banner881
banner887
banner883
Eyisabuncular: Şimdiden oğlumun yasını tutuyorum

Uzun süreden beri her hafta salı günleri yaptığımız röportajlarla önemli isimleri sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Referandum öncesinde son konuğumuz ise Kandıra'da hem ilçe örgütü hem de vatandaşlar tarafından beğenilen çalışmalar yürüten CHP Kandıra İlçe Başkanı Gülay Eyisabuncular. CHP'nin tek kadın ilçe başkanı olan Eyisabuncular bu durumun hem avantajlarını hem de dezavantajlarını Kandıra bölgesinde oldukça yaşayan bir isim. Referandum süresi boyunca Kandıra'da yoğun çalışmalar yürüten Gülay Eyisabuncular, yaptığı çalışmalarla parti içerisinde eleştiri de alıyor, takdir de topluyor.

Çalışmalarında her zaman evcil siyasetten yana olduğunu vurgulayan Eyisabuncular, tüm partilerde klasik bir siyaset anlayışı olduğunu ve bu anlayışın kendisine uygun olmadığını ifade etti. AKP'li MHP'li birçok kadınla çok güzel iletişim kurduğunu belirten Başkan Eyisabuncular referandumda da bu çalışmaların meyvesini yiyeceğini ve farklı partilere oy veren kadınların da Hayır oyu vereceğini ifade etti. Partisi de dahil bu süreçte yapılan salon toplantılarını eleştiren Eyisabuncular,  toplantılara katılmak yerine sokakta siyaset yapmaktan yana. Kandıra'nın kadın bir ilçe başkanına alışamadığını da söyleyen Eyisabuncular, bunu kadın olmaktan ziyade farklı çalışmalar yapmaya bağlıyor.

Eyisabuncular ileride bir gün belediye başkanlığını hedefliyor mu?, İl Örgütü'nden hangi konuda destek alamadılar, İl Başkanı Cengiz Sarıbay kendisine ne gibi eleştirilerde bulunuyor?, bir kadın olarak başkan olmanın ne gibi zorluklarını yaşıyor?, bu dönemde Türkiye genelinde gençlerin çalışmalarını nasıl değerlendiriyor? Kandır Belediye Başkanı Ünal Köken'in eşi Elif Köken ile ilgili söylentilere Eyisabuncular nasıl bir yorum getiriyor? Hepsi ve çok daha fazlası röportajımızda. Keyifle okumanız dileğiyle...
 

KADIN OLMANIN AVANTAJINI YAŞADIM
Uzun süreden beri Kandıra'da bir referandum çalışması yürütüyorsunuz. Neler yaptınız? Nasıl bir sistem oluşturdunuz?
- Ben göreve geldiğim andan itibaren hep sokakta olmayı tercih ettim, yönetimdeki arkadaşlarım da öyle. Klasik bir siyaset anlayışı var. Bunu bütün partliler için söyleyebiliriz. Düğüne git, kahveye git, mevlüte git. Seçim zamanı da broşür dağıt gibi. Ben  bunu yıkmaya çalıştım.Mart 3'te göreve geldim ve o dönemden beri hiç bir şeyi kaçırmadım.Özellikle yerele ağırlık verdim. Bunda kadın olmamın da avantajı vardı. Her kapıyı çalıp girme ihtimalim çok. Köylerde kadınlarla çok irtibata girdim bu süre içinde. Delegeler de hareketlendi. Delegelerle toplantı yapmaya başladık. Yerelde onları harekete geçirmek gerekiyordu. Gidilecek insanın AKP'li, MHP'li ya da CHP'li olması baz aldığımız nokta olmadı. İnsanlara dokunmanın önemli olduğunıu birbirimize ispat ttik. Aslında referandum çalışmalarında da bunun meyvelerini yemeye başladık. Kadın toplantıları ile başladık, delegelerimizden ve köydeki kadınlardan çok fayda gördük.

HİÇBİR ZAMAN SİYASET YAPMADIK
Nasıl bir politika yürüttünüz?

- Hiçbir zaman siyaset yapmadık, evcil siyasetle devam ettik. Günklük olaylar üzerinden zaten Türkiye zaten size çok fazla malzeme veriyor. Biz de evcil siyaset yaparak kadınlarla çok güzel bir dostluk kazandık. Referandumda Ak Parti'li olup da hatıra binayen bize oy veren bir kadın kesim olacak. İl örgütü ile koordineli çalıştık. İlde RKM açıldı. Bence çok iyiydi, çok güzel bir oluşumdu. Bütün programımızı RKM ile ortak yürüttük. Referandum süreci içerisinde hiç bir şekilde salon toplantısı yapmadık, yapmayı da uygun görmedik. Salonda hitap edeceğimiz kişiler biz bize oluyor. Biz sokaklarda olmaya çalıştık. Köylerde çalışırken biz, benim yönetimimde 4 tane kadın var. Onlar  da sokaklarda bire bir görüşmeler yaptılar. Hiç bir evin kapısının altından broşür bırakmadık. Sadece standlarla broşür dağıttık. Posta kutusuna broşür atmanın da bir seçim çalışması olduğuna da inanmadık ilçe örgütü olarak. Yönetimdeki arkadaşlarımızda sıkıntıları olan insanlardı. Annesi rahatsız olanlar vardı, cenazesi olan vardı ama onlar gündüz kalan 2 saat boşluklarında mahalle mahalle dolaşmaya çalıştılar.

KORKULU RÜYALARINI YIKTIK
Gönüllü gençlerden de destek geldi sizlere..
- Evet. Yine bu dönemde gönüllü gençlerimiz oluştu, Kandıra için bu bir devrimdir. Üniversite okuyanlar, burada olanlar kendileri gelip çalışmak istediler. 20-25 kişilik bir gençlik grubumuz oluştu. Onları da bazen programlara götürdük. Onlarla yalnız bir program da yapacağız. Bu da diğer ilçelerin yapmadığı bir şey. Ben gençlere çok güveniyorum.İlçe yönetimi olmadan da onlar bir yerde program yapabilirler. Geçen hafta Pazar günü gençler köyleri dolaştılar. Stant açıyorlar. Kandıra İlçe Örgütü olarak kadınıyla, genciyle, delegesiyle, köylerdeki temsilcileriyle elinden gelenin fazlasını yaptı ve kapasitesinin üzerinde çalıştı. İnşallah iyi sonuç olacaktır. Bunu yaparken de kimseyle bir çatışma yaşamadık. Bazı provakasyonlar oldu onları da renk olarak gördük. Büyütmedik. Küçük reddedişler yaşadık. Burada iktidar partisinin bir tahmini vardı. Sürecin başında 'CHP'den bize sataşma olacaktır' diyordu. Bu gereksiz korkulu rüyalarını yıkmış olduk, kimseye de sataşmadık.Referandumdan sonra ne çıkarsa çıksın gene köylerle irtibat halinde olacağız, kavgasız, gürültüsüz, çatışmasız, sadece Türk insanı olmanın kimliğiyle çalışmalara devam edeceğiz.


TOPLANTIYA KATILMAK FAALİYETMİŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR
Salon toplantıları yapmadınız. Bunun özel bir nedeni var mıydı?

- Hiç salon toplantısı yapmadık. Selin Sayek Böke, Erdoğan Toprak, Kemal Kılıçdaroğlu geldi. Kandıra'nın o kadar işi vardı ki biz onlara bile katılmadık. Bunlar faaliyetmiş gibi gözüküyor ilçeler olarak söylüyorum. 'Selin Sayek Böke'nin toplantısına katıldık, bin 100 like. Bizim için öyle gözükmüyor. Selin Sayek Böke referandum sürecinde gelmiştir, görevidir gelmiştir, faydalı da olmuştur. Bizim oraya gitmemiz bizim buradaki bir günlük çalışmamızı engellerdi, gitmedik. Salon toplantıları nedeniyle burada da eleştirildik. 'Şurada bir toplantı yapalım, danışma yapalım' şeklinde. Yapmayalım, bu dönemde yapmayalım, gerektiği dönemde yapalım. Salon toplantılarında olay biraz çatışmaya da gidiyor. İleride birgün bir danışma yaparız.
 

BİZİM İÇİN ÖNCE KÖYLER ÖNEMLİ
Neler yanlış geliyor size?

- Şu beni sıkıyor; Şu isim gelecek, ilçe başkanlarının katılması gerekiyor.' Hayır katılmayacağız. Gerek yok. Bizim burada 300 küsur köyümüz var ve o kadar geniş bir bölgeye dağılmış ki, bizim o gün bir salon toplantısına  katılmamız bir günde 5 köyü gözden çıkarmamız gerekiyor. İzmit için, Gebze için bu toplantılar gerekli ve önemlidir. Kandıra için de önemlidir ama köylerimiz kadar değil.

BİRİLERİNE DOKUNMUŞ OLABİLİRİZ
Kandıra kadın ilçe başkanına alıştı mı?

- Hayır alışmadı. Kadın ilçe başkanı olmasının ötesinde, ben Kandıralı değilim Bursalıyım. 5 yıldır buradayım. Başta bunun tepkileri oldu. Benim köylerde bu kadar fazla gezmemin sebebi de budur. Arkadaşlarımın bu konuda bana desteği çok büyük. Bu çalışmaları birlikte yaparken, ben o yerel eksiğimi de tamamlamış oldum. Bana artık kimse 'Bursalı, Kandıra'yı tanımıyor' diyemez. Kadını belki kabullendik de, çok çalışan ve değişik şeyler yapmaya çalışan bir örgütüz. Bu nedenle de çatlak sesler çıkmıştır. Sadece CHP değil diğer partilerden yana da göze batan şeyler olmuştur. Şöyle düşünmek lazım kadın ilçe başkanı olduğunda herhangi bir köyde doğum yapan bir kadına çat kapı ziyarete gidebiliyorsunuz. Yaşlı bir dedenin evine, derneğe, mevlüte, sünnete gidebiliyorsunuz. Burada 25 senedir kadın ilçe başkanı unutulmuş. Biz bunları yaptık tekrar. Kandıra'da zannedilen bir durgunluk var bunu yıkacağız demiştim ve öyle de yaptık. Bu yüzden de birilerine dokunmuş olabiliriz. Eleştirileri de önemsemedik. Bu şekilde de devam edeceğiz.
 

Farklı yönde eleştiriler alıyor musunuz?
- Evet. Bir eleştiri de şu. 'Beş kişiyle  iş yapıyor' deniyor. Yönetim 14 kişi. Toplantıları 13-14 kişiyle yaparsın ama sokağa 14 kişiyle çıkamazsın. Partinin kare asları vardır. Biz 5 kişiyle 14 kişinin yapamadığı işleri yaptık, o nedenle de bu eleştiriler oldu.
 

Kandıra riskli bir bölge seçimlerde. Şu anda özellikle köylerde gördüğünüz tablo nedir, ne çıkacak sonuç Kandıra'da?
- Sonuç iktidar partisinin tahmini gibi yüzde 20 Hayır olmaz. Rakam vermeyeceğim ama bu çalışmalarının meyvesinin büyük bir kısmının yansıdığı bir sonuç olacak. Tabi ki Hayır çıksın isteriz. Hayır çıkması için de elimizden geleni yaptık. Bir belediyemiz yok. O kadar büyük imkansızlıklarla yürüttük ki biz referandumu. Bakıyorsunuz köylerde hummalı bir çalışma var iktidar partisi tarafından, belediye başkanları ve imkanları kullanılarak. Yığmaca var, ne istiyorsanız yapalım şeklinde. Yüzde 25'ten çok daha fazla Hayır çıkacak.
 

SANA BANA DEĞİL, BAŞTAKİNE YASA
Vatandaşları ikna etmeye çalışırken ne anlatıyorsunuz, Hayır'ı nasıl anlatıyorsunuz?

-18 maddenin hukuki diliyle, akademik diliyle vatandaşın kafasını şişirmeye gerek yok. O ülkede zaten sorunlar var. Orta halli bir aile, ister AKP'li olsun ister farklı partiden zaten işsizlik sıkıntısını yaşıyor, oğlu olan bir aile terör korkusunu yaşıyor, kızı olan bir aile kızını nerede okutacağını, nerede kalacağını, yurtta kalırsa tecavüze uğrayacağı korkusunu yaşıyor. Ekonomi çok önemli bir göstergeydi bizim için. Süt hala 1 TL. Giderek düşen fındık fiyatı var, giden topraklar var, köylünün elinden alınan ormanlar var, göç var. Bunlar referandum için yeterli veriler çünkü 15 seneden beri Türkiye'nin güçlü iktidarı var karşımızda ama 15 yılda çözülemeyen sorunlar olarak bunlar karşımızda duruyor. Bunları çözemeyen bir iktidarın 15 yıl sonra yanına bir de ortak alarak referandumla getirmek istediği anayasanın içinde sana yasa yok, bana yasa yok, ona yasa yok, baştakine yasa var. Bugün kim olursa olsun sütünü 1 TL'den satan bir insana '45 TL'ye kaç kilo kıyma alabiliyorsun?' dediğin zaman cevabını alabiliyorsun. Senin oğlun bin 800 TL'ye çalışıyor ama Türkiye'de açlık sınırı 4 bin 400 TL dediğin zaman cevabı alıyorsun.Hiç bir anne ne oğlan çocuğunun ne kız çocuğunun tecavüze uğramasına, kadın cinayetlerine Evet demez. Anayasanın bilmem kaçıncı maddesinin kaçıncı bendinde diyerek açıklama yapmadık. Köylüye de vatandaşa da anlatabilecek insanları seçtik. Aynı frekansta gittik. Bizler de zengin insanlar değiliz. 14 yaşında kızım var aynı korkuları yaşıyorum, oğlum var askere gitmedi şimdiden yasını tutuyorum, korkusunu yaşıyorum. 18 maddede bu insanları ilgilendiren hiçbir madde yok. 18 maddede çok isterdim kadını, gençleri ilgilendiren bir madde olsun. Sadece 18 yaş için 50 vekilden bahsediliyor. Bana yasa yok burada, sana yok, ona var. O kim Cumhurbaşkanımız. İnsanlar bunları görüyor.
 

Kandıra Belediye Başkanı Ünal Köken'in eşi Elif Köken'in son dönemde daha fazla göz önünde olduğu ve Ünal Köken'den daha fazla açılış ve programlara katıldığı konuşuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konu ile ilgili?
- Ben bunu medya üzerinden takip ettim. Ünal Köken'in çalışma tarzı buysa onu bilemem. Elif Köken'in çalışkan bir kadın olduğunu biliyorum. Faydalı çalışmalar yaptığını biliyorum ama onun çalışmalarına şu kısımda doğrudur ya da yanlıştır diyemem, halkın takdirine bırakırım.Kendisiyle de hiç görüşmedik, tanışmadık.
 

İzmit'te Kadın Yaşam Merkezi'ne koordinatör olduğu dönemde de aynı sebeplerle mi eleştirmediniz?
-Hayır. Ben açıklama yapsam ne olur yapmasam ne olur. Açıklama yapanlar oldu, kimseye bir cevap geldi mi? Ben ve arkadaşlarım çok fazla bizim örgütümüzün konusu olmadığını düşünüyoruz.



RANT SAĞLAMAK ADINA ELEMAN ALIYORLAR
Kandıra'da sürekli dile getirilen bir otopark sıkıntısı var. Yakın dönemde var mı çözüm önerisi, ne konuşuluyor bu konu ile ilgili?
- Bunu zaman zaman belediye meclis üyelerimiz dile getirdi, halkın büyük bir tepkisi var. Bununla ilgili, 'Bütün esnaf işe arabalarıyla geliyor, o nedenle de dükkanları önü doluyor' diye halüsünasyon bir açıklama var karşımızda. Bir an önce otopark yapılması gerekiyor. Kandıra'nın çöp sorunu var, Kandıra çok pis. Belli dönemlerde oy sağlasın diye ya da rant sağlamak adına oradan buradan geçici işçiler alıyorlar ama o işçilerin hiçbirisi kalifiye insanlar olmadığı için, ellerinde sigara oturuyorlar. İki insan gördükleri zaman da formaliteden kalkıp süpürüyor gibi yapıp yeniden oturuyorlar. Hükümet arkası dahil çöpten geçilmiyor. Bu çöplerin etrafında da çeteler halinde dolaşan sokak hayvanları var. Barınak açıldı buraya, barınağa bile götürmeden herhangi bir köye bırakıyorlar hayvanları ve hayvanlar hastalıklı. Halk sağlığı etkileniyor. Bu güzel, bu bakir yer, sahili, ormanı her şeyi olan yer, çöpe, arabaya peşkeş çekilmeli. Elif hanımı gündemde tutmak da bu sorunların üzerinin örtülmesini sağlar. Bir kadının hep yanında olmuşumdur, hangi partiden olursa olsun. Elif hanımın da bu kadar medyatik olup bombalanmasını da uygun bulmuyorum. Sonuçta bir kadındır.
 

Kandıra'da sizi bir gün belediye başkan adayı olarak görebilir miyiz, ya da böyle bir isteğiniz var mı?
- Şu anda hiç öyle bir şey düşünmüyorum. Şu anda ülkenin önünde ne zaman yapılacağı belli olmayan bir yerel seçim var. Ülkenin önünde yukarıdan binfirilmiş bir referandum var. Belki biz haftaya ülkenin ayarlarını değiştirmiş olacağız. Belki bizim ileride seçim yapma şansımız olmayacaki belki bütün örgütler kapatılacak. O nedenle önce önümüzü görmemiz gerekiyor.
Teklif gelirse kısmını da düşünmedim. Ben buraya bir haftalık bir hazırlıkla geldim. Bu konuya kanalize olacak bir zamanım olmadı ama tek başıma değerlendirebileceğim bir konu değil. Kandıra'nın dokusunu benden daha iyi bilen, benim elim kolum olan  insanlar var. Onlarla birlikte bir karar alırız, ezmem arkadaşlarımı.
 

Kandıra'ya baktığınızda 'evet bu çalışma güzel, başarılı buluyorum' dediğiniz bir çalışma var mı?
- Bir düğün salonu yapılacak denildi ama onun da başkaları tarafından yapıldığnıı öğrendik. Köylerde de yok. Bu dönemki belediye kadar eleştirilen başka bir belediye yok. Kültür merkezi yapıldı. Olsa söyleyeceğim, objektif davranacağım ama ben görmedim, duymadım, bilmiyorum.
 

Basında sesinizi duyurma noktasında sıkıntı yaşıyor musunuz?
- Ben hiç sıkıntı yaşamadım. Kandıra'nın Sesi, Ünal Cankurt'un gazetesi. Biz şimdiye kadar çok iyi anlaştık. Biz den dönem dönem haber de istemiştir. Haftalık basın açıklaması yapmak bir haber niteliği taşımaz bence ya da haftalık olağan açıklamaların görsel şovlar olduğunu düşünmüşümdür hep. Köylerdeki ya da sokaklardaki çalışmalarımız her zaman yansımıştır. Çok da sevdiğim bir kardeşim, çok iyi anlaşıyorum.
 

İL DE ALIŞTI..
Çalışma sisteminizin farklı olduğunu belirttiniz ve Kocaeli'de yapılan çalışmalara katılamadığınızı söylüyorsunuz. İl Başkanından eleştiri aldınız mı hiç?
- Diğer anlamda değil referandum çalışmaları kapsamında koordineli çalıştık. Eleştiri almadık, alsak da 'Sizin de bu programda olmanız gerekiyor' gibi bir eleştiri gelir ama burası daha önemli. Çok zorunlu kaldıkça tabi ki katılıyoruz. Şu anda Kocaeli bünyesinde, İl Başkanımız da bunu defaatle söylemiştir, en iyi çalışan örgüt Kandıra Örgütü. İl Başkanı neler yaptığımızı görüyor. Her gün bir konuşmacı istedik. Açılış, hasta ziyareti olmasın. 300 tane köye gidecek insan lazım Kandıra'da. Bunlara yardımcı olacaklardır. Eleştiri gelse de uygun bir şekilde açıklayabiliriz. Ben şuna karşıyım; il ya da ilçe örgütü olmak klasik şeyleri yapmak anlamına gelmiyor. Bilmem kimin düğünü gittik şak resim, pek de güzel oldu, muhtarlara mektupları verdik şak resim. Bunları ben siyasi çalışma olarak göremiyorum. O resimleri yayınlıyorsun da o bir eylem değil. O yüzden bunların içinde barınamıyorum, barınmak da istemiyorum. Biz yazın farklı yerlere gidiyoruz mesela. Fındık bahçesine gidelim diyorum, köylü vatandaşlarımızla fındık toplamak, onlara tavuk döner götürmek bu bir siyasi eylemdir. Eşime yazın beni köye götür diyorum, kablo soyan bir çingene buluyoruz, onun yanına otuyuyoruz. Bu bir siyasi eylemdir. Sergi açmak, dönerci dükkanı açılışına katılmak, salonda kitleye haykırmak bana uygun gelmiyor. İl de alıştı.
 

Kadın ve Gençlik Kolları'nı oluşturabildiniz mi?
- Ben bu göreve geldiğimde Kadın Kolları Başkanıydım. Ben başkan olunca boşluk oluştu. Uygun bir isim geldi ama şu anda kadın kolları başkanımızın iyi çalıştığını söyleyemem fakat yönetimde 4 tane kadın olduğu için bizim böyle bir eksiğimiz yok. Biz o açığı kapatıyoruz. Köylerde kadın temsilciler oluşturduk, onlardan yardım istiyoruz. Gençlik Kollarımız açıkçası çok faal değil. Gönüllü gençlerin partiye gelmesiyle onlara bir heves geldi.


Gençleri referandum sürecinde nasıl gördünüz Türkiye genelinde?
- Nihayet bir şeyleri görmelerinin zamanı gelmiş, bunu anladıklarını görüyorum. Benim oğlum var Bursa'da.  Ben şimdiye kadar partiye üye bile yapamadım. O bile bu dönemde  arkadaşlarını toplayıp gidip çalışmak istediklerini söylemiştir. Parti ayrımı yapmayacağım ama sanırım öteledik gençlerimizi biraz. 'Bayrak as evladım, çay koy evladım, slogan at evladım' Böyle bir şey yok. AKP'de de aynı, MHP'de de aynı. Saha süsletilir, slogan attırılır. Bu çok çirkin bir düşünce, çok dinozor bir düşünce. Gençlere ülkenin de ne olduğunu anlatmaktan korkmamalıyız. O gençler bugünlere geldiler belki ama o gençler bugünlere gelsinler diye nice gençler yaşlanamadan öldü, nice gençler evlenemedi. Bunları anlatmaktan korkmayalım.


Beni duygulandıran bir anı anlatmak istiyorum sana..
- Gençler buraya geldiler 5-6, kişi 'ne yapabiliriz?' diye sordular. Oturduk bir çalışma programı düzenledik. Sonra yemeğe götürdük onları az pilav az kuru yediler ve bize kızdılar 'Bizi neden yemeğe getirdiniz, biz bunu vatanımız için yapıyoruz para için yapmıyoruz' diyerek. Sonra da o sayılar artmaya başladı. Stant açıyorlar pazarın orada. 3 kişi duruyorlar dersleri olanların dersi bitiyor sonra bekleyenler gidiyor. Ak Parti'lilerin çay makineleri var. Çay dağıtıyorlar, kurabiye dağıtıyorlar. Bizimkilere de bizim kadınlarımız çay yapıyor götürüyor dağıtsınlar diye. Bu yoksulluklara rağmen dondurucu bir soğukta hasta olmayı göze aldılar bir kişiye broşür verebilmek için. Vatanı için bunu yapıyor olmaları beni geleceğe umutla baktırıyor.


İL ARAÇ İÇİN DESTEK OLMADI
Verimli çalışmalar yapabildiler mi?

- Bizim aracımız yok , ilden de destek alamadık bu konuda. Bir gün ilden araba geldi. O gençlerin heyecanını görecektiniz, 10 kişi oldular, 15 kişi oldular. Baktım çok heyecanlılar, kendi başlarına gitmelerini istedim. Akşama kadar dolaştılar. Geldiklerinde o kadar güvenliydiler ki. İlk kez zor bölgelerde siyaset yapma imkanı buldular. Önem vermek, ön plana almak gerekiyor. Onlar koltuk değneği, getir götür İsmail değil onların hiç birisi.  Bir şeyler yapmalıyız. Bunu yapmayınca ne oluyor? Facebook'ta yazmaya başlıyorlar. Konuşmayı unutuyorlar. Duygularını emoji ile ifade ediyorlar duygusallığı unutuyorlar. Tarih kitaplarından bir şeyi kaldırırsak tarihlerini unutuyorlar, anneye saygıyı unutuyorlar. İktidarda kim olursa olsun, Başkanlık sistemi gelsin ya da gelmesin bütün siyasi partilerin oturup gençliğe ait bir politika belirlemesi gerekiyor. Gençliğimizi kaybediyoruz.


Bir kadın olarak günlük hayatınızda nasıl yaşıyorsunuz başkan olmanın ve bu çalışmaların zorluğunu?
- Bu gibi durumlarda ev işi yapamıyorsun ta ki ipin ucu kaçana kadar. Mesela benim 14 yaşında kızım var çeşitli omletler yapmaya başlıyor. Bakıyorsun için acıyor. Baktım ben de sabah beş buçuk gibi kalkarak yemek yapıyorum ya da gece köyden döndükten sonra yemek yapıyorum. Aile olarak çok büyük destek gördüm. Benim annem Bursa'da. Eşim bir senedir ütüsüz kot giyiyor. Kızım 12'ye kadar beni bekliyor. Annem biraz küsüyor. Ama böyle olmak zorunda. Benim kızım 15 gün yumurta yemek zorunda, eşim ütüsüz giymek zorunda. Vatan var, devlet var. Onlar her şeyden üstün. Ben de bakımsız kalabilirim, hasta olabilirim. Burası daha önemli. Burası ülke, cumhuriyet, şehitler demek. Varsın saçımızı boyamayalım, varsın kahvaltı, zeytin ekmek yiyelim ama konu davaysa şu an burası daha önemli.


Referanduma sayılı günler kaldı. Röportajımız aracılığı ile de son olarak vatandaşlara bir şeyleri söylemek ister misiniz?
- Ben artık herkesin kararını verdiğini düşünüyorum. Herkesin farkında olması gerekiyor. Evet dersek ne olur hayır dersek ne olur. 15 yıldır Evet dedik ne oldu, yarın nelerle hesaba çekileceğiz? Hani diyorlar ya ahiretini kazanmak için evet de diye ama yarın ahirette hesap verme durumumuz da olabilir. Çocuklarımızı düşünmek gerekiyor. Ferk etmek gerekiyor. Dikkatli olmak gerekiyor. Bir daha dönüş yok. Ortadoğu'ya bir bakmak gerekiyor. Bir gör ülkende hiç bir kaynağın yok. Yol, köprü parasını sen ödüyorsun.İşsizlik bitmemiş, terör bitmemiş. Ekonomi dibe vurmuş. Türkiye bu koca çınar hiç bu kadar rezil olmamış diğer ülkelerin gözünde. Yoksa ben sana 18 maddeyi anlatsam ne olur, anlatmasam ne olur? Razıyım diyorsan başım gözüm üstüne. Yarın en ufak bir pürüz çıktığı zaman yine biz onların yanında olacağız ama olayın sorumluları onların yanında olmayacak. O zaman 'biz size söylemiştik' diyeceğiz. Ama umarım demeyiz. Hiç bir şey doğru gitmeyip tek adam hükmü bütün ülkeyi sarsın, federasyon kurulsun, o saatten sonra 'biz size söylemiştik' desek de iş işten geçmiş olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner879

banner328