banner830

Hafta sonu bizzat şahit olup kısa süreli şok yaşamama neden olan, hemen ardından uzun uzun düşünüp bu yazıyı yazmama sebep olayı paylaşacağım sizlerle.

Güneşli bir güne uyandım.. Tüm haftanın yorgunluğunu atmak için bolca miskinlik yapacağımı bilmenin yarattığı mutluluk eşliğinde yaptım kahvaltımı.. Bu mevsimde her zaman denk gelmeyen açık havanın hakkını vermek için güzel bir yürüyüş yapmam gerektiğini düşünüp çıktım dışarı..  

Nasıl olurda her sabah ofisime giderken kullandığım yolda açan mor - beyaz çiçekleri bu vakte kadar hiç fark etmemiştim.. ahh şu hayat karmaşası, ahhh koşturmacalar.. Bu duruma hafiften üzülsem de en azından görebildiğim için şanslı hissettim kendimi. Etraf öyle güzeldi ki, kahvaltı yaparak evde geçirdiğim zamana hayıflanıverdim ayrıca.. Çünkü insanlar benden önce davranmıştı; kimileri kafeleri doldurmuş sohbet ederken, kimileriyse eşofmanlarını giymiş yürüdükleri parkurda muhtemelen ikinci turlarını dönüyorlardı.

Olsun dedim kendi kendime, birkaç saat geç de olsa kenarından yakalamıştım günü ve ne olursa olsun çıkarmalıydım tadını.

Bir süre yürüyüp çevremdeki güzellikleri ince ince işledim hafızama.. hız kesmeden devam ederken kuş cıvıltısını andıran seslerin geldiği çocuk parkı çarptı gözüme.. bu eşsiz sesi biraz daha dinlemeliyim düşüncesiyle parka yakın bir çay bahçesinde oturup kahve söyledim kendime.. Gelen kahvemi şuh içinde yudumlarken diğer yandan bıcır bıcır çocukları izlemeye koyuldum. Bir tarafta kumda oynayanlar, boyundan büyük salıncakta kardeşini sallayanlar, minik arabasını paylaşmak istemeyip kaçanlar, su kapaklarını toplayıp yaratıcılık seviyesini üst sınırlarda zorlayanlar ve tüm bunları kenardaki bankta oturup izleyen ebeveynler.. sonra mı???

İşte sonrası tam bir hayal kırıklığı.. Kaydıraktan kaymak için sırada bekleyen ortalama 6 yaşlarında olduğunu düşündüğüm ikisi kız, biri erkek olmak üzere üç çocuk vardı. Kızlar uslu uslu sıralarını beklerken ilk kayan erkek çocuğu oldu ve hemen tekrar yukarı çıkıp kaymak üzere olan kızın kazağından tutup geri çekti ve ikinci kez yeniden kaydı. Bu durum üç kez tekrarlandı.. Dördünce kez kaydırağa çıkan çocuk, bu kez kızı öyle sert itti ki kenara hem canının acımış olmasına hem de maruz kaldığı bu kabalığa artık dayanamayarak ağlamaya başladı. Kızın annesi olabileceğini tahmin ettiğim kadın ayağa kalkarak erkek çocuğunu uyardı ve daha sakin davranması gerektiğini söyleyerek yeniden banka oturdu. Çocuk hiç oralı olmadı ve kaymayı bekleyen kızın bu sefer saçlarından çekmeye başladı. Bunu gören kızın annesi telaşla olduğu yerden koşup kaydırağa çıktı ve kızını bu zorba erkek çocuğunun elinden kurtardı. İnerken de kızına zarar veren çocuğun kolundan tutup üç saniye kadar sarstı ve parktan ayrıldı. Tüm bunlar olurken erkek çocuğun ebeveyni kim acaba diye düşünmeye başlamıştım ki o sırada bir kadın belirdi çocuğun yanında ve ona bir tokat attı. Müdahale etmek için kalktım ve kadının çocuğa söylediklerini duyunca ikinci şoku yaşadım.

  • Anne (!)               : O kadın senin kolundan tutuğunda senin elin armut mu topluyordu??
  • Çocuk                  :……………..    (ağlama sesleri)
  • Anne (!)               : Niçin vurmadın o kadına da???
  • Çocuk                   : ………………  (sessizlik)
  • Anne (!)               : Kafasına bir taş alıp atsaydın ya!!!
  • Çocuk                   : TAMAM ANNE.

Şimdi muhatabım sözde “annelere (!)” iki çift lafım olacak; cinsiyet kız ya da erkek değil.. kendi içsel dünyanızda yaşadığınız kavgayı, zorbalığı, şiddeti bu kadar meşrulaştırarak bunu yaşamın doğal bir parçasıymış gibi kabul edip çocuğunuza da bunu aşılamayın lütfen! amacınız ileride saldırgan bireyler yetiştirip okulda, trafikte, sokakta, kafe ve diğer her alanda önüne gelene şiddet uygulayıp, düzen bozmak, huzur kaçırmak, birilerinin başına bela olmak ve sonra su testisi su yolunda kırılır sözünü işitmek mi? Çocuk yaşta arkadaşına zarar vermesi onun için bu kadar normalken,  büyüdüğünde de anne babası olarak sana zarar vermeyi anormal mi karşılayacak sanıyorsun??

Bırak o elleriyle armut toplasın, kalem tutsun, düşeni kaldırsın, çiçek uzatsın.. Adam gibi adam, bilime faydalı, annesine babasına- vatanına milletine hayırlı bir evlat- birey olsun..

Sen gerçekten ANNE olmak istiyorsan; çocuğun için huzurlu ortam yarat, olumlu dil kullan, kaygılarını azalt, güzel davranışını ödüllendir, olumsuz davranışının zararlarını anlat, sosyal alanlarda toplu yaşam kurallarını öğret ve kimseye ne sebeple olursa olsun asla zarar vermemesi gerektiğini hatırlat…

Bugün parkta sana “TAMAM ANNE” derken aslında ne demek istedi biliyor musun?; “bundan sonra kaydırakta saç çekip - iteklemek yerine gözüne taş atıp kör edeceğim o da yetmezse bıçak çekip canını alırım, sen merak etme anne..” - SEN’i - rol model alan, hatta bırak model almayı senden daha kötü olmasın için uğraştığın bu çocuğa ve onun bugünden sonra iletişim kuracağı diğer tüm insanlara yazık etme…

Not: Müdahale etmek için kalktım demiştim ya hani yukarıda, merak etmeyin tabiî ki müdahale ettim bu çirkin duruma..  Ona söylediklerimi şimdi ona benzeyen tüm “ANNE’lere” ithaf etmek için yazdım bu yazıyı..

Sevgiyle kalın..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
burak s. 2019-04-11 00:17:00

hocam kaleminize sağlık, sizin danışanınız olmak benim için bu hayatta en büyük şans. tam hayat bitti derken sayenizde yeniden doğdum, Allah sizden razı olsun. Saygılarımla

Avatar
Neşe 2019-04-10 23:05:34

Yazılarınızın müptelası oldum. Lütfen daha çok yazın, sevgiler

Avatar
cihat demirok 2019-04-05 11:00:03

Lütfen öğretmenlerin, öğrencilere ve velilere nasıl davranmaları üzerine de bir yazı yazar mısınız? Biliyorum ki bazı öğretmenler bu durumdan alınacaklar ama gerçek bu.Selamlar,Saygılar.

Avatar
melek 2019-04-05 10:07:56

Kendi adıma bir birey olarak teşekkür ederim ,annelik vasfını herkes yerne getiremiyor malesef ,Allah vijdan versin

Avatar
Eda 2019-04-04 22:11:58

Ne kadar da önemli bir konuya değinmişsiniz, kaleminize yüreğinize sağlık. Tebrik ediyorum, devamlarını bekliyoruz.

Avatar
Nermin 2019-04-04 20:55:37

Betül hanım toplumumuzda önemli bir konuyu yine çok güzel kaleme almışsınız. Yazılarınızın takipçisiyiz.

Avatar
Yeliz 2019-04-04 20:13:30

Günümüzdeki en ciddi toplumsal sorunlardan biri olan ve artarak devam eden " şiddet" olayını ve şiddet eğiliminin nedenini o kadar güzel anlatmışsınız ki hocam gerçekten hayran kaldım size ve en kısa sürede sizi ofisinizde de ziyaret etmek istiyorum, keşke tüm annelere ulaşma imkanınız olsa, sizin gibi psikologlara toplumun çok ihtiyacı var, sizi tebrik ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Avatar
Elif 2019-04-04 17:01:06

Betül hanım duygularımıza o kadar güzel tercüman oluyorsunuz ki toplumun bilinçlenmesi lazım sizin gibi değerli insanlar yazdıkça toplum biliçlenecek ışık oluyorsunuz bizlere.. yüreğinize kaleminize sağlık

Avatar
Yeliz 2019-04-04 17:01:02

Hocam bir anne olarak ilgiyle okudum yazınızı, devamlarını diliyorum. emeğinize sağlık

Avatar
Ayşe 2019-04-04 16:41:50

Hocam o kadar önemli bir konuya değinmişsiniz ki umarım bu güzel yazınızı tüm anneler ve anne adayları okur. Çok teşekkürler bu aydınlatıcı yazınız için.

Avatar
Esra 2019-04-04 16:25:20

Yazıyı okuyunca yan komşumu yazdınız sandım, bu kadar örtüşmez tarifinizle. Çocuk dünyaya getirmekle anne olamayacağını anlatan Harika bir yazı olmuş gerçekten. Tebrik ederim

banner354

banner820

banner482

banner599

banner846

banner328