banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

TERÖR BELASINI KADER GÖRMEDİM..!
banner234

“Önce kendime bir hedef koydum. Fakat kazanmak için bazen kaybetmek gerekiyordu ve ben bunu bir an olsun aklımdan çıkartmadım. En DİPTE başladığım hayat yolumunsa şu an, ZİRVESİNDEYİM”….

Röportaj yaptığımız günden itibaren bu sözler aklımdan bir an olsun çıkmadı. Bana bazı şeyleri daha farklı açıdan bakmayı öğretmişti çünkü Turan Çelik. Mesela mücadeleyi ve sabrı bırakmadığımızda insanoğlunun neleri başarabileceği hissini yeniden uyandırabilmişti bende. İşin özü, bir örnek vermek gerekir ise hepimiz dünyanın yedi harikasını duymuşuzdur değil mi? Hadi gelin şimdide bu yedi renge, birde benim sizlerle paylaşacağım başka bir başarı öyküsünden bakalım. Bu hafta yine, başarı merdivenlerini güçlü ve ne istediğini iyi bilen bir isim daha, Yükselen Değer oldu. Malum sizlerde takdir edersiniz ki yükselen bir değer yargılarına sahip olabilen insanların, başarı hikâyeleri de epey uzun oluyor. Kısacası konuğumuzun sizlere anlatacak çok şeyi var.

 SAMSUNG CSC

Turan bey okurlarımıza biraz kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Turan Çelik. 1978 doğumluyum. Elazığ’da doğdum büyüdüm. Lise öğrenimimi burada tamamladıktan sonra tamamen atçılık camiasına yöneldim. Annem ve babam çok şükür hala başımızda. Babam çiftçilikle uğraşıyor annem ise ev hanımı. On kardeşiz. Üç kız yedi erkek. Bir ağabeyimi ne yazık kaybettik. Üç tane ağabeyim yine atçılıkla bir ağabeyim kardeşim ve ben ise ticaretle uğraşıyoruz. İzmit’e ise 1994 yılında geldim.

 

PKK LANETİ RAHAT BIRAKMADI

 

Elazığ’dan buraya gelme sebebiniz nedir?

Kendi açımdan sorarsanız eğer bu soruya tüm içtenliğimle şu şekilde cevap vereyim. Ben 1994 yılında geldiğim sıralar PKK’nın çok fazla olduğu sıralardı. Artık bulunduğumuz köyde de yaşam koşulları iyice zorlaşmıştı. Sokağa bile çıkamıyorduk. Memleketimiz Erzincan da mümkün olduğu kadar yaşamaya çalıştık ama PKK laneti rahat bırakmadı. Bizlerde böylesi daha hayırlıymış dedik ve bir nevi buralara gelmek zorunda kaldık. Zaten burada kurulu bir düzenimizde vardı. Benim amcam ve ağabeyim o sıralar burada atçılık ile uğraşıyorlardı. Bizlerde terör illetinin içerisinde durmak ve o zor yaşam koşullarının ortasında yaşamaktansa hazır kurulu bir düzene gelerek daha doğru ve daha kaliteli bir yaşam yaşayabileceğimizi düşündük. Kısacası bir nevi hazıra konduk.

 

Anlaşılan doğu kökenli bir aileden gelip on kardeş olmanın artısını fazlası ile yaşamışsınız. Peki, o taraflarda erken yaşta da evlendirilenler çok fazla olur. Bu sizde de böylemi oldu?

Şu zamana göre kıyasladığımızda evet özellikle bir erkek olarak sanırım erken evlenmişim. Baktığınızda 2001 yılında yani 23 yaşında evlendim. Tabi geleneği bozmadık yine çünkü eşim aynı zamanda akrabamdı. Daha önceden tanıştığımız içinde öyle çok bir tanışma faslı olmadı. 2003 yılında oğlum Rıza bana ilk babalık heyecanını yaşattı. Ardından 2005 yılında yine Baran isimli bir oğlum oldu. Bu günlerde ise bir kez daha babalık heyecanını kızım sayesinde yaşıyorum. Çok şükür kaderde kız babası olmakta varmış. Kalabalık bir aileden geldiğim için çocukları çok seviyorum.

 

Açıkçası evlatlarınıza olan düşkünlüğünüz ve çocukları çok seviyor olmanız onlarla olan ilişkilerinizi de merak etmeme sebep oldu. Turan çelik nasıl bir baba?

Vallahi  bu soruyu onlara sormak lazım.

 

Siz kendinizi onların gözünde değerlendirecek olursanız nasıl yanıtlarsınız bu soruyu bir de o şekilde sorayım öyle ise?

Anlaşıldı bu sorunun cevabını almadan sanırım pes etmeyeceksiniz. Kendimi övmeyi çok sevmiyorum ama şimdi sorarsanız herkes kendisine göre iyi bir baba. Tabi bende aslında mümkün olduğu kadar çocuklarımla ilgilenmeye çalışıyorum ama maalesef zamanımın büyük bir kısmı işle geçiyor ama tabi ailemi de ihmal etmemeye özen gösteriyorum. Ben yanlarında olamadığım zamanlarda ise daha çok onlar buraya gelerek o açığı bir şekilde kapatmaya çalışıyoruz. Özellikle ödevlerini ihmal etmemeleri için elimden geleni yapıyorum.

 

Hafta sonlarınızda burada yoğun geçiyor sanırım? İş mi ailemi daha ağır basıyor? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Daha çok ailemle olmaya özen gösteriyorum tabi. Zaten her iki oğlumun da at sporlarına düşkün olması da bizim bağlılığımız açısından aradaki ilgi ve özlem açığını kapatmamızı kolaylaştırıyor.  Hafta sonları okul olmadığı için bütün zamanımızı burada birlikte geçiriyoruz. Tabi benden çok eşim onları daha fazla görme ve haliyle ilgilenme olanağı bulduğu için bu konuda ağırlık eşimde diyebilirim. Gönül isterdi ki hep birlikte olalım ancak burada da evlatlarım, (atlarım) var çünkü onlara da ben evlat gözüyle bakıyorum. Hatta onların hepsi benim gözümde henüz birer bebek. Zamanımın büyük bir kısmını onlarla geçirdiğimi saklayamayacağım.

 

SAMSUNG CSCÇİFTLİK GİTTİ, YERİNE KARTEPE GOLF GELDİ.

 

Gördüğüm kadarıyla eşinizle çok iyi giden bir gönül ortaklığı söz konusu. Peki, aranızdaki bu güzel ilişki iş hayatınıza da yansıyor mu? 

Eşim tabi ki bu konuda da benim elim ayağım oluyor ve elinden geldiği kadar bana destek olmaya çalışıyor. Biz 2013 yılında Kartepe’deki yeni açılan hipodrom da bir kafe restaurant işi aldık. Şu an vaktinin çoğunu oradaki işlerin başında geçiriyor. Ancak kendisi yeni anne olduğu için kısa bir süre işinden ayrılmak zorunda kaldı. Ama en kısa zamanda yine işinin başına geçecek ve bana her konuda olduğu gibi bu konuda da yardımcı olmaya devam edecektir. Malum burada ki işlerimizin de başında birisinin durması gerekiyor.

 

Öyle ise birazda buradaki işlerinizden konuşalım. Mesela Kartepe Golf Club’la nasıl tanıştınız?

Kartepe Golf Club benim ailemden sonra hayatımda yer verdiğim en büyük değerlerden birisi diyebilirim. Burası aslında benim açımdan pek de yabancısı olmadığım bir şekilde hayatıma girdi. Biz önceden burayı sadece çiftlik olarak kullanıyorduk. Buranın belirli bir bölümünü sadece yarış atlarımızı yetiştirip sonra idman yaptıkları bir pist olarak kullanıyorduk. Daha sonra Kartepe hipodromu yapılınca orasının atların rahatı ve bakımı için daha iyi şartlar sağlayacağını düşünerek çiftlikteki atların bakımını orada devam etme kararı aldık. Boşa çıkınca da burayı, insanların eğlenip günün stresini atmaları için golf sahası olarak değerlendirdik.

 

Önceden Çiftlik olarak değerlendirdiğiniz bir yere golf sahası kurmak fikri nereden çıktı?

Golf sahası kurma fikri en büyük amcam Muammer beyin fikriydi. Kendisi golfu iyi biliyor aynı zamanda güzelde oynardı. Bu şekilde bir fikir oluşmuş sanırım kafasında. Bizlere de konuyu açınca saygı ile karşıladık. Golf sporu ile vakit geçirmeyi çok seven Muammer amcamızın sayesinde bu işi iyice öğrendik ve kısa sürede benimseyip onun gibi bizlerde çok sevdik. Şuan iyi gidiyoruz. Hatta müşterilerimizin çoğu güney Koreli. Biliyorsunuz güney Kore bu golf işini artık iyice abartmış durumda. Fırsat buldukça eğlence amaçlı buraya gelip, vakitlerini gönül verdikleri bu sporla geçiriyorlar.

 

BU YOLUN SONUNU DA TAHMİN EDEBİLİYORUM

 

Peki, burada golf dışında müşterilerinize sunduğunuz spor veya başka etkinliklerinizde var mı?  

Biz burada atçılık, golf derken kısa bir zaman önce yine geleneksel bir ata sporunu daha hayata geçirerek bu kez okçuluğa yöneldik. Biliyorsunuz buda atalarımızdan kalma bir spordur.

 

SAMSUNG CSCOkçuluk kimin fikriydi peki?

Bazı şeyler zamanla oturduktan sonra kendi kendine gelişen kısacası hiç aklımızda yokken bir anda oluşarak hayata geçti. Tabi biz bu hikâyenin sonunu da biliyoruz. Muhtemelen okçuluğun sonu at üzerinde okçuluk olacak. Bunun dışında yine cuma ve cumartesi günleri de akşamları eğlence ve organizasyonlar tertipliyoruz. Yapmış olduğumuz bütün organizasyonları seviyorum ancak tabii ki atçılık benim için başka bir şey.

 

Atlara olan aşkınıza ve tutkunuza diyecek sözümüz yok. Bu zaten küçük yaşlardan beri bu işle severek uğraşmanızdan anlaşılıyor. Eminim bu konuda da şüphesiz iyi bilgilere sahipsinizdir. Bizlere o kutsal ve asil varlıkları biraz anlatır mısınız?

Ben onların sevgisini şuna benzetiyorum. Belki çok klişe bir deyim olacak ama “anlatılmaz yaşanır” derler ya işte. Bu söz Allah katında da kutsal sayılan o asil varlıklara sevgi besleyen herkesin üzerinde çok şık duruyor bence. Evet, o asil varlıklara duyulan bağlılık ve sevgiyi öyle uzaktan yaşamakla anlayamayız. Çünkü bu sevgi sadece anlatılmakla hissedilebilecek bir duygu değil. Onlara yaklaşmak ve o sevgiyi derinden hissetmek için dokunmak şarttır.

 

ATLAR VE İNSANLAR ARASINDA ÇOK İNCE BİR ÇİZGİ VAR 

 

Atların çok hisli hayvanlar olduğu söylenir, bu doğru mu sizce?

Atlar cinsine göre bazen çok cüsseli ve ihtişamlı bir hayvan olabiliyor. Bu durumu kabul ediyorum ancak korkarak bir ata yaklaşılmaz. Mesela bu en çok yaptığımız hatalardan birisi. Atlara bir insanın ürkerek yaklaşması ve parmağının sadece bir ucunun bile ona değmesi ellerinizin tenlerine yapışması için yeterli olacaktır. Çünkü atlar hisseder. Bizler ona hangi duygularla yaklaşırsak onlarda bize aynı tepki ile cevap verecektir.

 

Nasıl yani? Parmak ucumuzla bile dokunduğumuzda elimiz atın tenine mi yapışıyor? Çok ilginç?

Evet, eliniz bildiğiniz atın tenine yapışır. Çünkü atın en büyük özelliği insanların üzerindeki elektriği çekmesidir. Zaten bir atın en büyük zaafı da odur. Örneğin; 9 voltluk bir elektrik atı öldürebilir. O kadarda zarif ve ince hayvanlardır.  Aynı zamanda hem asil hem de kutsal varlıklardır. Hayvanlar arasında en büyük kutsallık at’a verilmiştir.

 

Mesela, nasıl yani?

Yine bir örnek vermek gerekirse din, herhangi bir savaş durumunda aç kaldığınız zaman atın arka sağ bacağını yemeyi caiz kılmıştır. Yani haram değildir.

 

ÜLKEMİZDE ATÇILIĞA DEĞER VERİLMİYOR

 

Madem atlar bu kadar kutsal ve insanların ilgi gösterdiği bir varlık öyle ise hükümet tarafından da bu gözden kaçmamıştır diye düşünüyorum. Devletin bu konuda bir desteği vardır muhakkak?

Bu sektör Türkiye jokey kulübü ve tarım bakanlığı ile ortak çalışıyor. Ancak ben yetersiz buluyorum. Yarış camiası kendi başına ciddi bir sektör fakat devlet vermekten çok ne kadar alırımın peşinde. Kazancı yüksek bir sektör olmasına rağmen ne yazık ki yaşadığımız ülke sınırları içerisinde devlet bu konuda yetersiz kalıyoruz.

 

Ne eksik yapılıyor peki? Sorunun asıl kaynağı nedir sizce?

Öncelikle atlar için sağlıklı mekânlar yok. Aslında Türkiye’de arazi olarak bu imkânlara sahip bir coğrafyamız var. Yani şartlarımız buna oldukça müsait ama demek ki ekonomik veya siyasi olarak sıkışıp kalıyoruz bir yerlerde. Ülkemizde maalesef sağlıklı ortamlar yok ve bu yüzden çok iyi atlar yetiştiremiyoruz. Ama hep dediğim gibi bu ülkede ata olan değer ne kadar önce ona bakmak lazım. Sorunun temelinde bence bu yatıyor.

 

Peki, şuan at yetiştiriciliği ülkemizde nerelerde sizce?

Atçılık aslında kendi açımızdan değerlendirirsek şuan için yetiştirip satarak devam ettirdiğimiz bir sektör. Biz daha çok İngiliz atları yetiştiriyoruz. Türkiye’de atçılık şimdi bir Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında daha hala tam olarak kendisinden söz ettiremiyor. Avrupa’daki atlar Türkiye’ye gelip yarış kazanabiliyor ancak Türkiye’de yetişen atlar Avrupa’da çok az yarış kazanabiliyor. Hatta benim bildiğim şu zamana kadar Dubai’de kazanılan iki yarış var.

 

Bu konuda yeterince sesinizi duyuramamış olabilir misiniz?

Maalesef bu konuda oldukça eksiğiz ve az önce de bahsettiğim gibi ben bu durumu tamamen değer yargıları ile alakalı buluyorum. Biz ata ne kadar değer veriyoruz? Önce bir ona bakmak lazım. Biz ülkemize hangi şartlarda ne kadar sağlıklı atlar yetiştirebiliyoruz? Bu durumu gözden geçirdikten sonra biz Kartepe Golf Club olarak, iyi bir sektörde daha iyi hizmet verebilmek adına “biz bu işi para almadan da yaparız” diyebiliriz. Tek isteğimiz hep birlikte bu sektörü yaşatıp kazanmak ve Türkiye’de bu anlamda daha iyi yerlere gelmek.

 

SAMSUNG CSC

 

TÜRKİYE'DE ATÇILIĞIN KALBİ KOCAELİ'DE ATIYOR

 

Tüm bu eksikliklere rağmen yine de bu sektörü tavsiye ediyor musunuz? Belki ileride bu sporu meslek edinmek isteyenler olabilir?

Yine de kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü bu sektörün gelişmesini istiyorum. Ve özellikle ilimizde yaşayanlar için şartları ve imkânları müsait olan herkesin bir tane de olsa bir ata sahip olmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü Türkiye’de atçılığın kalbi Kocaeli’de atıyor. İlimizde Türkiye jokey kulübü de, hipodromda mevcut. Nerede nasıl yetiştiririm diye korkmasınlar ve en azından ölmeden bir ata sahip olsunlar.

 

Yetiştirdiğiniz kaç tane at var şuanda?

Burada iki midilli olmak üzere toplam altı atımız var. Haramızda ise toplam kırk atımız bulunuyor.

 

İçerisinde yarış atlarınız var mı?

Evet var. Her yıl birincilik veriyoruz diyebilirim.

 

Koşu kısmı hayatınızda nasıl yer aldı peki?

Koşu kısmı tamamen içinde olduğum bir şey mi diye sorsanız daha iyi olur sanırım çünkü inanın hiç içinde değilim. Bu işle tamamen ilgilenmem için felsefemde iki önemli şeye sahip olmam gerekiyor. Ya çok iyi bir binici olmam lazım ya da atın anatomik yapısını çok iyi bilmem lazım. İşin açıkçası ikisini de çok iyi bilmiyorum. Bu yüzden uzaktan seyretmek kendi açımdan beni daha çok memnun ediyor.

 

HER YIL BESYO'DAN 25 ÖĞRENCİ YETİŞTİRİYORUZ

 

Çok iyi bir binici değilim dediniz? Peki, küçüklükten beri bu kadar içerisinde olduğunuz ve sevdiğiniz bir işte günün birinde iyi bir Jokey olmayı hiç düşünmediniz mi?

Hiç düşünmedim evet. Çünkü ben jokey olmak için ilk başta fiziksel olarak fazla yetersiz kalıyorum. Yani her şeyden önce cüssem buna uygun değil. Zaten jokeyleri seçen insanlar çok iyi noktalara gelmiş insanlar. Artık işin erbabı oldukları için bu işe uygun olup olmadıklarını görebiliyorlar. Onların dedikleri şu; biz kişinin gözlerine baktığımız zaman bile o kişinin jokey olup olmayacağını anlayabiliyoruz. Ben bu iş için ne fiziksel ne de bilgi açışından yeterli değilim ama olsam da düşünmezdim.

Burada eğitim veriyor musunuz?

Evet veriyoruz. Mesela golf üzerine yarım saatlik eğitimlerimiz var. Atçılık ve okçuluk ta Beyza hocamız, golfte ise Ramazan hocamız buraya gelen müşterilerimize yardımcı oluyor.

 

Peki, hocalarınızı nasıl seçtiniz? Çünkü bu saydığımız sporlar gerçekten sabır ve kararlılık istiyor.

Öncelikle hepsi zaten tecrübeli ve kendi alanlarında oldukça başarılı ve güvenilir isimler. Ramazan hocamız aynı zamanda Kocaeli üniversitesinde de beraber eğitim verdiğimiz bir hocamız. Beyza hocamız ise atçılık yüksek okulunda yine çok deneyimli ve bilinçli bir hoca. Açıkçası her ikisi de kendisini kanıtlamış başarılı hocalar.

 

Sizde mi eğitim veriyorsunuz?

Biz aslında üniversitede Kartepe Golf Kulübü adına eğitim veriyoruz. Üniversitenin beden eğitimi dördüncü sınıflarına verdiğimiz eğitim sayesinde de her yıl yaklaşık 25 öğrenci yetiştiriyoruz.

 

Peki, at yarışı oynar mısınız?

Ben sadece hipodroma gittiğimde oynarım o da katkı olsun diye. Maksat, adet yerini bulsun. Kısacası bu işe kumar ve aşırı bir bağımlılık dürtüsü ile bakmıyorum.

 

Buranın müşteri portföyü nasıl?

Oldukça iyi fakat biz işin bir tek bu kısmı ile ilgilenmiyoruz. Çünkü buranın kuruluş amacı hiçbir zaman bu değildi. Kocaeli halkına hizmet için kuruldu. İsteriz ki buraya gelsinler at binmeyi, golf oynamayı, ok atmayı öğrensin ve aynı zamanda da keyifli vakit geçirsinler.

 

1KOCAELİ'YE DAHA NATİONAL BİR GOLF SAHASI YAPACAĞIZ

 

Burası ile ilgili başka planlarınız var mı?

Şimdi bakıldığında aslında tüm mesleklerde değişim ve gelişim kaçınılmazdır. Zaten her şeyden önce Kocaeli gelişiyor. Daha iyi daha güzel olma yolunda ilerliyor. Bizler de bu konuda en azından bir parçasını elimize alıp işleyebiliyorsak ne mutlu. Kocaeli’ye daha national bir golf sahası yapmak sonra atçılık kısmında biraz daha nominal işler yapıp safari alanlarını büyütüp insanları bu tarz sporlara daha fazla bilgi sahibi yapmak istiyoruz.

 

Birde üyelikleriniz var sanırım onlardan da bahseder misiniz?

Aylık eğitim üyeliklerimiz ve senelik eğitim üyeliklerimiz bulunuyor. Bunlar kampanya dâhilinde oluyor ama kulüp üyelik kategorisine girmiyor.

 

Restaurant bölümünüz de mevcut şu anda, o konuda da bilgi alabilir miyiz?

Biz bu kısmı iki şekilde kullanıyoruz. Bir Türk mutfağı bir de alakart bölümümüz var. Şu sıralar Kartepe Golf Club’ın bahçesinde yeni yaptığımız bir yer var. Özellikle et konusunda oldukça geniş bir menüye sahibiz. Ürünler ve tercihleri bizde her zaman gelen misafirlerimiz belirler. Onların isteklerini sonuna kadar ciddiye almaya gayret gösteriyoruz. Çünkü hiç birisine müşteri gözüyle değil, aynı zamanda bir arkadaş, eş, hatta dost gözüyle bakıyoruz.

 

Peki, en çok hangi yemeği tercih edersiniz?

En sevdiğim yemek keklik etiydi. Şehirde yaşardık ama eskiden kaldığımız köyde biz o eti yiyebilmek için okulların kapanıp on beş tatilin gelmesini dört gözle beklerdik. Hatta ilerleyen zamanlarda ilk hedeflerimizden birisi de burada bir keklik çiftliği yapıp insanlara bu eti tattırmak.

 

AT BİNMEK, KAHVALTI YAPMAK VE GOLF OYNAMAK 50 TL

 

Zamanımın çoğu burada geçiyor dediniz peki burada geçen bir gününüzü bizlere anlatır mısınız?

Aslında belirli bir saatim yok. Daha doğrusu kendimizin belirlediği bir saat dilimi yok. Bu yüzden ben daha çok gelen misafirlerimize ve buradaki işin yoğunluğuna göre belirliyorum saatlerimi. Açıkçası bu işi çok severek yaptığım için günün çoğu kısmının burada nasıl geçtiğini anlamıyorum bile. Gelen misafirlerle vakit geçirmek inanılmaz keyifli bir durum. Yorulmuyor aksine her günümü dolu dolu yaşıyorum onların sayesinde.

 

Rezervasyonla çalışılıyor sanırım?

Evet, rezervasyon ile çalışıyoruz. Kapasitemiz 120 kişi alıyor ve toplamda on bir kişi ile hizmet veriyoruz. Bizim kampanyalı rezervasyonlarımız var örneğin; at binmek, kahvaltı yapmak ve golf oynamak toplamda 50 lira.

 

Üye olduğunuz bir dernek var mı peki?

Var evet. Kartepe Anadolular derneğine üyeyim. Bu geçen sene sosyal yardımlaşma adına kurulan bir dernek.

 

Kardeşlerle ilişkiler nasıl?  Evde kimin sözü geçer?

Aramız gayet iyi. Fikir istişareleri yaparız zaman zaman ama bizde son kararı her zaman baba ve en büyük ağabeyim verir.

 

Çocuklarda baba mesleğini alır mı sizce?

Olabilir neden olmasın. Mesela büyük oğlum Baran atları, Rıza ise golf oynamayı çok seviyor. İş olarak ileride tercih etmeseler de hobi olarak yapmalarını çok isterim.

 

BENİM İÇİN YARINDAN BAHSETMEK ÇOK ZOR

 

Peki, ileride nerelerde göreceğiz Kartepe Golf Club’ı?

Benim içi yarından bahsetmek çok zor bir şey. Çünkü yarın neleri getirir bilinmez. Şuan elimizde binek için altı atımız var. Belki yarın kırk tane olur. Yeter ki insanlarımız bu konuda bizleri yalnız bırakmasın. Bizler tüm imkânlarımızı onların istekleri doğrultusunda gerçekleştirmeye çalışırız.

 

ŞÜKREDEN VE SABREDEN MÜKAFATINI ALIR

 

Turan bey yükselen değerler ailesi adına ben, hoş sohbetiniz ve bizlere vermiş olduğunuz samimi bilgileriniz için teşekkür ediyorum. Bizlere şu anki başarı öykünüzü hangi sözlerle noktalamak istersiniz?

Önce kendime bir hedef koydum. Fakat kazanmak için bazen kaybetmek gerekiyordu ve bunu bir an olsun aklımdan çıkartmadım. Kendimi bir terör lanetinin tam ortasında bulup sıradan bir hayat yaşarken, bunu kaderim olarak görmedim ve değişmesi için elimden gelen tüm gayreti gösterdim. Her şeye önce şükredip daha sonra sabrettim. Yine şükrediyorum çünkü mükâfatını aldım ve en dipte başladığım hayat yolumun şu an zirvesindeyim.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237