banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Levent Üzümcü ile memleket üzerine
banner234

Çocuklar Duymasın, Harem ve benzeri pek çok dizide rol almış olan, çeşitli sayıda tiyatro oyununda oynayan ve az sayıda da olsa rol aldığı sinema filmleri bulunan Levent Üzümcü ile Sabancı Kültür Merkezi’nde dün sahnelediği tek kişilik “Anlatılan Senin Hikayendir” adlı tiyatro oyunu öncesi bir araya geldik.


Gezi Parkı direnişindeki duruşu ve Sosyalist Enternasyonel’de yaptığı konuşma nedeniyle 1992 yılından 2015 yılına kadar bünyesinde bulunduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan ihraç edilen Levent Üzümcü, sanatın geldiği nokta, ülkenin gidişatı ve güncel konular üzerine oldukça önemli açıklamalarda bulundu.

Dik duruşuyla tanıdığımız sanatçının mütevaziliğine de söyleşimiz sırasında şahit olduk.
Üzümcü, sanatçının da toplumun bir parçası olduğunu, yapılan zamdan da yanlış uygulamalardan da etkilendiğini ve bu nedenle de her insan gibi politik bir yapıya büründüğünü dile getirdi.

Bildiğiniz üzere Üzümcü, uzun bir süredir televizyon dizilerinde rol almıyor. Çünkü Üzümcü’ye dizilerden teklif gelmiyor. Bunun sebebini sorduğumuzda ise “Ben artık bir şeyleri, bir şeylere bağlamaktan sıkıldım” şeklinde sitem dolu bir cevap verdi Üzümcü.
Muhalif duruşu sonrası ambargo uygulanan sanatçı, bu tavrından dolayı ise hiç pişmanlık duymadığını belirtti.

Akademisyenlere yönelik tepkilere cevap veren, Suriye politikasına değinen, yandaşlık yaparak ya da susarak iktidarın nimetlerinden yaralanan sanatçılara gönderme yapan, sosyal medyadaki küfürlü yorumlara, hazırlanmak istenen Anayasa’ya ve yargının geldiği noktaya değinen Üzümcü, her karanlığın bir gün son bulacağını, aydınlığın galip geleceğini düşünenlerden.

Söyleşi sonrası ise Üzümcü’nün, “Anlatılan Senin Hikayendir” adlı tek kişilik tiyatro oyununu izleme imkanımız oldu. Tek kelimeyle harika bir oyundu. Bizleri yakın tarihin derinliklerine kadar götürüp, günümüze geri getiren Üzümcü’nün bu muhteşem oyununu izlemeyenler çok şey kaçırdı, çünkü anlatılan gerçekten senin hikayendi.

Sizleri sohbet havasında geçen söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.

MÜTHİŞ BİR HUKUKSUZLUK

Sanatçı ile oyuncu arasındaki fark nedir?
Sanatçı üretir, oyuncu ise sadece oynar. Sanatçılık ve oyunculuğun özünde politik tartışma vardır. Sanatçı, halkı bilinçlendirir, onlara doğruyu yanlışı gösterir.

Oyuncu olmasaydınız, hangi mesleği seçerdiniz?
Oyuncu olmasam, sanırım su altı fotoğrafçılığını seçerdim.

Gezi Parkı direnişi sırasında politik bir tavır sergilediğinizden dolayı İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan ihraç edildiniz. Bu, en iyi erkek oyuncu ödülünü aldığınız yıl gerçekleşti, o süreci anlatır mısınız?
Müthiş bir hukuksuzluk yapıldı, hala mücadelemiz sürüyor. 10 binlerce lira harcayarak çıkardığımız ve 7 liraya seyirci ile buluşması için çabaladığımız oyunu oynatmadılar. Akit’ler iş başındaydı. Bana devlet düşmanı yaftası vurmaya çalıştılar.

POLİTİKA YAPMA HAKKIMIZ VAR

Sizin siyaset yaptığınızı söylüyorlar…

Politikayı sığ yerlere indirdiler. İktidardakilerin yaptığı zam bizleri de etkiler, yaptıkları yanlışlar bizleri de ilgilendirir. Hayatımızı doğrudan etkileyen şeylerde konuşmak, politika yapmak hakkımızdır.

Uzun bir süredir, sizi dizilerde göremiyoruz…

Önceliğim tiyatro. Dizilerden ise teklif gelmiyor.

Neden?
Ben artık hiçbir şeyi, hiçbir şeye bağlamıyorum. Bağlamaktan sıkıldım.


HİÇ PİŞMANLIK DUYMADIM

Siz muhalif bir tavır sergilediğiniz için ihraç edilirken tiyatro, dizi ve sinemada size ambargo uygulanırken, iktidara yakın duran sanatçılar, diledikleri yerde oynuyor, konser veriyor, dizilerden, sinema filmlerinden teklif alıyor. Ne düşünüyorsunuz?
Bu devran böyle gitmeyecek, elbet dönecek. Halka karşı suç işliyor bu arkadaşlar. Bunun hesabını insanlara verirler.


Muhalif duruş sergilediğiniz için pişmanlık duyduğunuz oldu mu peki? Sonuçta ekmeğinizi sanattan kazanıyorsunuz ve size ambargo uygulanıyor…
Hiç ama hiç pişman değilim. 2 oğlum var. Onlara daha iyi bir ülke bırakmak dışında bir derdim, idealim yok. Bu da insan haklarıyla, adaletle olur.

KÖTÜLÜĞÜN PARÇASI ONLAR

İktidarla aynı düşünmeyen ancak hatalara karşı susan sanatçılara, vatandaşlara ne diyorsunuz peki?
Kötülükler karşısında, aynı fikirde olmayıp sessiz kalanlar, o kötülüğün bir parçasıdır.

Sosyal medya sayfanızda, size karşı yazılan hakaret dolu yorumları silmediğiniz görülüyor. Neden izin veriyorsunuz bunlara?

Halk böyle insanların da olduğunu görsün. Yanlış ile doğruyu ayırt etsin diye.

2015 yılından önce pek çok dizide oynadığınız görülüyor. Tiyatroyu ise hala sürdürüyorsunuz, ancak sinema filmleriniz az sayıda. Neden önceliğiniz tiyatro oldu?

Kendimi en iyi ifade ettiğim alan tiyatro. Sinemada kafa dengi bir senaryo bulamadım. Televizyonda iş yapıyorsanız tiyatroyu unutun zaten.

KENDİNDEN OLANI SEVİYORLAR

Eskiden bu kadar ayrışma var mıydı, tiyatroda, sanat dünyasında, toplumda?
Toplumsal kurallar daha esnekti önceden. Kimse kimin ne olduğunu bilmezdi. İnsanı, insan olduğu için severlerdi. Şimdi, kendinden olanları seviyorlar. İnsanı değil.

Peki, oyunlarınız muhalif kesimden yeterince ilgi görüyor mu? Size sahip çıkıyorlar mı, salonlar doluyor mu?

Benim böyle bir kaygım yok, sahneye çıkar oyunumu oynarım, halka mesajımı veririm. Hem benim oyunlarım, muhalif kesime yönelik değil, iyiliği, güzelliği anlatırım oyunlarımda. Pek çok kişi ön yargı ile oyunumu izlemiş ve sonrasında gelip bana sarılmıştır.

Kocaeli ile ilgili bir bağınız, anınız var mı?

Sabancı Kültür Merkezi’ne geldim birkaç defa oyunumu oynamak için. Onun dışından İzmit’ten geçmişliğim çok olmuştur ancak burada ne bir yakınım var ne de burayla ilgili farklı bir anım.

Kocaeli Şehit Tiyatroları’nı nasıl buluyorsunuz?

Başarılı görüyorum. Şehit tiyatroları olması gereken kurumlar. Desteklenmesi gereken yerlerdir.

AKADEMİSYENLERİ TERÖRİST İLAN ETTİLER

“Sanatçı da politika yapar, çünkü ülkedeki meseleler onları da ilgilendirir” dediniz, biraz tiyatronun dışına çıkalım, ülke gündemini değerlendirelim isterseniz?
Elbette, söyleyecek çok şey var.

Ülkenin doğu ve güneydoğusunda yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde, parti kurar seçime girersiniz. Adamlar (HDP’den bahsediyor), yüzde 10’nun üzerinde oy aldı diye cezalandırılıyor. Toplumun bir bölümünce tüm Kürtler teröristmiş gibi görülüyor. Ama gelin görün ki iktidar bir yandan da ‘Muhatap Öcalan’ diyor. Daha ne denebilir ki. İnsanlar bunları görmüyor, görmek istemiyor.

Peki, yayınladıkları bildirge sonrası büyük tepki çeken akademisyenler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu ülkede eğitim eksikliği olan insanların, okumuşlarla ilgili kabalaşma şımarıklığı mevcut. Akademisyenler resmen terörist ilan edildi. Ne denebilir ki. Hakkaniyetin peşinden koşmak zor bu ülkede.

ÜLKEMİZ AYDINLIĞA ÇIKACAK

1982 darbe anayasasından kurtulmak için yeni anayasa yapma girişimleri var. Ne diyorsunuz?
Dezenformasyon cehenneminde kim yapacak bu anayasayı. Kimin yapacağını hepimiz biliyoruz değil mi? Akademisyenleri terörist ilan edenler yapacak. Peki, bu insanlar bu anayasayı, toplumun yarısı için mi yapacak? Kuvvetler ayrılığı olacak mı bu anayasada. Geçin bunları.

İktidarın Suriye politikasıyla ilgili söyleyecekleriniz var mı?
Ortadoğu’da bir yangın var ve bizimkiler ellerinde benzinle yaklaşıyorlar. 2012’den bu yana haykırıyorum, Suriye ile savaşa hayır diye. Şimdi ne olacak belli değil, nereye sürükleneceğimiz belli değil.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Hiçbir karanlık sonsuz değildir, eninde sonunda ülkemiz aydınlığa çıkacak.





banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237