banner929

Cuma günü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı ziyaret ettik.

Gazetedeki arkadaşlarla ne zamandır planlıyorduk.

Bize gelen başkan adaylarına biz de iade-i ziyaret yapacak, hayırlı olsun diyecektik.

İlk olarak Sayın Büyükakın’dan başladık.

***

Büyükşehir belediyesinin kapısından bu üçüncü girişim oldu.

İlk ziyareti, Gazete Barış’ı kurduğumuz yıl eski başkan Karaosmanoğlu’na yapmıştık.

Henüz üç aydır falan yayın hayatındaydık.

Karaosmanoğlu’nun eşref saatine denk gelmiş olmamızdan mıdır nedir, nezaket ziyaretine evet demişti.

Hatta o görüşmede bize çok çarpıcı bilgiler bile vermişti.

Ziyarete gittiğimiz tarih 2014 yılının Eylül ayıydı.

Mahmut Civelek il başkanıydı. Hakkında çok ciddi iddialar vardı.

Biz henüz üç aydır yayında olmamıza rağmen Kent Konut dosyasını açan basın organıydık.

AKP’nin de kongre zamanlarıydı. Herkes Civelek’in yeniden il başkalığına aday olup olmayacağını merak ediyordu. Kulislerden bir kelime bile duymak imkansıza yakındı.

Bu konuda Karaosmanoğlu’na soru sormayı aklımdan geçirsem de net cevap alamayacağımı düşünerek sormaktan vazgeçmiştim.

Fakat Karaosmanoğlu birden bire konuyu kendisi açtı.

***

Civelek ile ilgili iddiaları deşmemizi ister biçimde bana pas attı, ben de pası es geçmeyip sordum.

“Ne diyorsunuz, iddialara rağmen Civelek yeniden aday gösterilir mi?”

Karaosmanoğlu başladı anlatmaya:

“Mahmut’la bugün görüştük. İl kongresinde aday olmayacak. Bana öyle söyledi. Mahmut genç bir kardeşimiz. İyi bir okul bitirdi. Teşkilatçılığı öğrendi. Milletvekili adayı olmak en doğal hakkı. Hem biliyorsunuz, bizim bütün il başkanlarımız milletvekili oluyor zaten” dedi.

-Peki, ya Kent Konut iddiaları…? Bunlar havada mı kalacak, Civelek belki haksızlığa uğradı, dedim.

“Bunu öğrenmek için zaten denetleme başlattık. Rapor henüz bana ulaşmadı. Ulaşınca elbette kamuoyuyla paylaşacağız. Halk beni belediye başkanı olarak seçti. Ben her şeyin hesabını vermek zorundayım. Mahmut gibi bazı arkadaşlarımız da oradan indirimli ev almış. Ama bu öyle çok önemli bir şey değil. Ne yapalım yani Mahmut’u asalım mı? Bir yanlış varsa elbette bunun üstüne gideceğiz” dedi.

Karaosmanoğlu bu sözleriyle Civelek’in üstüne beton dökmüştü.

O saatten sonra alleme-i cihan olsa Civelek’in o partide alabileceği bir rütbe yoktu.

Çünkü kurgu güzel kurulmuştu.

Civelek bana göre siyaset sahnesinden silinecek büyüklükte bir hata yapmamıştı.

Ondan sonra gelenlerin yaptıklarının yanında ise solda sıfır kalıyordu.

Ama güçlü il başkanı modeli Karaosmanoğlu’nun ve diğer güç merkezlerinin işine gelmiyordu.

Bir açık vermesi bekleniyordu, indirimli konut olayı buna gerekçe gösterildi.

***
Durduk yere bunu niye anlattım?

Cuma günü Başkan Büyükakın’ı ziyarete gittiğimizde de AKP’nin il başkanıyla ilgili gelişmeler vardı.

Büyükşehir belediyesinin kapısından üçüncü kez giriyorum, başkanı ziyaret ediyorum ve il başkanının istifası gündemdeydi.

Tarih adeta tekerrür ediyordu.

Acaba Büyükakın’a sorsam mı sormasam mı, git gel yaşıyordum, en sonunda sordum.

“Abdullah Eryarsoy’un istifası istenmiş, ne diyorsunuz” dedim.

Akşam ilk haberi biz girmiştik, o gün Eryarsoy basın toplantısında kararını açıklayacaktı.

Büyükakın, herkesin konumu neyse orada kalması gerektiğine işaret eden profesyonel bir cevap verdi.

Bakanların bile siyasetçilerden seçilmediğini, müsteşar gibi tarzı olduklarını dolayısıyla Büyükşehir belediye başkanının da görevinin belediye hizmetleri olduğunu, teşkilatın tek patronunun il başkanı olduğunu ifade etti.

Kısacası Büyükakın polemik yaratacak, bize malzeme olacak tek bir cümle etmedi.

***

Bir Büyükakın’ı bir de Karaosmanoğlu’nu düşündüm.

Karaosmanoğlu bayılırdı patronluk yapmaya, siyasi oyun kurmaya.

Ama bunların hiçbirini Büyükakın’da göremedim.

Parti terbiyesini, disiplini ve etiği çok önemsiyor.

Oysa AKP Büyükakın’ın kaldığı noktadan çok daha farklı yere çekildi.

Kol kırılır yen içinde kalır anlayışı AKP’de tarih olalı epey zaman oldu.

***

Bana kalırsa AKP’de bir başıboşluk var.

Ve bu başıboşlukta partinin savrulmaması için Büyükakın’ın harekete geçmesi gerekiyor.

Mesela bir Sibel Gönül vakası var, değil mi?

Bağıra bağıra il başkanlığına koşuyor.

Belki Büyükakın açısından ismin bir önemi yok ama ya teşkilat…?

Teşkilat adeta kaynıyor, tutanın elinde kalacak gibi duruyor.

İşte tam da bu noktada Büyükakın’ın inisiyatif alması gerekiyor.

Çünkü AKP’de normal şeyler yaşanmıyor.

***
Büyükşehir belediyesine üç kez gittim demiştim ya, onlardan biri yine Büyükakın’a yaptığımız ziyaretti.

O zamanlar genel sekreterdi. Bir haber için aramıştı ve konuşmanın sonunda kahveye davet etmişti.

Nezaketen söylemişti belki de ama denemek istemiştim.

Birkaç zaman sonra arayıp randevu istedim, aynı gün buyur etti.

Büyükakın bizi belediyede ağırladığında gazete ile belediye arasında tek bir iletişim dahi yoktu.

Bunu bilmesine rağmen gocunmadı, bizi ağırladı.

Daha o zamanlardan farklı olduğunu hissettirmişti.

Hala da aynı farkı koruduğunu görmek hem kent hem de basın adına umut verici.

***

Büyükakın eleştiri kültürünü özümsemiş biri.

Yalan, iftira, hakaret boyutuna varmadığı sürece farklılıkları zenginlik olarak görüyor.

Eski yönetimdekilerin anlayışıyla hareket etmiyor.

Bilakis, muhalif basının hitap ettiği kitleye sesini duyurmanın önemli olduğunu biliyor.

Kısa süreli sohbetimizde insanın ufkunu açan şeyler dinledik.

Baktık ki Büyükakın’da popülizm yok, malzeme yok, hiç olmazsa biraz daha yakından tanımaya çalışalım dedik, daha çok onu dinledik.

Güzel bir sohbet oldu. Söylediği her sözü beynime not aldım.

Dilerim o sözlerin hiçbirini çeyiz sandığımızdan çıkarıp hatırlatmak zorunda kalmayız.

Büyükakın’a bir kez daha görevinde başarılar dileriz.

-------------------------------------
 

GÜNÜN SÖZÜ:

“Bazı insanlara geç kalırsınız. Sizden önce uğrayan kişi, bütün güzellikleri yok etmiştir.

Siz; yanlış zamanda, yanlış yerde olan o talihsizsiniz…”


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İzmitli 2019-05-05 11:12:11

Eğer İzmitli birisi ile başkanı olmaz ise izmit bundan böyle CHP'li de kalır ak partililer de böyle birbirlerini yerler bu şehirde Rizeli Trabzonlu Gümüşhaneli insanlarda var bu hatırlatmadır

Avatar
Partili 2019-05-05 01:56:48

mahmut başkanı nasıl ayak oyununa getirildiğini bilenler sustu. Hala susuyorlar çünkü parti içindeki bazı güç odaklarının (mahmut başkan gibi nice kişileri çeşitli sebeplerle karalayıp saf dışı bırakanlar) hedefine girmek istemiyorlar. Belli ki abdullah başkanı da bezdirmişler hayırlı olsun ne diyelim

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328