banner681
banner598
banner677

24 Haziran seçimleri sonrası, hükümetin ilk icraatlarından biri bedelli askerlikle ilgili düzenleme oldu.

1 milyon 324 bin kişiyi ilgilendiren bedelli, 25 yaş üstündeki askerlik yapmamış erkekleri kapsıyor.

Günlerdir bedelli ile yatıp kalkıyoruz.

Peki nedir bu bedelli askerlik ve tarihte ilk ne zaman uygulandı?

Dilerseniz biraz uzak bir tarihe, taaa 19’ncu yüzyıl Osmanlı’sına gidelim.

Bedel-i şahsi adındaki uygulama, yeniçeri ocağının kapatılmasından hemen sonra devreye girmiş.

Yani o dönem askere gitmek istemeyen 25 – 30 yaş arası beyaz, bulaşıcı hastalığı olmayan, ruhsal durumu iç güveysinden hallice, olaylara karışmamış gençler kendileri yerine başkasını askere göderebiliyordu.

Yine 19’ncu yüzyılın son çeyreğinde ‘Tenkisat-ı Cedide-i Tevfikan Tanzim olunan Kura Kanunname-i Humayunu’ (ki okuyana kadar acemi eğitimi biter), bir kanun düzenlendi.

1870 yılında çıkan kanuna göre 15 bin kuruş verip, 3 aylık temel eğitim ardından 5 yıllık askerlikten yırtabiliyordu dönem gençleri!

Yine Meşrutiyet döneminde ‘ahz-ı Asker’ kanunu ile 50 lira karşılığında 6 ay askerlik yapılabiliyordu.

Aradan bir asır geçti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniliklerle dolu Cumhurbaşkanı Turgut Özal 1987 yılında, 18 bin 433 kişinin yararlandığı bedelli askerliği çıkardı.

1992 yılındaki ikinci defa çıkarılan bu uygulamadan 35 bin 111 kişi faydalandı.

Bana göre en anlamlı olan Cumhuriyet dönemi üçüncü bedelli uygulaması 1999 yılında oldu. Depremzedelerin yaralarını sarmak için çıkarılan yasadan 72 bin 290 kişi yararlandı ve 1,1 milyar TL katkı sağlanmıştı.

Erdoğan dönemine gelince...

Tıpkı kader mahkumlarının tesellisi af kanunu beklentisi gibi onbinlerce Türk erkeği, bedellinin çıkması için dua etti.

Ülke ekonomisine katkıyı ve yaşı geçse de vatani görevini yapmamışları ilgilendiren kanun, 2011 yılında çıkarıldığında 70 bin 179 kişi askerlikten yırttı!

Çalışan, ailevi mazeretleri olan, askerlik sürecinde kariyerini kaybetme korkusu yaşayan 200 bin 338 kişinin katılımıyla, 2014 yılında ise devletin kasasına 6 milyar para girmişti.

Vee AKP’nin en büyük seçim vaadi olan ‘üçüncü dalga bedelli askerlik tasarısı’ ile 15 bin lira ücret ödemek için çırpınan onbinlerin heyecanlı bekleyişi başladı.

Hatta bedelli adayı öğrencilerin 28 günü kapsayacak temel eğitimlerinin bile yaz tatiline denk getirilmesi gündemde.

Binlerce yıllık Türklüğün eşittir askerlik olduğu düşünülürse, ‘Bedelli Askerlik’ olarak adlandırılan uygulamanın bir kelime hatası olduğunu herkesin bilmesini istiyorum.

Bedel kelimesi her ne kadar Türk Dil Kurumu’nda değer, fiyat olarak geçse de diğer bir anlamı kıymettir.

Bu vatan uğruna uzuvlarını, gözlerini, geleceklerini feda eden gazilerin fedakarlığıdır bedel!

Ve ‘Bedelli askerlik’, onların yine bu vatan için çekinmeden aynı özveriyi yapma arzularıdır.

Gelin bir konuda anlaşalım ve şuna, ‘Ücretli askerlik’ diyelim?

Parası olan, kredi çekebilen, borç bulabilen ve hatta birkaç yüz metrekare tarlasını satıp para denkleştiren erkeklerimize hak vermek istiyorum.

Benim asıl kızdığım malum arkadaşlar şu an kafalarını kuma gömmekle meşgul!

Diriliş Ertuğrul dizisi izlerken, Tahtakale’den ucuza aldıkları dandik kılıç - kalkanla Türklük nidaları atan ucuz kahramanlara tüm sözlerim!

Bir önceki ücretli askerlik gündemdeyken yazmıştım;

93’e 4 diye tabir edilen ve 15 aydan 18 aya çıkarılan askerliği onbaşı olarak yaptığım yıllarda sabah sporlarında, "Her Türk asker doğar..." derdik biz!

Gelişmelere bakıyorum da, yok aslında öyle bir şey!

Uygun adımda 4 kelimeden oluşan bu beyin geliştirme taktiği eskidenmiş!

"Parası olan Türk, sivil yaşıyor" artık!

Belli ki yine paraya sıkışan iktidarın, ucuz yollu taktiği oldu ‘bedelli’ dedikleri.

Kısaca her Türk'ün asker doğmasına da gerek kalmadı.

Size bir sır vereyim mi?

3-5 nöbeti değildir ağır olan, en çok 4-6 nöbetidir aslında, çünkü gece uykusunun en kaybolan halidir 4-6 nöbeti.

Ne uyduğunu bilirsin, ne uyandığını!

Tuttuğum tüm 4-6 nöbetleri de helal olsun o ayrı.

Mesleki kariyerimin zirvesindeyim ve bugün git deseler, yine giderim!

25 yıl önce gecenin o dondurucu kule nöbetinde içimi ısıtan “Her Türk’ün asker doğduğuydu”

Artık gerek kalmadı!

4 kelimelik o uygun adım sözleri değişsin artık;

“Her gariban Türk asker doğar!”

Uğur Bayram

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner630

banner328

banner599

banner482