banner203
banner165
banner308
Referandum tartışmaları süredursun, biz bazı konuları unutmamaya
Okurlarımızı bilgilendirmeye devam edelim.
FETÖ darbesi gibi mesela…
Evet, hala AKP içinde BayLock kullanan milletvekilleri ayıklanmadı.
Evet, hala FETÖ’cü belediye başkanları koltuklarından alınmadı.
Evet, hala bürokraside ki kimi FETÖ’cülere el sürülmedi.
Evet, hala iş dünyasına sağlam bir yumruk atılmadı.
Ama tüm bu olumsuzluklara rağmen ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ’cü hainler konusunda
Samimi olduğuna inanmak istiyorum.
En azından bunu umut ediyorum.
Çünkü hangi görüşten olursak olalım, ülkemize yapılan hiçbir darbeyi savunacak kadar ALÇAK değiliz.
Bizler demokrasiyi özümsemiş, hukukun üstünlüğüne inanmış kişileriz.
O nedenle vatanımıza ihanet edenlere asla taviz vermeyiz.
***
Nasıl ki askeri darbeye karşıysak, şimdi de aynıyız.
Kenan Evren’i de alkışlamadım, Fethullah Gülen’i de…
Darbe nereden, hangi cenahtan gelirse gelsin darbedir.
Demokrasiyi ayaklar altına alarak memleket kurtarılmaz, ben buna inanırım.
Bu sebeplerden ötürü de kendi kalesinden vurulan ve canı en çok yanan Sayın Erdoğan’ın cemaat illetine bir daha kanmayacağını,
Kanmadığı gibi tekrar yol yürüyeceğine inanmak istemiyorum.
Geriye dönüp, “kanmasaydı, yapmasaydı” gibi tartışmalara girmeksizin, mücadelesini haklı ve gerekli buluyorum.
Hiç olmadığı kadar bu konuda destek çıkıyorum.
Ama bazı ihtiraslar var ki, FETÖ ile mücadele konusunda bizi sekteye uğratıyor.
Bu konu öncelik olmaktan çıkıp, sanki bir sulh sağlanacakmış gibi korku yaratıyor hepimizde.
***
Belki biz çok aceleciyiz, belki yukarılarda işler bizim bildiğimiz gibi yürümüyor, bilemiyorum.
Ancak bazı adımları atma konusunda acele edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Düşünsenize… 15 Temmuz gecesi kocaman köklü bir fabrikanın bilgi teknolojileri ve bilgi güvenliği yöneticisi ile
TÜBİTAK’tan atılma İletişim Teknolojileri müdürü darbeci çıkıyor;
Ama o kuruma en ufak bir hesap dahi sorulmuyor.
Adamların biri TÜRKSAT yayınını kesmeye, diğeri TRT’yi basmaya gitmiş ama kurumdan tık ses yok!
İnsan bir açıklama yapmaz mı? En azından “biz de kandırıldık, bunların terörist olduğunu bilmiyorduk” demez mi, ama demediler!
Bu iki teröristi hapse tıkmakla sorun çözülüyor mu yani?
Yılanın başı kim, onları oraya kim işe aldı?
İşe alanların seceresine bakıldı mı, bu sorulara neden cevap aranmıyor?
***
Bahsettiğim fabrikanın neresi olduğunu takip edenler anlamıştır sanırım.
Evet, bu olaylardan önce gıpta ile baktığım, duruşuyla, yardımseverliğiyle takdir ettiğim Nuh Çimento fabrikasından bahsediyorum.
Eski yönetim kurulu başkanı Atalay Şahinoğlu’nun ardından göreve getirilen yönetim ile birlikte
İyiden iyiye kabuk değiştiren fabrikadan söz ediyorum.
FETÖ bu; finans kaynaklarını iyi seçiyor. Hiçbir musluğu es geçmiyor.
Kıytırık bağışlarla kurban paralarıyla devleti ele geçirme cüretini bulamayacağını iyi biliyor.
O nedenle de gözünü büyük yerlere dikiyor.
***
Bu konuyla alakalı belki on tane haber yazdık.
“Nuh Çimento’da FETÖ çatırdaması” var dedik.
Ortaklardan Nuh Eskiyapan’ın noter aracılığıyla yönetim kurulu üyelerine cevaplanmak üzere gönderdiği ihtarnameyi yayınladık.
Darbe gecesi darbeye katılan teröristlerden Seyfullah Genç’in adından bahsedilirken, neden son çalıştığı kurum olan Nuh Çimento yerine bir önceki çalıştığı kurumun adı dillendiriliyor diye sorduk.
Oysa Seyfullah Genç son olarak Nuh Çimento’da görev yapıyordu ve darbe hazırlıklarını belki de iş yerindeki masasından yürüttü.
Belki diyorum çünkü bildiğim kadarıyla bu iki darbecinin iş yerlerinde, masalarında bilgisayarlarında bir arama yapılmadı.
Sonra yapıldıysa orasını bilmiyorum ama o an yapılması gerekenin bu olduğunu kabul edersiniz.
***
Bu olaylar sonrasında sesler kesildi herkes işini yürütmeye baktı.
Kimse Nuh Eskiyapan’ın ihtarnamesine doyurucu cevap vermediği gibi
Adamı bir de “şirketin adını lekeliyorsun” gibilerinden suçluluk duygusuna sevk ettiler.
Çünkü Nuh Eskiyapan da bunlarla baş edememiş olacak ki, sesi sedası çıkmıyor.
Fakat bu öyle “kol kırıldı yen içinde kaldı” şeklinde bir olay değil.
İlla ama illa ki bir yerden patlak veriyor.
Alın işte bugün çıkan haberlere bakın.
***
FETÖ’nün “ÇATI DAVASINDA” Nuh Çimento’nun yönetim kurulu başkanı Tevfik Bilgin’in adı geçiyor.
Kim tarafından? Tevfik Bilgin’in üniversite arkadaşı bankacı Mustafa Karamış tarafından.
Ne diyor Mustafa Karımış, kısaca bahsedeyim:
Yoksul olduğu için öğrencilik yıllarında Cemaate girdiğini, ODTÜ'de okuduğunu, onlardan ayrılmak istediğinde de tehdit edildiğini, “Ayrılan cennete bile giremez” dahi denildiğini anlatıyor ifadesinde.
Karımış, 2007'de Ankara'ya gelip, üniversiteden arkadaşlarıyla yemek yediğini söyleyip, ilginç ifadelere yer veriyor ve üniversite arkadaşlarına şu sözleri sarf ettiğini anlatıyor;
“ODTÜ'lüyüm, çalışkanım ve sadece şube müdürü olabildim. Siz ise sınavları kazanamadığınız halde BDDK'da, bankalarda, şirketlerde çok yüksek mevkilere geldiniz. Bu nasıl oldu?” diye sorduğunu, onların da,
“Sen de devam etsen (cemaatte) aynı yerlerde olurdun” cevabını verdiğini aktarıp, “Biliyorsunuz Tevfik Bilgin BDDK Başkanlığı yaptı. İşte nasıl buralara geldiniz diye sorduğum kişi Tevfik Bilgin'di” şeklinde konuşmuş.
***
İşte Mustafa Karımış’ın bu ifadesi çok ama çok önemli.
Aylardır Nuh Çimento’da ortaklar ve yönetim kurulu arasında var olan çatırdamanın belki de ilk düğümü bu ifade sonrasında çözüme kavuşacak.
Çünkü bankacı Mustafa Karımış’ın verdiği ifade sıradan bir davada değil, bilakis FETÖ’nün ÇATI davasında edilmiş sözler.
Ortada ciddi bir isnat var neticede… bunlara deli saçması demek bizim işimiz değil.
Bunun doğru olup olmadığını açığa kavuşturmak elbette yetkililerimizin işi.
Gerçekten Mustafa Karımış’ın sözleri doğru mu değil mi, bu çok kolay öğrenilebilir.
Belki de Sayın Bilgin çıkıp bir açıklama yapar ki, çok geç bile kaldı.
Şimdi konuşmayacakta ne zaman konuşacak?
Gelişmeleri dikkatle takibe devam ediyoruz.
***
Öte yandan, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu referandum sathında FETÖ ile mücadele konusunu ikinci plana atmaması gerektiğini düşünüyorum.
Bunlar hain, bunlar puslu havayı sever. Maazallah bizler “EVET Mİ, HAYIR MI” derdine düşerken
Başka bir atraksiyonla karşılaşmak istemeyiz.
FETÖ ile mücadelede son hızla ve sonuna kadar gidilmesi, asla taviz verilmemesi gerekir!
Biz FETÖ ile mücadeleyi bitirdik mi, geri kalan işleri kendi içimizde çözecek kudreti buluruz evelallah!
Bu ülke öyle kolay kazanılmadı ki kolayca teslim olalım..!


 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahmut Gürpınar 5 ay önce

Bazı temizlikler genel kurul ve seçim sonrasına kaldı

Avatar
Nihat abi 4 ay önce

Nuh Eskiyapan ve Mehmet Eskiyapan fabrikanın adını batıran bu ekibi tasfiye edecek

banner276

banner332

banner328

banner325

Advertisement

banner202