banner922
banner887
05 Aralık 2018 Çarşamba 10:57
Yerel tohumlarımız kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya
banner919

Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından, 19.10.2018 tarihinde Resmi Gazete’de Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik yayınlanmasının ardından Kocaeli gıda Mühendisleri bir açıklama yayınlayarak duruma tepki gösterdi. Köylünün kendi tohumunu ekme ve birbiriyle değişim yapma imkânı gittikçe azalacağı belirtilen açıklama da yerli tohumların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu söylendi.

YEREL ÇEŞİT KAYIT LİSTESİ ZORUNLU

Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından, 19.10.2018 tarihinde Resmi Gazete’de Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik yayınlanmasının ardından Kocaeli Gıda Mühendisleri’nin yayınladığı yazılı açıklamada şu ifadeler yer alıyor; Yönetmeliğin amacının ülkemizdeki tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri ve diğer bitki türlerine ait yerel çeşitlerin genetik olarak erozyonunu engellemek amacıyla bunların tohumluklarının çoğaltılması, pazarlanması ile ilgili kurallar getiriyor. Ticareti yapılacak yerel çeşitlerin kayıt altına alınmasını şart koşuyor. Yerel çeşit tohumluklarının çoğaltımı ve ticaretinin ancak Yerel Çeşit Kayıt Listesine kaydedilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor.

ÜRETİM VE PAZARLAMA TİCARİLEŞİYOR

Yönetmelikte Yerel Çeşit Kayıt Listesi de kayıt altına alınan ve ticareti yapılan yerel çeşitlerin yayımlandığı liste olarak tanımlanmış. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Hibritli tohumlardan evvel köylümüz yıllardır kendi tohumunu kendisi üretiyordu. Yetiştirdiği bitkilerin tohumlarını bir sonraki yıl için saklıyordu-ayırıyordu. Hibritli tohumlarla birlikte artık üretilen ürünlerden tohumluk alınamıyor. Her yıl tohum için para vermek gerekiyor. Tarım Bakanlığı tarafından çıkarılan yeni yönetmelikle, en azından yerel çeşitler için mümkün olan tohumlarını bir sonraki yıla ayırma ve birbiriyle takas ederek tohum çeşitlerinin adaptasyon yeteneğini geliştirme durumu da ortadan kalkacak. Çünkü, bu yönetmelikle yerel çeşitlerin tohumluklarının üretilmesi ve pazarlanması ticarileştiriliyor. Köylünün ektiği tüm tohumların sertifikalandırılması zorunlu kılınıyor.

KÖYLÜ BÜYÜK ZORLUK YAŞAYACAK

Köylünün kendi tohumunu ekme ve birbiriyle değişim yapma imkânı gittikçe azalıp yok edileceği belirtilen açıklamanın devamı şu cümlelerle devam ediyor; Yönetmelikte Yerel Çeşit Kayıt Listesi’ne alınacak tohumların listeye alınabilmesi için belirlenen şartları sağlaması gerektiği belirtiliyor. Dolayısıyla belirlenen şartlara uymayan ama bin yıllardır yaşayan bir tohumun üretilmesi ve sürdürülmesi engellenmiş olacak. Zaten sertifikasyon için başvuru yapabilecekler arasında köylü bulunmuyor.

KÖYLÜ BAŞVURU YAPAMAZ

Meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, kamu araştırma kuruluşları, yerel idareler ve üniversiteler, yerel çeşitlerin kayıt altına alınması amacıyla başvurabilir, diyor yönetmelik. Yani işin asıl
öznesi olan binlerce yıldır tohumu saklayan, ekip biçen köylü dışındaki kurumlara sertifikasyon için başvuru hakkı verilmiş. Velev ki, köylünün de başvuru hakkı olsaydı, köylümüzün mevcut durumunu,
içinde bulunduğu şartları düşündüğümüzde, böyle bir sertifikasyon başvurusu için gereken maddi olanakları bulması da, bürokrasiyle uğraşması da zor.

ASIL SORUN…

Asıl sorun başvuru hakkının olup olmamasından ziyade yerel tohumların çeşitliliğinin azaltılacak olması. Şartlara uyup da listeye alınan ve üretimine izin verilen yerel tohumların para verip satın alınır hale gelecek olması.
 

DAHA ÖNCE DE YAPILMIŞTI AMA…

2006 yılında o zamanki adıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumculuk Yasasını çıkardı. Bu yasayla sertifikasız tohumların satışı yasaklandı. Ancak köylünün-çiftçinin-üreticinin kendi arasında tohum takas etmesine bir engel getirilmedi. Sertifikasız tohum kullanımını engellemek için Bakanlık, sertifikalı tohum kullanmayan çiftçilere tarımsal destek verilmeyeceğini açıkladı. Yeni Yönetmelikle artık yerel tohumlar da sertifikalandırılıyor ve köylüler-çiftçiler arasında tohumların değişimi de engellenmiş oluyor.

YÖNETMELİK AZINLIĞA YARAYACAK

Tohumcular Birliği Başkanı Kamil Yılmaz, “Türkiye’de 1980’lerde 3 olan tohumculuk şirket sayısının 2017 yılı sonunda 832’ye yükseldi. Bu şirketlerin 22 tanesinin yerli-yabancı ortaklık yapısına sahip, 32 adet şirket ise yabancı sermayeli. İlk bakışta iyi bir tablo gibi görünse de, tohum şirketlerinin yüzde 2,6’sını oluşturan yabancı sermayeli şirketlerin ülkemizdeki tohum piyasasının yüzde 30’una hakim olduklarını öğreniyoruz. Buna bir de yerli-yabancı ortaklı şirketleri katarsak bu oran yüzde 50’lere çıkıyor. Demek oluyor ki, yeni Yönetmelik tohumculuk piyasasının yüzde 50’sini elinde tutan yüzde 2,6’lık bir azınlığa yarayacak” ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: 05.12.2018 11:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328