banner1046
banner1117

Hafta sonu AKP İzmit ilçe başkanı Ali Güney’in daveti üzerine

İlçe kongresine katıldım.

Kendisine de söyledim.

Davet etmese bile İzmit ve il kongrelerine mutlaka katılacaktım.

Bazı şeyleri masa başından tahlil etmek zor.

Oranın atmosferini yaşamak lazım.

Fırsat bulsam bütün ilçelerin hatta bütün partilerin kongrelerine, belediye meclis toplantılarına gitmek isterim.

Ama sorumlu olduğumuz alan çok, hangi birine yetişeceğimizi bilemiyoruz.

Hiç değilse Kocaeli’nin kalbi sayılan İzmit ile il kongrelerini takip edeyim diyerek

Uluslararası fuar merkezinin yolunu tuttum.

Pandemi kurallarına uyum açısından AKP benden tam not aldı.

Tek bir kişi bile maskesiz olmadığı gibi maskesini çenesinin altına indirene dahi rastlamadım.

Bu konuda yer yer kural ihlali yapan bendeniz, salondaki kuralcıları gördükten sonra maskeme dokunamadım bile.

***
Pandemiye rağmen katılımın fazla olduğu bir kongreydi.

Ali Güney atanmışlıktan seçilmişliğe geçerek siyaset hanesine bir artı yazdı.

Kongrede dikkatimi çeken en önemli detay ise konuşmacılara duyulan saygı ve konuşmacıların niteliğiydi.

Sıkıcı konuşmalara rağmen kimse yerinden kalkmadı, salonda uğultu oluşmadı.

İlk önce Ali Güney’e söz verildi.

Coşkulu bir konuşma yaptı.

E tabi İzmit muhalefetin elinde olunca malzeme de bol oluyor.

Güney, beklendiği gibi Başkan Hürriyet’e yüklendi.

Üç yıl sonrası için hedef koydu.

Diğer konuşmacılar da aynı.

Her birinin dilinde CHP ve Hürriyet vardı.

Ortak söylemleri; üç yıl sonra İzmit’i CHP’nin elinden almaktı.

***

AKP hala İzmit’i kaybetmenin şokunu üzerinden atabilmiş değil.

Şimdiden çalışmalara başlamışlar.

Bütün antenler İzmit için çalışıyor.

Çünkü onlar da biliyor ki üç yıl sonra İzmit’i tekrar CHP alırsa bu devran böyle sürer gider.

Onun için de İzmit’i kaybetmenin adına “Yol kazası”, “Kamera şakası” gibi benzetmeler yapıyorlar.

***

Bence ortada şaka falan yok! Yanlış aday tercihi var.

Sibel Gönül gibi İzmit’ten kopuk yaşayan, aristokrat takılan, tabanın bile neredeyse unuttuğu, kabullenmekte güçlük çektiği,  

Çalışma bakımından Hürriyet’in yarı performansındaki bir ismi aday yaparsanız,

Bu son kaçınılmazdır.

Üstüne bir de Fatma Kaplan Hürriyet’in halktaki karşılığını, sempatisini kattığınızda,

Kameraya el sallamanıza gerek kalmıyor.

***

AKP’liler bunun yol kazası olmadığını anlamak için dünkü ilçe kongresine baksın.

Hani nerede Sibel Gönül?

Neden gelmedi?

Çünkü İzmit umurunda değil.

Kazansaydı en hızlı İzmitli olacaktı.

Kaybettiği an İzmit’le ilişiği kesildi.

Şaşırdık mı, tabii ki hayır.

Zaten AKP’lilerin de çok umurunda değil.

Bana kalırsa onlar İzmit’i CHP’nin kazanmasına değil,

Sibel Gönül’ün tepeden aday yapılmasına “yol kazası” olarak bakıyor.

------------------------------------

HURŞİT HOCA

KAPAK YAPTI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun

Kandıra tatili Kocaeli gündeminde önemli yer buldu.

Kılıçdaroğlu’nun Kandıra’ya geldiği akşam Kandıra’daki CHP’li arkadaşlar arayıp durumu bildirdi.

Ortada fotoğraf falan yoktu henüz.

Emin misiniz diye sordum.

Görenler olmuş dediler. Söyleyenler kendileri görmemiş, duyum üzerine konuştular.

Ama net bir bilgiye dayanmadığı için yazmadım.

Peşine de düşmedim.

Daha sonra durum ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu, Hurşit Güneş ve Sencer-Ayşe Ayata çiftinin misafiri olmuş.

Kimseye haber verilmemiş.

***

Adı “tatil” olunca Kocaeli örgütünün haberinin olmaması kadar doğal bir şey yok.

Ama iş duyulduktan sonra Kılıçdaroğlu’nun yanına gitmek isteyenler de olmuş hani.

Neticede kimse gidemeden Kılıçdaroğlu ailesiyle birlikte Kandıra’dan ayrıldı.

Tatilin detaylarını öğrenmek için Sayın Güneş’i aradım.

“Hocam zaten popülerdiniz, şimdi hepten tavan yaptınız. Arayan soran bitmiyordur” dedim.

Hurşit Hoca son derece doğal bir gelişme olarak bahsettiği olayla ilgili kelimeleri çok dikkatli seçerek konuştu.

“Kandıra’yı görmemişti geldi misafirimiz oldu, dinlendi tatil yaptı, olay bu kadar. Kesinlikle ve kesinlikle siyaset konuşmadık” dedi.

-Hocam yapmayın Allah aşkına, ülke gündemini de mi konuşmadınız, diye sordum.

Siyaset konuşulmamasını Hurşit Hoca bizzat istemiş, öyle diyor.

“Kandıra’nın mancarlı pidesini konuştuk, mandayı konuştuk, fındığı konuştuk.

Palamut ne zaman çıkar, ne zaman yağlanır, balıkçıların sorunları neler, bunları konuştuk.

Parti siyaseti sıfır, hiç konuşmadık” dedi.

-Ya hocam insan inanamıyor. Genel Başkan üç gün evinizde misafir olur da hiç siyaset konuşulmaz mı? Biz iki kişi bir araya gelsek konu siyaset oluyor.

Sizlerin hayatı siyaset, dedim.

***

Hurşit Hoca bu durumu şöyle açıklıyor:

-Birincisi, ben artık üniversiteye döndüm. Aktif siyasette olmayacağımı söylemiştim.

-İkincisi, Genel Başkan dinlenmeye gelmiş. Hep siyaset olmaz ya, başka şeyler de konuşulur.

Hurşit Hoca ara ara Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelerde hiç Tunceli’yi görmediğini söyleyince

Kılıçdaroğlu’da Kandıra’yı merak ettiğinden bahsetmiş.

O da, sizi davet edeyim Kandıra’yı görün deyince, buluşma gerçekleşmiş.

Hurşit Hoca “Kandıra’yı görmemiş insan olabilir mi? Hele CHP Genel Başkanı. Hiç düşünemiyorum” diyerek Kandıra’nın gezip görülesi bir yer olduğuna vurgu yapmak istedi.

Ben de kendisine; Siz partide üst düzey yöneticilikler yaptınız. Bence Kandıra’yı göstermekte geç bile kalmışsınız” deyince,

Vallahi doğru dedi.

Kısacası Hurşit Güneş ve Ayata ailesi Kılıçdaroğlu ve ailesini ağırlamaktan son derece mutlular.

Ayşe Ayata’nın evini tahsis etmişler.

Rahat bırakmışlar, sürekli bir arada olmamışlar.

***

Evet, Hurşit Hoca aktif siyasette yok.

Ama bu, partiyle ilgilenmediği anlamına gelmiyor.

Öyle ki, üye kimliğiyle, geçmişte aldığı üst düzey görevlerle gittiği yerlerde parti adına konuşmayı kendine hak görüyor.

Geride durmam, müdahil olmayacağım anlamı taşımaz diyor.

Biraz açmasını istedim. Hurşit Hoca şöyle dedi.

“Kocaeli’de yerel seçimlerde bazı şeyleri yaparsak başarılı olabileceğimizi düşünenlerdenim.

CHP’nin aday çıkarıp asılmasını tercih ederim, bu mümkündür” sözleriyle düşüncesini açıkladı.

***

Bu da demektir ki Hurşit Güneş, geçtiğimiz yerel seçimlerde

CHP’nin büyükşehir belediyesindeki iddiasızlığına, büyükşehrin İYİ Parti’ye bırakılmasına kafayı fena takmış.

Eğer biraz siyasetten anlıyorsam şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

CHP’nin İzmit’i, özellikle de İstanbul ve Ankara’yı kazanmasıyla beraber kendine güveni geldi.

Büyükşehri ağzına almayanlar büyükşehir hedefinden bahseder oldu.

Hurşit Hoca’yı tenzih ediyorum, o en başından beri büyükşehrin kazanılabileceğini düşünenlerdendi.

Ama bazıları yeni yeni ayıyor.

Nereden nereye?

Geçen dönem adaylıktan kaçanlar dahil, pek çok isim şimdi büyükşehir idealiyle yanıp tutuşuyor.

Ve bu sayı gittikçe artıyor.

Daha detaylı ele alacağımız zamanlar da gelecek.

***
Özetlersek…

Kılıçdaroğlu’nu evinde misafir eden Hurşit Hoca, CHP Kocaeli’yi dizayn eden dörtlüden sonra

Beşinci ve en önemli aktör haline gelmiştir.

Biz ara ara genel başkanla oturup konuşuyoruz, derdi de kimse inanmazdı.

Bu anlamda Güneş, ona saygıda kusur edenlere de güzel bir kapak yaptı.

CHP’de hareket başladı vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ersoy 2020-09-21 18:53:49

Kapak nedir maşAllah balistik füze yaptı.Oryuuuuuuuuken,ihi

banner1212

banner1048

banner354

banner599

banner820