Umudunu yitirmiyor “Milletimiz er ya da geç gerçekleri görecek”
Seçimin ardından uzun süredir ara verdiği basın toplantılarına başlayan Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Zafer Mutlu, milletin eninde sonunda gerçeği görüp adaletsizliğe son vereceğini söyledi

Saadet Partisi Kocaeli İl Başkan Zafer Mutlu bugün Saadet Partisi İzmit İlçe Başkanlığında basın toplantısı gerçekleştirdi. Mutlu açıklamalarında şunu söyledi: “Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlarım, sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün, Kurban Bayramı arifesinde sizlerle bir aradayız. İdrak edilecek Kurban Bayramınızı içtenlikle kutluyor, bayramın İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.
"ÜLKEMİZE ÇOK ŞEY KAYBETTİRECEK"
Değerli arkadaşlar; toplumu yapay gündemlerle, yönlendirme
araçları ile kutuplaştıran ve ne yazık ki kin ve nefret söylemi ile
ötekileştiren bir seçim atmosferi yaşadık. Toplumsal huzuru tarumar
eden, kardeşi kardeşe küstüren kutuplaştırıcı dilin ve insafsız
iftiraların hâkim olduğu bir iklimden, hep birlikte barışın ve
kardeşliğin adresi bayram atmosferine geçiyoruz.
Biz ve onlar söylemiyle, terör yakıştırmalarıyla, dini istismara
yönelik hoyratlıklarıyla oy devşirmek, kısa vadede kazandırmış gibi
görünse de, bunun ülkemize çok şey kaybettireceğini hepimizin
bilmesi gerekmektedir.
"EMEKLİ TORUNUNA BAYRAM HARÇLIĞI VEREMEDİ"
Gençlerimizi umutsuz ve karamsar kılan dil ve üslubun, üretilen algı ve manipülasyonların son bulması için Kurban Bayramının vesile kılınması, kırılan gönüllerin tamir edilmesi ve yaraların sarılması gerçekten büyük önem taşımakta, bunun öncülüğü de bu nefret dilini üreten iktidar cenahına düşmektedir. Şu hayat pahalılığı ile bayramları zehir eden, bir emeklinin torununa bayram harçlığı veremediği bir bayram daha hoş gelsin, safalar getirsin!
"ÇOK MAAŞLI BÜROKRATLAR HARİÇ"
Değerli arkadaşlar; huzurlu bir bayram ortamı için hiç şüphesiz, ülkemizdeki ekonomik koşullar da belirleyicidir. Dizginlenemeyen enflasyonla ve piyasalardaki olumsuz ekonomik gelişmelerle, milletimizin geçim zorluğu her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde asgari ücretle çalışanların toplam çalışanlara oranı % 57 iken, bu oranın Avrupa ortalamasının % 9 olması, ülkemizi 21 yıldır yönetenlerin icraat skalasında önemli bir gösterge değeridir. Türkiye'de çok maaşlı, kaymaklı bürokratlar hariç çalışanların tamamı yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. 2 ay önceki güncellemeye göre belirlenen ve her geçen gün biraz daha artmakta olan Yoksulluk rakamı 33.750 TL, açlık rakamı da 10.360 TL iken, açıklanan 11.402 TL asgari ücretin çalışanların insani yaşam koşullarını sağlaması mümkün müdür?
"ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN BİR PROBLEMDİR"
Toplumsal üretkenliğin mihmandarı olan işçi ve memurların,
öğretmenlerin, akademisyenlerin, mühendislerin, sağlık
emekçilerinin, güvenlik görevlilerinin adaletli gelir dağılımından
uzak yoksulluk sınırı altında bir gelire reva görülmeleri de
üzerinde durulması gereken bir problemdir. Hayat gailesi içinde can
çekişen, inim inim inleyen bu kesimlerin maddi itibarının
gözetilmesi geleceğimiz için önemi haiz bir başka
başlıktır.
"SLOGAN ÜRETMEK KARAR BASİT OLSA"
Bu ekonomik rakamlara ve enflasyon oranına göre; Türkiye Yüzyılı,
çalışanlar için yoksulluk sınırının altında nefes almaya
çalışacakları bir yüzyıl anlamına gelmektedir. İşgörenler 100 yıl
tasarruf ederek belki Türkiye'nin ikinci yüzyılında ev ve arabaya
sahip olabileceklerdir. Keşke bu işler slogan üretmek kadar basit
süreçleri barındırmış olsa değerli arkadaşlar. Kıymetli basın
mensupları; yönetmeyi slogana ve algıya hapsedenlerin, çalışanların
yüzünün gülmesi, alım gücünün artması, hayat standardının
yükselmesi için gerçekçi çözümlere yönelmesi gerektiğini, tarım
politikaları da ortaya koymaktadır.
"ISRARLA VE İNATLA TARIMI BİTİRECEK"
Bu iktidarın 2006 yılında çıkardığı Tarım Kanununun 21. maddesi; “Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak, GSMH’nın %1’inden az olamaz”diyor. Kendi çıkardıkları bu kanunu 17 yıldır bir kez bile uygulamayan bu iktidar, nasıl olur da tarım politikalarındaki başarıdan söz edebilir? Devasa şirketlerin milyarlarca liralık borçlarını tek kalemde silen bu iktidarın, bir kez bile üreticilere yasada belirtilen bu tutarı vermemesi neyin ifadesidir? Israrla ve inatla; tarımı bitirecek, üreticimizi toprağına, köyüne küstürecek politikalar uygulanarak, insanımızı topraksız, Anadolu topraklarını da insansız bırakanlar, kalkmışlar Türkiye Yüzyılından bahsediyorlar.
"TÜRKİYE YÜZYILI BU MUDUR?"
İşte bu anlayışın bizi getirdiği nokta, bir maaşla kurban
kesemeyecek hale gelişimizdir. Diyanetin geçen yıl belirlediği
Kurban fiyatlarının bu yıl % 164 artmış olması acaba neyin
göstergesidir? Yoksa bahse konu Türkiye Yüzyılı, bu mudur Saadet
Partisi olarak yıllardır tarım ve hayvancılığın bir milli güvenlik
meselesi olduğunu ve ciddiyetle ve hassasiyetle ele alınması
gerektiğini bunun için vurguluyoruz. Memleketimiz, bayram
ikramiyesiyle bir kaç kg et alınabilecek duruma geldiyse, artık
şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz gerekmektedir.
"NEBATİ EFENDİNİN KULAKLARI ÇINLADI MI?"
Son olarak, memleketi bu ekonomik açmazlara sürükleyen hükümetin
ekonomik zikzaklarına değinmek istiyorum.
Ekonomiyi gözlerdeki ışıltıya tahvil eden, 6 ay sonra uyanma
hayaliyle 2 yıldır uyuya kalan, telaffuzunda zorlansa da heterodoks
sapmayı bilgiç desinler modunda lanse eden Nebati efendinin acaba
dün kulakları çınlamış mıdır? % 8,5’tan 650 baz puanlık artışla %
15’e çıkarılan politika faizi, seçim öncesindeki Türkiye modelinin
çöp kutusuna atıldığının işareti midir?
Peki, inat edilen bu modelin milletimize ve memleketimize
çıkarttığı acı faturanın hesabını kim verecek?
"MİLLET GERÇEKLERİ ER YA DA GEÇ GÖRECEK"
“Nas var, sana bana ne oluyor” diyen Cumhurbaşkanına da buradan
bir selam çakmadan geçemeyeceğim.
“Dün dündür, bugün bugün” anlayışının en pragmatist karşılığı
anlamına gelen Sayın Erdoğan ve onun taraftarlarının bugünden
itibaren bu faiz artışına da methiyeler düzmeye, tevil bulmaya
başlayacakları kesindir. Dini kavramları ve İslami terimleri günlük
siyaset için işlerine geldiği gibi kullananlar, faiz konusunda da
aldatıldık derler mi acaba? “Millet ne dersek yer yutar”, kullan
kullan at, harca harca bırak politikası ile insanların kutsallarına
dil uzatanlar bilmeliler ki; Milletimiz gerçekleri er ya da geç
görecek, hak ve adaletin üstün gelmesini mutlaka sağlayacaktır.
Saadet Partisi olarak gerçekleri dün olduğu gibi, bugün de, yarın
da dile getirmeye devam edeceğiz. İktidarın slogandan öte eylemleri
takibimizde olacak, çözüm önerilerimizle birlikte milletimizle
paylaşılacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; basın toplantımıza
katılımınız için teşekkür ediyor, sizleri muhabbetle selamlıyor,
şimdiden bayramınızı tebrik ediyor, hayırlı günler diliyorum.”