banner1046
banner1117

AKP Kocaeli’de ilçe kongrelerini yaptı.

Yapılan kongrelerde çok büyük olmasa da bazı sıkıntılar yaşandı.

Beş ilçede başkan değişti.

Problemli görülen ilçelerden biri olan Darıca’da sulh sağlandı.

Problemsiz gözüken Dilovası’nda ise beklenmedik sorunlar oldu.

Dilovası ilçe başkanı Osman Akbulut üç dönemin ardından başkanlığı İlhan Yıldırım’a devretti.

Daha öncesinde o da İlhan Yıldırım’dan bayrağı teslim almıştı.

Aradan geçen 7-8 yılın ardından yapılan bu trampa başta Cemil Yaman olmak üzere Dilovası teşkilatında rahatsızlık yarattı.

Hatırlanacağı gibi Cemil Yaman Dilovası eski belediye başkanlarındandı.

Yaman bir sonraki yerel seçimlerde aday gösterilmeyip yerine Ali Toltar başkan olmuştu.

Yaman kendisinin aday yapılmayışının sorumlusu olarak dönemin ilçe başkanı İlhan Yıldırım’ı bellemişti.

Yani içten içe bir düşmanlık besliyordu.

Gel zaman git zaman, 2015 yılında 7 Haziran genel seçimleri yapıldı.

AKP’nin Kocaeli Milletvekili listesinde denge olacak Kürt bir isim bulunmuyordu.

Bu nedenle AKP tüm Türkiye’de olduğu gibi Kocaeli’de epey düşüş yaşadı.

En düşük oy çıkan ilçelerden biri de Dilovası idi.

Derken aynı sene 1 Kasım seçimlerine gelindi.

Hatalardan ders çıkaran AKP, bu kez milletvekili listelerinde değişikliğe gitti.

Gebze bölgesinde ilçe başkanlığından milletvekilliğine seçilen Cemalettin Kaflı’nın yerine,

Kürt seçmenin gönlünü kazanmak adına Ağrılı Cemil Yaman getirildi.

Böylece 7 Haziran’da Dilovası’nda AKP’nin oyu yüzde 40.1iken,

1 Kasım’da bu oy yüzde 55.7’ye kadar yükseldi.

Haliyle Cemil Yaman’ın havasından geçilmedi.

Yaman tam eski defterleri kapatacakken bu kez karşısına yine İlhan Yıldırım çıktı.

Belediye başkan adayı olmasının önündeki tek engel olarak gördüğü Yıldırım’ın,

Sürpriz bir kararla Dilovası ilçe başkanlığına getirilmesi Cemil Yaman’ın kimyasını bozdu.

Onun gönlü Osman Akbulut’tan yanaydı ama üç dönem kuralı işlemişti.

Hal buyken Mehmet Ellibeş’in yönetim kurulunda yer alan Yıldırım ilçe başkanı oldu.

Cemil Yaman o dakikadan beri dikiş tutmuyor.

Mehmet Ellibeş ile sırf bu nedenden dolayı aralarının açıldığı konuşuluyor.

Bunun yanı sıra Yaman’ın Yıldırım’ın yönetim kurulu listesine müdahale etmesine izin verilmemesi ateşi körüklüyor.

Yıldırım bambaşka isimlerle ilçe başkanlığında yola devam derken,

Cemil Yaman bu duruma tepkisini kendi ilçesinin yani Dilovası’nın kongresine katılmayarak gösteriyor.

Sizin anlayacağınız Dilovası ilçesinde AKP, Cemil Yaman’ı oyunun dışına itti.

Bundan sonra Dilovası’nda siyaset nasıl seyreder bilinmez.

Ama bilinen bir şey varsa o da Cemil Yaman ile il başkanı Mehmet Ellibeş’in arası bu konu yüzünden baya açılmış.

Bakalım önümüzdeki süreçte Dilovası’nda siyaset nasıl gelişecek?

------------------------------------------------------------

SİZDEN ÖĞRENECEK DEĞİLİM!

Kimseye gazetecilik dersi verecek değilim.

Ama kimseden de gazetecilik dersi alacak değilim.

Herkesin kendine göre bir tarzı, bir gazetecilik refleksi var.

Oldum olası sıradan, dümdüz, hiçbir ilgi çeken yanı olmayan habercilik tarzını benimsemedim.

Katıldığım basın toplantılarında tepki çekmek pahasına varsa aklıma takılan bir şey, sormaktan geri durmadım.

Aslında bu konuda konuşmayacaktım.

Ama bakıyorum da meslekte en son konuşması gerekenler (onlar kendilerini bilir, arkadaşlar üzerine alınmasın) arkamdan atıp tutmaya başlamış.

***

Konu: Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yürüyüş yolu ile alakalı yaptığı lansman toplantısı.

Evet, bana göre muazzam bir proje.

Basın mensuplarının çoğu da aynı görüşte.

Eksikleri fazlaları tartışmaya açık olsa da genel itibariyle ortaya güzel bir iş çıkacak gibi.

İşte, o yolun proje toplantısında ilginç şeyler yaşandı.

Başkan Büyükakın ve proje mimarı sunumu bitirdikten sonra

Soru cevap kısmına geçildi.

Çok ciddi bir ortam vardı.

Ortam ciddi olunca genellikle sorular da ana gündem maddesi olan “Yürüyüş yolu” ile sınırlı kaldı.

Arkadaşlarımızın soruları sayesinde kafamızda projeyle ilgili her soruya cevap bulduk.

Ama benim aklımın bir köşesinde hep son iki gündür Büyükakın’ın evinin önündeki çöp konteynerinden bir vatandaşın ekmek topladığı iddia olunan o fotoğraf vardı.

***

CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı ortaya bir fotoğraf atmış ve Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın’ı “Mutlu şehir” vizyonundan eleştirmişti.

Yoksullukla mücadelede eksiklere vurgu yapmıştı.

Konu ulusal boyuta kadar taşınmıştı.

Bir CHP’den bir AKP’den açıklamalar art arda geliyor, polemiğin dibine vuruluyordu.

Fakat konunun asıl muhatabı Büyükakın olmasına rağmen onun yapılan isnatla ilgili ne düşündüğünü bir türlü öğrenememiştik.

***

Basın toplantısında mikrofonu eline alan her arkadaşımla ilgili “İşte şimdi o soru geliyor” diye düşündüm.

O soru şimdi sorulmayacaksa ne zaman sorulacaktı.

Ama sanırım toplantının ciddiyetinden, proje odaklı olmasından kaynaklı olsa gerek; gündem dışı soru soran çıkmadı.

Bunun üzerine söz alıp başkana iki soru yönelttim.

-Birincisi; ‘Yürüyüş yolu CHP’li belediye döneminde yapıldı. Sonra AKP iktidara geldi.

‘15 yıl boyunca her Allahın günü yolla ilgili farklı sorunları yazmamıza, şikayetler olmasına rağmen köklü bir düzenleme yapılmadı.

Şimdi yolla ilgili vizyon bir projeyle karşımızdasınız.

Şayet İzmit’i kaybetmeseydiniz yürüyüş yolu aklınıza gelir miydi?’ mealinde bir soru yönelttim.

***

Büyükakın biraz bozuldu biraz da sinirlendi.

“Sizden de böyle bir soru beklenirdi” diyerek sorudan hoşnut olmadığını gösterdi, ufaktan fırçaladı.

Yapacak bir şey yok.

‘İyi ki sordunuz, ne iyi ettiniz’ demesini beklemiyordum.

Bunu göze alarak sordum zaten.

Alışık olmadıkları bir tarz bizimkisi.

Sonra soruya odaklanıp bir güzel cevap verdi.

İzmit ile Büyükşehrin kıyaslanmasının doğru olmadığını söyledi.

“Benim 12 ilçemden biridir İzmit, ama ısrarla bizi bir polemiğe sokma peşindesiniz” kabilinden sözlerle devam etti.

Ayrıntıları okudunuz.

Bunun üzerine ikinci soruya müsaade var mı diyerek sorumu sordum.

“CHP il başkanının sizin evinizin önündeki çöp konteynerinden ekmek toplayan vatandaşla ilgili söylediklerine ne diyorsunuz” şeklinde bir soruydu.

Büyükakın’ın cevabı malumunuz.

“Çöpten ekmek toplayan o vatandaşı bulamıyorsam bana yazıklar olsun.

Muhalefet bundan siyaset yapıyorsa ona da yazıklar olsun” şeklinde son derece çarpıcı bir cevap verdi.

Kaç gündür hala bu sözler gündemdeki yerini koruyor.

***
Gelelim bizim tarafa…

Bazı meslektaş demeye erineceğim kişiler, benim toplantıyı provoke ettiğimi,

O sorunun yerinin orası olmadığını, hatta daha hakaretvari cümleleri aralarında konuşmuş.

Pardon ama ne zaman soracaktım, onu da deseydiler iyiydi.

Efendim neymiş, projeye gölge düşmüş, ikinci plana itilmiş.

Yazmayın o zaman kardeşim!

Ne diye koşa koşa gidip soruların cevaplarını manşetinize taşıdınız?

Büyükakın’dan daha mı çok düşünüyorsunuz projenin itibarını?

İstese cevap vermezdi, bu sorunun yeri burası değil der geçerdi.

Ama siz de biliyorsunuz ki o soru tam da orada sorulurdu, sorulmalıydı.

Türkiye’ye mal olmuş bir konuda başkan hazır karşımızda bizden soru  alıyorken neden susayım?

Bu kadar mı köreldiniz?

Nedir bu kraldan çok kralcılığınız anlamadım gitti.

***

Evet, fırça da yedim az buçuk.

Umurum mu, hiç değil! Bugün olsa yine sorarım.

Gazeteci aklındakini sormalı, alacağı tepkiye hazır olmalı.

Başkan bana kızar mı, bir daha toplantılara çağırmaz mı diye hesap yapmamalı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bile gündem dışı sorulara açıkken

Büyükakın’a ben niye istediğim soruyu soramayayım?

Yürüyüş yoluysa haber, en ayrıntılı biçimde yazdık.

Ama bu da önemliydi. Hatta daha uç bir şey söyleyeyim.

Sorular sayesinde proje daha çok öne çıktı, kraldan çok kralcılar boşuna üzülmesin.

***

Şu bir gerçek ki, insanın aklındakini sormak gibisi yok.

O kızar, bu sevinir, şu tedirgin olur, yok!

Özgürlük, rahatlık böyle bir şey.

Bir sözüm de aklından başka şeyler geçiren komple teorisyenlerine…

Yahu abartmayın!

Altı üstü gündemi meşgul eden konuyla ilgili bir soru sorduk.

Önünde arkasında, sağında solunda bir şey aramanıza gerek yok!

Kurguymuş, senaryoymuş ne çok şey biliyorsunuz öyle.

Dervişin fikri neyse zikri de o olur diye boşuna dememişler.

Halbuki biraz olsun gazeteci gözüyle baksanız şak diye anlayacaksınız ya, neyse…

Allah size de tez zamanda akıl fikir ihsan eylesin.

Kafa hep başka çalışınca insan önünü göremez oluyor.

Yazık!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eski ak partili 2020-09-27 09:39:50

55 Chevrolet bırak şu kıroyu sen lazsın o kıro

Avatar
Ersoy Kandemir 2020-09-26 19:48:54

İsteyen istediği yerde sorusunu sorabilir,mesela ben sizin gazete dahil bazı gazetelere yorum yazıyorum zaman zaman karşılık olarak senin başka işin yok mu kadrolu yorumcu yok git doktorluğunu yap tarzı yazılar yazanlar olur senelerdir nedense hep de ismlerini yazmazlar bu bana göre gocuntunun sesidir,hatırlatmakta yarar görürüm bu ilde benim yorumumu sildirtmek için yazdırmamak İçin telefonların açıldığı dönemlerde olmuştur o vakit de dedim şimdi de diyorum gocunanların ortak özellikleri var,en büyük OBEBLERİ Halkın bilinçlenmesinden duydukları rahatsızlık ve buna fırsat verdiklerine inanan siz gazeteciler işte tam da o yüzden ben KOCAELİDE YEREL MEDYANIN güçlenmesini istiyorum taraf tutmaksızın,anlayanlar da oldu beni anlamayanlar da ama ben bir İzmit Çocuğu olarak ilimizin olması gereken yerlerden çok geride kaldığına inanıyorum bu gocunanların ve ağababalarının kendi çıkarlarını bu milletin çıkarlarının önünde gördükleri ve uyguladıkları usülsüzlükler ve bu ili babalarının çiftliği zannetmeleri yüzünden,kendilerinin HADSİZLİK kelimeleri ile ÖZGÜRLÜK kelimelerinin anlamlarını idrak edemediklerine ve cehaletlerini bu cümlelerle göstermelerine ayrıca mutlu olduğumu da bildiririm.Sevgi ve saygılarımla sayın gazeteci

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820