banner960
banner981
“Bizde, gelen misafir karşılanır”

Bu hafta Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker röportaj konuğumuz olarak bizlere önemli açıklamalarda bulundu. Yaptıkları basın açıklamalarıyla dikkat çeken ve sağlık çalışanları ile ilgili birçok hukuk mücadelesi veren Çeker sendikal mücadeleye başlamasını, bugüne kadar yapılan çalışmaları ve daha birçok konuyu bizlerle paylaştı. 
Türk Sağlık Sen'in sadece kendi üyeleri değil diğer sendika üyelerinden  gelen şikayetlere de duyarsız kalmadıklarını belirterek, "Bizim bu şikayetlere müdahale etme nedenimiz hem çalışanın haklarının korunup kollanması, hem de o kurumlarda tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. Dolayısıyla bize teslim edildiği gibi gelecek nesillere teslim etmemiz lazım. Suistimal eden idarecilere göz yumduğumuz zaman orası devletin kurumu olmaktan çıkar. Otokontrol sistemi sağlanıyor, bir nevi kamu hizmeti veriyoruz" diyerek açıkladı. 
Sağlık çalışanlarının yaşadıkları sıkıntılara da değinen Çeker, usulsüz uygulamalarla ilgili ciddi sıkıntılar yaşandığına da vurgu yaparak art niyetli siyasetçilerin sağlık kurumlarından usulsüz isteklerde bulunduklarını da ifade etti. 
Kocaeli'de yaşanan röntgen teknisyeni eksikliğinin hala devam ettiğini belirten Çeker, 'sağlıkta çağ atladık' diyenlerin Kocaeli'de bu soruna çözüm bulamadığını belirtti. Başkan Ömer Çeker' Orası sizin babanızın çiftliği değil' diyerek kime isyan etti?, 'Sendikacıya yetim hakkını peşkeş çektiler' derken kimleri kastetti?, Kocaeli'de hangi hastanelerde daha çok problem yaşanıyor?, son dönemlerde gündemden düşmeyen Hacamat uygulaması ile ilgili Çeker hangi açıklamalarda bulundu?, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nü Çeker nasıl değerlendirdi? 
Hepsi ve çok daha fazlası bu haftaki röportajımızda. Keyifle okumanız dileğiyle

*Uzun yıllardır sendikal mücadelenin içindesiniz. Nasıl başladı sendikal çalışmalarınız?
- Devlet memurları sürekli bürokratlar tarafından ezilen bir kesimdi. Genç yaşta memur olduktan sonra, memurların hak ve hukukun korunup kollanması noktasında bir örgüt yoktu. Sürekli kurum amirleri ve üst düzey memurlar tarafından görev dışı çalıştırılıyorlardı, çalışma koşulları ağırdı. Hak ve hukuklarının korunması anlamında da bir örgüte ihtiyaç vardı. Geçmişte bizim zamanımızda işçi sendikaları çok popülerdi. Onları örnek alarak kamuda bir sendika kurulması gerekliliği kanaati hasıl olmuştu. Biz de Kamu Çalışanları Vakfı eliyle-devlet memurlarına sendika kurma yasağı olduğu için, bu şekilde örgütlenmemiz başladı. 1991 yıl DYP-SHP ortaklığındaki genelge ile gayri resmi olarak sendikalar kuruldu. Çeşitli mücadeleler sonucunda da kamu çalışanları 2001 yılında Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'na kavuştu. Her ne kadar toplu sözleşme ve grev yetkisi olmasa da kurum amirlerinin de memurların da sendikal kültüre alışmaları gerekiyordu, bir geçiş dönemiydi ve o geçiş dönemi kısa sürede atlatıldı. Bu şekilde de sendikal hareketin içinde kendimizi bulduk. Kocaeli'de de Türk Sağlık Sen 1996'da örgütlenmeye başladı. Depremle birlikte de şube başkanı oldum. Ogünden bugüne kadar da emek mücadelesi veriyoruz.

2 BİN 500 ÜYEMİZ VAR
*Türk Sağlık Sen Kocaeli'de şu anda tüm ilçelerde örgütlü mü, kaç üyeniz var toplam?

- Sağlık iş koluna giren bütün işyerlerinde örgütlüyüz. Bazı yerlerde çok bazı yerlerde az üyemiz var. Bütün ilçelerde ilçe temsilcilerimiz, işyerlerinde işyeri temsilcilerimiz mevcut. Bizim üye sayımız da değişiyor. Bize 2 yılda bir yetki verilmiyor, her yıl yetki veriliyor. Nisan'ın 14'üne kadar üye yapıyoruz ama birden düşüş de olabiliyor. Ortalama sayımız ise 2 bin 300 ile 2 bin 500 arasında değişiyor.

YANDAŞLARINA İLTİMAS GEÇİYORLAR
*Türk Sağlık Sen, sağlık çalışanlarının yaşadığı sıkıntılar noktasında en çok sorunları gündeme getiren sendikalardan biri. Bunun sebebi nedir?

- Biz meselede şuna bakıyoruz. Kurumlar bizim kurumumuz, devletin kurumu. Kimsenin özel mülkü değil. Dolayısıyla kanun ve yönetmeliklere göre bu kurumların yönetilmesi lazım. Orada hiç kimsenin kanun ve yönetmeliği geçerek kimseye iltimas geçememesi lazım. Geçtiği taktirde de suç ama tek başına bir siyasi irade olduğu için dolayısıyla siyasi irade de oradaki kurum amirlerini atadığında ciddi manada kendi yandaşlarına iltimas geçebiliyorlar. Oradaki gelen şikayetleri de üyemiz olsun olmasın bize iletiyorlar. Biz de belgeler ışığında bunlara müdahale ediyoruz. Müdahale etme nedenimiz de; hem çalışanın haklarının korunup kollanması, hem de o kurumlarda tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. Dolayısıyla bize teslim edildiği gibi gelecek nesillere teslim etmemiz lazım. Suistimal eden idarecilere göz yumduğumuz zaman orası devletin kurumu olmaktan çıkar. Otokontrol sistemi sağlanıyor, bir nevi kamu hizmeti veriyoruz. Üye olmayan da bizi arıyor. Kendi sendikalarının kendilerini daha mağdur edeceğini söylüyorlar. Biz de üzerimize düşen görevi elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Sorunları dile getiriyoruz ve çözülmesi noktasında gayret sarf ediyoruz.

ART NİYETLİ SİYASETÇİLERİN USULSÜZ İSTEKLERİ OLUYOR
*Sağlık çalışanlarının en çok yaşandığı sıkıntılar neler, çözülemeyen sıkıntılar var mı?

- Çözülemeyecek hiçbir problem yok. Yeter ki problemin olduğu yerde demokrasi, adalet, hukuk olsun. Hele hele atanan yöneticilerde liyakat olduğu zaman, kanun ve yönetmelik çerçevesinde yönettiği zaman orada problem olmaz zaten. Vicdanında biraz adalet kırıntısı taşıyan bir yöneticinin orada sıkıntı çıkarması mümkün değil.Usulsüz uygulamalarla ilgili ciddi belgeler geliyor. Çözümü noktasında da bazı idareciler çok iyi niyetli olabiliyor. Art niyetli değil diyaloğa açık oluyor. Biz bu belgelerle yöneticilere gittiğimiz zaman teşekkür eden yöneticiler oluyor. 'İyi ki varsınız, siz olmasanız siyasi iradenin ve art niyetli siyasetçilerin bizden zaman zaman usulsüz istekleri oluyor ama Türk Sağlık Sen bunu duyduğunda müdahale eder dediğimizde çok aşırı derecede talepleri olmuyor' diyorlar. Bazıları da kraldan çok kralcı. Bunlarla da hukuk yoluyla ya da basına ifşa ederek sorunları çözmekten yanayız. Biz hukuka inanıyoruz ve diyalogtan yanayız. Biz burada adaletin eşit bir şekilde dağıtılması ve kurumlarımızın halkına daha iyi hizmet vermesi derdindeyiz. Bizim kimseyle kavga etmek gibi bir niyetimiz yok. Biz üzüm yemek istiyoruz ama art niyetli olanlar bize 'başımızın belası' diyorlar. Biz olmaya devam edeceğiz.

BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL
*Birçok noktada çözüm üretmeye çalıştınız. Neler yaptınız biraz bahsedecek olursak?

- Türk Sağlık Sen olarak Türkiye'de ya da Kocaeli'de ilklere imza attık. Sağlık çalışanları ve halkımızın hakkı hakka teslim etmesi lazım. Biz bu kadar çalışma ve gayret sarfediyoruz ama çalışanların korkuları var. Tüm çalışanların baktığınızda yüzde 99'unun Türk Sağlık Sen'e üye olması lazım. Çalışmalarımızın karşılığını tam olarak alamıyoruz. Biz yapmamız gerekeni yapıyoruz ama mağdur olan yine çalışanlar oluyor. Korkularını bir kenara bırakacaklar, kendileri için çalışanlara destek olacaklar ve Türk Sağlık Sen'e üye olacaklar. Bu noktada saymakla bitmez. İlk promosyon paralarının dağıtılmasını biz sağladık. Yasal düzenleme olmadığı halde hamile olan 112 çalışanlarını vebalı gibi başka bir kuruma geçici göreve yolluyorlardı, süresiz olarak. Bununla ilgili çalışmalar yaptık. 112'lerde ciddi sıkıntılar yaşandı. Bunların hepsi çözüldü ama kolay çözülmedi. Hastanelerde usulsüz uygulamalar, geçici görevler vardı. Bu kolay mı? Bir yerden bir yere göreve insan almak kolay mı? İhtiyaç varsa kura çekersin, gönüllülük yap, hizmet puanına bak. Bunları yapmıyorlar o zaman bizde 'dur bakalım burası senin babanın çiftliği değil' diyoruz.

VİCDANI OLANLARA YAKIŞTIRAMIYORUZ
*112 Acil servislerde de nöbet sıkıntıları yaşandı Kocaeli'de. Devam ediyor mu hala?

- 112'lerdeki nöbetlerle ilgili yaptığımız hukuki mücadele sonuçta ciddi manada bir kurumun kendi sınırları noktasında düzelme olmuştu. Orada bir yönetim değişikliği olduktan sonra zaman zaman usulsüz uygulamalara meylettiklerini görüyoruz. Şikayetleri değerlendiriyoruz. İdarelerin yine keyfi uygulamaları, suçu olmadan kişilere suç isnat ederek tutanak tutup arkadaşlarımızı cezalandırma yönüne gitmelerini vicdanı olan kişiye yakıştıramıyoruz biz. İlerleyen süreçte bunlarla ilgili ciddi davalar açılacak.

'ÇAĞ ATLADIK' DİYENLER YALAN SÖYLÜYOR
*Kocaeli'de röntgen teknisyeni sayısının azlığı nedeniyle sıkıntılar yaşanmış ve röntgen teknisyenleri sağlıkla ilgili de ciddi problemler yaşamıştı. Şu anda çözülebildi mi bu problem?

- Şu anda kanser teşhisi olan, ameliyat olup nodülleri alınan arkadaşlarımız var. Türk Sağlık Sen olarak bir çalışma yaptık ve Balıkesir'den 2 tane röntgen teknisyeni, Eskişehir'den 3 tane röntgen teknisyeni ilimize geçici görevle geldi. Bize kulaktan dolma bilgilerle bize ihtiyaç giderilene kadar röntgen teknisyenlerinin Kocaeli'ye takviye yapacaklarını söylediler. Maalesef o arkadaşlarımız burada 3 ay kadar kalıp kendi illerine geri döndüler ve hala onların yerine de hala kimse gelmedi. Televizyon kanallarına çıkıp 'sağlıkta çağ atlattık, devrim yaptık' diyenler malesef Kocaeli'de bir röntgen sorununu çözemeyen, beton mikserinin bir sağlık kuruluşuna girerek bir vatandaşımızın canını kaybetmesine sebebiyet veren zihniyet 'sağlıkta çağ atladık' falan demesin. Sadece vatandaşı kandırıyorlar. Birçok sağlık kuruluşu fiziki ömrünü doldurdu. Nüfus artıyor yeni fiziki alanlar yaratılmıyor.


SENDİKACIYA YETİM HAKKINI PEŞKEŞ ÇEKTİLER!
*Neler yapacaksınız bundan sonraki süreçte bu konuyla ilgili?

- Biz şu an izliyoruz. Bir müdahil olduk 5 tane röntgen teknisyeni geldi. Temennimiz devam etmesiydi.  Röntgen teknisyenleri ile ilgili şu anda elimizde yine ciddi belgeler var. Röntgen teknisyenlerine fazla mesai yaptırılıyor, ücret ödenmiyor, bir kurumda röntgen teknisyenlerinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet veriyorlar. Tüyü bitmemiş yetimin malını, kendi bütçelerinden para çıkar gibi onlara peşkeş çekiyorlar. Orada başka teknisyenler de var ve nöbet yazmıyorlar. Bu iltimas geçtikleri kişi de sendikacı. Bununla ilgili süreci başlattık. Sayıştay raporları da ortada. Sorun çözülmediği takdirde Cumhuriyet Başsavcılığı'na gideceğiz. Sendikacı olmaları çok ayıp. Sendikacının, hak arayan bir kişinin bunu yapması çok ayıp.

*Kocaeli genelinde en çok hangi hastanelerde sorun yaşanıyor?
- Kanun ve yönetmelik çerçevesinde kurumu sevk ve idare eden, diyaloğa açık olan hastanelerde sorun yaşanmıyor ama kraldan çok kralcı olan idareci, 'beni siyaseten buraya koydular, ben hiçbir şey tanımam kardeşim' diyen çapsız idarecilerdir bunlar, bilgi birikimi, tecrübesi olmayan idarecilerdir. Bu tip yerlerde sorun çok oluyor. Sorun çok oldukça da biz sorunu çözmeye çalışıyoruz. Şu an baktığımızda diyaloğa açık, vasıflı, devlet tecrübesi almış, bütün vatandaşlara eşit mesafede yaklaşan idareci çok az. O nedenle de sorunlar artıyor.

EN AZ SAĞLIK PERSONELİ OLAN İL KOCAELİ
*Sağlık çalışanlarının en çok yaşadığı sıkıntılardan biri de şiddet. Bu konuda ne söylemek istersiniz. Geçilebilir mi önüne bu durumun?

- Çözüm üretilemeyecek bir sorun yok, yeter ki siyasi irade istesin. 15 sene önceye gittiğimizde bir sağlık çalışanına şiddet ile ilgili bir şey duymamız mümkün değildi. Sağlık çalışanına şiddet kimle birlikte başladı, bu siyasi irade ile başladı. 24 saat nöbet tutup, sizin sağlığınızı koruma noktasında gayret gösteren sağlık personeline şiddet uyguluyorsunuz. Mümkün değil böyle birşey. Bunu yapan vatandaşa ciddi manada kamu hizmetinden men edilmesi lazım, hapis cezası alması lazım,para cezası verilmesi lazım. Gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması lazım. Sağlık çalışanına ciddi iş yükü yüklerseniz, bakın sağlık personeli açığı var. Kocaeli nüfusa göre en az sağlık personeli olan il. Böyle olunca da vatandaş gelmiş derdine çare arıyor, kendisine öncelik verilmesini istiyor, ister istemez şiddete meyilli bir atmosfer oluşuyor. Sağlık çalışanının ekonomik problemlerinin çözülmesi lazım. Sağlık personeli kamuda şu anda en az ücret alan kesim. En az ücret veriyorsun , iş yükünü fazla veriyorsun, o insanın güleryüzlü bir şekilde  vatandaşa hizmet vermesini bekleyemezsin. Sorun çözülür ama burada hükümet yeter ki bu işi istesin.

KURUM AMİRİ GAYRİ RESMİ HACAMAT YAPIYOR!
* Kamu hastanelerinde uygulanacak olan Hacamat için geçtiğimiz haftalarda açıklamalar yapıldı ve eğitim almayı talep eden doktorlar olursa Kocaeli'de de poliklinik açılabileceği söylendi, Tabip Odası da uygulamanın yanlış olduğunu belirten açıklamalarda bulundu. Siz nasıl bakıyorsunuz bu uygulamaya?

- Tabip Odası kendi çapında bir otorite. Tıbben bir karşılığı yoksa onlar bu işi daha iyi biliyorlar. Onlar ne söylediyse doğrudur. Bunun okulu yok, bir tıp mesleği olarak kabul edilmemiş bir şeyi gayri resmi olarak kabul etmek doğru değil. Bizim bu noktada farklı duyumlarımız var. Bir kurum amiri gayri resmi hacamat yapıyor. Kendileri de biliyor bunu. Adam aramalarına gerek yok. Alsınlar orada istihdam etsinler. Gayri resmiyi resmiye döksünler bari. Hangi amirin yaptığını da sağlık çalışanları bilir. Kocaeli bölgesinde bu yakın bir bölgede. Kaçak yapana kadar resmi yapsın.

* Kocaeli'de sendikanıza ait bir sosyal tesis ya da benzeri bir projeniz var mı?
-Genel Merkezimizin bu noktada çalışmaları var. Bu tür sadece üyelerin dinlenmelerine yönelik tesisler yapılması güzel ama bunların da bir maliyeti var. Türkiye'deki memur sendikalarının bu bütçeyi karşılaması mümkün değil. Bu çalışmalar ciddi bütçe istiyor.

HÜKÜMET PAYDAŞI SENDİKALARIN SIKINTISI YOK
*Günümüzde sendikacılığa baktığınızda nasıl değerlendiriyorsunuz, daha mı sıkıntılı ya da baskı var mı?

- Geçmişte Türkiye'de olmayan bir birliktelik vardı. Kocaeli Sendikalar Birliği vardı. Tüm dünya görüşüne sahip sendikalar zaman zaman bir araya gelirdi, çalışanların ortak problemleri görüşülürdü. Bütün sendikalar da yapılan olumsuz uygulamalara karşı ortak bir tepki koyuyorlardı. İlimizde PETKİM'in kapatılması, Tüpraş'ın satılması, Seka'nın kapatılması olayından sonra Sendikalar Birliği de işlevini yitirdi. Yeni bir birliktelik sağlayacak yapı da oluşmadı. Sendikacılık demek zora talip olmak demektir. Zor demek yerine problemleri çözmek için gayret sarf etmek lazım. Kimin sıkıntısı var? Hak arayan, üyesinin hak ve hukukunu koruyan kollayan sendikaların sıkıntıları var. Hükümet paydaşı, idareci le kol kola olan idarecinin hiç sıkıntısı yok. Siyasi iradenin emrini bekleyen, idarecinin önünde ceket ilikleyenlerin hiçbir sıkıntısı yok.

GEÇ KALMIŞ BİR YÜRÜYÜŞ
*CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir 'Adalet Yürüyüşü' başlattı. Kısa bir süre sonra da Kocaeli'ye gelerek yürüyüşünü burada da sürdürecek. Bazı sendikalar da yürüyüşe destek vereceğini açıkladı. Siz yürüyüşe destek verecek misiniz ya da Kılıçdaroğlu'nu karşılayacak mısınız?

- Ana muhalefet partisi lideri Sayın Kılıçdaroğlu'nun adalet adına böyle bir yürüyüş başlatması, Türkiye'deki haksızlıkları, hukuksuzlukları dile getirerek kamuoyuyla paylaşması noktasında yapılan yürüyüş desteklenmeli ama geç kalmış bir yürüyüş. 16 Nisan'ın ertesi günü başlatılması gereken bir yürüyüştü. Bizim örf ve adetimizde, gelenek göreneklerimizde gelen misafir karşılanır.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
FUNDA 2017-07-05 08:42:28

Tebrik ederim. Doğru olan budur.

banner354

banner846

banner820

banner482

banner599

banner328

banner921