banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Bu kadın göklerde uçuyor
banner234

Değerli okurlar; bildiğiniz gibi bu proje çok uzun soluklu yürüyen ve artık benim ve okuyucularımla bütünleşen bir proje. Yeni gazetemizde işlerin oturması için ara vermek durumunda kaldığım, gözüm gibi baktığım projeye tekrar başlamaktan oldukça mutluyum. İnanır mısınız, ilk defa röportaj yapıyor gibi heyecanlandım. Saatler süren bir çalışma oldu. Her şey kusursuz olsun istedim. Çünkü ilk konuğum çok özeldi. Onun bana uğur getireceğine o kadar eminim ki, başka türlüsü aklıma bile gelmiyor.
Evet sevgili okurlar. İlk konuğum Gebze’de Keresteciler Sitesinin ortasında açan bir çiçek, FİLİZ AKKAŞ… Kısa adı MAPSİS olan metal alüminyum proses sistemleri diye uzayan bir şirketi var. Henüz 4-5 yıllık bir sanayici.
Filiz Hanımla Penbe Arslan sayesinde tanıştık. Biliyorsunuz, Penbe Hanım bu projenin can suyu, yaşama sebeplerinden biri. Her zamanki gibi eli üzerimizde, gölgesi yanımızda. Buradan bir kez daha kendisine teşekkür ediyorum. Filiz Hanım gibi bir dost kazandım çünkü. Onu tanıyınca siz de çok seveceksiniz. İlk defa kendime bu kadar benzettiğim birini gördüm karşımda. Röportaj o kadar hızlı aktı ki, sanki yılların dostuyla evde sohbet ediyorum. Onun mücadelesi, azmi, gözü karalığı, anaçlığı, dik duruşu, kararlılığı ve tüm bu özelliklerin yanında sempatik oluşu başarıya ulaşmasını kolaylaştırmış. Küçücük bir atölyeden hayat bulan bu kadın, şimdi göklerde uçuyor. Dünya devi hava şirketlerine üretim yapıyor. Hayalim Amerka’da Boing havacılık şirketinin dibine ofis açmak diyor. 5 yılda geldiği noktaya bakınca bu hayalin gerçekleşmemesi için hiçbir neden göremiyorsunuz. Cesaretine ve kişiliğine hayran olduğum bu kadın inanın çok özel. Anlatmaya kalksam sayfalar yetmez, en iyisi kendisi anlatsın. Çok keyif alacağınız bir röportajla Yükselen Değerlere başlıyoruz. Buyurun zevkle okuyun. 


 

Filiz Hanım, buyurun bize kendinizi anlatın?
Öncelikle hoş geldiniz sefalar getirdiniz. 1975 yılında Sivas’ın Zara ilçesinde doğdum. 6 çocuklu ailenin en küçüğüyüm ve ikizim ama ikizim vefat etti. Ben iki yaşındayken biz İstanbul’a gelmişiz ve direk Taksim’e yerleşmişiz. 
 

Niçin İstanbul peki?
Dedemin işleri dolayısıyla gelmişiz, bir daha da dönmedik. İlk, orta ve liseyi Taksim’de okudum. Lise son sınıftayken yani 1992 yılında da iş hayatına atıldım. Üniversiteyi dışarıdan okudum. 
 

İş hayatına hangi işle başladınız?


Bir şirkette yönetici asistanlığıyla başladım. Orada 16 yıl bilfiil çalıştım. Neredeyse emekli olacaktım. Daha sonra şirket sahibimiz uluslar arası bir kuruluş olan Rotary vakfında başkan olunca bende onunla beraber Rotary’e geçtim. Beş yıl boyunca her yıl değişen başkanların idari müdürlüğünü yaptım. 
 

Rotary’de  epey kalmışınız?


Evet, çok güzel projeler yapıyorduk. Tabi unutmadan söyleyeyim, ben o arada evlendim, bir kız çocuğum oldu. Şu anda 17 yaşında.

 


EVLİLİĞİMLE BERABER HERŞEYİMİ YİTİRDİM
 

Arada derede o işi de hallettiniz yani?
Hayır, o kadar hızlı oldu ki, arada derede yaşandı, çatırdadı ve bitti. Yani çok hızlıca olduğu için aynı hızla da boşandık. 
 

Ne kadar evli kaldınız peki?
On yıl evli kaldık.
 

Canım, o kadar da hızlı boşanmamışsınız?
Hızlı derken, çok hızlı bir evlilik yapıp, sabırla çocuğumun büyümesini bekleyip, daha sonra boşandım. 
 

Devam edelim o halde?


Evliliğimle beraber her şeyimi bitirmiştim, maddi anlamda çok zorluklar çektim. Hayata baştan başladım ve yanımda bir de çocuğum vardı. Evlilikten doğan sıkıntılar beraberinde maddi zorlukları getirdi. Hayatım bir an değişince, o an yanınızda kimin olup olmadığını görüyorsunuz. Benim bir yerden başlamam gerekiyordu. Bir çocuğum vardı, sorumluluğum çok artmıştı. Kosgeb’in girişimciler için verdiği hibe krediyi duydum. Oraya başvurayım, en azından elimde bir sertifika olsun dedim. Gebze Ticaret Odasına başvurup 4 ay eğitim aldım.
 

Onu anladıkta, bir kadın olarak sanayici olmaya nasıl karar verdiniz? Kadınlar bu eğitimler sonrası ya ev yemekleri, ya cafe, ya da pastane tarzı dükkan açarlar. Sizin ki gerçekten çok değişik olmuş?


Benim Rotary’den kalma bir çevrem vardı. Sanayicilerle iç içeydim. Sanayinin bu alanında açık olduğu söylenince, iş planımı bu sektörde değerlendirmeye karar verdim. 

 

KİMSE KEYFİNDEN GİRİŞİMCİ OLMUYOR
 

Bir şeyi kaçırdık. Siz hangi ara Taksim’den Gebze’ye geldiniz?
2011 yılında Gebze’ye geldim ama hala Taksim’deydim, sadece eğitimler için gelip gidiyordum. Aynı senenin sonlarına doğru şu an bulunduğum Gebze Keresteciler Sitesinde 250 m2 yer kiralayarak işe başladım. 
 

Keresteciler sitesinde bir kadın, üstelik alüminyum doğrama işi yapıyor. Ne alaka diye sorayım mı?
Ne alaka kısmını şöyle açıklayayım. Ben bir iş yapmak zorundaydım. Kimse keyifli bir hayatı varken oturduğu yerden “ben girişimci olayım” demiyor. Şartlar itiyor ve mecburiyetten girişimci oluyorsunuz. Ben o anda ne iş olsa yaparım modundaydım. Sadece bir açığı yakaladım ve bu benim şansım oldu.
 

Yine de zor bir alan seçmişsiniz. Hiç çekinmediniz mi? Ya başaramazsam demediniz mi? Erkeklerin egemen olduğu sektörde bu işe girişmek gerçekten cesaret?
Evet ama 19 yıllık çalışma hayatımda ağırlıkta hep erkek egemen sektörlerle çalıştım. Ben aslında burada yöneticilik vasfımı kullandım. Alüminyumdan hiç anlamıyorum. Geçmişte evlerimizde alüminyum nerede varsa o kadar tanırdım. Sadece dokunabildiğim bir maddeydi. Tabi zorlandım ama yapmak zorundaydım, başka şansım yoktu.
 

Bu sektörü seçtiğiniz için pişman mısınız?
Pişman değilim. Her kadının yaptığı işi yapmak bana göre değil. Biraz farkındalık yaratmak gerekiyordu. Bu bir şey değil, ben en zoru başardım. Sekiz yıldır tek başıma yaşıyorum. Bir kız çocuğu büyütüyorum. Ona hem annelik hem babalık yapıyorum. Şu an üniversiteye hazırlanıyor. Benim işim zaten erkek işi. Sabah kalktığımda üzerime bir erkek gömleği giyiyorum, sadece eve gittiğimde kadın olup annelik yapıyorum o kadar. 

 

KIZIMLA AYNI ANDA ÜNİVERSİTEYE GİDECEĞİM
 

Zorlandığınızı hissettiğiniz, daraldığınız oluyor mu?
Çok zorlandığım söylenemez, burada yöneticilik vasfım öne çıktı. İşi kurarken burası boş bir dükkandı. Kosgeb’in yarı parasını karşıladığı bir CNS makinesi aldım. Üç tane de eleman buldum. İkisi ev kadını, biri de makine operatörü. Ben tabi alüminyumdan anlamıyorum, operatör ne derse onu yapıyorum. Git uç al diyor, uç alıyorum. Adam sürekli uç kırıyor ve ben sorgulamıyorum bile. Meğerse operatör diye aldığım adam daha çırakmış. 
 

Her işin bir acemiliği oluyor maalesef?


E tabi haliyle acemilik oluyor ama ardı ardına siparişler gelmeye başlayınca kendim de işin içine girdim. Ayrıca Muallimköy Meslek Eğitim Merkezinde metal bölümünde çıraklık, kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik eğitimleri aldım. Artık çok iyi kaynak yapabiliyorum. Ayrıca aldığım sertifikalarla Gebze Endüstri Meslek Lisesinin son sınıfına girdim. Tekrar meslek lisesini okuyup, önümüzdeki yıl metal teknolojisinin yüksekokulunu okuyacağım. 
 

Bu harika bir şey Filiz Hanım?


Evet, kırkından sonra okumaya karar verdik. Aldığım belgelerden sonra iki yıllık üniversiteye direk geçiş yapacağım. Bırakın onu, aynı sene kızımla birlikte üniversiteye gitme heyecanım var şimdi. O nereyi tutturacak, ben nereyi tutturacağım diye heyecanlanıyorum. 
 

Kızınız hangi mesleği seçmek istiyor?


Kızım hukuk okumak istiyor maalesef. Ben Makine Mühendisliği okusun istedim ama onun gönlü hukuktan yana. Savunma mekanizmasını iyi çalıştıran bir çocuk. Herhalde yaşadıklarından olsa gerek. Bizim bayağı mücadeleci bir hayatımız oldu. Muhtemelen onun etkisi oldu. 

 

BİZ BU İŞİ ÇOK İYİ YAPIYORUZ
 

Filiz Hanım işe geri dönelim. Ben yükseliş aşamalarınızı tek tek dinlemek istiyorum. Çok ilginç bir sektör ve sıfırdan işe başlama var burada çünkü.
Devam edelim o halde. Buraya mecburen işi bilen bir makine mühendisi aldım. Çünkü ben hem muhasebe, hem sekreterlik, hem de müşteri ilişkilerini yapıyordum. Üretim devam ediyordu ama işin reklam kısmı yok. Bu arada ben Kosgeb’i bırakmadım. Çünkü orada bir devlet gücü var. En azından seminerlerine gidip bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Gebze’yi hiç bilmiyorum. Sürekli kayboluyorum. İşe iki üç saat geç kalıyorum. Bu tür anılarım da oldu. 
 

Düşe kalka büyüdünüz yani?


Öyle diyebiliriz. Zamanla makine sayımız altı taneye çıktı. 250 m2’lik alan bize yetmeyince aynı sitede 1000 m2 yere taşındık. İki buçuk yıldır buradayız. 
 

Alüminyum ne gibi yerlerde kullanılıyor peki? Sanki eskiden daha çok rağbet gören bir maddeymiş gibi geliyor bana?
Alüminyum aksine artık her yerde var. Evde oturduğunuz koltuktan tutun da duşakabine, halı pervazına varana kadar her yerde var. Biz bütün alanları denedik. Sonra bir müşterimizin vasıtasıyla bize uzay ve havacılık profilleri gelmeye başladı. Böyle olunca “biz artık bu işi çok iyi yapıyoruz, sektörümüzü değiştirelim” dedik. Ve şu anda Boing ve Airbus’ların mutfak bölümlerini yapıyoruz. Yaklaşık bir buçuk yıldır Turkish Cabin İnterior (TCI)’in tedarikçisi olduk. 
 

Kısa zamanda buralara gelmek gerçekten büyük başarı?


Aysun hanım, geçen yıl Kocaeli Sanayi Odası’nın Lüskemburg fuar gezisi vardı. Ben fuarların nasıl olduğunu öğrenmek için gideyim dedim. Oraya gittim ama kimseyi tanımıyorum. O arada tesadüfen Kocaeli eski il kadın girişimciler kurulu başkanı Penbe Arslan ile tanıştık. Üç saat beraber yolculuk yaptık. Acayip güzel bir kaynaşma oldu. O zamanlar girişimci kadınların başkanıymış. Ben aynı zamanda Kocaeli’de Kosgeb’in 2013 finalisti, Türkiye’nin de ilk beşindeyim. Penbe hanım beni oradan tanımış. Uçakta uzun uzun sohbet ettik.  Lüksemburg’daki iş gezimizi beraber tamamladık. Üç ay sonra oradan bir geri dönüş oldu. O zamandan bu yanadır Almanya’ya güneş enerjilerinin panel üretimini yapıyoruz. Bir yılda bir milyon Euro ihracat rakamına ulaştık. 

 

ALDIĞIM ÖDÜLÜN ÖNEMİNİ YENİ KAVRADIM
 

Şu an ofisinizde gördüğüm ödüller bu başarıların eseri mi?
Lüksemburg sanayi odası ile KSO kardeş odaydı. Tekrar yurt dışına gittiğimizde büyük bölge iş günlerinde bize en iyi girişimci ödülü verdiler. Yani Avrupa ödülümüz var.
 

Muhteşem bir duygu olmalı?
Aslına bakarsanız ben o an o ödülün önemini kavrayamadım. Meğerse büyük bölge dedikleri yerde Fransa, Belçika, Almanya, Hollanda ve Lüksemburg varmış. Ve bana ödülü veren kişi Lüksemburg Ekonomi Bakanıymış. Ben ne bileyim, bir tane adam diye bakıyorum. Döndükten sonra gazetelere baktım, boy boy aldığım ödülü yazıyor. Şaşırdım yani, o ödülün kıymetini yeni yeni kavradım. 
 

Çok büyük bir motivasyon, öyle değil mi?


Hemde inanılmaz motive edici bir şeymiş. Orası benim miladım oldu. Çünkü ondan sonra biz TCI ile çalışmaya başladık. 
 

Uçak sektörüne girişinizden bahsediyorsunuz sanırım…?


Evet, bu sayede uçak sektörüne girdik. Yurt dışında katıldığım o fuarda sponsor bir firma bana nakit gibi bir çek verdiler ama ben almak istemedim. Dedim ki, ben bunu istemiyorum, onun yerine beni bir yıl boyunca Avrupa’da tanıtın. Aradan 5 ay kadar geçti geçmedi, dünyanın en büyük havacılık şirketi benimle gizlilik sözleşmesi yaptı. 

 

UÇAK SEKTÖRÜNÜN DEVİYLE ÇALIŞACAĞIZ
 

İnanmıyorum… Bunun adı şans. Başka bir açıklaması olamaz Filiz Hanım?
Yani doğru zamanda doğru karar verdiğim için şansın benden yana olduğunu düşünüyorum. Ben o beş bin Euro çeki alsaydım hiçbir faydası olmayacaktı. Fakat şimdi çok büyük bir firma bizimle sözleşme yaptı. İnşallah yeni yılda onlarla iş yapacağız. Uçak sektörünün deviyle çalışacağız. 
 

Siz bu gidişle uçağın koltuğuydu, mutfağıydı derken ilk yerli uçağı da yaparsınız, ben korktum sizden Filiz hanım?


Yok öyle bir şey nasıl yapacağız Aysun hanım. Türkiye’nin uçak yapma yetkisi yok, biliyor musunuz? Bunun olması için en az dört yıl imza ve prosedür işleri için zaman lazım. Bu konuda daha görüşmeler yeni başlamış. Uçak henüz ortada yok ama çok gayretliler. Ne yapıp edip 2023’e kadar o uçak yapılacak diye toplantı yaptılar çünkü öyle bir sözleri var. 
 

Yapılsın tabi, biz gurur duyarız. Evet Filiz hanım, bu arada koca koca firmalarla anlaşmalar yapıldı, şirket iyice büyüdü. Niha-i hedef ne?
Hedef, Amerika’da Boing’in yanında bir ofis açmak. Havacılığın yan sanayisinde üretim yapan ilk kadın olarak orada ofis açmak istiyorum. 
 

Bu sektörde ilk misiniz, araştırdınız mı hiç?


Alüminyumda ilkmişim. Sabiha Gökçen Havaalanında Teknopark var. Onun içerisinde saha diye bir kümeleme var. Biz, sivil havacılık ve uzay kümelemesinde yerimizi aldık. İyi bir çizgide ilerliyoruz inşallah. 

 

ÇALIŞANLARIMDAN ALLAH RAZI OLSUN
 

Artık bundan sonrası tamamen manevi tatmin, değil mi? 
Kesinlikle öyle. Şu an tek düşüncem, ben bir sektöre girdim ve bunda en iyisi olmalıyım. Bundan sonra sosyal olarak ne yapabilirim onu düşünüyorum. Çünkü 23 yıldır aralıksız çalışan bir insanım. Arada bir çocuk yapıp, bir yıl ara verdim, hepsi o. Zaten bir yorgunluk var ama hayat çok zor. İnsanlara sosyal anlamda nasıl yardımcı olabilirim, ne yapmak gerekir? Bunları düşünüyorum. Siyaseti sevmiyorum ama bu yolla girilecekse girmeyi de düşünürüm açıkçası.
 

Tam oraya geleceğimi nasıl anladınız?


Bu konuşmanın devamı oraya gidecek çünkü insanlara ulaşmanın yollarından biridir siyaset ve ben insanlara ulaşmayı, doğruyu empoze etmeyi çok isterim. Buradaki işçilerimle o tür sohbetlerimiz oluyor.
 

Sahi MAPSİS’te kaç kişi çalışıyor?


Şu an 30 kişi çalışıyor. Bunların on tanesi kadın. Hepsi ev hanımıydı ama şimdi makine kullanmayı öğrendiler. Ayrıca iki tane çocuğumuz var, okulu yarım bırakmışlardı onları tekrar okula yazdırdım. Şimdi yüksekokul okuyacaklar. Aslında burası fabrika gibi değil, ev gibi. Herkes porselen tabaklarda yemek yiyor, evdeki kültürü vermeye çalışıyorum. Onlar da sağ olsunlar kendi evleri gibi sahipleniyorlar. Cuma günleri kapıdan çıkarken hep onlara şunu söylüyorum. “Burası önce Allah’a sonra size emanet” diyorum. Çünkü üretim onların elinden geçiyor. Ama Allah razı olsun hiçbir yanlışlarını görmedim. 

 

KADINLAR KOCALARINA BAŞ KALDIRABİLİYOR

 

Özellikle kadın çalışanların olması çok güzel bir şey. Üretimde makinelerin başında bile kadınlar var gördüğüm kadarıyla?


Evet makine kullanan kadınlarımız var. Beni görünce onlara özgüven geliyor. Hiç unutmam; bir çalışanım bana “Filiz hanım ben bu sene ilk defa tatile gidip denize gireceğim” dedi. Kendi maaşıyla yapacakmış bunu. Çok duygulandım. Birkaç ay sonra da çocukların odasıyla mutfağı yenilediğini söyledi. İnsan bunlara o kadar çok seviniyor ki. Düşünsenize, bir kadına eliniz değmiş, kadının gözü gönlü açılmış. Hayatı yaşamak istiyor. Kocasına baş kaldırıyor. Niye bana hesap soruyorsun diyor. Yani birey olduğun un farkına varıyor. 
 

O kocalara göre sizin sokağa çıkmanız bile kadınlar açısından tehlike arz ediyordur, söylemedi demeyin? Gebzeli muhtarın dediklerini hatırlıyor musunuz?


Evet evet okudum, muhtar Gebze’deymiş. Gelsin de görelim bakalım. Bunlar çok doğal ve olması gereken şeyler. Kadın kendisine değer vermeyi öğreniyor. Hatta bir keresinde gece mesaisine kalmıştı bu kadınımız. Kocan kızmasın sakın dedim. “Ya bırak kalırım ne olacak, ben ondan çok maaş alıyorum, artık onun sesi çıkamaz” dedi. Meğer mesai yapınca kocasını geçiyormuş. Yani burada çok mutlular. Beni bir gün görmesinler hemen ararlar, motivasyonları düşer. 

 

KIZIMIN ÇITASI ÇOK YÜKSEK
 

Ne güzel şeyler bu anlattıklarınız. İşçiye insanca davranmak, hak ettiğini vermek, onların derdiyle dertlenmek…?
Bence bir yöneticinin en önemli görevi, işçileriyle sıcak temasta olmasıdır. Hiçbir zaman raporlara bakarak konuşmayacak, o raporlar yanlış da gelebilir. Gidip üretimde ne yapıp ne ettiklerini kendiniz göreceksiniz. 
 

Filiz Hanım, güncel hayatta neler yapar? Sosyal midir, değil midir? Aktiviteleri var mı, öğrenelim?


Bir kere eğlenmeyi çok severim. Onun dışında sanayi odasında kadın girişimciler kurulunun icra kurul üyesiyim. Bunun dışında Erzurumlu kadınlar platformunun (ERKAD) fahri üyesiyim, onlara da başarılar diliyorum. Gerçekten güzel bir hava yakaladılar. Sosyallik anlamında ne yapıyorsunuz diye sorarsanız? Benim 75 yaşında annem, 77 yaşında babam var. Bir de ergen bir kızım var. Hafta sonları onlarla ilgileniyorum. 
 

Nerede oturuyorsunuz peki?


Ben Darıca Bayramoğlu’nda oturuyorum ama ailem Ataşehir’de, hafta sonları oraya gidiyorum. Onları mutlu etmeye çalışıyorum, yapamadıklarını yapıyoruz. Kızımı mutlu etmeye çalışıyorum, o da çok yoğun çalışıyor, etütler falan.
 

E tabi böyle annenin kızı olmak zor. Ya başaracak ya başaracak?


Sormayın, onun çıtası çok yüksek. Öğretmenleri de anneni rol model al diyorlar. Anne bir an çıtayı yukarı çektin, nasıl başa çıkacağım diyor bazen. 
 

Filiz hanım, bir kez daha evlenmeyi düşünüyor musunuz?


Çok zor… artık benim de çıta yükseldi. Yani öyle birini bulmam zor, geçti artık. Beni idare edecek bir erkek çok zor çünkü ben zorlaştım, sabrım yok. Beni benden önce anlayacak erkek olması lazım. Daha karşılaşmadım, varsa da bana gelmedi henüz.
 

Ama kapıları kapatmıyoruz değil mi?


Kısmetimi kapatmayım tabi. Daha 41 yaşına gireceğim şubatta. Yapmam gerekenler bitmedi. Daha varmam gereken yere varamadım sanki. Bir yere koşuyorum ama nereye bende bilmiyorum. Arkamda biri varmış beni kovalıyormuş gibi. Bulunduğum yerin tadına varamıyorum.

 

ÖNCE SANAYİ, SONRA TİCARET ODALARI GELİYOR
 

Bu şu mu acaba? Çok zor elde edilmiş bir kariyer ve bıraksanız elinizden gidiverecekmiş gibi bir şey mi o hissettiğiniz?
Evet galiba öyle. Sürekli elim üstünde olsun, yoksa mahvolabilir diye hissediyorum. Çünkü kolay kurulmadı burası. Azıcık işler düşsün hemen endişeye kapılıyorum. Eyvah ben ne yapacağım diyorum. Çünkü her şeyden önce kadınsınız, risk alarak bir şey yapamıyorsunuz. 

Sizin gibi tırnaklarıyla bir yere gelmiş kadınların, topluma vereceği çok fazla katkıları olduğuna inanıyorum. Bu anlamda kadın girişimciler kurulunda ne gibi örnek çalışmalar yapıyorsunuz? Aslında ben kadın girişimcileri çok yakın takip ederim ancak son zamanlarda yoğunluktan dolayı uzak kaldım?


Ben ilk kez böyle bir kurula girdim, öncesinin methini çok duyardım. Çok aktiflermiş. Bu sene bir proje yok ama inşallah olacak. Sanayi odasının başkanlığında diğer alt odalar öne çıkmaya çalışıyor. Onu bir defa silmek lazım. Çünkü önce sanayi odası, sonra ticaret odaları geliyor. Bu ayrılıklardan dolayı kadın girişimciler kurulu bu yıl pek bir şey yapamadı. Ben fikirlerimi sundum, onlar da benim bir projeyle gelmemi istediler. Ben de projemi yolladım. Değer verirlerse bir şeyler yapabiliriz diye düşünüyorum.
 

Kadın girişimciler kurulunun çok daha aktif olması gerekmez mi? Bugün, protokolde bile yeri varken, neden daha fazlası olmasın?


Kesinlikle öyle… bir defa kuruldaki kadınların öne çıkmaları lazım. Bir envanterimiz olmalı. Şu anda Kocaeli’de imza yetkilisi olan kadın patronların listesi olmalı. Özellikle kendi çabalarıyla başarıya ulaşmış kadınların fikirlerinin önemli olduğuna inanıyorum. Gerçekten üretim yapan, kendi mücadelesini kendisi veren kadınların çok güzel projeler çıkaracağını düşünüyorum. Yoksa oturduğu yerden patron olmak kolay. Rahat olan, cefa çekmemiş olan kadın konuşur evine gider ve unutur. O yüzden o kadınların bir araya gelmesi lazım. Yoksa bir araya gelmenin anlamı da kalmıyor. 

 

BENİ MECBURİYETLER GİRİŞİMCİ YAPTI
 

Kadınların siyasetteki temsil gücünü yeterli buluyor musunuz? Ya da olanlar bizi temsil ediyor mu?
Tabiî ki yeterli bulmuyorum, olanların da maalesef bizi temsil edemediğini görüyorum. Ne yapmak lazım? Konuşmakla olmaz, girmek lazım diyeceksiniz ama ona vakit yok. Ama daha çok çoğalmalıyız, hatta erkeklerle eşit olması lazım.
 

Bu arada Kocaeli milletvekili Radiye hanım, kadın-erkek fırsat eşitliği komisyonunun başına getirildi. Radiye hanım Kocaeli için şans olabilir mi?


İnşallah olur, Radiye hanım bizi temsilen bazı projeler yürütebilir, Kocaeli’deki kadınların neler yaptığını görebilir. Bizler de kendisinin ziyaretlerini bekleriz. 
 

Ben Filiz hanımın uçuk kaçık yanları olduğunu düşünüyorum. Kendinizle baş başa kaldığınızda en çok ne yapmaktan keyif alıyorsunuz?


İnanmayacaksınız ama sürekli koşuyorum. Spor yapmam lazım çünkü. Nasıl dinç olacağım sonra? Bunun dışında boş vaktimde Pazar araştırması yapıyorum. Aklıma bir şey gelmiyor. Demek ki kendim için bir şey yapmıyormuşum. 
 

Filiz Hanım, Yükselen Değerler konuk olduğunuz için çok teşekkür ederim. Harika bir sohbet oldu.


Ben teşekkür ederim Aysun hanım. Biraz karışık anlattım ama benim hayatım hep öyle. Yaşım 41 ama nerdeyse iki katı yaşamış gibiyim. Beni mecburiyetler girişimci yaptı, iyi ki de yapmış. Sizi tanımaktan memnuniyet duydum. İnşallah Yükselen Değerler benden sonra daha da artarak devam eder. Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim, ben de uğurlu gelirim inşallah. 

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SELDA 13 ay önce

Aysun hanım her hafta müdavimi olduğum Yükselen değerlere yeniden Başlamanıza çok sevindim.Bir hanımın hemde eşinden boşanmış olduğu halde böylesine başarılı olması beni çok sevindirdi.işte örnek bir Türk kadını aklı hür vicdanı hür tam bir Cumhuriyet ka

Avatar
Faruk 13 ay önce

Aysun hanım hayırlı olsun efsane Yükselen değerleriniz hayırlı olsun.

Avatar
Gülşen 13 ay önce

Kuzum nereden bulursun böyle pozif,güzel yüzlü ve başarılı kadınları kutlarım ama Filiz hanım gerçekten özel bir insan.tek eksiği sanırım uygun bir eş.....

Avatar
ERHAN 13 ay önce

Efendim hem Gazetenize hem Filiz hanıma başarılar dilerim.Bu projenizin tekrar okuyucuları ile buluşması hem geleceğimiz olan gençlere bu başarılar örnek oluyor hem de hak eden insanların hakkı olan gururu yaşatıyor.

Avatar
sadi akçelik 13 ay önce

evet güzel bir başarı öyküsü okuduk. filiz hanımla lüksenburg seyehatinde aynı kafiledeydik fuarlar falan keyifli bir geziydi o gezide tanıştık başarılı ve hırslı bir iş kadını kendisi. işyerinide gezme fırsatımız oldu ziyaret ettik tertipli düzenli disi

Avatar
mualla türksoy 13 ay önce

kadının olduğu heryerde mücadele var. filiz hanımın hikayesinden çok etkilendim. özellikle kızıyla aynı anda okumak istemesi çok etkileyici. tebrikler filiz hanım işte gerçek yükselen değer. aysun erenkayadan da bu tür hikayelerin devamını bekliyorum

Avatar
Halis 13 ay önce

Filiz hanımın söyleşisi de başarısı da mükemmel kutlarım.Artık ünü Kocaeli'ni sardığına göre bu zarif hanımefendinin talibi çok olur.Umarım işlerini etkilemez.Allah yolunu açık etsin...

Avatar
melahat 13 ay önce

şu ticaret odasındaki komik kadınlarıda yazsanız ya.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237