banner984
banner980
banner1003
21 Ekim 2019 Pazartesi 11:20
Deprem uzmanından ürküten açıklama: Mahvoluruz
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin merkezi olan Kocaeli’de depremi yaşamış olan vatandaşlar, çevre illerde meydana gelen ve kentimizde de hissedilen en ufak depremde büyük tedirginlik yaşıyor. Asrın felaketinde yakınlarını yitiren, enkaz altından çıkan ya da yıkım yaşamasa da o korkuyu tadan Kocaelililer, İstanbul Silivri’de 26 Eylül’de meydana gelen ve Kocaeli’de de oldukça şiddetli hissedilen depremin ardından tartışılmaya başlanan büyük deprem senaryoları ile diken üstünde. Herkes İstanbul’da büyük bir deprem beklendiğini düşünse de uzmanlar, Marmara Denizi’ne kıyı tüm illeri işaret ediyor. Kocaeli de buna dahil. Hal böyle iken Kocaeli’de hala ağır hasarlı ve orta hasarlı binalar mevcut. Üstelik bu binaların içinde insanlar oturuyor. Bunun yanı sıra binlerce bina deprem görmüş durumda ve bu binalar deprem yönetmeliğine göre hazırlanmış değil. İşte bu yüzden tedirginlik daha da büyük Kocaelililer açısından.

“MAHVOLURUZ”

Deprem konusunda önemli araştırmalar yapan, fayları karış karış inceleyen İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Cenk Yaltırak, daha önce yaptığı açıklamada olası büyük depremin 17 Ağustos Marmara Depremi’nden uzun süreceğini, yüksek katlarda sürenin 2,5 dakikaya ulaşabileceğini açıklamıştı. O isim, bu açıklamasıyla gündem olmuştu. Ve geçtiğimiz günlerde yapılan Avcılar Çalıştayı’nda çeşitli medya mecralarında kafa karışıklığı yaratan açıklamaların alınacak tedbirleri değiştireceğini düşünen ve kafa karışıklığını gidermek için bir şeyler yapma gereği hisseden Cenk Yaltırak, Marmara Denizi’nde kırılmamış dört fay parçası bulunduğunu, bunların doğudan batıya; 7.6-7.1-7.4-7.4 şiddetinde kırılacağını belirterek, “İster doğudan batıya ister batıdan doğuya olsun eğer biz en doğudaki 7.6 hazırlanırsak hepsinin yaratacağı etkiye önlem alırız. Eğer en küçük olacak dersek o zaman büyük olursa mahvoluruz” ifadelerini kullanarak bir Twitter bilgiseli aktardı. Bu bilgiselde 3 harita paylaşan Yaltırak, üçüncü haritada İzmit Körfezi, İstanbul, Yalova ve Bursa illerindeki faya yakın alanlarda ağır hasar oluşacağını vurguladı. Yaltırak, ikinci haritadaki fayın ise Tekirdağ ve İstanbul boğazının batısında yıkıma neden olacağını dile getirdi. Yaltırak, birinci haritadaki fayın ise sadece Tarihi Yarımada ve Büyükçekmece’de yıkıcı etki göstereceğini vurguladı.

Yaltırak şunları aktardı:

“Marmara denizinde kırılmamış dört fay parçası var. Bunlar doğudan batıya 7.6-7.1-7.4-7.4 kırılacaklar. İster doğudan batıya ister batıdan doğuya olsun eğer biz en doğudaki 7.6 hazırlanırsak hepsinin yaratacağı etkiye önlem alırız. Eğer en küçük olacak dersek o zaman büyük olursa mahvoluruz. Bu Twiter bilgiseli bunu anlatıyor.

Avcılar Çalıştayı’nda çeşitli medya mecralarında kafa karışıklığı yaratan açıklamaların alınacak tedbirleri değiştirdiğini, kafa karışıklığını gidermek için bir şeyler yapma gereği hissettim. Uzun süredir çalışıyoruz, artık hakikate doğru yaklaştık.

Aşağıda okuyacağınız tüm bilgi veriye dayanır ve bilgilendirme amaçlıdır. Bu dizi, kişileri veya onların tavırlarını dikkate almayan bilimsel amaçlı bilgilendirmedir.

Marmara’da farklı fay modelleri ve hasar tabloları konuşuluyor. Bu konuda hangi bilimci ne çalışıyor ve ne öneriyorsa hem kamunun hem de halkın kafası gittikçe karışık hale getiriyor. Oysa bu karışıklık tehlikeli bir karışıklık. Buna artık bir son vermek lazım.

Burada okuyacağınız flood size ne olduğunu anlatacak.

İlk önce bir analoji ile başlayalım.

Şöyle açıklayalım. Ülkeniz bir başka ülkenin tehdidi altında. Hedefi ülkenizin ekonomik kalbini durdurmak ve siz çökertmek amacında olduğu yönünde duyumlarınız var.

Düşman ordusu sizin dibinize kadar yaklaşmış ve elinizdeki tüm teknoloji ile saldırının boyutunu anlamaya çalışıyorsunuz.

Sizin istihbaratçılarınız bu ordu hakkında size üç bilgi getirmiş.

1. Karşıdaki ordu hafif silahlar ve tekerlekli araçlarla donatılmış bir tümen var. Tank ve toplar gerçek değil sadece maket. Sadece hafif bir hasarla sizi sendeletecek ama ağır bir hasar verecek gücü yok.

2. Karşıdaki ordu ağır silah ve paletli araçlarla donatılmış iki tümen var, bir tümen tamamen arazide kamuflajlı. Sizin sadece ekonomik kalbinizin bir kısmına saldırıp sadece sizi güçten düşürecek ve muhtaç kılacak.

3. Karşıda ağır silahlar, zırhlılar ve füzelerle donatılmış 1 kolordu var. Bunların harekâtı daha geniş alanda başlatacağı anlaşılmış. Tüm sahaya saldırarak sizi tamamen ortadan kaldıracak bir saldırı ile uzun süre ayağı kalkamayacak hale getirecek.

Şimdi siz ordunuza komuta eden biri olarak bu saldırıya hazırlanmak açısından elinizdeki şimdilik yeterli olan bu bilgiye göre hangisine göre hazırlanacaksınız? Bu istihbaratlardan ikisi eksik ve tam anlamı ile bir analiz yapılamamış. Biri ise gerçek.

İşte burada deprem ile ilgili mesele budur. Hangisi gerçek bilmiyorsunuz. Birini seçeceksiniz. Eğer siz üçüncüye göre hazırlanırsanız diğer iki ihtimalde yeteri kadar hazırlıklı olur ve savuşturursunuz. Ama diğerlerine göre hazırlanırsanız beklenmeyen saldırı ile yok olursunuz.

Bu nedenle bilimcilerin modellerle değil gerçek fay haritalarına göre analizlerini yapması gerekir. Onlar yapmasa da biz onların verilerini analiz ettik.

Ve haritalarında önerdikleri faylarla depremlerin üreteceği büyüklükleri ve hasar alanını gösteren ivme haritalarını herkes için yaptık. Bu haritalar bu çalışmaların yayınladığı haritalara ve kırılma varsayımlarına göre yapılmıştır.

Harita 1: Parçalı fay modeli en son deprem 1766. 7.3 büyüklüğünde bir deprem. Sadece Tarihi Yarımada ile Büyükçekmece sahili arasında yıkıcı olacaktır.
 


 
Harita 2: Tek fay modeli. Bu modelde en son 1766 depremi olan segment 7.7 büyüklüğünde kırılmaktadır. İvme haritasına göre sadece Tekirdağ ve Kuzey Marmara İstanbul Boğazı batısında etkisi yıkıcıdır.
 

 

Harita 3: Doğu Marmara segmenti olarak diğer haritalarda aktif kabul edilmediği için gösterilemeyen bir segmenttir. Bu çalışmada haritalanan bu segmente İzmit Körfezi, İstanbul, Yalova, Bursa illerinde faya yakın alanlarda ağır hasar oluşturacaktır.
 

Yukardaki ivme haritalarında 0.3 g ve üstü alanlarda ağır hasar ve yıkım, 0.2-0.3 g olan yerlerde bina kalitesine bağlı hasar oluşacaktır. 0.1 g ye kadar olan alanlarda çok kötü, donatısı korozyona uğramış yapılar hasar görecek ve az sayıda yıkılacaktır.

Bu haritalar 750 m çözünürlükte 1/25000 ölçekli jeoloji haritası ve uluslararası kataloglarda kayalar için saptanmış Vs30 hızları kullanılarak kendi hazırladığımız bir kod ve QGis altyapısında üretilmiştir.

Bunları 100 m indirebilirsek ve bina zemini bazında yaparsak ve deprem mühendisleri ile beraber modellersek yaklaşık gerçek hasarı görebilir ve afete hazırlık planını doğru yaparız. Bu yapılmadan afete hazırlanılamaz. Bu iş daha başlamamıştır.

Haritalarımız ne kadar gerçeğe yakın? Kullanıldığımız alt yapı Silivri depreminde elde ettiğimiz sismolojik verilerle son depremi modellediğimizde tüm ivme değerlerimiz yüzde 98 hassasiyetle ölçülen 3 eksenli ivme değerleri sınırları içinde kalmıştır.
 


 

Bu da gösterir ki bizim algoritmamız gerçek bir depremde test edilmiş ve geleceği gösterme potansiyeli olan bir algoritmadır.

Fay haritaları çalışanların kendi verisi ve çalışmasıdır. Bu nedenle bizim kullandığımız tarihsel senaryoda 1 harita 1766-1 depremi için de geçerlidir. Esas beklentimiz 1509 depreminin olacağı fayın yıkıcı etkisi dikkate alınması gereğidir.

Yaptığımız haritaya karşı ‘bu faylar yoktur’ diyen, elinde verisi ile tartışmak isteyen herkesle, istediği televizyon ve programcı karşısında tartışmaya hazırız. Tartışma şartımız sadece elinde veri olmasıdır.

Gördüğünüz gibi sadece kendi çalışmamızı değil diğer çalışmaları da aynı programı kullanarak test ettik. Hangi haritanın gerçek olduğunu depremle öğrenmek yerine (Son Silivri Depremi fayları örnek) geç kalmadan bu tartışmayı sonlandırmak milli bir görevdir.

Bu tartışmanın kaybedeni olmadığı gibi kazananı hepimiz olacağız,

Milletin saldıracak düşmanın üçünden hangisi olduğunu açıkça bilmesi, komuta kademesi ve başkomutanın o gerçeğe göre hareket etmesi gerekir.

Umarım milletimiz feraseti ve yüksek algısı devletimizi yok edecek bu sürece karşı hakikate yönelir ve yepyeni bir bakışla 100'üncü yılda bir yüz yıl daha için gerekeni yapar.”

Son Güncelleme: 21.10.2019 13:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner846

banner820

banner599

banner328

banner482