banner1046
banner1117

Toprakları kanla yoğrulan bu ülkede en şerefli mertebedir şehitlik.

İçinde vatan sevdası olan her insan şehitliğin değerini de saygınlığını da iyi bilir.

Bu yüzden vatan için bedel ödeyen şehitlerimize olduğu gibi şehit yakınlarına da ayrı hürmet gösteririz.

Ama bazen öyle şeyler oluyor ki insan neresinden tutacağını şaşırıyor.

Bu yazıda anlatacağım olayın ardından ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

***
Dün ve bugün bazı gazetelerde bir haber yer aldı.

İddia odur ki, Kocaeli Devlet Hastanesinde Baş şoför, tedavi olmak için hastaneye gelen bir şehit yakını ile tartışıyor.

O şehit yakını da durumu kardeşine anlatıyor.

Kardeşi o öfkeyle hastaneye yani şoförlerin olduğu bölüme gidiyor.

İkili arasında tartışma çıkıyor.

“O bir şehit kardeşi, sizin onu koruyup sahip çıkmanız gerekirken neden böyle yapıyorsunuz” diyor.

Bunun üzerine hastanenin baş şoförü, “Banane, benim için mi şehit oldu. 20 yıl olmuş şehit olalı” diyerek adama saldırıyor.

Bunun üzerine şehit yakınının kardeşi olan kişi baş şoför hakkında suç duyurusunda bulunuyor.

Yetmiyor, İl Sağlık Müdürü Şenol Ergüney de olayla ilgili soruşturma başlatıyor.

***
Basına servis edilen haber aynen bu şekildeydi.

İsimler kodlanmış, duygu sömürüsünün dibine vurulmuş.

Şimdi böyle bakıldığında hepinizin gidip o baş şoföre kafa atasınız geldi değil mi?

Ama o iş öyle o kadar basit değil maalesef.

Bu ülkede her şeyin suyunu çıkaranlar olduğu gibi şehit yakını olmanın da suyunu çıkaranlar var.

Vatan millet uğruna bedel ödeyip kara toprağa gömülenlerin ardından bu zaafı kullananlar var.

Buradan sonra anlatacaklarımı dikkatle okumanızı öneriyorum.

Çünkü dünden beri konuyla ilgili hastane çevresinden arayan soran bitmedi.

Yaşanan bu olay hastanede herkesin dilinde.

Gidin, koridorlarda önünüze gelen bir görevliyi çevirin ne yaşandıysa size anlatsın.

Ağzınız açık kalırsınız.

Şimdi olayı bir de benden dinleyin.

***

Bundan birkaç gün önce Kocaeli Devlet Hastanesinde kurban bayramı nöbeti konusunda şoförler arasında bir toplantı yapılıyor.

Toplantıda hastanenin sorumlu müdürünün de var olduğu söyleniyor.

Bu sırada hastanenin baş şoförü ile şehit yakını olduğu söylenen şahıs arasında nöbet yüzünden tartışma çıkıyor.

Buraya dikkatinizi çekeyim.

Şehit yakını, öyle servis edilen haberdeki gibi hastaneye tedavi için falan gelmemiş.

Bizzat o da kadrolu personel yani o da kaç yıldır şoför olarak çalışıyor.

Toplam 10 şoför var, nöbet dağılımı yapılacakken diğer şoförler şehit yakını şoförün hiç nöbet tutmadığını hatırlatıp, ona da nöbet yazılmasını istiyor.

Anlatılanlara göre bu şahıs 3 yıldır nöbet falan tutmuyor.

Gelen tepkiler üzerine “Ben iş yapıyorum, para kazanıyorum, ben rapor alacağım” deyip işin içinden sıyrılıyor.

Geçen sene de rapor almış, bu sene de aynısını yapmak istemiş.

“Ne yapalım” diye müdüre soruyorlar, o da “sıralamaya göre yazın” diyor.

***
Bu olayın gerginliği sürerken yalnızca şoförlerin girdiği odada içinde evrakların da bulunduğu kilitli dolaptan 30 adet N95 maskesinin çalındığı görülüyor.

Baş şoför hemen durumu müdür yardımcısına bildiriyor.

“Bu hırsızlığı kim yaptıysa şerefsizdir” diyerek tepkisini dile getiriyor, konu orada kalıyor.

Derken, o gün mesai saatinin bitiminde baş şoför bir başka şoför arkadaşıyla çalışmaya devam ederken odaya şehit yakını olan şoförün kardeşi giriyor.

Selam sabahın ardından diyalog başlıyor.

Bu şahıs “Sen benim ağabeyime nasıl şerefsiz dersin, nasıl ağabeyimin ekmeğiyle oynarsın, seni dağa kaldırırım, hadım ederim” diye yakasında tutuyor.

Öyle ki hırsızlık olayında kullanılan “şerefsiz” ifadesini üzerine alınıyor.

***

O sırada odada bulunan diğer şoförlerden biri araya girmek istiyor.

Ancak şehit yakını şoförün kardeşi, araya giren şoföre kafa atıp dudağını patlatıyor.

Tam o anda yan odada tartışma seslerini duyan sağlık memuru odaya giriyor, kafa atma olayını görüyor.

Hemşirelerden biri derhal beyaz kod veriyor.

Sonra da olay gazetelere yazının baş kısımda yer aldığı gibi, bambaşka bir şekilde servis ediliyor.

***

Şehitlikle alakalı ortada tek bir cümle dahi yokken konu çarpıtılıyor da çarpıtılıyor.

Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi aslında konuyu çok iyi biliyor.

Keza hastane müdürü de öyle.

Şehit yakınıyım diyerek her istediğini yapma özgürlüğünü kendinde gören bu şahsın ilk vukuatının bu olmadığını bilecek kadar kendisini tanıyorlar.

İddialara göre şahıs hakkında tam dört tane şikayet dilekçesi daha var ama başhekimlik hiçbirini işleme koymuyor.

Söyler misiniz, bu adam şehit yakını diye mi bu kadar ayrıcalıklı yoksa yukarıdan birinden torpilli diye mi?

Şehit yakını olsa ne olur?

Hayatını beleş idame ettirecek diye bir kaide mi var?

Kimsenin sırtına binip gezmeye, emek hırsızlığı yapmaya hakkı yok.

Bu ülkede binlerce şehit yakını var.

Kiminin elektriği kesiliyor kimi kirasını ödeyemediği için evinden atılıyor ama hiçbiri arsızlık yapmıyor.

Diğer taraftan Gazilerimize yapılan muameleleri de görüyoruz.

O zaman bu şahsa bu iltimas niye?

***

Bunlar yaşanmamış bir şeyi yaşanmış gibi anlatarak iftira atma cesaretini kimden alıyor?

Üstelik hastane yetkilileri konuya vakıf iken…

Açıklayın bilelim.

Bu adamı kim, hangi sebeple kolluyor?

Sizin bu anlamsız tavrınız yüzünden belki de masum bir insan işinden olacak.

Paçası tutuşmuş gibi işlem başlatanları görünce bunun olması sürpriz gelmiyor.

***

Şimdi diyecekler ki olay öyle değil, böyle.

Demesi kolay…

Ben de diyorum ki o kadar insan yalan mı söylüyor?

Nerede vicdanınız, nerede adaletiniz?

Yalansa ispatlayın da görelim…!

BAKAN KURUM’A

AYIP ETTİLER

Gazetecilik muhalif olmaktır derler.

Bu ruhu taşıdığıma inanırım.

Sıradan, dümdüz, hiçbir amacı olmayan haberler bana tat vermez.

Fotoğrafa hep eleştirel bakmaya çalışırım.

Ama bunu yaparken bir tarafın candaşı bir tarafın düşmanı olmamaya çalışırım.

Herkesin sevdiği biri olmayı değil, herkesin takdir ettiği gazete yapmaya çabalarım.

İşte, tam da bu yüzden Gazete Barış hala kentte haberlerine saygı duyulan, güven veren kurumların başında gelir.

Bu girizgahı niye yaptım?

Çünkü şimdi söyleyeceklerim, bugün kentte yaratılmak istenen havanın tam aksine olacak.

Neden mi?

Bana göre ortada haksız, saçma sapan bir durum var da ondan!

Konuya gireyim…

Efendim, takip ettiğiniz gibi bugün şehrimize Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum geldi.

Büyükşehir ile 11 ilçe belediye başkanıyla kentteki yatırımlarla alakalı bir toplantı yaptı.

Bu toplantıya bakanlık, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’i davet etmedi.

Buna sebep olarak da Başkan Hürriyet ve ekibiyle yakın zaman önce Bakanlık makamında İzmit’i masaya yatırdıklarını söylediler.

Ama bir insanın adı çıkacağına canı çıksın.

Vay sen misin davet etmeyen diyerek CHP veryansın etti.

Yapmayın arkadaşlar, yapmayın!

Bu muhalefet değil!

Biraz sağduyulu olamaz mısınız?

Biliyorsunuz İzmit Cedit mahallesi kentsel dönüşüm projesi konusu kaç yıldır kangren olmuş bekliyordu.

Adaylığı döneminde Başkan Hürriyet o insanlara sorunu çözeceğine söz verdi.

Allah için elinden gelen gayreti de gösterdi ama olmadı.

İlçe belediyesinin bütçesi ve kapasitesi projenin altından kalkmaya yetmiyordu.

Hürriyet müteahhitlere dahi çalışma yaptırdı ancak yine olmadı.

Olmayacağına kanaat getirince de siyaseti bir kenara bırakıp Çevre Bakanı Murat Kurum ile görüşmeye çabaladı.

Randevu alamadığını söyledi, Büyükakın’dan yardım rica etti, o da yardımcı oldu ve randevu alındı.

İkisi de en ufak bir ego yapmadan düştüler Ankara yollarına ve Bakan Beyin masasına oturdular.

Üstelik Fatma Kaplan Hürriyet ekibini de beraberinde götürdü.

Cedit’i neden devretmek istediğini sebepleriyle anlattı.

Bakan Kurum, makamının disipliniyle projeyi bakanlığın üstleneceğini söyledi.

Hürriyet de buna karşı o mahallede belediyeye ait yerleri bedelsiz kullanıma bırakacaklarını, her türlü desteğe hazır olduklarını ifade etti.

Yani o görüşme bir AKP-CHP arasında değil de Bakan-Belediye Başkanı ciddiyetinde geçti ve neticeye kavuştu.

Gerek Büyükakın gerekse Hürriyet insanların mağduriyetini önceledikleri için Cedit konusunu siyasi malzeme yapmayacaklarının sözünü verdi.

Ertesi gün Hürriyet o insanların ayağına giderek projeyi neden devrettiklerini kendi ağzından açıkladı.

Kafalarında soru işareti kalmaması için uğraştı.

O zaman da bu durumu yine bu köşeden takdir ettiğimi beyan etmiştim.

Hala aynı yerdeyim.

İktidarla muhalefetin ortaklaşamadığından gem vuranlar bu olayın çözüme kavuşmasını sağlayanları takdir etmesin ancak haksızlık da etmesin.

Fatma Kaplan Hürriyet’in muhalefet partili bir belediye başkanı olarak Bakan Kurum’un masasında oturması, toplantı yapması, İzmit’i konuşması ve en önemlisi netice alması çok önemli bir şeydir.

Bugün gelinen noktada Bakam Kurum ilimize geldiğinde Hürriyet’i yok saydı diyenlerin vicdan terazisine bakmalarını öneriyorum.

Merak ediyorum. Hürriyet’i Bakan Kurum’la özel görüştüren Büyükakın ilçe belediye başkanlarından tepki almış mıdır?

Bugün Bakan Kurum’un karşısında birkaç cümlenin dışında konu mankeni gibi oturdukları için kızmışlar mıdır?

Ben olsam kızardım, kıskanırdım, tepki verirdim.

Öyle ya, her birinin Bakam Kurum’dan ilçeleri adına talepleri var.

Ama özel bir görüşme yapmadılar veya Hürriyet özel görüştü diye ardından yaygara koparmadılar.

Gayet seviyeli ve olgun davrandılar.

Kapalı kapılar ardında bunun sitemini yapmışlar mıdır bilmem ama bugün CHP’nin yaptığı nezaketsizliği yapmadılar.

Diğer taraftan Bakan Murat Kurum’un söylemlerine bakıyorum.

Cedit mahallesi kentsel dönüşümüyle alakalı olarak projeyi devralmalarına rağmen yani iş bittiği halde bundan siyaset devşirmedi.

Açıkçası bunu beklemiyordum. Yapsaydı şaşırmazdım ama yapmadı.

Onun yerinde Cedit ile ilgili açıklamasında ilçe belediyelerinin bu tür büyük kentsel dönüşüm projelerinin altından kalkmasının imkanlar dahilinde olmadığını ifade ederek Hürriyet’i rahatlattı.

Şimdi tüm bunları yok sayıpta o toplantıya Hürriyet davet edilmedi demek bana çok etik gelmiyor.

Eğer bir Ankara yolculuğu gerçekleşmeseydi CHP’nin isyanını haklı görebilirdik ama bu şartlarda ben haklılık payı göremiyorum.

Ki, Ankara ziyaretiyle Bakanın gelişi arasında aylar yıllar geçmiş de değil.

Yanılıyorsunuz diyenler olacaktır, olsun…

Eğer biraz bu işten anlıyorsam benim siyasi okumam budur.

Aynı zamanda etik olarak söylenmesi gereken de budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hastane Personeli 2020-07-01 16:39:46

Ben yıllardır bu hastanede çalışıyorum ikisini de çok iyi tanıyorum. Şehit yakınıyım diye geçinen vatandaş, hastanede uyumsuz biridir. Çalıştığı arkadaşları onunla konuşmamaktadır. Nöbet konusunda da hiçbir eşitsizlik yoktur. Baş şöförümüz nöbet konusunda da ona hiçbir haksızlık yapmamıştır. Konuşmadığı halde asla hakkı yenmemiştir. Nöbet listeleri idarenin onayından geçerek uygulamaya sokuluyor. Bu vatandaş şehit yakınıyım diye şehitliği kullanarak iftira atmaktadır. İlahi adalet yerini bulur.

Avatar
Bu şoförleri en iyi tanıyan personelden biriyim 2020-07-01 16:33:24

Diyorum ki sorumlular mesai yapamaz nöbet tutamaz diye bir kayde mi var Bu şoförler arasındaki mesele de ise böyle medyada yaygara koparmaya gerek yok adam gibi gidersin personel servisinden mutemetlikten şimdiye kadar ki çalışma listelerini çıkarırsın kime fazla mesai yazılmış kime adaletsizlik yapılmış ortaya koyarsın hakkını ararsın edebinizle oturmasını bilin basın da medyada yaygara yapmayın hakkınızı hukuki mercilerde arayın şehitlik mertebesin arkasına sığınmayım

Avatar
Bu şoförleri en iyi tanıyan personelden biriyim 2020-07-01 16:30:32

Diyorum ki sorumlular mesai yapamaz nöbet tutamaz diye bir kayde mi var Bu şoförler arasındaki mesele de ise böyle medyada yaygara koparmaya gerek yok adam gibi gidersin personel servisinden mutemetlikten şimdiye kadar ki çalışma listelerini çıkarırsın kime fazla mesai yazılmış kime adaletsizlik yapılmış ortaya koyarsın hakkını ararsın edebinizle oturmasını bilin basın da medyada yaygara yapmayın hakkınızı hukuki mercilerde arayın şehitlik mertebesin arkasına sığınmayım

Avatar
Nisa 2020-07-01 14:58:06

Bu tip insanlar şehit yakınıyız diyerek şehitlik mertebesini kullanarak kendilerini haklı konuma sokmak istiyorlar. Ortada darp edilen bir memur var. Devletin makamında dışardan bir insanın gelip memuru darp etmesi ne demektir?! Elinizi vicdanınıza koyun. Bu konunun çok iyi araştırılıp sonuçlanmasını bekliyoruz. Kimse şehitlerin adını kullanarak her istediğini yapamaz. İftira atmak kadar da kötü bir şey yoktur.. Umarım bu mevzu en adaletli şekilde sonuçlanır.

Avatar
Sedat 2020-06-30 16:56:31

Ilk oncelikle sizin gibi bi gazeteciye hic yakıştıramadım belli ki tarafsiniz karsinizda ne olursa olsun sehit abisi ve kardesi var bu vatan icin canini vermis bi can var gazetececi olacaksiniz tarafsiz gazeteci olmanizi tavsiye ederim bassofore gelince kendini ne zannediyor ayni sekilde ailesinden sehit olan biri olsa ayni hakaret ona yapılmış olsa acaba kendisi napar yaziklar olsun sehit yakinina uzanan eller kırılsın bu konuda haklilik haksizlik aranmaz o bas soforun isten acilen uzaklastirilmasini istiyorum gerekli merciler sesimi duyar insAllah

Avatar
Şehit Yakını Memurlar... 2020-06-29 20:25:25

Bazıları Şehit yakını olduğunu hiç aklından çıkarmadan canını dişine takar (azınlık) ancak çoğu bunun sadece işe girişte ailesine ödenen vatan borcu değil emekliliğe kadar kendine imtiyaz olarak görür (çoğu) Şehidin kemiklerini sızlatır.

Avatar
Personel 2020-06-29 17:04:28

Personel adlı arkadaş baş şöförün son yıllardakı nöbet lıstesıne bır bakılsın bence hafta içleri sekız beş hafta sonlaro kendıne nöbet. Bu ağalık paşalık nerdeb gelıyor bırılerıde işine çomak sokunca uyumsuz oluyor. Allah var yukarda bırılerını karalarken elınızı vıcdanınıza koyun. Baş şöförle şehit kaydeşi yıllarca aynı şehır içi otobusunde ek iş yapıyordu ne olduda düşman oldular. Şehıt kardeşını başka hastanelere geçıcı gorevle yolladılar yıllardır herkez susuyor ekmek davası dıye demekkı artık canlarına tak etti. Bence sağlık il müdürlüğü son yılların nöbet listelerını çıkarsın. Kımse suösuz deyıldır. Adelet terazısını eşit tutun. Herkezın evladı var kımsenın hakkını yemeyın yorum yaparken elınızı vıcdanınıza koyun.

Avatar
Yakup 2020-06-28 23:28:43

Hastane yönetimi yıllardır bilmiş oldu bunlar arasındaki sorunları savsaklamasaydı vaktinde müdahale etseydi iş bu aşamaya gelmezdi Ek iş yaptığını bile bile alınan raporlara göz yumdular Ve bahse geçen kişi şımartılmış oldu adaletli davransalardı arkadaşlarıyla uzlaşması gerektiğini ve de yönetimin atanmış olduğu Baş şoföre ve verdiği talimatlara uygun ve uyumlu çalışması gerektiğini uygun bir şekilde kabul ettirseler de aralarında böyle SORUNLAR da olmazdı.Bu şahıs haberde geçmiş olduğu üzere böyle bir komplo düzenlemeye ihtiyaç da duymazdı cesaret de edemezdi.Bizim hastanemizin adıda basında böyle kötü bir şekilde yer almazdı.

Avatar
Personel 2020-06-28 08:34:38

Şehit yakını olan arkadaş oranın uyumsuz personelidir,aralarında çıkan kavgada baş şöförün suçu yoktur,emekli olan süleyman abi olacaktıki onu.......

Avatar
Salter 2020-06-27 15:27:47

Sayın Hürriyet'in bu toplantıya çağrılmaması abesle uğraşıdır. Hiçbir mazereti yoktur. Bu siyasi okumanız ile maalesef sınıfta kalırsınız.

Avatar
Ersoy Kandemir 2020-06-27 13:52:31

Şimdi Kocaeli gibi bir şehirde sağlık idari teşkilatları cemaatçilerle yıllardır şekillendirilirken,liyakatsiz idareciler yıllardır geçici görevlendirmelerde usulsüzlükler yaparken partizanca hareket ederlerken ,hakkında dünya kadar soruşturma ve dava açılan kişi başhekimlik yaparken başhekim yardımcısına yaptığı terbiyesizlik de dahil dünya kadar sıkıntı yaratmasına rağmen ağzını açmayan dönemin kamu hastaneler birliği başkanı olan kişi ve yardımcıları ağzını açmış mı yok,Kocaeli’deki idari hataların çoğunun sebebiyatı bana göre Akpden 2 milmetvikilinin yanlış idareciler olduklarını gördükleri halde bu kişilerin arkasında durmaya devam etmesindir,hepsine lafım Kocaeli’yi rezil ettiklerine inanmıyorlarsa Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanının bu ili kovitte sürekli ilk 5 ilde neden andıklarını düşünmeleri ve benim kendi adamları da dahil kendilerine iddia ettiğim konuları birkez daha düşünmeleridir,Fikri Işık ve İlyas Şekeri birkez daha sağlık konusunda idarecilerin hukuksuzlukları ve liyakatsizlikleri konusunda uyarıyorum,bir de eski milletvekili var her hafta yanına gelen sağlıkçıların amacı ne bir açıklasın isterim!

Avatar
Hüseyin soykan 2020-06-27 13:24:53

Başkan,Hürriyet bütçe olarak yeterli olmadığından projeden çekilmiştir.
Bütçenin yetersizliği Hürriyetin değil
Büyükşehirin ve önceki başkanların suçudur.
Bütçe yetersizliği ve projeyi üstlenme İzmit belediye başkanını toplantıya çağırmama,hem abesle iştigal hemde politiktir.

Avatar
Allahın adeleti şaşmaz 2020-06-27 12:54:59

Allahın adeleti şaşmaz. Herşeyi herkez görecek.şehıtler ölmez vatan bölünmez. Şehitlere ve onların Ailesıne saygısı olmayan kişilıkler bu toprakşarda ve büyük türkiye devletınde barınamaz. Herkez haddını bılecek.

Avatar
Davut 2020-06-27 12:28:28

Yazinizi tikkatlice okudum.Gercekden arasdirmaci tikkatli ve ayni zamanda ataletli bir kazedeci oldugunuza kanaatim tam. Bu sagsin SEHITLIK Sifadini yillartir kullanib calisanlarin hakkini yiyor
Bunu YONETICILER dahil butun calisanlar bilmekdedir. Sonuc sizinde ifade eddiginiz gibi ayni dehisen birsey yok.IYIKI SIZIN GIBI KAZETECILER SAYGILARIMLA

Avatar
Anlayan 2020-06-27 11:22:24

idarecilik yapmayan anlayamaz. Bu 657 dedigin oyle bisey ki alenen sabit suc olmadigi surece bisey yapilamiyor malesef. Uyari kinama o kadar

Avatar
Yılmaz Güleç 2020-06-26 21:05:01

Liyakatın ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkmış. İki personel arasında sorun varsa ... yıllardır bildikleri halde halledemeyen beceriksiz Basiretsiz yöneticiler bu gün de halen o koltukları işgal ediyorlar.
Asıl bu idareciler kimden torpilli... Eminim birilerinin salla başını al maaşını memurları bunlar...
Ağzınıza sağlık . Duruşunuzu hicbir zaman bozmamanız dileğiyle....
"Herşey iyi olacak"

Avatar
Yılmaz Güleç 2020-06-26 21:04:19

Liyakatın ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkmış. İki personel arasında sorun varsa ... yıllardır bildikleri halde halledemeyen beceriksiz Basiretsiz yöneticiler bu gün de halen o koltukları işgal ediyorlar.
Asıl bu idareciler kimden torpilli... Eminim birilerinin salla başını al maaşını memurları bunlar...
Ağzınıza sağlık . Duruşunuzu hicbir zaman bozmamanız dileğiyle....
"Herşey daha iyi olacak"

banner1048

banner354

banner599

banner820