Kılıçdaroğlu, bu kez AKP’nin gazetesine konuştu: Hodri meydan!
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin 39. Olağan Kurultayı'nın yapıldığı gün AKP’nin gazetesi Sabah gazetesine konuştu
Kurultay davasında mutlak butlan kararı çıkması halinde CHP'nin
başına geçeceği iddia edilen eski CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu kendisini eleştirenlere "Hodri meydan, kuru gürültüye
gerek yok" yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, kurultay günü iktidara yakın Sabah gazetesine konuştu.
"Hodri meydan"
Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek
zorundadır. Bu devlet, yolsuzluğa bulaşan kim varsa makamına ve
konumuna bakmadan, sağ kolu olsa kesip atmak, sol gözü olsa oyup
çıkarmak zorundadır. Hodri meydan! Sahte hesaplarla organize linç
girişimleriyle geri adım atmam. Ben doğruları söyledim; eğer bir
itirazları varsa gerçek kimlikleriyle ortaya çıkıp söylesinler.
Kuru gürültüye gerek yok" dedi.
"Tehditlerden, linçlerden korksaydım defalarca geri adım atardım"
Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:
-Tehditlerden ve linçlerden korkup geri adım atacak bir siyasetçi olsaydım; Artvin Şavşat'ta uzun namlulu silahlarla suikasta uğrayıp kucağımda şehit verdiğimde, Ankara Çubuk'ta şehit cenazesinde bizi diri diri yakmak istediklerinde, önüme kurşun atıldığında ve defalarca kez saldırılara uğradığımda geri adım atardım.
-Yetimin, garip ve gurebanın hakkını savunmak hepimizin olduğu
gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 25.5 milyon oy almış biri
olarak en çok benim görevim. Söylediklerimin kıymeti
anlaşılacaktır. Ahlaki bir sarsıntı var, sosyal medya da bunun bir
yansıması.
"Hakaret edenlerin düştüğü duruma üzülüyorum"
-Siyasetçiler eleştiriye açık olmalı, eleştiriye de tahammül
etmeli. Ben de eleştiriye açığım ama hakaret etmek başka bir durum.
Sosyal medyadaki hakaretleri görünce, kendimden çok hakaret
edenlerin düştüğü duruma üzülüyorum açıkçası. Bana saldıranların
büyük çoğunluğu, partimizin bütünlüğünü bozmak için trol hesaplar
üzerinden çalışan ve karanlık odakların uzantısı hâline gelmiş
çevrelerdir.
"CHP derhal arınmalı"
Çıksınlar, söylediklerimin neresinin yanlış olduğunu millete
açıklasınlar. Hodri meydan! Sahte hesaplarla ve organize linç
girişimleriyle geri adım atmam. Ben doğruları söyledim; eğer bir
itirazları varsa, gerçek kimlikleriyle ortaya çıkıp söylesinler.
Hamasete ve kuru gürültüye gerek yok. Videoda da belirttiğim gibi,
Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet
çarkının müteahhitleri ile anılmaz, bunlarla bir araya gelemez.
Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz, derhal
arınmalı ve yoluna devam etmelidir.
Yolsuzluk ve rüşvet sarmalı zehirlidir. Bu sorunun tek muhatabı da CHP değildir. Yıllarca söyledim; biz hesap vermekten korkmayız ama hesap sormasını da biliriz.
-İktidar, CHP'nin yolsuzluk iddialarının üstüne tabii ki gidebilir ama kendi belediyeleri, bürokratları ve kendisi de bu alanda hesap vermek zorundadır. Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek zorundadır. Bu devlet, yolsuzluğa bulaşan kim varsa makamına ve konumuna bakmadan, sağ kolu olsa kesip atmak, sol gözü olsa oyup çıkarmak zorundadır. Başka türlü millet düze çıkamaz. Videoda da belirttiğim gibi, siyasetçi halka hesap verir, halka hesap sormaz. Hesap vermek her bir CHP'linin namus borcudur.
CHP, hakkında iftira atan kişiler hakkında derhal hem suç duyurusunda bulunmalı hem de iftira davası açmalı. Geçmişte bazı çalışma arkadaşlarım hakkında da yolsuzluk iddiaları olmuştu. Parti içinden iddiaları araştırmak için arkadaşlarımı görevlendirmiştim. O zaman da aynı şeyi söyledim. Aklanıp siyasete dönmeliler.
Şunu açıkça ifade edeyim; bu süreç gündelik siyasetin malzemesi dışında olmalıdır. Bu süreç aynı zamanda devletin güvenlik bürokrasisinin doğrudan içinde olduğu ve yönettiği bir süreçtir. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Her kim bu devletin zararı niyetiyle tek bir adım atmış, her kim bu milletin parasından tek kör kuruş kursağından geçirmiş ise; Allah belasını versin! Milletimiz kimin ne olduğunu biliyor.