banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Onlara ihtiyacımız yok ama varlar!
banner234
Vox adlı bir internet sitesi tarafından hazırlanan bir videoda, insanlarda işlevselliğini ve faydalılığını zamanla kaybetmiş olan; ancak hala var olmaya devam eden bazı organlardan ve davranışlardan bahsedilmiş. Diğer canlılarda hem varlıklarını, hem de işlevlerini sürdüren bu organlara bizim de sahip olmamız da evrimsel sürece bağlanmış. Gelin bahse konu olan videoda bu organlar ve davranışlar hakkında verilen bilgilendirmelere bir göz atalım.

1. Palmaris Longus kası

Palmaris Longus kası

Dört ayak üzerinde yürüyen memeli hayvanlarda bulunan Palmaris Longus kası, insanlarda herhangi bir işleve sahip değil. Öyle ki, eksikliğinde kollarda herhangi bir işlev kaybı görülmüyor; bu nedenle estetik ameliyatlarda sık sık kullanılan bir kas kendisi. Dahası da var, zamanla önemini yitirdiği için körelmeye yüz tutan bu kasa, insanların yaklaşık %15'inde ya tek bir kolda, ya da iki kolda birden rastlanmıyor bile. Siz de kolunuzu düz bir yüzeye koyup baş parmağınız ile serçe parmağınızı birleştirdikten sonra elinizi bileğinizden yukarı doğru kaldırarak bu kasa sahip olup olmadığınızı görebilirsiniz.

2. Kulak kasları

Harici kulak kasları olarak da bilinen ekstra kulak kasları hayvanlar tarafından işitme duyularını özel seslere odaklamak üzere kulaklarını döndürmek ve kontrol etmek (kafalarından bağımsız olarak) için kullanılır. Dış kulağa bağlı olan 3 kas, böylece sesin tam konumunu algılayabilmek için kulağa hareket özgürlüğü tanıyor. En basitinden hayatınız boyunca bir kedi gördüyseniz, seslere bu şekilde karşılık verdiğini görmüşsünüzdür. Biz ise diğer memeli hayvanlardan farklı olarak kulaklarımızı hareket ettiremiyoruz, hem de gerekli kaslara sahip olmamıza rağmen. Yine de bir çoğumuz başaramasa da, hala kulağını az da olsa hareket ettirebilen insanların olduğunu belirtelim. Peki siz bunu yapabiliyor musunuz?

3. Tüylerin ürpermesi

Tüylerin ürpermesi

Derimizdeki her bir tüy incecik bir kasa bağlıdır. Korktuğumuz ya da üşüdüğümüz zamanlarda bu kaslar büzülür, dolayısıyla tüylerimiz de dikleşir. Binlercesi bir araya geldiğinde ise tüylerimiz diken diken bir görünüm alır. Bu durum diğer memeli hayvanlarda ve kuşlarda da görülüyor; kimi zaman ısı kaybını önlemek için, kimi zaman da düşmanlarına karşı daha büyük gözükebilmek için tüylerini kabartıyorlar. Bize bu iki durumda da herhangi bir faydası dokunmamasına rağmen hala sahip olduğumuz bu özelliğin de evrimi desteklediği belirtiliyor.

4. Kuyruksokumu kemiği (Koksiks)

Kuyruksokumu kemiği (Koksiks)

Kuyruk sokumumuzda bulunan, eskiden kuyruğu desteklemek üzere görev yapan birkaç kemik, günümüzde bu bölgede bulunan bazı kasların tutunması için yüzey alanı oluşturururlar. İlk baştaki işlevinden oldukça uzaklaşmış olan koksiks, binlerce yıl sonra şimdiki işlevini de kaybedebilir. İşin ilginç tarafıysa, insanlarda da anne karnındaki ilk dönemlerde kuyruk oluşumunun gerçekleşmesi. Kuyruğu oluşturan hücreler zamanla kontrollü şekilde ölüyor ve bu nedenle doğduğumuzda kuyruğa sahip olmuyoruz. Yine de bazı genetik problemlerin yaşandığı vakalarda kuyrukla doğan bebeklerin olduğunu da ekleyelim.

5. 20 yaş dişleri

20 yaş dişleri

20 yaş dişleri, alt ve üst çenenin iki köşesinde de birer tane olmak üzere toplam dört tanedirler. 20 yaş dişleri genellikle 17-25 yaşlarında çıkar ve genelde hep büyük bir sorun yaratır. Bu yüzden de çoğu zaman doktorlar tarafından hemen çekilirler. Bir zamanlar doğada sert yemek parçalarını çiğneyebilmemize yardım eden bu dişler, ateşle pişirdiğimiz ve görece yumuşak olan etlerle beslenmeye başlamamızın ardından eskisi kadar sert dişlere sahip olmamızın gerekmemesi nedeniyle uzun süreçler sonunda işlevselliklerini yitirmeye başladılar. Öyle ki, günümüzde insanların %40'ında 20 yaş dişleri hiç çıkmıyor bile.

6. Apandis

Apandis

Apandisin insanlarda bilinen bir işlevselliği yoktur ve enfeksiyon kaptığında ameliyatla alınır, ki buna yatkın bir organdır. Bilim adamlarının çoğu bu organın eskiden işlevinin, bir zamanlar bol miktarda yaprak ihtiva eden gıdalarımızdaki selülozun işlenmesine yardımcı olması olduğu görüşünde. Zamanla beslenme şeklimizin otçulluktan etçilliğe dönmesi nedeniyle apandise daha az gerek duyulmuştur. Bu sürecin sonunda apandis işlevini yitirip tamamen körelmiş olmasına rağmen muhtemelen bizimle uzun süre daha kalacak ve herhangi bir şey yapmadan öylece durmaya devam edecektir.

7. Üçüncü Göz Kapağı

Üçüncü Göz Kapağı

Daha çok kuşlarda, sürüngenlerde ve balıklarda ortak olarak görülen bu yapının insanlarda da kullanım dışı olan bir kalıntısı mevcut. Görselde de bu yapıyı görebiliyoruz. Günlük hayatta bu yapıyı en iyi gözlemleme şansını muhtemelen bir kedinin gözlerine bakarak elde edebilirsiniz, nitekim gözlerini kırptıklarında beyaz bir zar tabaka gözünüze çarpacak; işte üçüncü göz kapağı da tam olarak o yapıya deniyor.

8. Plantaris Kası

Plantaris Kası

Plantaris kası hayvanlar tarafından, nesneleri ayakları ile tutmak ve kontrol etmek için kullanılır (maymunların ayaklarını da en az elleri kadar iyi kullanabildiklerini görmüşsünüzdür). Bu kas insanlarda da aynı şekilde mevcuttur ancak o kadar az gelişmiştir ki, vücudun diğer bölümlerinden herhangi birinin yeniden oluşturulmasında dokuya ihtiyaç olduğunda, doktorlar tarafından yerinden alınarak kullanılırlar. İnsanların %9'u bu kasa sahip olmadan doğarlar.


banner71
Anahtar Kelimeler:
Kocaeliİzmit
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237