banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

HÜKÜMET GÜVEN VERİYOR
banner234

 

Sevgili Gazete Barış okuyucuları;

 

Uzun bir aradan sonra Yükselen Değerler projemizde tekrar beraberiz. Nasıl özlemişim bu projeyi size anlatamam! İşimiz acele, yolumuz uzun. O nedenle sözü uzatmadan bu haftanın konuğuyla sizleri tanıştırmak istiyorum.

Yükselen Değerler’in bu haftaki konuğu, MAMİK İNŞAAT ve MAMİKLER KUYUMCULUK’un sahiplerinden biri olan HALUK MAMİK oldu. Haluk Beyle, ilk büyük projesi olan ORKA LİFE Evlerinin yapıldığı alanda bulunan merkez ofisinde buluştuk. Son derece şık döşenmiş, göz kamaştıran ofiste hummalı bir çalışma hemen göze çarpıyor. Müşterilerin biri fayans seçiyor, diğeri evler hakkında bilgi ediniyor. Anlayacağınız herkes heyecanlı, herkes ciddi biçimde işine odaklanmış vaziyette. Haluk Beyle sohbetimizde bende bıraktığı ilk duygu, onun doğallığı oldu.

Haluk bey, hayatında atraksiyonlara geçit vermeyen, son derece disiplinli yaşayan, inançlarıyla yoğrulmuş bir hayat felsefesini benimsemiş düzgün bir kişilik. O her ne kadar politik biri değilse de, onun gibi birini ileriki günlerde rahat bırakmayacaklarına, kapısını tekrar tekrar çalacaklarına eminim. Bir şeyden daha eminim. Bu kentin Haluk Mamik gibi gerçekten inançlı, takiye yapmayan, düzgün insanlara ihtiyacı var. Röportajımızı okuyunca ister istemez o profil sizin gözünüzde canlanacak.

Gerisi röportajımızda…

 

 

 

***Haluk Bey, kısaca sizi tanıyarak sohbetimize başlayalım?

 

1973 Kars doğumluyum. Aslen Karslıyım, Lise eğitimimi tamamladıktan sonra askerliğimi yaptım ve 1997 yılında Kocaeli’ye geldik.

 

***Neden geldiniz peki? İyi ki gelmişsiniz, o ayrı tabi?

 

Kars, doğunun en sonu ve iş alanları kısıtlı olan bir bölge. İzmit’te akrabalarımız olduğu için buraya gelmeye karar verdik. Sonuçta Kars’taki işleyiş bellidir. Ya hayvancılık yapacaksın ya da yapmayacaksın, başka şansın yok.

 

***Aileniz de hayvancılık mı yapıyordu Kars’ta?

 

Kars’ta ufak bir otelimiz vardı. Asıl geçimimiz tabiî ki hayvancılıktı ama rahmetli babam kendi şehrimde esnaflık yapayım demiş. Orada otel ihtiyacı olduğu için otelden başlamış. Gayet güzel gitti ama tabi bir yere kadar.

 

 

 

 

DOĞU İNSANI ÇEKİRDEKTEN YETİŞİYOR

 

***Kocaeli’ye geldiniz, peki ilk ne yaptınız?

 

Buralara alışmayı bekledik ve 1999 yılında Belediye iş hanında küçük bir kuyumcu dükkanı açtık. Zaten çocukluk hayalimdi kuyumcu olmak.

 

***Çok ilginç bir hayal gerçekten?

 

Çocukken kuyumcunun önünden geçerken, büyüyünce kuyumculuk yapacağım inşallah derdim. Kocaeli’ye gelince Allah nasip etti ve ufak bir dükkanla hayalimi gerçekleştirdim.

 

***Tabi küçük bir dükkanla sınırlı kalmadınız. Maşallah şu andaki hacmini epey fazla?

 

Dükkanda işler iyi gitti, hemen yandaki dükkanları alarak birleştirdik. Sonra İstiklal Caddesinde ikinci şubemizi, üçüncüsünü kuyumcular çarşısında derken, öyle büyüttük. Ama hemen ardından 99 depremini yaşadık. Depremle birlikte Kocaeli’de ciddi anlamda konut sıkıntısı olduğunu görünce inşaat işine başladık.

 

***Doğudan gelen birçok iş adamı genellikle inşaat sektörüne giriyor. Sizce bunun belli bir nedeni var mı?

 

Doğuda bizim yapacağımız tek iş, hayvancılık. Onun dışında yapacak başka bir iş yok. Çünkü batıya geldiklerinde herhangi bir meslekleri olmadığından en kolay bulacakları iş, inşaatta çalışmak. Bizim doğudan gelen insanlar başka bir iş bilmediklerine göre, çekirdekten yetiştiği işi yapıyor.

 

MAMİK-KAVAN ORTAKLIĞI…

 

***Anlattıklarınız çok doğru ama sizin inşaat işine girişiniz böyle olmadı, değil mi?

 

Benimki tam tersine oldu. Çocukluk hayalim olan kuyumculuğu açtım ve Allah nasip etti üçüncü mağazayı açtım. Ondan sonra yaşadığımız deprem nedeniyle Kocaeli’de ciddi bir boşluk oluştu. Özellikle Bulvar ve Doğu kışla tarafında arsalar toplayıp yeni binalar yaparak işe başladık.

 

***Her yaptığınız binanın üzerine Mamikler-Seval İnşaat diye imzanızı bıraktınız. Bu da kendine olan güvenle alakalı olsa gerek?

 

Kesinlikle öyle… bugüne kadar bir tane inşaattan tek bir şikayet almadık. İşte o yüzden tabelayı koyduğumuz yer neresi olursa olsun daha en başında %40-50 satışımız olur.

 

***Şu an yaptığınız ORKA-LİFE Kullar Başiskele’nin yükselen yıldızı olacak gibi görünüyor?

 

Orka-Life’in bulunduğu yeri Bülent Kavan’la beraber aldık. Ben Panorama kentte ev aldım. Evden baktığımda Orka-Life’in boş arsasını görüyordum. Manzarasıyla, havasıyla, şehre hem yakın hem gürültüsünden uzak olmasıyla ideal bir yerdi. Hemen girişim yaptım ve aldım.

 

 

 

BEŞ YILDIZLI TATİL KÖYÜ GİBİ

 

***Kavanlar ile Mamikler’i bir araya getiren şey neydi bu projede?

 

Bülent Kavan da bu arsayı çok istiyordu, görüşmeler yapıyordu. Onu bildiğim için beraber yapalım dedim, sonuçta akrabayız. Birlikte bir proje tasarladık. Beş yıldızlı bir tatil köyünde ne ararsanız burada mevcuttur.

 

***Mesela…?

 

Mesela, açık ve kapalı yüzme havuzu, Türk hamamı, Aqua park, fitness salonu, kuaför, market, kafe, sosyal tesis… ne ararsanız var. Böyle bir proje hazırlayınca daha başında %40 sattık. 24 ayda teslim edeceğimizi söyledik ancak 16-17 ayda bitirip teslim edeceğiz Allahın izniyle.

 

***Siz de buraya taşınacaksınız değil mi?

 

Hayır ben taşınmayacağım ama proje güzel olduğu için kendimize iki tane ayırdık. Bu evlerin hemen üst tarafında 70 dönüm daha yer aldık. Yakında oraya başlayacağız.

 

PARA SATMA OLAYI BİZE TERS

 

***İnşaat işini sevmişe benziyorsunuz? Kuyumculuktaki hedefiniz bu kadarla mı kalacak?

 

Evet inşaat işini sevdik, Kocaeli’ye çok güzel projeler yapmaya başladık. Kuyumculukta üçüncü mağazamızı açtık. O işte kurumsallaştık, şu anda kuyumculuk sektöründe ciddi iş yapan firmalardan bir veya ikinci sıradayız.

 

***Kuyumculuk adı altında para satma dediğimiz işler yapılıyor ve hala da yapıldığını düşünüyorum. Bu anlamda Mamikler Kuyumculuktan böyle pis kokular duymayacağız, değil mi?

 

Aysun Hanım. Bir defa para satma olayı bizim inancımıza ters. Bu nedenle faize, harama, insanların hakkına hukukuna bulaşmadan ticaret yaptık. Bunu Kocaeli’de yapan birkaç arkadaş var mı? Ben söylemesem de Kocaelililer çok iyi biliyor. Böyle yaptıkları için İzmit merkezde ve Körfez’de aynı konseptte çalışan kuyumcular gitti. Yani hem kendilerini hemde Kocaeli halkını mağdur ettiler.

 

***Burada tek başına kuyumcuyu suçlamamak lazım. Bu kanunsuzluğa tevessül edenler de suç işlemiş sayılmıyor mu?

 

Ben 14. Komite başkanı olarak şunu söylüyorum. Kuyumcu banka değil, resmi kurum değil, yani paralarını kuyumcuya vermeleri, karşılığında faiz almaları doğru değil. Dediğiniz gibi onlar da o kuyumcu kadar suç işliyorlar. Eğer paraları varsa, bankaya gidecekler.  Bu işler bize ters.

 

 

 

 

ÜÇ ŞEKİLDE KAZANÇLIYIZ

 

***Genç yaşta hızlıca başarıya ulaştınız. Bu çıtanın daha nereye çıkmasını istiyorsunuz?

 

Ticarette bir kota koyamıyorsunuz. İşler ardı ardına geliyor. Amacımız, yaşadığımız ve doyduğumuz bu şehre istihdam sağlamak. Bugün burada yüzlerce insan çalışıyor.

 

***Kaç çalışanınız var kuyumcular dahil olmak üzere?

 

Hepsi dahil, 400 çalışanımız var. En çok keyif aldığımız şey, işleri büyütüp daha çok insana ekmek verebilmek. Bizi bundan sonra mutlu edecek olan budur. Üç aşamalı bir kazanç tablosu var önümüzde. 1- kendimiz kazandı, 2- müşterimize kazandırdık, 3- çalışanlarımıza kazandırdık.

 

***Sosyal hayatı hareketli bir insan mısınız? Yoksa sakinlikten mi hoşlanıyorsunuz?

 

Toplum ve halkla ilişkilerim iyi ama öyle özel bir sosyal yaşantım yok. İşimde başarılı olmak bana yetiyor.

 

***Kendiniz için ne yapıyorsunuz, daha doğrusu niçin para kazanıyorsunuz?

 

Kendim için gerekenleri yaptım. Evim, işim, arabam… İşten eve evden camiye, camiden işe gidiyorum, hepsi bu kadar. Ticaret için gezmeyi severim. Gittiğim yerlerde türbe vs. gibi yerleri gezerim. Ama kendim için özel bir sosyal alan oluşturup arkadaşlarımla olayım, alkol alayım gibi bir şeyim yok, tabi bunu yapanlara da saygı duyuyorum.

 

***Ben de o anlamda sormadım emin olun. Para harcayacak mecralarda maşallah sınır yok?

 

Hayır, bana o anlamda da soran oluyor o nedenle dedim. Para var ama ne barda ne cazda ne orada ne burada yoksun diyorlar. Ama yaşantı bu değil ki.

 

KADERİMİZ NEYSE ONU YAŞIYORUZ

 

***Haluk Bey, erken yaşta mı evlendiniz?

 

Erken değil aslında. Evlendiğimde 27 yaşındaydım.

 

***Eşiniz İzmitli’mi?

 

Eşim aslen Karslı bizim gibi ama onlar bizden önce buraya taşınmış.

 

***Akrabalık var mı peki?

 

Çok uzaktan akraba, yani tanıdık diyelim.

 

***Neden sizlerde böyle bir gelenek var? Evlilikleriniz mutlaka sülale içinden oluyor? Kültür çatışmasını önlemek için falan mı?

 

Hayır, bizimkisi kader. Ama hep sorarlar, neden hemşehrinizi bulup evleniyorsunuz diye. Emin olun bu bizim isteğimizle değil. Bir insanın kaderi çizilmişse bellidir kimle evleneceği.

 

***O zaman kader dediğiniz buluşmayı bize anlatır mısınız?

 

Biz buraya gelip yerleştiğimizde ben eşimin ailesini tanımıyordum. Aşiret olduğumuz için çok geniş bir çevremiz var. Çok yakın akraba değiller bize ama aileler birbirini çok iyi tanıyormuş. Eşim Güneş hanım bir gün annesiyle beraber amcasının dükkanına geldiğinde bir iletişim, göz teması oldu. Onlar gittikten sonra amcasına sordum. Evet yeğenim olur dedi. Valla güzel bir kızmış dedim, o da her şeyin hayırlısı derken, böyle bir gelişme oldu ve devamında diyalog sağlandı ardından evlendik.

 

***Peki, iyiki Güneş hanımı tanımışım diyor musunuz?

 

Diyorum tabi, demem mi? Sonuçta hayatı paylaşıyoruz. İki tane de evladımız var. Oğlum 14 yaşında, kızım 11 yaşında şu an. Yani doğuluyuz ama çok çocuk olmadı, iki tanede kaldık.

 

***İşe güce vermişsiniz kendinizi belli ki. Peki çocuklarla iletişiminiz nasıl?

Ben istişareyi seviyorum. Bunu evimde de yapıyorum. Her hafta Cuma günü evden çıkmadan ailemle özel olarak otururuz, çocuklar ve eşimle ben vakit geçiririz. O gün en güzel yemekler yapılır. Oturup sohbet edilir. Piyasaya aşina olmaları açısından onları hazırlarım. Sonuçta işlerin başına geçecekleri için bazı şeyleri çekirdekten öğretmeye çalışıyorum.

 

 

 

HERKES ÖNÜNÜ GÖREBİLİYOR

 

***Siyasetle ilgili misiniz? Herhangi bir teklif aldınız mı? Sanki buna yatkın bir kişiliğiniz var gibi?

 

Siyaset yapmıyorum ama Kocaeli’de yaşayan bayağı Kars, Iğdır, Ardahan’lı iş adamı var. Bunlardan teklif geldi. Bu illeri kapsayan sanayici iş adamları derneği kuralım dediler. Hatta başkanlığa layık gördüklerini söylediler. Şu anda Kars, Ardahan, Iğdır Sanayici iş adamları derneği başkanı oldum. Onun dışında çok ciddi siyasi teklifler aldım. Ama işin gerçeği siyaseti düşünmüyorum.

 

***Neden düşünmüyorsunuz?

 

Siyaset farklı bir olay. Ben hep şunu derim; ticaretle uğraşan ticaret yapacak, siyasetçi de siyasetini…

 

***İyi güzel de, siyaset bir meslek değil ki? Sizin gibi insanlar kendini çekince, siyaset boş gezenlerin asalakların işi haline dönüşüyor?

 

O da bir gerçek. Zaten beni düşündüren konu da bu. Biz ticaretimizi ilk basamaktan buraya getirebildiysek, siyasette neler yapmayız diyorum. Olabilir yani ama şu anda düşüncemde yok.

 

***Bir yatırımcı olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu atmosferden memnun musunuz?

 

Şu an gayet güzel. Piyasada iş adamlarının aradığı şey, güvendir. O güven de var. Mevcut hükümet bu güveni veriyor.

 

***Katılıyorum, mevcut hükümet sermayeye toz kondurmuyor?

 

Ona bir şey diyemem ama ciddi biçimde güven var. Herkes önünü görebildiği için işini rahatça yapıyor. Çözüm sürecinden tutun, diğer icraatlara kadar başarılı buluyorum ve şu durumda hükümeti takdir ediyorum.

 

 

ONLARIN EKMEĞİNE ORTAK OLDUK

 

***Başkanlık sistemini destekliyor musunuz?

 

Eğer faydalı olacaksa tabiî ki olmalı. Çünkü ben yenilikten yanayım. Eğer yerimizde sayarsak olmaz. Başkanlık sisteminin içeriğini net olarak bilemiyorum, o sisteme geçenleri araştırmak lazım. Ama bildiğim kadarıyla güzel şeyler olacağını görüyorum.

 

***Bu sistem doğunun önünü açar mı peki?


Şu anki mevcut duruma baktığımız zaman, Türkiye’nin belirli bölgeleri yükseliyor. Ben ta Kars’tan buraya niye geldim? Kendi şehrimde iş imkanları yoktu çünkü. Diğer taraftan gelişen iller İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Bursa vs. oldu. Tabiî ki olsun ama doğuya o yatırımı kuramadığınız için, oradaki dengeyi sağlayamadığınız için, oradaki insanlar çıkıp buralara geldi. Doğu ve Karadeniz ciddi biçimde batıya göç etti.  Belki bu şekilde buradaki insanların ekmeğini elinden aldık veya ekmeğine ortak olduk. Ama Edirne’den Kars’a orantılı şekilde bunu oturtturmuş olsaydık, belki de bu kadar göç olmayacaktı ve bu güzel şehirlerimiz trafiğiyle yaşanmaz hale gelmeyecekti.

 

***Haluk Bey, spor yapıyorsunuz diye biliyorum. Futbola meraklısınız sanırım?

Sporu seviyorum, yürüyüş, yüzme ve futbol ilgi alanım. Yüzmede gayet profesyonelim. Yürüyüşe her gün en az 40 dakika ayırırım. Evimde bir odayı spor odası yaptım. Malum, doğunun yemekleri ağır, bizde onu sporla eritmeye çalışıyoruz. Futbola gelince, haftada bir kez iş adamı arkadaşlarla haftada bir halı saha maçı yaparız.

 

*** Kocaeli’de yerel basını nasıl buluyorsunuz?

 

Basın geniş bir yelpazeye sahip. Basın tarafsız olmalı. Tek tarafı destekleyen basın benim gözümde basın falan değil. Basın dediğin doğruları adil ve eşit biçimde yansıtmalı.

 

***Kocaeli’deki basında bu var mı sizce?

 

Kocaeli basınında bu olmadığı için diyorum zaten. Herkes tarafını belli etmiş. Biz de iş adamı olarak zorda kalıyoruz. Bu hoş değil.

 

***O zaman bizi biraz daha yakından takip etmenizi öneririm?

 

Ben hepinizi okuyorum. Sizi de takip ediyorum. Gayet başarılı gidiyorsunuz. İnşallah başarınız artarak devam eder.

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sami boyacı 2 yıl önce

Yıldızı parlamamış mahalle aralarında bir yakınım evini yapmıştı sanırım Syn Mamik şimdi ise devasa işlere yönelmiş allah yolunu açık etsin.harika bir söyleşi olmuş.Aysun hanım yine bu konuda uzmanlığını konuşturmuş.

Avatar
nevin kanca 2 yıl önce

çok uzun olmuş dedim ama başlayınca bırakamadım. klasik röportajlar gibi değil. hakkatten bir başarı hikayesi gibi akmış yazı. özlemişiz aysun hanım. sizi bu projeyle tanıdık şimdi kendi gazetenizde bunu yapmanız çok güzel. halık beyide tebrik ederim dobr

Avatar
dobra adam 2 yıl önce

O zaman niçin Bilmediğiniz başkanlık sistemini savunuyorsunuz Haluk bey... Gerçi Aysun hanımda yaşantısından olsa gerek hep siyasi gitmiş ..Biraz daha sektöre hakim sorular sormakta fayda var Aysun hanım .. Yinede emeğinize sağlık ..

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237