrıca mesai isteyenler de vardı. Yapacakları tek şey ortalığı toplamak.

Cumartesi günü telefon geldi, iş kazası oldu diye. Ben iş yerine varana kadar elemanı ambulansa bindirip yollamışlar. Ben yolda diğerlerini arayıp olayın ne olduğunu öğrendim. Defalarca uyarılmalarına ve bunu eğitimlerde görmelerine rağmen elemanlardan biri diğerini şarjlı forkliftin kızaklarına bindirmiş.

Yukarı kaldırıyor ki, yukarıdaki ufal bir işi halletsin. Eleman o işi hallediyor ama aşağı indirirken tutunduğu yer hareket edip üç parmağını koparıyor. Neyse, o an için nedenini nasılını bir kenara bırakıp elemanın tedavisine odaklandım. Parmakları mikro cerrahi dikiyor.

Ambulans Gebze'den İzmit'e yola çıkmış, çünkü Gebze’de bu bölüm yok sigortadan ameliyat edilebilecek hastanelerde. Özel bir hastanede buldum hemen, ameliyathaneyi hazırlattım, ambulansa ulaştım oraya yönlendirdim. Böylece ameliyatın başarılı olabilmesi için ciddi zaman kazanıldı.

Hastaneye gittim tabi. Ailesi de gelmiş. Kuzenleri üzerime atladı ne yaptınız akrabamıza diye. Bu durumlarda soğukkanlıyımdır, önce sakinleştirdim sonra dedim ki "Bakın işi çabuk bitirip arazi olabilmek için böyle bir eşeklik yapmışlar. Sonucu da bu olmuş.". Bana inanmıyorlar

Normal olarak ama gerçek sebep tam olarak bu. Fazla adam yazdım ya mesaiye, öğlene kadar bu işleri bitirsek öğleden sonra yatarız diye düşünüp işi tehlikeli ve kestirme yoldan halletmeye çalışmışlar. Çocuğun ameliyattan sonra ayılmasını bekliyorlar ki konuşup doğruyu öğrensinler.

Ben oradayım tabi, her şey bir yana çocuğun sağlığını merak ediyorum. Doktorla konuştuk parmaklar dikilmiş, büyük ihtimalle sadece hareket kaybı ile kurtulacak bu durumdan dedi, sevindim. Çocuk ayıldı, ziyaret izni verildi, ailesi görüşmeye başladı tek tek. Ben de dışarıda

Terliyorum olmadık bir şey söyler de durumu olduğundan farklı bir hale sokar mı diye. Ama öyle olmadı, kendi hatası olduğunu söylemiş akrabalarına.

Neyse uzatmayayım, fizik tedavisinden ameliyat masraflarına varana kadar tek kuruş ödemedi. Kışın yakacağımız yok dedi odun ve kömür yollandı evine kadar. Fizik tedavi için yol parasına varana kadar tek kuruş ödemedi. Patronla konuşuyoruz dedi ki "Ne olursa olsun bizim burada oldu bu kaza. Bir ekstra bir miktar para yardımı yapalım." Neyse bu arada %11 iş görememezlik raporu aldı bu çocuk.

Sanırım %10'dan yüksek olur ise dava açma hakkı oluyormuş. Hukukçular daha iyi bilir. Patronun ikram etmeyi düşündüğü meblağ 80-100 bin gibi bir rakam ve olayın sebebi tamamen elemanın kendisi. Ben vicdan mualemesi yapıyorum, ben aynı şeyi yapar mıydım falan diye.

Bu arada ben hastanede ailesine‏ iş garantisi veriyorum. İyileşsin devam edecek biz kesinlikle bu yüzden işten çıkartmayız falan dedim. Kuzenleri ne koparırız derdinde. Neyse baya uzun bir süre geçti ve çocuk iş başı yaptı. Ben bunu patronun yanına göndereceğim ki, adam konuşmak istedi, ayrıca parayı da verecek.

İlk birkaç gün patron yoktu patron şirkette. Adam gelmeden önceki gün haber geldi, çocuğun ailesi şirketi dava etmiş. Sonradan öğrendiğime göre avukatın biri iş göremezlik raporları bir şekilde takip ediyormuş ve çocuğun ailesiyle konuşup "siz tek kurul ödemeyeceksiniz, ben kazanılan tazminattan pay alırım." demiş. Bunlarda kabul etmiş. Çocukla görüşmeden önce bunu patrona söyledim. Adam parayı vermekten vazgeçti, yasal yollardan veririz o zaman dedi. Bakın kızmadı adam, bana çok enteresan geliyor bu. Dünya görüşüyle ilgili olsa gerek.

Ben iki defa ifade verdim mahkemede. Bir sürü şey anlattım. Hakim dedi ki, "iyi de madem bu adamda böyle bir potansiyel var neden işten çıkartmadınız.", dedim ki "siz diğerlerinde potansiyel yok mu sanıyorsunuz? Ya da bunun yerine gelecek olan daha iyi mi olacak sanıyorsunuz?"

Bu konuda vardır herkesin bir fikri ben daha iyisinin geldiğini görmedim bu durumlarda. Çok nadirdir. Neyse benim de ceza alma ihtimalim var falan. Bir ara karşı tarafın avukatına ilişti gözüm, çok affedersiniz dünya adamın skinde değil. Konuşulanları dinlemiyor bile. ‘Verin paramı gideyim’ modunda, kazanacağından o kadar emin.

Kısa keseyim, bu olay 4 yıl kadar önce oldu ve bu eleman hala çalışıyor bizde. Birkaç ay önce öğrendim ki, avukatın payını çıkarttıktan sonra elemana kalan para patronun ona ödeyeceğinden çok daha az. Bunu ona söylerken keyif aldım nedense. Bu dava açmasın diye ödenecek bir para değildi o, adam kendisi böyle bir şey yapmak istedi.

Özet olarak, şu anki toplum yapısı insanların elindeki imkanı çıkarsız şekilde başkalarının yararına kullanmasına bile engel. Bunun şu anki siyasi iktidarla da alakası olduğunu düşünmüyorum.

İsteseler de olamayan bir şeyi su yüzüne çıkaramazlar. Bu insanlarda temelden bir sorun var. Kendileri bir imkandan yaralanamıyorsa başkasının yararlanmasına kesinlikle sevinmiyorlar mesela. Aksine onu da baltalıyorlar. Boş kaldım da biraz. Hepinizle lafladım gibi düşünün bunları.”

Son Güncelleme: 25.02.2019 20:47
Anahtar Kelimeler:
KocaeliDarko
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hurrıyet 2019-02-25 23:34:23

Benzer vaka işçime oldu sol elinim iki parmağı koptu ozel hastanede 120 tl odedim6 kez ameliyat fizik tedavi vs taharet alırken mikrop kaptırmış biri kesildi mecburen kesilen yerin ustunden sonra ayrıldı mahkemeye verdi 154 bin de oyle odedim Patronlara tavsiye ssk ya goturun en temizi ha olay da ogle tatilinde oldu yemeğini yemiş kendi kafasına gore işbaşı yapmıştı her ay da ssk dan 600 tl işgoremrmezlik alıyor ben den alınan para ile ssk ya da ayrıca kısım kıdım ödüyorsunuz fazlaya dair dava hakkı varmış yine her sn açabilirler benzer davalar da yaşadım insanlığımdan utandım ben mi işyerimi kapadım 70 kişi işsiz kaldı mutlu muyum ...evet

Avatar
Şahap Haktan 2019-02-25 22:49:43

Bisiktirlütfenya

Avatar
Ozgur 2019-02-25 11:39:17

VAlla yazı harika.bu kural hiç değişmez.ondan sonra patron kalleş

banner354

banner846

banner820

banner482

banner599

banner328

banner921