banner960

2011 Nüfus Araştırması’na a göre; toplam nüfusun %6,6’sının en az bir engeli var. 2002 Özürlüler Araştırması’na göre, engelli oranı 12,29. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel engellilerin oranı %2.58 iken kronik hastalığı olanların oranı ise % 9.70’dir.

Yani iki araştırmaya göre, Türkiye'de 5 milyon ile 9 milyon arasında engelli olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu nüfus oranında engelliye sokakta rastlamak mümkün değil. 
Unutmayalım ki tek bir engellik biçimi yok. İşitme, ortopedik, görme, zihinsel engelli gibi… Dolayısıyla her engel grubunun sorunları da farklılaşıyor. 
Ana sorunlar nelerdir ;

 

1-) Ayrımcılık
Toplum ve karar vericilerin engellilere bakış açısı hak temelli değil, yardım temelli. Acıma ve merhamet üzerine kurgulanan bu bakış açısı, sorunları münferitleştirip, hak temelinde çözmek yerine yardıma indirgiyor. Medya da büyük oranda bu bakış açısından engelli haberleri yapıyor. Dolayısıyla aslında tüm sorunların temelinde ayrımcılık yatıyor. 
 

2-) Erişilebilirlik
Rampasız, yüksek kaldırımlar, ağaçların önüne döşenen hissedilebilir yüzeyler, otobüslerde çalışmayan ses sistemleri vb…
Türkiye’de erişilebilirlikle ilgili en önemli yasa Temmuz 2005’te Engelliler Kanunu adı altında yürürlüğe girdi. 
Yasaya göre kamuya açık alanlar, binalar ve toplu taşıma araçlarının engelliler için (uzatma süresiyle birlikte) 10 yıl içinde erişilebilir hale gelmesi gerekiyordu. 7 Temmuz 2015’te süre  doldu. Ancak aradan geçen 10 yılda bir arpa boyu yol alınmadı.
Yasanın uzatıldığı 2012 yılında uygulanabilirliği denetlemek için her ilde Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Kurulları oluşturuldu. Bugüne kadar hiç ceza kesmediler.
Rakamlara bakarsak, Türkiye’de 285.871 adet yaya yolunun (arter, cadde ve sokaklarda bulunan kaldırımlar) yüzde 81,40’ında rampa ve yüzde 96,08’inde ise hissedilebilir zemin uygulaması bulunmuyor. 
Türkiye'de 51 ilde hizmet veren 26.463 şehir içi ulaşım aracının yüzde 58,98 rampa ya da asansör bulunmuyor. Yüzde 73,08’inde sesli ikaz sistemi, yüzde 70,40’ında görsel ikaz sistemi bulunmuyor.
29.795 kamu binasının sadece yüzde 32,51’inde asansör, yüzde 24,68’inde uygun tuvalet bulunuyor.
Kamu binalarında işaret dili bilen personel oranı yüzde 15 ile sınırlı. Kamu kurum ve kuruluşları internet web sayfalarının yüzde 95,24’ü görme engelli kişilere ve yüzde 92,86’sı ise işitme engelli kişilere uygun değil.
 

3-) Eğitim
YÖK 2014 Kasım verilerine göre, 6.025.539 üniversite öğrencisinin yalnızca 13 bin 887'si engelli. Yani on binde 23’ü.
Devletten öğrenci başına katkı payı alan ve denetlenmesinde sorunlar yaşanan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri'nin sayısındaki hızlı artış kuşku uyandırıcı. 
Özel eğitim öğretmeni sayısı az. Diğer öğretmenlerin de engelli öğrenciyle iletişim konusunda eğitimi yok. 
 

4-) Sağlık
Engelli bireylerin rehabilitasyon hizmetleri, yardımcı cihaz,  tıbbi sarf malzemesi vb. hayati öneme sahip ihtiyaçlarının büyük bölümü devlet tarafından karşılanmıyor ya da yeterli değil.
Sağlık tesislerinde erişim hala çok düşük. İşaret dili bilen personel ve özellikle doktor olmayışı ciddi sorunlar yaratıyor. Toplam 469 hastaneden bilgi edinmeye yanıt veren 385 hastanenin %62,86’sında işaret dili bilen personel yok.
Türkiye'de sadece 14 fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi, 9 ruh ve sinir hastalıkları hastanesi ve 96 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi var.
Toplum temelli rehabilitasyon hizmetleri hâlâ istenilen yaygınlığa ulaşamadı. “Depo hastane” olarak tanımlanan Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastaneleri, engellileri rehabilite tedavi etme görevini yeterince yerine getiremiyor.
Engelli bireylerin sağlık kurulu raporları sorunlu bir alan olmaya devam ediyor. Tek seferde her ihtiyaca cevap verebilecek bir rapor sistemi yok.
Evde bakım aylığı ve engelli maaşı bağlanma koşulları, evde yaşayan diğer kişilerin durumları ile ilişkilendirilerek zorlaştırıldı. 
 

5-) İstihdam
Türkiye’de kamuda engelli memurda yüzde 3, işçiler için kamuda yüzde 4, özel sektörde yüzde 3 engelli çalıştırma zorunluluğu var.
Devlet Planlama Teşkilatı'nın Kasım 2015 verisine göre, kamuda hala kotanın zorunlu kıldığı 22 bin 553 engelli açığı var. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörlerce çalıştırılması gereken 24.349 engelli işçi açığı bulunuyor.
Engelli işçi çalıştırmayanlar kişi başına aylık 1.700 TL ceza ödüyor. 
Ancak gerek işyerlerinin erişilebilir olmaması, gerek ayrımcılık, gerekse mesleki eğitim yetersizliği nedeniyle engelliyi istihdam etmek yerine ceza ödenmesi tercih ediliyor. Engelliler iş yerinde bir sorun olarak görülüyor. ( İstatistiki kaynak Bianet ) 

 

Evet, ülkemizde durum görüldüğü üzere gerçekten hiç de iyi değil. Yılda bir gün bu sorunları masaya yatırarak bir yol alınması zaten beklenmiyor. 
İzmit de 1999 depreminin ardından Hollanda Amsterdam Belediyesi, İzmit Büyükşehir Belediyesinden sosyal bir proje talebi olmuştur. O günlerde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı görevini yapmaktaydım. Uzun bir yol haritasından sonra Amsterdam Belediyesi Başkan Yardımcısı Egbert OTTENS’in büyük katkılarıyla hazırladığım Özürlü Atölyeleri projesi Avrupa Birliğinin de onayını alarak hayata geçirildi. Gülen Yüzler adı da o yıllarda Belediyemizin diğer sürdürdüğü konut projesinin adıydı ve bu projenin de isimi oldu. Amacım deprem sonrası zaten istihdam alanında sıkıntı yaşayan engelli insanlarımızın iş imkânını artırabilmekti. Bunda başarıya ulaştım ve halen Gülen Yüzler Engelliler Mesleki Rehabilitasyon ve İşyeri Merkezi hizmetini sürdürmektedir. Avrupa Birliği’nin finanse ettiği bu projenin Belediyemize maddi bir sıkıntısı olmamıştır. Tabi ki bu proje sadece burada kalmamalıydı, daha da büyümeli ve çoğalmalıydı. Ama yine de ayakta ve hizmetini sürdürüyor. 
Bu tür Avrupa Birliği fonları hala vardır. Bunların bulunup işlenmesi ve hayata geçirilmesi gerekir. Sadece Avrupa Birliğinin değil, Japon hükümetinin de birçok fonu olduğunu biliyoruz. 
Eğer istenirse bu işler çok zor değil inanın. 
Bugün engelli değilsek yarın bizde engelli olabiliriz. Sadece acımak, üzülmek ve o andaki yaralarını sarmak çözüm değil. Büyük düşünmeye ihtiyacımız vardır. 
Hepinize sağlıklı ve ENGELSİZ günler dilerim.     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner846

banner820

banner354

banner482

banner599

banner921

banner328